İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 20. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Karayolları gn.md.günce yapılacak bölünmüş yol inşaasında uyg.usul ve es.(276)

Zeki Ergezen

Bitlis Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 20. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Kasım 2003 · 1.876 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma

Kaynak göster

Zeki Ergezen (AK Parti), 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARAYOLLARI GN.MD.GÜNCE YAPILACAK BÖLÜNMÜŞ YOL İNŞAASINDA UYG.USUL VE ES.(276)); konuşma 1.876 kelime.

Zeki Ergezen (AK Parti, Bitlis). “Karayolları gn.md.günce yapılacak bölünmüş yol inşaasında uyg.usul ve es.(276)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/zeki-ergezen-22-2003-11-19-karayollari-gn-md-gunce-yapilacak-bolunmus-yol-insaasinda-uyg-usul-ve (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Bitlis)Sayın Başkanım, çok muhterem milletvekili arkadaşlarım; sözlerime başlarken, önce, Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerine ve İktidar Partisi milletvekillerine teşekkürlerimi sunuyorum. (Alkışlar)

Arkadaşlarımın ve de son konuşan arkadaşımın ve diğer arkadaşlarımızın takdirlerini ve diğer arkadaşlarımın tenkitlerini de takdirle karşılıyorum ve bunlara mutlaka riayet edeceğim.

Biz, Türkiye'de bir zoru başardık; sizlerin sayesinde, arkadaşların sayesinde, Başbakanımızın direktifleri ve doğrultusunda, şurada oturan bürokratların ve dağ başında çalışan çarıklı erkânın gayretiyle, eli öpülesi işçilerimizin gayretiyle bir zoru başardık. Biz, sadece talimatlar verdik, sadece proje geliştirdik, sadece fikirleri öne sürdük ve bu arkadaşlar gece gündüz çalıştılar; dolayısıyla, buradan, hepinizin huzurunda, Türkiye'de buna emeği geçen işçilerimizi, mühendislerimizi, valilerimizi, özellikle Bakanlığımızın Karayolları Genel Müdürlüğündeki bürokratları tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum kendilerine.

Biz, çok önemli bir israfın önüne geçtik. Ben, aslında konuşmak istemiyordum; sonunda da size sadece teşekkür edecektim, Allah razı olsun diyecektim ve işi kapatacaktık; zamanı harcamak istemiyorum, herkesin işi var, hepimizin işleri var.

Biz, çok önemli bir israfı önledik. Bunda Cumhuriyet Halk Partisi bize destek verdi; hakkını yememek lazım. Muhalefettir; biz de o sıralarda oturduk, çok tenkitler yaptık. Muhalefet etmek çok zor bir iştir; yanlışa da, doğruya da karşı çıkacaksın.

V. HAŞİM ORAL (Denizli)- Biz onu yapmıyoruz.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)- Sizin için demiyorum, geçmişten bahsediyorum; geleceğim, sizi takdir edeceğim. Yanlış söylemeyeyim; ben kendi dönemimden bahsediyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Evet "yanlışa ve doğruya muhalefet edeceksin; aksi halde, iktidarın karşısında bitersin" derler; onun için "iğneyle kuyu kaz" derler "virgülü tenkit et, noktayı tenkit et" derler "önerge ver şu kelimeden dolayı, şu cümleden dolayı" derler. Biz, bunları oniki yıl burada yaşadık. Niye söylüyorum; sizin tenkitlerinizi, ben, bu kanunla ilgili, çok makul gördüm, çok doğru gördüm, doğru söylüyorsunuz -yanlışlarımız da var, eksiklerimiz de var- onlara da alabildiğince riayet edeceğiz.

Tabiî, İktidar Partisi milletvekili arkadaşlarımız oldukça mütevazı bir şekilde davranıyorlar. Bu da, onların hakkıdır; mütevazı şekilde davranmak, kendi bakanlarının artılarını öne çıkarmak onların da hakkıdır; çünkü, iktidar partisidir; beraber çalışıyoruz, kimini zaman zaman memnun ediyoruz, kimini memnun edemiyoruz, bu da bizim sıkıntımız; ama, bir şeyin altını çizelim gerçekten arkadaşlar: Sayıları 100 000'in üzerinde olan 2 600 000 000 devletin bütçesine yük olan işçiler işsizlikten esniyorlardı, yan gelip yatıyorlardı. Evet, tabirimi aynen söylüyorum, işsizlikten esniyorlardı.

İki: Bu milletin, bu garip milletin, bu centilmen milletin vergilerinden alınan milyar dolarlık makineler, greyderler, dozerler -hani bir zamanlar diyorlardı ki, imam hatipler bizim arka bahçemiz- arka bahçede yan gelip yatıyordu, bıçakları paslanıyordu. Yıllardır ben bunu görmüşüm, yaşamışım. Köy Hizmetlerinde daire başkanlığı yaptığım dönemlerde de, bir bilye için, bir vida için, bir yedekparça için üç ay bir dozerin çalıştırılmadığını acı acı yaşayan bir insanım. Bu israfların önüne geçiliyor.

Bu yolları yaparken, Sayın Meral'in dediği gibi -sağ olsun, demin, Bursa Milletvekili de bizi uyardı, Bursa yoluyla ilgili bir eksiklik vardı, anında müdahale ettik- arkadaşlar, bu kadar çok yol yaparken mutlaka ufak tefek hatalar olur, eksiklikler olur, asfalt sıyrılabilir, asfalt bozulabilir; ama, bu, okyanusta bir damladır. Bu damlalar için, bu büyük projeyi, biz eksi olarak gösteremeyiz. Hatalarımız olacaktır, siz beni haberdar edeceksiniz, ben bu hataların üzerine gideceğim. Geçen, Cumhuriyet Halk Partisi Maraş Milletvekili -Allah kendisinden razı olsun- bizi uyardı; doğru bir uyarı; Uzunyayla'da bir hatamız var, hemen müdahale ettik ve düzelttik. Demin, Bursa Milletvekili bizi uyardı, arada hemen uyardık. Biz tenkitlerinize açığız, doğru şeyler söylüyorsunuz bize. Bu da, tabiî, yıllardan beri, particilik anlayışınızın bir birikimi, bir sonucudur.

Ama, bakın, neyle karşılaştım ben, bir şey söyleyeyim burada, özellikle İktidar Partisi milletvekilleri bilsin diye söylüyorum: Ben, üç ay, Karayollarının mevcut elemanlarına, gelin, bu makinelerle yol yapalım dediğimde, benim atadığım elemanlar dahil, benim atadığım bürokratlar dahil, hepsi "bu makinelerin ekonomik ömrü bitmiştir" demişlerdi bana. Benim getirdiğim genel müdür muavini, benim getirdiğim daire başkanı, benim getirdiğim bölge müdürü bile benim karşıma dikildi; ama, bu fikrin nereden pompalandığını, gece yanan lambaların hangi şerli ve hayırlı işler için yandığını bilen birisiyim. Siz, Bitlis'te, Ahlat'ta lamba yandığı zaman, bilirsiniz, ya bir cenaze vardır ya akrabalar bir araya gelmiştir yahut da gece vakit geçiriliyordur; ama, Ankara'da lambalar yandığı zaman, kimin ipini çekiyorlar, belli değil. (Alkışlar) Benim atadığım bürokratlar dahil herkes karşıma dikildi Bakanlıkta bu makinelerin ekonomik ömrü bitmiştir demişlerdi. Ben, üç ay direndim, ikna etmeye çalıştım; baktım ki anlamıyorlar; bürokratları çağırdım, bu makinelerin ekonomik ömrü bitmiştir diyen her bürokratın ekonomik ömrü bitmiştir dedim. (Alkışlar) Ben, bu işe böyle başladım ve bu işi de böyle başarabildim. Bu cümleyi sarf etmek istemezdim; ama, ihtiyaç hissettiğimden dolayı bu cümleyi sarf ettim.

Şimdi, belki de sonunda konuşmayız diye... Cumhuriyet Halk Partili milletvekilimiz Kemal Demirel geçen gün burada konuştu, dedi ki: "Sayın Bayındırlık Bakanı diyor ki '200 milyara mal ediyoruz; müteahhitler yaptığı zaman 1 trilyon; 800 milyar nereye gitti?.." Arkadaşlar, bir kere, şunun altını çizelim: Bir kere, biz, müteahhitlerimizi seviyoruz; onu söyleyeyim. Yani, her meslek mensubunun eksisi, artısı vardır.

Biz, bir zamanlar, Kızılay'a giderken, rozetlerimizi takamıyorduk, milletvekilliğimizi gizliyorduk; çünkü, burada çiğköfte yenilmişti gecenin geç vakitlerinde, gazeteler "milletvekilleri, keyiflerinden çiğköfteyi tavana atıyor" diye manşet atmışlardı. Biz, günlerce, bunun hesabını verememiştik. Çiğköfte tavana niye atılsın?! Ama, gazeteler manşet attı ve bu alkışlandı ve milletvekilleri memleketlerinde doğru dürüst gezemediler. Bu milletvekilleri bunu hak etmemişlerdi, bu Parlamento bunu hak etmemişti.

Dolayısıyla, içinizde müteahhit olanlar var, içimizde müteahhit olanlar var, ailemizde, akrabamızda müteahhit olanlar var; müteahhitlerimizin çoğu eli öpülesi insanlardır, bunu böyle bileler. (AK Parti sıralarından alkışlar) "At sahibine göre kişner" atasözü önemli bir atasözüdür. Biz, müteahhitlerimize yol yordam göstereceğiz, helal rızkın nasıl olduğunu anlatacağız, onlarla beraber olmaktan da korkmayacağız, çekinmeyeceğiz. Ancak "bu 800 milyar lira nereye gitti" demişlerdi. Mehmet Yıldırım kardeşim burada, geçen gün Plan ve Bütçe Komisyonunda konuştu... Sadece, iki yolun arasındaki lüzumsuz 4- 5 metrelik boşluğu biz kapattık; bu, sadece yolların yüzde 20-25'ine tekabül ediyor; gereksiz imalatlar, gereksiz kamulaştırmalar. Biz, bu makine parkıyla, bu işçilerimizle, zaten yolların yüzde 50'sini yapıyoruz.

Müteahhitlerimiz bu sene çok fazla tenzilat yaptı, yüzde 60'tan aşağı giden iş yok; ya işsizliğin verdiği bir sonuçtur yahut da gerçekten Karayollarının birim fiyatları çok yüksek de, ilk defa bu sene farkına varıldı; çünkü, yüzde 60'la para kazanabiliyor musun diye soruyorum "evet, para kazanıyoruz" diyorlar. Demek ki, Karayollarının birim fiyatlarını yeniden masaya yatırmak lazım. (AK Parti sıralarından alkışlar) Evet, yeniden masaya yatırmak lazım. Dolayısıyla, 800 milyar lira fark buradan geliyor. Tabiî ki, siz, müteahhitlerin önünü böyle açık bırakırsanız, onlar da biraz kepçeyi farklı gösterirler; biz, bunun da önüne geçiyoruz doğrusu.

Cumhuriyet Halk Partisi Mardin Milletvekilimiz demişlerdir ki: "Peki, müteahhitlerin bu kadar makineleri var, hepsi bekliyor, işsiz..." Tabiî, bunlar yeni değil, yıllardan beri işsiz; ama, biz, müteahhitlerin makinelerine iş bulacağız, müteahhitlerin makineleri çalışacak. Biz projelerimizi hazırlıyoruz. Tabiî ki, bütün bu yolları, biz, makine parkımızla yapacak değiliz; biz, makine parkıyla yapılabilecek yolları yapıyoruz. Yarın, tüneli herhalde kendim yapacak halim yok, köprüleri, viyadükleri ben bu işçilerle yapacak değilim; dolayısıyla, müteahhitlerimize de çok iş çıkacaktır ve yapacaklardır.

Tunceli Milletvekilimiz Hasan Bey "Tunceli'ye bakın" falan dediler. Doğrudur, gerçekten, Tunceli, Ağrı, Hakkâri, Bitlis, Muş, Bingöl geri kalmış illerdir. Ben de, Devlet Planlamadan kişi başına düşen millî gelirlere bakıyorum, gerçekten, bu iller... Özellikle Tunceli, özellikle Ağrı... Biz, Tunceli'ye çok sıcak bakıyoruz. Hasan Bey, sizin de bilmeniz lazım; biz, yıllardan beri Tunceli'de yapılmayan afet konutlarını, EYY metoduyla yaptırıyoruz. Geçenlerde, Tunceli'den de bizi aradılar... Belediye başkanlarımızın ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Ben, sizin Pülümür yoluna 5 trilyon para koydum; harcayamadılar, 2,5 trilyonunu ancak harcayabildiler, 2,5 trilyonunu mecburen aldım, başka bir yere gönderdim. Demin arkadaşlarımla da konuştum, ben, Tunceli'ye kendi ilim gibi bakıyorum; bakacağım, daha da iyi bakacağım. Onun için, ayırım yok. Biz, ilci olamayız, bölgeci de olamayız, Türkiyeci olmak mecburiyetindeyiz; mecburuz Türkiyeci olmaya. (Alkışlar)

Bayram Meral kardeşimiz haklıdır, sendikacılıktan geliyor, Köy Hizmetlerinde de beraber çalışmıştık, işçilerle ilgili duyarlı davranmak hakkıdır, Plan ve Bütçe Komisyonunda da doğru şeyler söyledi. Yalnız, bir şey belki gözden kaçmıştı; biz, diyelim ki, Köy Hizmetlerinden veyahut da Devlet Su İşlerinden düz işçiyi alıp, dozerin başına koymayacağız; biz, bunları görüşüyoruz; zaten bu sene bunları yaptık; yani, dozer operatörü gelecek, dozeri kullanacak, greyderi kullanacak olan greyderi kullanacak. Yoksa, lalettayin, haydi, sen gel dozere, sen de greydere demeyeceğiz, biz de bunun bilinci içerisindeyiz ve bu sene bu konuda çok başarılı olduk. Şu ana kadar kimsenin burnunun ucu da kanamadı Allah'a şükür; ama, tenkitlerinizi de dikkate almıyor değilim, alacağım.

Ben, size teşekkür ediyorum, destek veriyorsunuz, tenkitlerinize de katlanacağız, tenkitlerinizi dinleyeceğiz.

ŞEVKET ARZ (Trabzon)Sayın Bakan, Trabzon tünel geçişine bir başlayamadınız?!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Evet, madem ki sözü Trabzon'dan açtın; Allah senden razı olsun kardeşim, iyi ki açtın. Sayın Hamzaçebi kardeşim de orada; yüzüne vurmuş, Maliye Bakanlığındaki günlerini hatırlıyor herhalde. İşte, burada çok fazla bir şey yok; yani, bürokratlar işi götürüyor. Geçen gün, Plan ve Bütçe Komisyonunda dediler ki: "Sayın Bakan, bu Karadeniz yoluna bir..."

ŞEVKET ARZ (Trabzon)Bürokratlara kaldıysak yandık biz!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Yok, yok, inşallah bürokratlar da iyidir, biz de iyiyiz, hepimiz iyiyiz, bu milletin çocuklarıyız.

Bakın, geçen sene, Erzurum bölgesine, 2003 yılı bütçesine 8,6 trilyon lira para konulmuş, Trabzon bölgesine 115 trilyon lira...

