İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 53. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

657 sayılı devlet memurları kanununa bir ek geçici madde eklenmesine dair kan.tekl.(ss:736)

Hüseyin Bayındır

Kırşehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 53. Birleşim · 3. yasama yılı · 2 Şubat 2005 · 1.087 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Bayındır (CHP), 2 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNA BİR EK GEÇİCİ MADDE EKLENMESİNE DAİR KAN.TEKL.(SS:736)); konuşma 1.087 kelime.

Hüseyin Bayındır (CHP, Kırşehir). “657 sayılı devlet memurları kanununa bir ek geçici madde eklenmesine dair kan.tekl.(ss:736)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 2 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-bayindir-22-2005-02-02-657-sayili-devlet-memurlari-kanununa-bir-ek-gecici-madde-eklenmesine-d (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 736 sıra sayılı yasa teklifi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ondukuz yıl devlette görev yaptım; derece ve kademe artışlarının ne getirip ne götüreceğini de, Sayın Bakanım, en az sizin kadar bilirim. Biraz evvel, siz dahil, buraya çıkan AKP milletvekilleri öyle bir anlattılar ki, bir an, acaba, iki yıldır ben bu işlerin içerisinde yokum, çok şey mi değişti; derecede, kademede çok farklı artışlar mı meydana geldi diye kendi kendime tereddüt ettim. Her şeyi abartma huyunuz var, inadına abartıyorsunuz; kendinize geldiğinde abartarak anlatmayı marifet sayıyorsunuz.

Bakın, burada, ben, bir örnek vereyim size: Hindi de yumurtlar tavuk da; hindinin yumurtası tavuğun yumurtasının iki katından daha büyüktür; fakat, hindinin hiç sesi çıkmaz; ama, tavuk bas bas bağırır. Sabahtan beri... Getireceğiniz üç lira, beş lira, o da memurların en doğal hakkı; 1979 yılından bu yana... Bu da size denk geldi. Üstelik, sizinle birlikte Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak da destek vererek bu teklifi kanunlaştıracağız; ama, abartınız fazla.

Sayın Bakan, sizin sosyal devletten anlamadığınızı bilirim, tüccar olduğunuzu da bilirim, kendi hesabınızı iyi yaptığınızı da bilirim; ama, memurun hesabını yanlış yapıyorsunuz. Gelin, bu hesabı da beraber yapalım: Bir devlet memurunun ortalama maaşı 600 YTL'nin altında. Sayın Bakan, kira 200 YTL. Kabul mü, abartı yok değil mi... Yakıt 100 YTL; elektrik, su 100 YTL; yol parası, tabiî, Ankara'da bu biraz değişir; Ankara'nın uzun dönemdir belediye başkanlığını yapmaya çalışan, yüzde 33'lük zamla halkın çıkarlarını doğrudan doğruya reddeden bir belediye başkanının getireceği yükü de katarsak yol parası da 100 YTL. Sayın Bakan, devletin kurumlarında öğle yemeğini devlet memurlarına fahiş fiyata veriyorsunuz, çoğu devlet memuru öğle yemeği bile görmüyor. Servisleri kaldırdınız; bu Meclis çatısı altındaki memurlar dahil, servisleri de kaldırdınız. Grevli, toplusözleşmeli sendikal haklardan da haberdar değilsiniz, onlar sizi ilgilendirmiyor. Bir pazarlık usulü tutturuyorsunuz. Memurla birlikte oturuyorsunuz hükümet olarak, içinizden birkaç bakanla birlikte; anlaşamıyorsunuz. Diyorsunuz ki "yüzde 6." Taraflar diyor ki "hayır, ne yüzde 6'sı; biz geçinemiyoruz." Biraz evvel yaptığımız bu hesapları onlar yaparak size veriyorlar. Diyorsunuz ki "anlaşamadık." Kime; Uzlaşma Komisyonuna. Uzlaşma Komisyonunun, kendi yetkinizdeki, kendi himayenizdeki Uzlaşma Komisyonunun dahi verdiği rakamları onlara vermeyecek kadar da adaletsiz davranabiliyorsunuz.

Sayın Bakan, sizin öyle bir döneminiz var ki, iktidara geldiğiniz günden beri, açık seçik, net, halk, eski kriz dönemini neredeyse arayacak duruma geldi. Merkez Bankası aracılığıyla protesto edilen senetlerin, hacizli devlet memurlarının, kredi kartlarına elkonulan memurların durumundan haberdar mısınız, bunların sayısını verebilir misiniz?!. Ben, vereceğim birazdan size kaç kişi olduklarını; neredeyse yarıdan fazla.

Sizin döneminizde bir şey daha oldu; ilk defa, imamlarımız sokağa çıktı, sizi protesto ettiler. İmam sendikaları, sokaklarda bordrolarını yaktılar. Sayın Bakan, bunu da gördünüz mü, işittiniz mi?!.

Ey AKP Hükümeti ve onun milletvekilleri, hissetmek başka bir şey. Burada, inanmadığı şeyleri söylemek pişkinliktir; ama, hissetmek farklı bir şeydir.

TEVHİT KARAKAYA (Erzincan)- Senin gibi!..

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)- Onların durumunu hissetmek farklı bir şeydir.

Benim kardeşim... Keçiören'de oturuyorum ben; Keçiören'e sabahın erken saatlerinde gel de, belediye otobüslerine binmeye çalışan, üst üste oturan öğretmenleri, üst üste oturan doktorları, oradaki memurların halini bir gör bakalım. Sabahleyin 8'de işe yetişmek için neler yaptıklarını bir gör. Alacağı, vereceğiniz ücret de, hükümetin takdir ettiği ücret de 600 YTL civarında.

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)- Yapan o mu?!.

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)- Elbette, yapanın yanına kâr kalmayacak tabiî; ama, sizin desteklediğiniz kesimler de var, sizin uygun gördüğünüz kesimler de var. Bakın, nerede bir hortumcu, nerede bir talancı varsa, onlarla el ele, kol kola, yan yana durmaktan da geri kalmıyorsunuz. Özelleştirme furyası adı altında peşkeş çekiyorsunuz; örnek mi istiyorsunuz, İzmir limanları. İlginç, abartılı huyunuzdan vazgeçiremedik sizi.

Burada, benden önce konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Grubu sözcüleri, şahsı adına konuşan Cumhuriyet Halk Partisi milletvekilleri, bu durumun ne anlama geldiğini, kaç türlü devlet memuru statüsü olduğunu, bunlar arasındaki maaş dengesizliklerini tek tek aktardılar. Bir kez de ben söylüyorum; ben, eski bir Kültür ve Turizm Bakanlığı çalışanıyım. Bakın, Kırşehir Kültür ve Turizm Müdürlüğünde belki bu akşam tiyatro varsa, bir panel varsa, orada, en az 12-13 personel gece saat 12'ye, 1'e kadar nöbetçi kalır ve devletten 1 lira mesai parası almazlar. Yemeklerini nerede yiyecekleri belli değildir. Bunlara öngörülen ücret, biraz evvel söyledim, 600 YTL.

Sayın Bakanım, ben, bir şey daha yaptım; bu üst kurullara birer yazı yazdım. Dedim ki; ey üst kurullar, onların başkanları, üyeleri, orada çalışanlar kaç lira maaş alır? Hiç kimseden bir cevap alamadım. Sayın Bakana soruyorum; Sayın Bakanım, bu üst kurul başkanları, üyeleri kaç lira maaş alırlar? Onların maaşlarını kim belirler? Onlara, bu ülkede, et, ekmek, nohut ve başka şeylerde ya da yiyecekleri, içecekleri lokantalarda farklı fiyat mı uygulanır?

Buradan kastım şu: Devletin kendi içerisinde bir gelir dağılımı adaletsizliği artık ayyuka çıktı. Bu, burada bizim de destek vererek geçirmeye çalıştığımız -birazdan kanunlaşacak- derece, kademe ilerlemesiyle yapılacak iş değildir. Arkadaşlar, aynı görevi yapan insanlar arasında, devletin farklı kurumlarında, farklı yerlerde, yarıdan fazla, 2 kat maaş farkları var; bunların düzeltilmesi gerekir.

Size birkaç maaş örneği vereceğim: Sayın genel müdürler var; örneğin, Türk Telekom A Ş'nin Genel Müdürü 10 567 YTL alır, Denizcilik Müsteşarı 8 622 YTL alır, TRT Genel Müdürü 6 922 YTL alır. Sayın Bakan, bunlar, fırınlara gittiğinde ya da oturdukları muhitte kasaba, markete gittiklerinde etin kilosu daha pahalıya; 600 YTL alan ve evinde yakacağı olmayan, üstü başı, hali, belki ayağında yazlık ayakkabıyla kış günü işe gelmeye çalışan insana daha mı düşük veriliyor? Ölçü ne, kıstas ne; ben anlamadım; ondokuz yıl devlet memurluğu yaptım, anlayamadım. Dediniz ki, adalet... Biz, anlarız, biz biliriz. Neresinde bunun adalet?! Söyleyebilir misiniz AKP'li milletvekili arkadaşlarım, bu saydıklarımda adalet ölçüsü var mıdır? Hakkaniyet var mıdır?

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Yok, kesinlikle yok.

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Peki, yok diyorsunuz, katılıyorsunuz; ne kadar güzel; ikibuçuk yıldır niçin buna dikkat edilmedi, bununla ilgili bir çalışma gündeme getirilemedi?

Ben onu beşi bilmem, memurlara grevli, toplusözleşmeli sendikal haklar derhal verilmelidir. Onlar da sizinle, hükümetle masaya oturduğunda pazarlığını yapabilmelidir.

Unutmayın, o memurlar dediğimiz, sizden uzak insanlar değil. Belki içinizden kiminin kızı, kiminin gelini, kiminin oğlu, kiminin dayısı, kiminin köylüsü memurdur. Unutmayın, onlar burada konuşulanlarla, bize aktarılmaya çalışılanlarla ya da çok devasa, onlara zam verilmiş gibi göstermenizle...

Bakın, gidin sorun evinizde, deyin ki, bugün size böyle, bir derece ilerlemesi getirildi -ki, Cumhuriyet Halk Partisi buna destek verdi- mutlu musunuz bundan?

ŞÜKRÜ ÜNAL (Osmaniye)Zam yok, derece var.

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla)Ben zamdan bahsediyorum, ben gelir dağılımının adaletsizliğinden bahsediyorum. Ben, bu iddiayı çok yaptınız, çok söylediniz, gördük sizi, pembe hayallerle o seçim bildirgenizde gördük sizi, onları soruyorum. Var mı bunlara söyleyeceğiniz bir şey, var mı Sayın Bakan? Var mı? Birazdan çık buraya, lütfen, üst kurul üyelerinin aldığı maaşları burada açıkla, Merkez Bankası Başkanının aldığı maaşı açıkla!

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

19 konuşma daha · 2 Şubat 2005

19 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook