Mersin limanının sorunlarıyla ilgili
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 109. Birleşim · 1. yasama yılı · 22 Temmuz 2003 · 834 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Özcan (CHP), 22 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MERSİN LİMANININ SORUNLARIYLA İLGİLİ); konuşma 834 kelime.
Hüseyin Özcan (CHP, Mersin). “Mersin limanının sorunlarıyla ilgili”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 22 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2003-07-22-mersin-limaninin-sorunlariyla-ilgili (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Mersin Limanının sorunları hakkında düşüncelerimi sizlere arz etmek üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bundan önceki konuşmalarımda, Mersin'in sorunlarının büyük olduğuna, turizm, sulama, çiftçiler, serbest bölge ve liman konularına değinmiştim. Bugün ise, son gelişen teknolojilere paralel olarak denizciliğin, artık bir endüstri alanı olduğunu; dünya ticaretinin yaklaşık yüzde 80'inin, ülkemiz ithalat ve ihracat taşımalarının da yüzde 90'ının denizyoluyla yapıldığını biliyoruz.
1960 yılından itibaren Mersin, bir liman, hizmet ve ticaret şehri olarak Körfez Savaşına kadar kademeli bir gelişme göstermesine rağmen, savaş sonrasında uygulanan ambargodan, ekonomik, sosyal ve işgücü alanında ülkemizin en fazla etkilenen ili olmuştur. Ambargo sebebiyle, başta deniz ve kara taşımacılığı olmak üzere, dolaylı olarak etkilenen diğer sektörlerin de içinde bulunduğu yüzlerce firmanın işyerlerini kapattığını ve işsizliğin, ilin en büyük ve önemli problemi haline geldiğini görüyoruz. İlimiz, son onbeş yıl içerisinde serbest bölge yatırımının dışında istihdam yaratacak herhangi bir yardım almamıştır ve istihdam yaratacak bir çalışma olmamıştır.
Mersin Limanına gereken yatırımlar geçmiş hükümetler döneminde yapılmadığı için, süreçte hem Mersin hem de liman sürekli kan kaybetmiştir.
Mersin Limanı, Orta Anadolu ve GAP bölgesi için ihracat, ithalat, transit taşımacılıkta son derece önemli bir yere sahip olmasına rağmen, geldiğimiz noktada, Mersin Limanı, kapasitesinin ancak yüzde 45'iyle çalışmaktadır.
Irak Savaşı sonrası, Irak'a gönderilen ve bundan sonra gönderilecek olan insanî yardım malzemelerinin ve Irak'ın yeniden imarı için nakledilecek malzemelerin taşınmasında, Mersin Limanının etkin bir rol üstlenmesi, Mersin ve ülke ekonomisi için çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Elimizde böyle bir fırsat bulunuyor; fakat, hükümetin duyarsızlığı ve daha ziyade meşgul olduğu kadrolaşma girişiminden ötürü bu fırsatı da kaçırmaktan endişe ettiğimizi belirtmek istiyorum.
Irak'ın yeniden imarı için, Irak'la tek nokta olan Habur sınır kapısından sonra ikinci bir kapının açılmasının söz konusu olması, Mersin Limanının önemini bir kat daha artıracaktır. Fakat, hükümet, şu ana kadar liman için hiçbir girişimde bulunmamıştır. Mersin Limanı, bugünkü haliyle doğu Akdeniz'deki diğer limanlarla ne kadar rekabet edebilir, bir düşünelim:
Ortadoğu'daki son gelişmeler Mersin Limanına alternatif limanlar ortaya çıkarmıştır. Suriye'nin Lazkiye Limanı yetkilileri, savaş sonrası Birleşmiş Milletler kanalıyla Irak'a gönderilecek olan insanî yardım malzemesinin 30 Haziran 2003 tarihine kadar yapılacak nakliyesinden vergi ve harç almayacaklarını,. ayrıca bu malzemelere verilecek ardiye hizmetlerinden 60 gün süreyle ücret almayacaklarını söylemişlerdir; yine Suriye'nin Tartus Limanı yetkilileri de, Birleşmiş Milletler kanalıyla Irak'a gönderilecek insanî yardım malzemesinin nakliyesinde, uygulanacak olan tarifelerden yüzde 50 oranında indirim yapacaklarını ilan etmişlerdir.
Bunun neticesinde, bu limanlar, diğer bölge limanları arasında ciddî rekabet avantajı yakalamışlardır. Ayrıca, bu limanlar, sürekli yaptıkları altyapı ve modernizasyon çalışmalarıyla, gelecekte de bu avantajlı durumu korumaya çalışacaklardır. Hükümetimizin, bu gelişmeleri de göz önüne alarak, süratle harekete geçmesi ve gerekli düzenlemeleri bir an önce yapması gerekmektedir.
Mersin Limanının, tercih edilen bir liman olabilmesi için, acilen fiyat-tarife düzenlemeleri yapılmalıdır. Tabiî ki, bu, yeterli olmayacaktır; yıllardır yenileme ve modernizasyon çalışmaları ihmal edilen Mersin Limanının, yapısal problemlerinin ivedilikle ele alınması gerekmektedir.
Limanda, bir an önce, çağın gerektirdiği modernizasyon çalışmaları başlatılmalı ve bilgisayar ağı bir an önce tesis edilmelidir. Limanda, makine ve teçhizat eski ve yetersizdir. Etkin telsiz sistemi yoktur. Limandan lojistik ikmal sağlanamamaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Özcan; toparlar mısınız sözlerinizi.
HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla)Rıhtım sayısı yeterli olmasına rağmen, üstyapıları işlevsel değildir.
Limanın sintine tesisleri ihtiyacı karşılamamaktadır. Saha betonlama çalışması yapılmamıştır. Mevcut rıhtım vinçlerinin yerine, çağa uygun ve ağır tonajlı rıhtım vinçleri faaliyete geçirilmelidir. Limanın içmesuyu dahi yetersizdir. Bütün bunlara, bir de hantal bir bürokratik işleyiş ve çokbaşlılık eklenince, fiyat tarifeleri de çok yüksek olan Mersin Limanının rekabet şansı doğmadan ölmektedir.
Özetle, hükümetin, savaş sonrası doğan bu şansı yitirmeden, ivedilikle, limanın, altyapı, teknoloji ve işletme sorunlarının çözümü yoluna gitmesi gerekmektedir.
Mersin Limanı, gerek araç ve gereç gerekse bürokratik açıdan hantal yapısını bir an önce değiştirmek zorundadır. Bu yapılmadığı takdirde, Türkiye, bölgedeki ekonomik gelişmelerden yeterli pay alamayacaktır. Bunun neticesinde de, hükümet, kısa vadeli çözümler ve çocuklarımızın geleceğine ipotek altına alacak palyatif tedbirlerle oyalanmak durumunda kalacaktır.
Alınacak maliyetsiz önlemlerle, ülke kaynakları verimli kullanılabilecekken, hükümet, mirasyedi evlat gibi davranarak, özelleştirme furyasının rüzgârında, millî kaynaklarımızı yok pahasına satmanın uğraşı içerisine girmiştir. Balıkesir SEKA'yı, biliyorsunuz, 1 100 000 dolara Albayrak şirketine yok pahasına verdiler. PETKİM'i, çok komik bir rakamla elden çıkardılar. Taşucu SEKA'nın Akdeniz İşletmesi, Park Holdinge 109 000 000 dolara veriliyor. Onlarca işçi, mağdur ve perişan; sokaklara düşmüş, iş arıyor.
Kısacası, gerçekten, Mersinimizin limanını sahiplenmek zorundayız. Bu özelleştirme anlayışıyla bir yere varamıyoruz; elimizdeki birikimlerimizi yok pahasına birilerine peşkeş çekiyoruz. Bunlar yanlıştır.
Değerli arkadaşlar, dün -bilmiyorum, televizyonlarda seyrettiniz mi- Düzce'de bir olay yaşandı. Binlerce insan, Başbakanın gelmesini bekliyor. Başbakan, seçimden önce söz vermiş. Bu insanların çoğu, dört yıl önce, bir depremle, evladını kaybetmiş, çocuğunu kaybetmiş, işini kaybetmiş. Bu insanlar, Başbakanın seçimden önce söz vermiş olduğu vaatleri yerine getirmesi için, temmuz ayının o sıcağında -inanınki acıdım- güneşin altında Başbakanı beklediler. Sayın Başbakanımız, gidip de, bu insanlara, dertleriniz nedir diye sorsa, seçimden önce söz vermiş olduğu vaatlerde niye durmadığını anlatsa, daha iyi olurdu diyoruz.
Değerli milletvekilleri, sonuç olarak, ülkemizdeki ekonomik sıkıntının bir an önce atlatılması için, Mersin Limanı başta olmak üzere, limanlarımızın ele alınması ve sorunlarının çözülmesi gerekmektedir.
Bu dileklerle, hepinizi saygıyla selamlıyor, hükümetimizden anlayış bekliyor ve limanlarımıza sahip çıkalım diyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 22 Temmuz 2003