Karayolları gn.md.günce yapılacak bölünmüş yol inşaasında uyg.usul ve es.(276)
Tunceli Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 20. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Kasım 2003 · 1.121 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasan Güyüldar (CHP), 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI GN.MD.GÜNCE YAPILACAK BÖLÜNMÜŞ YOL İNŞAASINDA UYG.USUL VE ES.(276)); konuşma 1.121 kelime.
Hasan Güyüldar (CHP, Tunceli). “Karayolları gn.md.günce yapılacak bölünmüş yol inşaasında uyg.usul ve es.(276)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-guyuldar-22-2003-11-19-karayollari-gn-md-gunce-yapilacak-bolunmus-yol-insaasinda-uyg-usul-ve (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA HASAN GÜYÜLDAR (Tunceli)Sayın Başkan, Yüce Parlamentonun değerli milletvekilleri; Karayolları Genel Müdürlüğünce Yapılacak Bölünmüş Yol İnşasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Kanun Tasarısının "Makine ve ekipman tahsisi" başlıklı 3 üncü maddesi üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; konuşmama başlarken, Yüce Heyetinize saygılar sunuyorum.
Bu madde kapsamına giren her türlü makine ve ekipmanların, Karayolları Genel Müdürlüğünce ihtiyaç gösterilmesi halinde, kumu kurum ve kuruluşlarınca, bedelsiz olarak, Genel Müdürlük emrine geçici olarak tahsis edilmesi uygulaması, 1978 yılında, Cumhuriyet Halk Partisi Hükümeti döneminde Köyişleri Bakanlığı yapan Sayın Ali Topuz tarafından da uygulamaya konulmuştu. "Köylüye Ulaşım Projesi" ismi altında yapılan ve köylerimize büyük hizmetler götüren bu çalışmalardan, başarılı sonuçlar alınmıştır.
Bugün, ülkemizde, karayolu altyapısı yetersiz olmasına rağmen, ekseriyetle, insan ve mal nakli karayoluyla gerçekleştirilmektedir. Yetersiz olan karayolunun bu yükü taşıması elbette mümkün değildir. Trafik kazalarından dolayı yollarda meydana gelen mal ve can kaybı, ülkemizin en büyük afeti sayılmaktadır.
Ulaşımda güven ve sürat esastır. Ekonomiye ivme kazandırmak açısından, can ve mal emniyeti bakımından, şu anda görüşmekte olduğumuz bölünmüş yol uygulaması ülkemizin yararına olduğundan, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, yapıcı muhalefet anlayışını sergileyerek bu uygulamayı destekliyoruz.
Karayolları Genel Müdürlüğü ile kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanarak, zarurî olan bu tür hizmetlerin yerine gelmesini, kaynak tasarrufu ve kamu yararı açısından yararlı görüyoruz; ancak, bu çalışmalardan yarar sağlarken, icraatı gerçekleştiren personelin -azimli çalışmalarına hakkaniyet esas alınarak- ücretlerine eködeme yapılması ihmal edilmemelidir. Bilhassa Karayolları Genel Müdürlüğünde 657 sayılı Yasa kapsamında çalışan memura, arazide çalışan personele yönelik, bu konuda CHP'nin verdiği eködemeye ilişkin önergenin kabulüyle, bu mağduriyetin giderileceğine inanıyoruz.
Ülkemizin topografik yapısının dağlık ve engebeli olması nedeniyle, köylerdeki ulaşım yollarının yetersiz olmasından, köy yollarının yağmurlu havalarda çamurdan kullanılmaz hale gelmesinden, vatandaşlarımız sıkıntılar yaşamaktadırlar. Dolayısıyla, Köy Hizmetlerinden makine ve ekipman tahsis edilirken, köylerimizin bu durumunu gözden kaçırmamak gerekir.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Bayındırlık ve İskân Bakanı Sayın Zeki Ergezen, bir komisyon toplantısında "çalışmakta olduğumuz duble yol çalışmalarını denetleyiniz ve acil yapılması gereken işleri bize iletiniz" demişti. Ben de, bu Meclis tatilinde, ilim olan Tunceli'ye karayoluyla hareket ederken, Kırıkkale'den başlamak üzere Bingöl yol ayrımına kadar bu duble yol çalışmalarını izledim. Özverili ekiplerle çalışmaları başarılı buldum. Başta Sayın Zeki Ergezen olmak üzere, bu çalışmalara emeği geçen tüm ekiplere, işçilere huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Ancak, Bingöl yol ayrımından sonra, Tunceli'ye geçiş yaptığımda, bu çalışmalar kesildi. Sayın Bakanın bilgisi dahilinde olan Kovancılar-Erzincan karayolu, güneyi kuzeye bağlayan, Erzurum'a bağlayan önemli, fakat, yol standartlarına uymayan bir yol olup, 2004 yılı programında bu yolun duble yol programına alınmasını istirham ediyoruz.
Her yönüyle faydalı olacağına inandığımız duble yol çalışması yapılırken, bunun yanında, tek şeritli yollar ve diğer hizmetlerin bir kenara terk edildiği hassasiyetini taşıyoruz. Örneklersek, devlet hizmetlerinden mahrum kalmış Tunceli'de tüm yollar bakımsız ve kullanılamaz durumdadır. 2003 yılı içinde, 7 ilçesiyle, beraber bu yollarda sadece yama yapılarak hizmet verilmiştir. Yapılan bu hizmetin, bir yağmurda, elbette ki, eski durumuna gelmesi mümkündür.
Her zaman duyarlılığını, hassasiyetini koruyan Sayın Bakanın 2004 yılı içinde özellikle programına alacağına inandığım sorunları aşağıda sıralıyorum:
Erzincan ayrımı Nazımiye yolunda ölümcül kazalar olmaktadır. Bu yolun genişletilerek normal yol standardına kavuşmasına ihtiyaç vardır. Trilyonlarla değil, 152 milyar keşifli Nazımiye Dallıbahçe yolu -tüm uğraşılarıma rağmen ben bu parayı çıkaramadım- dolayısıyla, 10 köyle Nazımiye'ye bağlı olan Dallıbahçeliler büyük bir sıkıntı yaşamakta olup kaderleriyle baş başa kalmışlardır. Bu insanlarımız, kışın, bu yol sorunundan dolayı, hastalarını, sırtıyla, kızaklarla ilçeye yetiştirmeye çalışmaktadırlar.
Sayın milletvekilleri, inanın, ülkemizin en mağdur kalmış ilçesi Nazımiye'dir. Bu çağda bile Nazımiye'de su sorunu yaşanmaktadır. Beşer için su, bir nimettir. Hayat suyla başlar. Ben, bu acil sorunu ilgililere taşımama rağmen, bir netice alamadım. Belediyemizin sıkıntılı çalışmalarıyla, bu suyun, şebekenin bir kısmı yapılmış, ödenek yetersizliğinden dolayı, maalesef, yarım kalmıştır ve kurda kuşa terk edilmek üzeredir. Beşer için aziz bir nimet olan bu su sorununu Sayın Bakanımın vicdanına bırakıyorum.
Bir başka sorun da şudur: Mazgirt İlçesi Darıkent yolu yıllardan beri kullanılamaz durumda beklemektedir. Kısa bir çalışmayla, Mazgirt, köyleriyle, beldeleriyle bu eziyetten kurtarılmayı beklemektedir. Sayın Bakanımızın "acil sorunları bana iletiniz" önerisiyle, ben, Bayındırlık Komisyonu üyesi olarak, maliyeti yüksek olmayan bu sorunları kendilerine arz ediyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; konuşmamı tamamlamadan evvel, hayatî önem taşıyan bir konuyu, madde dışında da olsa, affınızı dileyerek, kısaca Yüce Heyetinize sunmak istiyorum.
Sayın milletvekili arkadaşlarıma, Sayın AK Parti Grup Başkanvekillerine özellikle seslenmek istiyorum. Bu arada bir trafik kazası geçiren Sayın Kapusuz'a acil şifalar diliyorum, kısa bir zamanda aramızda görmeyi temenni ediyorum.
Bir il var ki, bu ilin, Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, Türkiye içindeki üretim payı rakamlarla şöyledir: Tarımda binde 21, sanayide onbinde 1, madencilikte 0, imalat sanayiinde 0, ticarette onbinde 2, serbest meslekte onbinde 1, banka hizmetlerinde onbinde 1, ithalat vergisi onbinde 1, hayvancılık ve çiftçilikte binde 20. Bu ilde, köyler boşaltılmış; yirmi yıldan beri, ne devlet ne de özel sektör bir yatırım yapmıştır. Hayvancılığı, tarımı çökmüş, nüfusun yüzde 55'i göç etmiş, şu anda geriye kalanlar da bunalımlar içinde olup, işsizlikten kahve köşelerinde sürünen genciyle yaşlısıyla, ticarete küsmüş esnafıyla, 16 aydır maaş alamayan elemanlarıyla Mazgirt İlçesi Belediyesi ve perişan olan diğer belediyeleriyle bu il, Tunceli İlidir; ama, bugün, teşvik kapsamı dışında bırakılarak, gelişmiş ve kalkınmış iller arasına konulmuştur.
On yıllarca OHAL kapsamında kalmış iller arasında en çok Tunceli mağdur olmuştur. Tunceli İli dışındaki diğer iller bu kapsama haklı olarak alınmıştır; ancak, Tunceli'nin bu teşvik kapsamına alınmama hesabını anlamış değilim...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HASAN GÜYÜLDAR (Devamla)Hemen bitiriyorum efendim.
BAŞKANBuyurun, sözlerinizi tamamlayın efendim.
HASAN GÜYÜLDAR (Devamla)Çünkü, Tunceli'nin şu anki durumuyla kalkınmış iller arasına girebilmesi için bir mucize olması gerekiyor. Ne eskiden ne de şimdi, üretime dayalı, yeni hiçbir yatırım olmamıştır ve işsizlik de artarak devam etmektedir. Anladığımız kadarıyla, Tunceli'de yapılan Özlüçayır Barajı ve kamu görevlilerine, özellikle asker ve polis görevlilerine haklı olarak verilen yüksek ücretler Tunceli'nin gelişmişlik hesaplarına, göstergelerine dahil ediliyorsa, bu yapılan büyük bir hatadır ve aynı zamanda çok büyük bir haksızlıktır.
Devlet İstatistik Enstitüsünün yapmış olduğu teknik hesapların yanlış olduğuyla ilgili bir iddiamız yoktur; ama, Allah da bilir, kul da bilir ki, bu hesaplar, Tunceli'nin kalkınmışlık düzeyini yansıtmamaktadır. Bu olumsuzluk vatandaşa yansımaktadır. Dolayısıyla, vatandaş, esnaf, haklı olarak, bu adaletsizliğin giderilmesi için bizden çözüm istiyor. Ayrıca, Tunceli'de fert başına düşen 1 584 doların yüzde 51'i, yani, yarısı, kamu görevlilerinin ücretleridir. Bunun Tunceli'nin kalkınma ölçüsüne yansıtılması, kabul edilemez.
Değerli arkadaşlarım, Devlet İstatistik Enstitüsünün, bu baraj ödeneklerini ve kamu görevlileri ücretlerini dikkate alarak Tunceli için hesapladığı kişi başına düşen gelir tutarı haksızlıktır. Bu adaletsiz hesaptan ve göç nedeniyle düşen nüfustan kaynaklanan bu mağduriyetin acilen giderilmesini bekliyoruz. Aksi halde, hayatın tamamıyla durmuş olduğu Tunceli'de geriye kalan yüzde 45 nüfusun da göç edeceği endişesini yaşıyoruz.
Hoşgörü duygularını pekiştiren, küskünleri barıştıran mübarek ramazan bayramına gireceğimiz bugünlerde, Yüce Parlamentonun ve özellikle AK Parti Grup Başkanvekillerinin, Tunceli'nin bu hayatî durumuyla ilgilenmelerini ve konunun en kısa zamanda Sayın Başbakanımıza da iletilmesini istirham ediyorum.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ülkemize yararlı bulduğumuz duble yol uygulamasına, CHP olarak, bu maddeye olumlu oyla destek vereceğimizi belirterek, Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 19 Kasım 2003