ŞEVKET ARZ (Trabzon)Öyle bir şey yok!

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Bir dakika... Çünkü, ben de dedikodulardan çok rahatsız oldum, bu dedikodulardan Başbakanım da rahatsız oldu.

Samsun bölgesine 96 trilyon artı 20 trilyon ödenek konuldu, Van bölgesine 14 trilyon para. 14 trilyonu gönderdik; çünkü, ben Bakanım ya, biraz torpil yaptım, kendi bölgem. Vanlılar, ne kadar çok para geldi buraya dediler; çünkü, adamlar para görmemiş ki! (AK Parti sıralarından alkışlar) Evet, ben Bakan olduğum zaman, Van bölgesine bağlı illere 1'er milyar konulmuştu, 1'er milyar!.. Altını çiziyorum, 1'er milyar!

Karadeniz sahil yoluna 100 trilyon azdır; çünkü, o yolun yapısı 100 trilyonla, 200 trilyonla, 500 trilyonla bitmeye uygun değil. 715 kilometrelik yolu 21 kişiye ihale etmişler, 21 proje. Ortalama onbir yıl olmuş başlayalı.

AHMET KÜÇÜK (Çanakkale)İhaleye de o kadar insan girmiş.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Onbir yıl içerisinde yüzde 52'si yapılmış. Sayın Mesut Yılmaz Rizeliydi, Başbakandı; yani, yaptı da, ben mi engel oldum?! (AK Parti sıralarından alkışlar)

ŞEVKET ARZ (Trabzon)Sayın Erdoğan da Rizeli, o yapsın...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Bir dakika; o konuya da geleceğim.

Koray Aydın kardeşimiz Trabzonluydu, Trabzon'da Tanjant Yolunu yaptı da, ben mi engel oldum?! Yaşar Topçu Sinopluydu, Karadenizin yolunu yaptı da, ben mi engel oldum?! Biz yapacağız, edeceğiz...

Başbakan Tayyip Erdoğan, dün, bizi Trabzon'a, Rize'ye çağırdı "gel, otur buraya; şu yolu iki yılda bitireceğiz" dedi.

ŞEVKET ARZ (Trabzon)İnşallah!..

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Bu yol için ne kadar para lazım; şu kadar. Müteahhitleri de çağırdı; müteahhitler de başladı... Biz, Karadenizin bütün yollarını iki yılda bitireceğiz; evet, iki yılda bitireceğiz. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)

Bir şey daha söyleyeyim; geçen gün, Plan ve Bütçe Komisyonunda da konuşuldu; Trabzon'da Tanjant Yolu yirmibir yıldır devam ediyor!.. Tanjant Yolu yirmibir yıldır bitirilememiş!..

ŞEVKET ARZ (Trabzon)Yüzde 10'u duruyor Sayın Bakan, bitirin de biz de sizi alkışlayalım.

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Bitireceğiz inşallah.

Evet, ben, arkadaşlarım duysun diye söylüyorum. Yani, benim arkadaşlarımın içerisinden de, bazen "Karadenize ne yapıyorsun" diye, böyle, hafif hafif yanlış sesler gelmeye başladı da, üzüldüm ben. Tanjant Yolu yirmibir yıl!.. Arkadaşlar, bir yolun yapımı yirmibir yıldır devam eder mi?! İşte, Hocam burada; Hocam, onu da 2004'te bitireceğiz; Trabzonlulara haber verebilirsin. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bitireceğiz... Allah'ın izniyle bitireceğiz.

Evet, ben uzatmayayım. Belki, sizin samimiyetinizden dolayı böyle konuştum; çok özür diliyorum.

ERSOY BULUT (Mersin)Sayın Bakanım, bir de Mersin ile Antalya arasındaki yolu bitirirseniz...

BAYINDIRLIK VE İSKÂN BAKANI ZEKİ ERGEZEN (Devamla)Antalya ile Alanya arasındaki yolu bitiriyoruz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 19 Kasım 2003

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook