Gençliğin sorunları ile ilgili
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 20. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Kasım 2003 · 883 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mehmet Ali Şahin (AK Parti), 19 Kasım 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GENÇLİĞİN SORUNLARI İLE İLGİLİ); konuşma 883 kelime.
Mehmet Ali Şahin (AK Parti, İstanbul). “Gençliğin sorunları ile ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 19 Kasım 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mehmet-ali-sahin-22-2003-11-19-gencligin-sorunlari-ile-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI MEHMET ALİ ŞAHİN (İstanbul)- Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; İzmir Milletvekili arkadaşımız Sayın Akdemir, gençlerimizin sorunlarıyla ilgili gündemdışı düşüncelerini ifade ettiler. Kendilerine, bu açıklama imkânını sağladıkları için teşekkür ediyorum.
Sanıyorum, dünya anayasaları içerisinde gençlere ayrı bir kısım ayıran ülkelerin başında Türkiye Cumhuriyeti gelir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 58 inci maddesi, gençliğin korunmasına ayrılmış olan bir maddedir. Hemen arkasından da, 59 uncu maddeyle, sporun geliştirilmesi düzenlenmiş. Böylece, gençliği ve sporu, Anayasamız, bir kısımda arka arkaya düzenlemek suretiyle, gençlerimizin yetiştirilmesine ve bu arada, onların her türlü sorunlarının çözülerek, aynı zamanda, spor yapmalarına da imkân sağlayacak düzenlemeleri devletin üstlenmesini ifade etmek suretiyle, hem devletimize hem hükümetimize hem de milletimize hizmet sorumluluğu üstlenmiş olanlara ciddî bir mesaj vermiştir.
Sayın Akdemir, konuşmasında çok haklı olarak işsizlik sorununa değindi. Gençlerimizin önemli bir bölümünün işsiz olduğunu ve Türkiye'nin en önemli sorunlarının başında da işsizlik geldiğini ifade etti. Bu değerlendirmeye ben de aynen katılıyorum. Gerçekten, ülkemizin en önemli sorunu, işsizlik sorunudur.
Bundan yirmi gün kadar önce cumhuriyetimizin 80 inci kuruluş yıldönümünü kutladık. Seksen yıl içerisinde almış olduğumuz mesafeyi kuşkusuz ki küçümseyemeyiz; ama, almamız gereken daha çok uzun mesafeler var, yapmamız gereken çok daha önemli hizmetler var.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak, Türkiye'de hangi sorunlar vardır, bu sorunlar nasıl çözülecektir, bu işin farkında ve şuurunda olduğumuzu huzurunuzda ifade etmek istiyorum.
Sayın Akdemir, biraz önce, Türkiye'de yatırım yapmak için yabancı sermayeye ihtiyaç vardır dediler ve Çin örneğini verdiler. Bundan iki ikibuçuk ay kadar önce, bir resmî ziyaret için Çin'e gitmiştim. Çin'in, gerçekten, özel sektörün öncülüğünde ve serbest piyasa ekonomisi kriterlerine uygun olarak bir kalkınma hamlesi içerisinde olduğunu gözlemledim. Çin'de iktidarda tek parti vardır, o da, komünist partisidir. Ancak, liberal ekonominin tüm koşullarını yerine getirme konusunda yöneticilerini son derece duyarlı gördüm. Yabancı sermayenin önünü açmak için öylesine önlemler almışlar ki "gelin, buyurun, yatırım yapın; işte, size bedava arsa, her türlü imkânı da biz sağlıyoruz, formaliteleri de biz yerine getirelim" diyorlar ve bana ifade ettiklerine göre, 2003 yılında 60 milyar dolar civarında yabancı sermaye çekmişler.
Demek ki, Çin gibi bir ülke, serbest piyasa koşullarının gereklerini yerine getiriyor, hür teşebbüsün önünü açıyor, bu konuda her türlü yasal düzenlemeleri yerine getiriyor ve yabancı sermayeyi çekebiliyor.
O halde, bizim yapmamız gereken nedir; biz de aynı şeyleri yapmalıyız. İşte, Hükümetimiz, kurulduğu günden beri buraya birçok yasa tasarısı sevk etti; bazıları çıktı, bazıları çıkacak. Biz de, özel sektörün öncülüğünde, Türkiye'yi bir an önce kalkındıralım ve bu ülke, bir yatırım cenneti haline gelsin ve yabancı sermayeyi de çekelim diye her türlü tedbiri almanın gayreti içerisindeyiz.
Geçtiğimiz günlerde bir istatistik yayımlandı; basında yer aldı, gazeteler yazdı. Ekim ayı ile bir önceki ay mukayese edildiğinde, kapasite kullanım oranlarında yüzde 12,7'lik bir artış olduğunu, bir önceki yılla mukayese edildiğinde, 8,4'lük bir artış olduğunu görüyoruz ve Devlet İstatistik Enstitüsü, son bir yıl içerisinde kapasite kullanım oranlarının artması sonucu 420 000 civarında insanın iş bulduğunu ifade ediyor.
Şimdi, bu bilgileri toparladığınızda, almış olduğumuz bu tedbirlerin, en azından Hükümet olarak piyasaya güven vermemizin, piyasalara çok olumlu etkileri oldu. İşte, kapasite kullanım oranları arttı. Kapasite kullanım oranları artınca, birtakım insanlar -Devlet İstatistik Enstitüsünün açıklamalarına göre 400 000 civarındadır - iş buldu. Demek ki, yapmamız gereken iş aslında kolaydır, basittir. O ne; bu ülkede yatırımın önündeki engelleri kaldırmak, sanayi erbabının, ticaret erbabının daha kolay yatırım yapmasını sağlayıcı önlemler almaktır. Hükümet olarak, biz, bu konuda son derece kararlıyız ve daha yapılması gereken işler var, onu da biliyoruz, onları da yapacağız. Sayın Unakıtan haklıdır, 2004 yılında ülkemizi bu bakımdan bir yatırım cenneti haline getireceğiz.
Sayın Akdemir dediler ki, Sayın Başbakan Anadolu'yu dolaşıyor, "hortumları kestik" diyor. Ben, Sayın Başbakanla birkaç yurt gezisine katıldım. Sayın Başbakanla biz hep kurdele kestik, Kastamonu'ya gittim, Çankırı'ya gittim, özel sektörün kurdelelerini kestik. (AK Parti sıralarından alkışlar) Sayın Başbakan geçenlerde, yine, özel sektörün öncülüğünde, Avrupa'nın en büyük tesisinin kurdelesini kesti. Dolayısıyla, Sayın Başbakan nerede bir işyeri açılıyorsa, sanayi kuruluşu devreye giriyorsa, orada olmaktan büyük kıvanç duyuyor, biz de kıvanç duyuyoruz. Çünkü, onların yanında olmak, onları teşvik etmek, Türkiye için bir kazançtır. Yeni işyerlerinin açılması, işte, bu gençlerimiz için iş kapısı değil midir, onlar için ekmek kapısı değil midir?! O bakımdan, piyasayı rahatlatmak ve dünyanın gittiği istikamete doğru bizim de gitmemiz ve özellikle, yatırımların önündeki engelleri kaldırmamız gerekir.
Yakında önünüze yeni bir tasarı gelecek. Bu tasarı da yatırımları özendirmek amaçlı, özellikle, geri kalmış yörelerimizde yatırımı teşvik edecek, oralara yatırımı özendirecek olan bir tasarı. Şu anda hazırlanıyor, henüz son şekli verilmedi. Maliye Bakanlığı, ilgili bakanlıklar hazırlıyor ve Bakanlar Kuruluna gelecek, tartışacağız ve sonra tasarı olarak Meclise sevk edeceğiz. Böylece, yatırım yapmak isteyenler, bazı bölgelerimizde enerjiden önemli avantajlar elde edecekler, yani, yüzde 50 gibi bir indirimle alacaklar. Primlerle ilgili birtakım kolaylıklar getiriyoruz. Vergi konusunda belirli süre vergi muafiyeti getirecek birtakım hazırlıklar içerisindeyiz ve 2004 yılı, gerçekten, önümüzdeki yıllar Türkiye'de yatırımların hızla artacağı ve yeni istihdam alanlarının açılacağı yıllar olacaktır. Gerçekten, çok genç bir nüfusa sahibiz. Aslında böylesine genç bir nüfusa sahip olmak, kalkınma yarışında çok ciddî bir avantajdır; ama, bu gençlerimizi, kuşkusuz ki, ellerine diplomayı vererek, sokakta her gün başları önlerinde eğik gezdirmek de, devletimize, Hükümetimize ve bize yakışmaz. Onların, her akşam, başları dik olarak evlerine gelmelerini sağlayacak tedbirleri almak da bizim görevimizdir; Hükümet olarak bu konuda gayret ediyoruz, çalışıyoruz. İktidarımız döneminde, ben inanıyorum ki, Türkiye'de kişi başına düşen millî gelir, inşallah 5 000 dolarlara çıkacaktır. Bunun mücadelesi ve kararlılığı içerisindeyiz.
Sayın Akdemir'e, bu düşüncelerimi sizlerle paylaşma imkânı sağladığı için teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
19 konuşma daha · 19 Kasım 2003