İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 40. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler

Hüseyin Çelik

Van Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 40. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Aralık 2004 · 716 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Çelik (AK Parti), 25 Aralık 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2005 MALİ YILI BÜTÇE KAN.TAS.(10 UNCU TUR GÖRÜŞMELERİNDE ) ADALET BAK.,YARGITAY,MİLLİ EĞİTİM BAK.,YÜKSEK ÖĞR.KUR.,ÜNİVERSİTELER); konuşma 716 kelime.

Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “2005 mali yılı bütçe kan.tas.(10 uncu tur görüşmelerinde ) adalet bak.,yargıtay,milli eğitim bak.,yüksek öğr.kur.,üniversiteler”. TBMM Genel Kurulu, 40. Birleşim tutanağı, 25 Aralık 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2004-12-25-2005-mali-yili-butce-kan-tas-10-uncu-tur-gorusmelerinde-adalet-bak-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, Konya Milletvekilimiz Sayın Ahmet Işık Beyin okullardaki yardımcı personelle ilgili sorusuna cevap vermek istiyorum.

Sayın Işık haklıdır; okullarımızda, özellikle hizmetli kadrolarında büyük bir sıkıntımız vardır; ancak, Bakanlığımızın bu konuyla ilgili çok önemli bir çalışması var. Özelleştirme kapsamında olan kurumlardan çıkarılan ve özelleştirme mağduru olarak anılan insanlara bu hakkın verilmesi için Devlet Bakanlığımız bir çalışma yaptı. Malumunuz, onun yasası çıktı, Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından onaylandı. Şu anda, Devlet Personel Başkanlığı bu konuda bir çalışma yapmaktadır. Bizim, bu kapsamda Devlet Bakanlığından talebimiz 18 000 kişidir; ama, müracaatlar sonucu, şüphesiz ki, bir değerlendirme yapılacak ve bunların önemli bir kısmı Millî Eğitim Bakanlığına tayin edilecek. Bu atamalarla açıkların önemli bir kısmını kapatacağımızı umuyoruz. Bu konudaki açığın fazla olduğu konusunda size katılıyorum; bu bir eksiklik.

Öte yandan, Yalova Milletvekili Sayın Muharrem İnce Beyin, sicil öğrenmeyle ilgili, Bilgi Edinme Kurulunun kararı gereği olarak, insanlar kendi sicilleriyle ilgili Millî Eğitim Bakanlığına başvurdukları zaman niçin bilgilenmiyorlar veyahut da kendilerine bilgi verilmiyor şeklinde bir sorusu oldu. Yine, arkadaşlarımızın ifade ettiğine göre, bu, özellikle sicil öğrenme kişinin kendisi ve şahsıyla ilgili bir olaydır. Kişi, bizzat kendisi Millî Eğitim Bakanlığına müracaat ettiği zaman, kesinlikle sicillerinin kendilerinden gizlenmesi, kendilerine bilgi verilmemesi söz konusu değildir.

MUHARREM İNCE (Yalova)Yazınız var Sayın Bakan.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Nitekim, bugün, bu kapsamda müracaat eden arkadaşlara bu bilginin verildiği ifade edilmektedir.

MUHARREM İNCE (Yalova)Cevaplar var Sayın Bakanım, "bu konu Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde değerlendirilemeyeceği için" deniliyor.

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Ben tekrar söylüyorum Sayın İnce; yasalar çerçevesinde formata uygun bir şekilde müracaat yapıldığı zaman kesinlikle cevap verilmektedir; ama, üzerinize vazife olmayan, sizi doğrudan ilgilendirmeyen veyahut da gizlilik derecesi olan -siciller için söylemiyorum- bir şeyi eğer talep ediyorsa kişi, ona bilgi verilmemiş olabilir. Bu, konumuzun dışındadır.

Sayın İnce'nin, fen liselerindeki atamalarla ilgili yapılan yönetmelik değişikliği, kimlerin buralara atandığı, bunların isimlerinin ne olduğu şeklindeki sorusu, takdir edersiniz ki, detaylı bir cevap gerektirir. Kendisine yazılı cevap vereceğiz. Daha sonraki sorusu için de, özellikle Türk Standartları Estitüsünün belirlediği ISO-9001'le ilgili olarak, biz kendisine yazılı olarak cevap vereceğiz.

Sayın Osman Kaptan'ın sorduğu soruya cevap vermek istiyorum. Ülkemizde yoksulluk sınırı şu kadardır, öğretmenlerimiz de şu kadar maaş almaktadır meselesi, hepimizin bildiği bir meseledir. Ben, hiçbir zeminde, hiçbir platformda öğretmenlerimizin yeterli maaş aldıklarını, daha fazla almamaları gerektiğini söylemedim. Ben hep şunu söyledim: Keşke, Millî Eğitim Bakanı olarak, bizim Hükümet olarak, ülke olarak kendi çalıştırdığımız eğitim çalışanlarımıza, öğretmenlerimize, öğretim üyelerimize çok daha fazla para verebilsek; keşke, onlara 700 000 000, 800 000 000, 900 000 000 maaş ödeyeceğimize ayda 3 milyar maaş ödeyebilsek! Ancak, takdir edersiniz ki, bugün, ülkemizin imkânları, ülkemizin bütçesi buna yetmektedir. Öğretmen camiası Türkiye'deki en geniş memur kitlesidir; 600 000 öğretmenimiz vardır; bu, gözönünde bulundurulmalıdır.

Avrupa Birliği ülkeleriyle mukayese yaptığımız zaman, sadece öğretmenleri mukayese etme hakkına sahip olmayız; oradaki hâkimler ne kadar maaş alıyor, hemşireler ne kadar maaş alıyor, mühendisler ne kadar maaş alıyor hesabını da yapmamız lazım. Bu hesapla yola çıkıldığı zaman, sanırım, bulunacak olan rakamlar, bütün kamu personeli için üç aşağı beş yukarı aynı olacaktır.

Avrupa Birliği ülkelerinde öğretmenlerin daha az çalıştığı şeklinde verilen birçok bilgiye de ben katılmıyorum. Daha bir ay kadar önce İngiltere'deydim. Almanya'da bir öğretmen 24 saat ile 28 saat arasında derse girmektedir. Yani, genellikle sendikalar, şüphesiz ki, kendi mensuplarına daha fazla haklar elde edebilmek için bazı istatistikî rakamlar ortaya atıyorlar, özellikle kendi lehlerine olabilecek istatistikî rakamları daha önplana çıkarıyorlar; ama, buralarda da mukayeseler yapıldığı zaman, dediğim gibi, o ülkedeki geçim standardı, o ülkedeki paranın alım gücü, o ülkedeki insanların kira için ödediği bedel vesaire, bunların hepsi hesaba katılmalıdır ve ona göre bir hesap yapılmalıdır. Dolayısıyla, bu çerçevede olaya baktığımız zaman, şüphesiz ki, öğretmenlerimizin maaşı yeterli değildir, daha fazla olmalıdır, öğretmenlerimize daha fazla kaynak ayrılmalıdır; ama, olmayanı vermek, hiçbirimizin yetkisinde, hiçbirimizin yetki sınırları içerisinde değildir. Kimin malını, kimin olmayan malını kime vereceksiniz. Ama, bütün memurlarımız, bütün çalışanlarımız, bütün işçilerimiz, şüphesiz ki, şu anda aldıkları ücretlerden daha çok ücret almalıdır. Bu konuda hepimiz aynı görüşleri paylaşıyoruz.

Ben, Sayın Çiçek'in hakkına tecavüz etmemek için kısa kesmek istiyorum. Özellikle bazı arkadaşlarımın, okullarda sular kesiktir vesaire şeklindeki açıklamaları var. Ben, şimdi, arkadaşlarımdan öğrendim. Kartlı sisteme geçildiği için bir günlük bir kesinti olmuş. Böyle bir şey söz konusu değildir. Okullarımızda, özellikle Ankara'daki hiçbir okulda susuzluk diye bir problem söz konusu değildir. Lütfen, bunları abartmayalım.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

27 konuşma daha · 25 Aralık 2004

27 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook