2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur
Mersin Milletvekili ·
Genel Kurul, 34. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Aralık 2005 · 1.735 kelime · yaklaşık 9 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Güler, 17 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ BÜTÇE KAN.TAS.(HAZİNE MÜST.,AB GEN.SEKR.,BASIN-YAYIN VE ENF.GEN.MÜD.,SOS.YARD.VE DAY.GEN.MÜD.,TÜRK İŞB.VE KALK.İDA.BŞK.,TÜRKİYE İSTATİSTİK KUR.BŞK.) 6 NCI TUR); konuşma 1.735 kelime.
Hüseyin Güler (Mersin). “2006 merkezi bütçe kan.tas.(hazine müst.,ab gen.sekr.,basın-yayın ve enf.gen.müd.,sos.yard.ve day.gen.müd.,türk işb.ve kalk.ida.bşk.,türkiye istatistik kur.bşk.) 6 ncı tur”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-guler-22-2005-12-17-2006-merkezi-butce-kan-tas-hazine-must-ab-gen-sekr-basin-yayin-ve-e (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN GÜLER (Mersin)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Grubum adına Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı ve Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığının bütçesi üzerinde söz almış bulunmaktayım; hepinize saygılar ve sevgiler sunuyorum.
Biraz önce ekonomik verileri dinleyince gerçekten farklı bir ülkede mi yaşadım diye düşünüyordum; bu arada bir haber aldım, biz de bir şampiyonluğu elde etmişiz; bu konudaki başarıdan dolayı da sizleri yürekten kutluyorum. IMF'ye borçlar listesinde birinci sıradaymışız. Bu başarı size aittir; bununla övünebilirsiniz.
AHMET YENİ (Samsun)Devraldık; biz azaltıyoruz...
HÜSEYİN GÜLER (Devamla)Türk toplumunun bir esprisi vardır, borç yiğidin kamçısıdır, ye babam ye. Sizlere de gerçekten bu konuda başarılar diliyorum.
FİKRET BADAZLI (Antalya)Kredi notlarına bak. Kredi notları artıyor.
HÜSEYİN GÜLER (Devamla)İnşallah, Sayın Bakanımız da burada, IMF ile stand-by anlaşması gibi bir pazarlık yapmak yerine borcu ödemek gibi ilkeli ve anlayışlı bir duruş gösterirler, bizler de buradan yürekten alkışlarız.
Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı:
2006 yılında, eski adıyla Devlet İstatistik Enstitüsü, yeni adıyla da Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı olan süreç içerisinde görülen bir tablo var ki, sosyal ve ekonomik alanlarda ihtiyaç duyduğu göstergeleri, uluslararası kavram ve yöntemleri kullanarak oluşturan, kullandığı kavram ve yöntemleri akademik çevrelerle de bütünleştirerek olgunlaştırıp ve sağlıklı verileri toplayan kurumun sağlıklı zeminler içerisinde yapılanmasını bekliyoruz.
Avrupa Birliğine uyum sürecinde resmî istatistiklerin önemi her geçen gün daha artmaktadır. Müzakere sürecinde resmî istatistikler merkezî rol oynayacak, kaydedilen gelişmeler de bu verilere dayalı olarak değerlendirilecektir. Bu nedenle ülkemizin resmî istatistiklerinin uluslararası normlara uygun olarak şeffaf, zamanlı ve düzenli biçimde üretilebilmesi son derece önemlidir. Sağlıklı resmî istatistiklerin üretilebilmesi için istatistik alanında uzman bir kurum oluşturmak yeterli değil; çünkü, enerjiden sağlığa, dışticaretten emniyete, turizm bankacılığına kadar geniş bir alanda yapılan resmî istatistiklerin büyük bir kısmı, ülkelerin idarî kayıtlarından gelmektedir. İdarî kayıtlar da, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından tutulmaktadır. Bu nedenle, idarî görevi yürüten tüm kurumların kayıtlarını düzenli istatistik üretilebilir hale getirmeden, istatistik alanındaki sorunları tam olarak çözmek mümkün değildir.
Bunun yanı sıra, kurumun, verimli ve yeterli düzeyde kaliteli hizmet verebilmesi için, kurum personelinin teknik kapasitesinin artırılması, çalışmaların yapılmasında önem arz etmektedir. Resmî istatistiklere güvenin oluşması, bu istatistiklerin nasıl hesaplandığının yakından bilinmesiyle ilgilidir. Bu nedenle, bilimsellik, şeffaflık, güvenilirlilik, zamanlılık, ulusal istatistik kurumlarının sahip olması gereken vazgeçilmez özelliklerdir.
Buraya kadar sözünü ettiğimiz bütün çalışmalar, sonuçta bir hizmet üretiminin kalitesinin artırılmasına yönelik değerlendirmelerdir. En az bunun kadar önemli olan bir husus da, hizmet kalitesinde herhangi bir kayba meydan verilmeden, sözü edilen hedeflere varılabilmesidir. Birsürü güçlükler aşılarak, yurdun her yerinde elde edilen ve kullanıcıların hizmetine sunulan verilerin, kurum amaçlarına uygun bir şekilde değerlendirilebilmesi, bu bilgilerin gerek internet ortamına gerekse basılı yayınlara iyi bir vitrinde sergilenmesiyle değil, kullanışlı olma özelliği taşımasına bağlıdır. Bu kapsamda, basılı yayınlara eklenen CD'ler ya da internet ortamında istatistikî sonuçların büyük bölümü, kullanıcılara, PDF -yani, içerdiği bilgilerin sadece okunmasına imkân veren bir nevi bilgisayar programı- formatında sunmak değil; oysa bu ham verilerin kullanılabilir, bilgiye dönüşmesi için sadece okumaya imkân veren bir formatta sunulması, örneğin bu verilerin daha pratik, kolay ve ulaşılabilir şekilde kullanımına imkân veren Excel formatında kullanıma sunulmasının yararlı olacağını düşünmekteyiz.
Sonuç olarak, Türkiye İstatistik Kurumunun yaptığı çalışmalarda, yayınladığı istatistiklerde uluslararası kavram ve yöntemleri kullanan, hatta bu kavram ve yöntemleri daha da ileri hedeflere taşımak yolunda gayret sarf eden, öncesinde olduğu gibi gelecekte de yerli-yabancı tüm kullanıcılara, güvenle ve kolaylıkla kullanabileceği istatistikleri üreten bir kurum olmalıdır.
Son günlerde enteresan bir olay olmakta. Türkiye İstatistik Kurumu, yaklaşık 244 adet uzman yardımcılığı için 21.11.2005 ile 2.12.2005 tarihleri arasında müracaatları kabul etmiştir. KPSS sınavındaki 7, 27, 33, 34, 37, 58, 92 ve 114 puan türleri baz alınarak, 244 adet uzman yardımcılığı için, doğrudan sözlü sınavına girmek üzere, 4 katı olan kişi davet edilmiş.
Burada sormak gerekir; Türkiye İstatistik Kurumu olan ve bu kurum için istatistiğin ne derece önemli olduğunu anlatmaya gerek yoktur. Bu kurumun, çeşitli alanlarda çalışacak, farklı bölümlerden mezun olan insanlara ihtiyacı olmasına rağmen, bu kişilerin muhakkak da olsa istatistik bilmesi gerekmektedir.
Bu konuda şu sorulara da yanıt bekliyoruz Sayın Bakandan: Bu sınavda uygulanan KPSS puan türlerinden bazıları hesaplanırken, kesinlikle istatistik soruları hesaba katılmamıştır. İstatistik biliminin böylesine önemli olduğu bir kurumda, neden KPSS puan türlerinden istatistiği içermeyen puan türleri de seçilmiştir? Bu soruyu şöyle de sorabiliriz: Acaba, alınması gereken kişiler mi var?
Hangi branşlara kaçar kişi alınacağı niye bildirilmedi? Bu, ikinci bir sorumuz.
Üçüncü sorumuz, uzman ve uzman yardımcılıkları kariyer meslekler olduğu için, böyle sınavların yazılı yapılması gerekmez miydi?
Dördüncü sorumuz da, acaba, bu sözlü sınava girecek olan 976 kişiden hiç puan almayıp o listeye de giren var mı?
Bu sorulara net olarak yanıt beklemekteyiz.
Türkiye İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı:
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğinin dağılmasının ardından oluşan yeni bağımsız cumhuriyetlerle birlikte, ardından, yeni ekonomik, kültürel, sosyal ilişkilerin geliştirilmesi ve özellikle Türk Dilinin konuşulduğu ülkelerde, bu alanda daha da yakınlaşma ihtiyacı doğmuştur.
Bu hedef doğrultusunda, başta Türk Dilinin konuşulduğu ülkeler olmak üzere, gelişme yolundaki ülkelerle yapılacak her türlü işbirliği ve yardım programlarının hazırlanması ve uygulanması, sorumluluğun doğrudan bu kuruluşa verilmesi; 480 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle Dışişleri Bakanlığına bağlanmıştır. 1999 yılına kadar böyle devam etmiş, 2001 yılında ise Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı olarak değiştirilmiştir.
Başkanlığın kuruluş amacı, başta Türk Cumhuriyetleri olmak üzere, Türk Dilinin konuşulduğu cumhuriyetler ile akraba toplulukları ve kalkınma yolundaki ülkelerin kalkınmalarına yardımcı olma konusunda gerekli adımların atılması ve koordinasyonun sağlanmasıdır. Bu ülkeler ve toplulukların ekonomik, ticarî, teknik, sosyal, kültürel ve eğitim alanlarındaki işbirliğinin çeşitli projeler ve programlarla gelişmesini sağlamak, yapılacak yardımları koordine etmek, bu ülkelerle doğrudan ve takip edilebilir ilişkiler geliştirilip devamını sağlamak Başkanlığın aslî görevlerindendir.
Bu derece önemli görevler üstlenmiş bir kuruluşun bütçesine kısaca bakmak gerekirse; Başkanlığın 2003 yılı bütçesinde ödeneği 19,7 trilyon TL olarak öngörülmüş; ancak, bu ödeneğin sadece 2,1 trilyonu serbest bırakılmıştır. 2004 yılında öngörülen 18,5 trilyon ödeneğin 16,1 trilyonu serbest bırakılmıştır. 2005 yılında ise, bu kuruluşa 26,6 trilyon ödenek ayrılmıştır; 2005 yılı ağustos ayı sonu itibariyle 17,5 trilyon ödeneğin serbest bırakıldığı görülmektedir. 2006 yılı bütçe tasarısı içerisinde TİKA'ya 43 325 000 YTL pay ayrılması öngörülmüştür.
2004 yılından bu yana, ülke ve bölge bazında 461 adet proje gerçekleştirilmiş ve faaliyet yürüttüğü belirlenmiştir. Bu projelerin büyük bir kısmı, büyük bir özveriyle devam ettirilerek başarıya ulaştırılmıştır, tüm ekonomik ve kadro yetersizliğine rağmen. 2005 yılında proje sayısı, hem miktar hem de tutar olarak daha da artmıştır. Bu artışın 2006 yılında da devam etmesini temenni ediyoruz. 2006 yılında TİKA'ya ayrılan ödeneğin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Zira, TİKA'nın Türkiye adına üstlendiği rol ve Türk Dilinin konuşulduğu ülkelerdeki görevi gözönüne alınırsa, projelerin sorunsuz bir şekilde bitirilmesi ve bu suretle ülke prestijine katkıda bulunması amacıyla, TİKA'ya genel bütçeden sağlanan imkânların artırılması, bunun ödemeye dönüştürülmesi gerekmektedir.
1992 yılından bu yana faaliyet gösteren TİKA'nın belge ve evrak, kayıt gibi kurumsal hafızasını oluşturan bilgilerin önemli bir kısmına kolaylıkla ulaşılamamaktadır. Yürüttüğü projeler itibariyle önemli bir kurum olan ve birçok ülkeyle irtibat kuran TİKA'nın iyi bir kurumsal hafızasının olması gerekmektedir. İmkân bulunması halinde, genel bütçe dışında da ilave kaynak aktarılarak, kurumun malî yapısının güçlendirilmesi sağlanmalıdır. Çağımızın bilişim ve teknoloji çağı gözönünde bulundurulduğunda, özellikle, Türk Dilinin konuşulduğu birçok ülkede faaliyet gösteren TİKA'nın, bu alanda desteklenmesi ve hak ettiği teknik ve malî güce kavuşmasını beklemekteyiz. Stratejik önemi olan bir kurumun etkin çalışabileceği ortamın yaratılması gerekmektedir. Hem genel bütçe hem de ek kaynaklarla desteklenmesi gereken TİKA, Türkiye'yi sadece Türk cumhuriyetlerinde değil, Türk kamuoyunda, dünya kamuoyunda temsil etme gayreti içerisinde olmalıdır. Doğaldır ki bu hedef, ekonomik güç ve ilave çabalarla sağlanabilir. Ülkelerin dünya ölçeğinde tanıtım ve kamuoyu oluşumundaki hassasiyeti gözönüne alındığında, TİKA'nın Türkiye için önemi anlaşılabilir hale gelmektedir.
Özellikle "Türk cumhuriyetleri" olarak tabir ettiğimiz, dil, din, kültür ve ırk birliği olan devletler ile akraba topluluklar, Türk soylu insanların yaşadığı ülkeler ve Türk Dilinin konuşulduğu ülkelerle koordinasyon ve stratejik projelerin hayata geçirilmesi hususunda, bu kuruma önemli görevler düşmektedir. Bu konuda TİKA'nın başlıca görevlerini, dil birliğinin sağlanması, din değerlerinin doğru algılanması, kültür değerlerinin taşınması ve geliştirilmesi olarak sayabiliriz. Ülkemiz adına, Türk cumhuriyetleri ve akraba topluluklarla gerekli ve yerinde girişimler, ortak projeler, stratejik çalışmalar yapmak zorundayız. Bu zorunluluk, ortak değerlerin işlenmesi, değerlendirilmesi ve ortak kullanıma açılmasını içermektedir.
Bu kurumun üstlendiği görevleri daha etkin olarak yerine getirmesi için, bazı tedbirler alınmalıdır. Genel bütçeden sağlanan imkânların artırılması ve bunun ödemeye dönüştürülmesi sağlanmalıdır. Süreklilik gerektiren işlerde sözleşmeli personel yerine TİKA'nın aslî personeli görev almalı ve bu personelin ise istihdamının yapılması gerekmektedir.
Kurum hafızasını test için, bilgisayar destekli arşiv ünitesi kurulmalıdır. Bu türlü teknik yardımın sağlanması, Kamu İhale Kurumunun ilgili maddelerinden faydalanılması sağlanmalıdır. Kurumun Türk kültürü, dili, tarihi, gelenek ve göreneklerinin tanıtılması için, basın-yayın organlarının desteklenmesini sağlayacak maddî imkânların sunulması ve bu çalışmaların bir an önce faaliyete geçmesinin sağlanması gerekmektedir.
TİKA, kalkınma yolundaki ülke ve topluluklarla ekonomik, ticarî, teknik, sosyal, kültürel ve eğitim işbirliğini, bu ülkelerin kalkınmalarına katkıda bulunacak projeler bazında geliştirmek ve uygulamaya koymak adına çalışmalar da yapmaktadır. 60'ın üzerinde faaliyet gösteren TİKA, mal ve hizmet satın alırken, bu konularda, her ülke için farklı ekonomik, siyasî, geleneksel ve kültürel unsurlarla karşılaşmaktadır.
Bunun yanında, Başkanlıktan acil olarak talep edilen birkısım ihtiyaçların zamanında ve fayda verecek şekilde karşılanabilmesi için, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun istisna maddesinden istifade etmesi sağlanmalıdır.
TİKA'nın bütçe uygulamaları başladıktan sonra, yıl içerisinde de önemli çevrelerde, ülke açısından büyük önem arz eden projeler, önerilmekte ve bu gibi projeler, önceden planlandığı için, bütçe içerisinde yer almaktadır. Bu da kaynak sorununu beraberinde getirmektedir. Bu sorun, 5018 sayılı Kanunun üç yıllık bütçe uygulamasıyla ilgili hükmünün 2006'da yürürlüğe girmesiyle kendini daha da hissettirecektir. TİKA'nın, 5018 sayılı Kanunun 15 ve 16 ncı maddelerinden muaf tutulması, idareye avantaj sağlayacaktır.
Kurumun bütçesinin rekabet edebileceği düzeye çekilmesi, kullanım esnekliğinin sağlanması gerekmektedir.
TİKA projelerinin büyük ölçüde mal ve hizmet alımına dayalı olması ve faaliyette bulunulan ülkelerle bu konuda karşılaşılan güçlükler nedeniyle, yurtdışı alımlarında Kamu İhale Kanunundan muaf tutulmalıdır.
Gizlilik arz eden ve acil yapılması gereken konularda ve projelerde finans, örtülü ödenek tekniğiyle sağlanmalıdır. Ayrıca, dış yardımların, TİKA aracılığıyla, teknik yardım projeleri halinde gerçekleştirilmesi için mevcut mevzuat değiştirilmelidir.
TİKA proje ve yardım faaliyetleri, ülkesel ve bölgesel projeler bazında gerçekleşmektedir. Bu faaliyetlerin artırılarak devam ettirilebilmesi için genel bütçeden iyi bir pay almalı, genel bütçeden aktarılan ödeneklerin önü açılmalıdır.
Başkanlığın, Afganistan, Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna-Hersek, Etiyopya, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Kosova, Moğolistan, Moldavya, Tacikistan, Ukrayna'da toplam 15 program koordinasyon ofisi bulunmaktadır. Bu ofislerin harcama kalemleri, merkezden gönderilen avanslarla karşılanmaktadır. Bu ülkelerle dil, din, kültür, gelenek, eğitim, sosyal, ticarî ilişkiler gözönüne alındığında, TİKA'nın bu ülkelerdeki projeleri desteklenmeli ve bu organizasyonu sağlayan TİKA'nın maddî sıkıntısı olmamalıdır. TİKA, Türk Dilinin konuşulduğu ülkelerde gerekli ve yeterli faaliyette bulunmalıdır. Projesini, diğer kurumlardan yardım alarak tek elden götürmelidir.
2006 yılı bütçesinin, Türkiye'yi temsil eden soy, dil, din, kültür, eğitim ve sosyal yapı birliğimizi geliştirmeyi hedefleyen TİKA'ya ve millete hayırlı olmasını diliyor, başarılar temenni ediyor, saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 17 Aralık 2005