Adana mv. atilla başoğlu'nun hükümet proğramında yer alan eğitim ve öğrenimle ilgili bazı ifadelerine ve yeniden yapılanmaya dönük çalışmalara ilişkin (6/682 - 6/683), kastamonu mv. mehmet yıldırım'ın gazı üniversitesi kastamonu eğitim fakültesi inşaatıne ve edebiyat fakültesi binasının ödenek ihtiyacına ilişkin (6/684 - 6/685), şanlıurfa mv. mehmet vedat melik'in, üniversitelerin öğretim kadrolarına atama yapılım yapılmadığına ilişkin (6/688), antalya mv. feridun fikret baloğlu'nun antalya il milli eğitim müdürlüğü yönetim kadrolarında yapılan değişikliklere ilişkin (6/694), adana mv. kemal sağ'ın, öğretim proğramından iki yabancı dilin çıkarıldığı iddialarına ilişkin (6/696), antalya mv. feridun fikret baloğlu'nun iki ilköğretim müfettişiyle ilgili iddialara ilişkin (6/705)
Van Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 58. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Şubat 2005 · 1.451 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Çelik (AK Parti), 15 Şubat 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ADANA MV. ATİLLA BAŞOĞLU'NUN HÜKÜMET PROĞRAMINDA YER ALAN EĞİTİM VE ÖĞRENİMLE İLGİLİ BAZI İFADELERİNE VE YENİDEN YAPILANMAYA DÖNÜK ÇALIŞMALARA İLİŞKİN (6/682 - 6/683), KASTAMONU MV. MEHMET YILDIRIM'IN GAZI ÜNİVERSİTESİ KASTAMONU EĞİTİM FAKÜLTESİ İNŞAATINE VE EDEBİYAT FAKÜLTESİ BİNASININ ÖDENEK İHTİYACINA İLİŞKİN (6/684 - 6/685), ŞANLIURFA MV. MEHMET VEDAT MELİK'İN, ÜNİVERSİTELERİN ÖĞRETİM KADROLARINA ATAMA YAPILIM YAPILMADIĞINA İLİŞKİN (6/688), ANTALYA MV. FERİDUN FİKRET BALOĞLU'NUN ANTALYA İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ YÖNETİM KADROLARINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLERE İLİŞKİN (6/694), ADANA MV. KEMAL SAĞ'IN, ÖĞRETİM PROĞRAMINDAN İKİ YABANCI DİLİN ÇIKARILDIĞI İDDİALARINA İLİŞKİN (6/696), ANTALYA MV. FERİDUN FİKRET BALOĞLU'NUN İKİ İLKÖĞRETİM MÜFETTİŞİYLE İLGİLİ İDDİALARA İLİŞKİN (6/705)); konuşma 1.451 kelime.
Hüseyin Çelik (AK Parti, Van). “Adana mv. atilla başoğlu'nun hükümet proğramında yer alan eğitim ve öğrenimle ilgili bazı ifadelerine ve yeniden yapılanmaya dönük çalışmalara ilişkin (6/682 - 6/683), kastamonu mv. mehmet yıldırım'ın gazı üniversitesi kastamonu eğitim fakültesi inşaatıne ve edebiyat fakültesi binasının ödenek ihtiyacına ilişkin (6/684 - 6/685), şanlıurfa mv. mehmet vedat melik'in, üniversitelerin öğretim kadrolarına atama yapılım yapılmadığına ilişkin (6/688), antalya mv. feridun fikret baloğlu'nun antalya il milli eğitim müdürlüğü yönetim kadrolarında yapılan değişikliklere ilişkin (6/694), adana mv. kemal sağ'ın, öğretim proğramından iki yabancı dilin çıkarıldığı iddialarına ilişkin (6/696), antalya mv. feridun fikret baloğlu'nun iki ilköğretim müfettişiyle ilgili iddialara ilişkin (6/705)”. TBMM Genel Kurulu, 58. Birleşim tutanağı, 15 Şubat 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-celik-22-2005-02-15-adana-mv-atilla-basoglu-nun-hukumet-programinda-yer-alan-egitim-ve-og (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
MİLLÎ EĞİTİM BAKANI HÜSEYİN ÇELİK (Van)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adana Milletvekilimiz Sayın Atilla Başoğlu tarafından sorulan iki soruya ve sırasıyla Kâtip Üyemiz tarafından okunan sorulara cevap vermek üzere huzurlarınızdayım; hepinizi, en derin saygılarımla selamlıyorum.
Sayın Başoğlu'nun, 682 esas numaralı "hükümet programının 37 nci sayfasında yer alan 'eğitim ve öğrenim hakkının kullanılmasının önündeki engeller kaldırılacak; eğitim, hayat boyu sürecek bir süreç olarak kabul ve teşvik edilerek, kademeler arasında yatay ve dikey geçiş imkânları sağlanacaktır' ifadelerinin gereği olarak;
a- Hangi çalışmaları yürütmektesiniz?
b- Hangi çalışmaları tamamladınız?
c- Bugünden sonrası için nasıl bir çalışma takvimi hazırladınız?" diye bir sorusu var.
Yine, 683 esas numaralı sorusunda da "hükümet programının 37 nci sayfasında yer alan 'hükümetimiz, eğitim alanında köklü bir reform hareketine girişecektir. Her alanda olduğu gibi, Türk millî eğitim sisteminde de, insan merkezli, nitelikli bir eğitim modeline geçmek üzere, toplumun ihtiyaçlarına ve çağdaş uygarlık gereklerine göre yeniden yapılanma sağlanacaktır' ifadelerinin gereği olarak;
Hangi çalışmaları yürütmektesiniz?
Hangi çalışmaları tamamladınız?
Bugünden sonrası için nasıl bir çalışma takvimi hazırladınız" şeklinde soruları var. Bu iki soru grubu birbiriyle ilişkili, ilintili olduğu için, ikisine -müsaadenizle- birlikte cevap vermek istiyorum Sayın Başkan.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, hükümet programımızda da ifade edildiği gibi, biz, Türk millî eğitim meselesini, ülkemizin en önemli ve öncelikli meselesi olarak kabul ediyoruz ve bunu böyle kabul ettiğimiz için de, son iki yıldır, 2004 yılında ve 2005 yılında, Türkiye Büyük Millet Meclisinde bütçe hazırlanırken, en büyük paylar Millî Eğitim Bakanlığına ayrılmıştır ve biz, Türk millî eğitiminin meselelerini altı başlıkta topladık:
Birincisi; okullaşma oranlarımız itibariyle, kalkınmış, ileri ülkelerin gerisideyiz, onların varmış olduğu, ulaşmış olduğu düzeyin gerisindeyiz.
İkincisi; fizikî mekânlarda, yani, okul çevresi dediğimiz meselede büyük sıkıntılarımız var; çok daha fazla dersliğe ihtiyacımız var, yeni okullar inşa etmek durumundayız.
Üçüncüsü; okullarımızın teknolojik altyapısı, çağdaş bir eğitim için müsait değildi; bununla ilgili ciddî problemlerimiz var. Sonra, eğitimin özü, eğitimin ruhu, müfredattır, içeriktir; bununla ilgili problemler var. Öğretmen kalitesinin artırılması gerekiyor ve ayrıca, Türkiye'de, bugüne kadar kurulmuş olan rehberlik sisteminde, okullardaki rehberlik sisteminde, çok ciddî eksiklikler olduğunu tespit etmiş bulunuyoruz.
Bunlarla ilgili olarak, öncelikle okullaşma oranlarının artırılması ve okullaşma oranlarımızın, bir parçası olmaya çalıştığımız, üyesi olmaya çalıştığımız Avrupa Birliği standartlarına ulaştırılması yönünde gayretlerimiz olmuştur, gayretlerimiz olmaktadır ve bundan sonra da olacaktır. Özellikle, Türkiye'de, dezavantajlı grupların okullu hale getirilmesi için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bunun en tipik örneklerinden birisi, şu anda, 53 vilayette uygulanmakta olan "Haydi Kızlar Okula" kampanyasıdır. Şu veya bu sebepten dolayı, okul çağında olup da okula gitmeyen, gönderilmeyen, gidemeyen kız çocuklarımızın okullu hale getirilmesi için yoğun bir çaba harcanmaktadır. UNICEF'le yaptığımız bir protokolle müştereken yürütülen bu çalışmalar sonucu 17 Haziran 2003 tarihinden itibaren 120 000'e yakın kız çocuğumuz, evladımız, okuldan kopmuşken, okula gitmemişken, okullu hale getirilmiştir.
Öte yandan, özellikle özürlülerin okullu hale getirilmesi, özürlülerin eğitimiyle ilgili birçok adımlar atılmıştır ve ilköğretimin, özellikle yurt sathında ilköğretimdeki okullaşma oranının yüzde 100'e çıkarılması için birçok özendirici tedbir getirilmiştir. Başta, ücretsiz ders kitabı olmak üzere, özellikle çocuklarını, kız çocuklarını okula gönderen annelerin hesabına her ay para yatırmak suretiyle, kızlar lehine âdeta bir ayırımcılık yaparak, pozitif bir ayırımcılık yaparak, onların, özellikle kız çocuklarını gönderen annelere daha fazla para ödeyerek, erkek çocukları için de harçlıklar ödeyerek, özellikle Sosyal Riski Azaltma Projesi çerçevesinde Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu tarafından bu teşvikler yapılmaktadır.
Özellikle, okulöncesi eğitimi, Türkiye'de, maalesef, çokça ihmal edilmiş olan bir alandır. Hepinizin bildiği gibi, çocukların 3 yaş ile 6 yaş arasında zekâ gelişim -özellikle- hızları maksimum düzeydedir. Bu çağda, bu yaşta çocukların mutlaka en iyi şekilde eğitilmesi gerekiyor; ama, biz göreve başladığımız zaman okulöncesinde okullaşma oranı yüzde 11 düzeyindeydi; yani, bütün cumhuriyet tarihi boyunca ulaştığımız yüzde 11 idi. Bugün yüzde 17'ye doğru bir tırmanış var ve iki yıl gibi bir süre içerisinde yüzde 11'den yüzde 17'ye çıkarılmıştır ve bu çabamız devam etmektedir.
Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında, 2005 yılının sonunda, okulöncesi eğitimin asgarî yüzde 25'e ulaştırılması, yüzde 25 oranında okulöncesi eğitiminde okullaşma oranına ulaşılması hedeflenmiştir; ama, maalesef, bizden önce bu konuda çok ciddî bir adımın atıldığını söylemek pek de mümkün değildir. Biz, 2005'in sonuna kadar, sadece müstakil anaokullarında, okulöncesi eğitimini yaptırmıyoruz; bütün ilköğretim okulları bünyesinde müsait olan sınıflarda anasınıflarının açılmasını sağladık; bundan sonra açılmayan yerlerde de bunu sağlayacağız. Artı, ortaöğretim kurumlarında, yine müsait olanlar, pedagojik açıdan müsait olanlar, yine anaokullarına, anasınıfı eğitimine tahsis ediliyor, edilmektedir ve onların da atıl kapasiteleri bu şekilde değerlendirilmektedir; yani, 2005 yılının sonuna kadar yüzde 20'lik bir hedefi inşallah yakalayacağız.
Fizikî mekân konusunda problemlerimiz var dedik. Okullarımızın öncelikle mimarî projelerinden başlamak üzere, bu konuda da ciddî sıkıntılar vardır. Tip proje dediğimiz projeler, albenisi olmayan, çocuklara cazip gelmeyen, gerçekten fonksiyonel olmayan okul projeleriydi. Bunlar, Bakanlığımızda, tip proje yerine, âdeta "tipsiz proje" olarak nitelendirilmekteydi. Biz, 41 yeni proje hazırladık ve bu projelerimizi de kısa bir süre önce Bakanlığımızda sergiledik. Atatürk Kültür Merkezinde sergilenecek; ayrıca, İzmirimizde de sergilenecektir. Biz, bizden, millî mimarîmizden çizgiler taşıyan, artı, modern mimarînin bütün unsurlarını da içeren bir okul mimarîsiyle kamuoyunun önüne çıkmak istiyoruz, çıkıyoruz. Malumunuz, cumhuriyetin başında, özellikle "ulus mimarîsi" olarak nitelendirdiğimiz, gerçekten kimlikli ve çok güzel binalar yapılmıştır; ama, daha sonraki yıllarda ihtiyaç önplana alınarak, kişiliksiz, kimliksiz, ruhsuz binalar inşa edilmiştir; beton yığınları halinde binalar inşa edilmiştir. Bu, sadece okullarımız için geçerli değil, hükümet konakları, hastaneler ve diğer bütün kamu binaları için de maalesef geçerlidir; ama, biz, bugüne kadar olan bu eksikliği, bu yanlışlığı gidermek ve bu yanlışlığı tersine çevirerek, doğru bir hale, doğru bir çizgiye sokmak istiyoruz. Bundan sonra, o tip proje dediğimiz projelerimizi uygulamayacağız, yeni projelerimiz yurdun dört bir yanında, mahallî özellikler ve iklim şartları da gözönünde bulundurularak hayata geçirilecektir.
Telekomla yaptığımız yine bir anlaşmayla, 2005 yılının sonuna kadar bütün okullarımıza geniş bant internet bağlantısı yapmayı hedefledik, bu yıl aşağı yukarı 19 000'e ulaştık; yani, 2004 yılının sonuna kadar 19 000 rakamına ulaştık. 2005 yılının sonuna kadar, inşallah, bütün okullarımızda, tek derslikli birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan mezra okulları hariç olmak üzere diğer bütün okullarımızda, geniş bant internet uygulaması yapılacaktır. Bununla yetinmiyoruz; ayrıca bütün okullarımıza bilgisayar laboratuvarları veya bilgi teknolojisi sınıfları kurulması için yoğun bir gayret içerisindeyiz.
Öğretmenlerimizin bilişim teknolojisine kendilerini uydurmaları ve bilgisayar destekli eğitimde bilgisayarları en iyi şekilde, en rantabl şekilde kullanmaları için kendilerinin eğitilmesi gerektiği ortadaydı. Bununla ilgili olarak da, birçok firmayla, birçok devlet kuruluşuyla veya kendi imkânlarımızla projeler başlattık; bu da devam etmektedir.
Öte yandan, yine Vakıfbankla işbirliği yaparak, bütün öğretmenlerimizin, isteyen bütün öğretmenlerimizin piyasa şartlarının çok altında, neredeyse yarı fiyatına dizüstü bilgisayarlara sahip olmaları için bir ihale yaptık. Bu ihale sonuçlandı ve şubat bitmeden, ümit ediyorum ki, öğretmenlerimiz, isteyen öğretmenlerimiz, yarı fiyatına dizüstü bilgisayar sahibi olacaklardır.
Bilgiye erişim portalı, Millî Eğitim Bakanlığı için hazırlanmaktadır; yani, biz, dünyanın en büyük sanal kütüphanesini internet aracılığıyla okullara götürdüğümüz gibi, Millî Eğitim Bakanlığının hazırlatmış olduğu eğitim portalıyla da, büyük çapta, öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve eğitim yöneticilerimizin bilgiye ulaşma imkânlarını çok çok daha genişletmiş olacağız, bunu kolaylaştırmış olacağız.
Değerli arkadaşlarım, biz, okulların binalarını ve okulların içindeki sırayı, masayı, donanımı, petek ve kovan olarak değerlendirebiliriz. Petek ve kovanın olması yetmez, orada bal yapan arılar olması lazım ve her şeyden önemlisi de, o arıların balözü toplayabilecekleri çiçekler olması lazım; yani, petek ve kovanın varlığı, balın yapılması içindir. Bal, işin öz tarafı, müfredattır, içeriktir. Bizim ilköğretim müfredatımız 1967'de, malumunuz, hazırlanmış olan bir müfredattı, ihtiyaca cevap vermiyordu, ezberciliğe dayanan, öğretmen merkezli, kesinlikle öğrenciyi edilgen konumda bırakan, pasif konumda bırakan bir müfredattı; öğrenciyi düşünmeye, muhakeme etmeye, sorgulamaya, analiz ve sentez yapmaya sevk eden, teşvik eden bir sistem, maalesef, değildi. Biz bunu değiştirdik. İlköğretim müfredatı şu anda 9 ilimizde, 120 okulda pilot uygulama olarak uygulanmaktadır; gelecek yıl 81 vilayetimizde, bütün okullarımızda uygulanacaktır.
Ayrıca, yeni müfredat paralelinde, yarışmayla hazırlanmakta olan ders kitapları da, ümit ediyorum ki, gelecek yıl, yine, çocuklarımıza hazırlanarak ücretsiz olarak dağıtılacaktır. Bu, son derece önemli olan bir gelişmedir.
Ayrıca, mevcut rehber öğretmenlerimiz yetmediği için, belli okullarda toplandığı için, rehberlik sistemimizde çok ciddî bir eksiklik vardı. Rehberlik araştırma merkezlerinin sayısını artırarak ve bu rehber öğretmenleri belli noktalarda toplayarak, bütün öğrencilerimize rehberlik hizmetinin verilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu vesileyle, öğrencilerimizin gerçek kabiliyetini, gerçek zekâ türünü tespit ederek, onları, buna göre bir yönlendirmeye tabi tutmamız gerektiği ortadadır.
Onbir yıl boyunca ilköğretim, ortaöğretimin sonuna gelmiş olan öğrencilerimiz, onbirinci yılın sonunda "ne olmak istiyorsun, hangi üniversiteye gitmek, hangi fakülteye girmek istiyorsun" sorusu kendilerine sorulduğu zaman, "vallahi, bakalım, nereyi tutturursam" şeklinde size bir cevap veriyorlar. Bu "nereyi tutturursam" cevabı, piyangocu bir mantığın eseridir; çocuklarımızın kendilerini tanımadığı, kendi kabiliyetlerini bilmediği, ne yapmak istediklerini, ne yapmak istemediklerini bilmediği anlamına gelir. Bu rehberlik sistemlerinin hayata geçirilmesiyle biz, bu meseleyi inşallah büyük çapta aşmış olacağız.
Yine, Sayın Başoğlu'nun sorduğu, hayat boyu eğitim meselesi nasıl olacak; bildiğiniz gibi, Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürlüğü ismiyle bir genel müdürlüğümüz vardır ve bu genel müdürlüğümüz, gerek halk eğitim merkezleri yoluyla ve gerekse açtığı diğer kurslar yoluyla, bu ömür boyu eğitim, yetişkin eğitimini sürdürmektedir; sanayiyle işbirliği yaparak, sektörle işbirliği yaparak bunu yürütmektedir.
Ayrıca, Erkek Teknik, Kız Tekniköğretim Genel Müdürlüğümüz, Ticaret ve Turizm Genel Müdürlüğümüz, yine sektörle işbirliği yaparak, belediyelerle işbirliği yaparak, meslek edindirme kursları düzenlemektedirler.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
14 konuşma daha · 15 Şubat 2005