İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 59. BİRLEŞİM · SALI

T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)

Hüseyin Özcan

Mersin Milletvekili ·

Genel Kurul, 59. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Şubat 2006 · 764 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Özcan, 7 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 764 kelime.

Hüseyin Özcan (Mersin). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-02-07-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ek Ödeme Yapılması ile Sosyal Sigortalar Kurumu ve Bağ-Kur'dan Aylık veya Gelir Almakta Olanlara Ödenen Gelir ve Aylıklarda 2006 Yılında Yapılacak Artışlar ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında 1076 sıra sayılı Kanun Tasarısının 3 üncü maddesiyle ilgili olarak Anavatan Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, Sosyal Sigortalar Kurumunca 506 ve 2925 sayılı Kanunlar, Bağ-Kurca 1479 ve 2926 sayılı Kanunlar gereğince aylık bağlanmış olan emekli ve hak sahiplerinin almakta oldukları malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları, 2006 yılı birinci ve ikinci yarısında ayrı ayrı yüzde 3 oranında artırılmak istenmektedir.

Değerli arkadaşlar, emekli olanlar, yirmi beş otuz yıllarını, bu devlete emekleriyle, vergileriyle destek verdiler; zor günlerde, belki bu Sigorta paralarını ve Bağ-Kur paralarını faizle alarak, evlerinde eşyalarını satarak, belki de yiyeceklerinden keserek Bağ-Kur ve Sigorta paralarını ödeyerek, emekliliklerine, geleceklerine daha iyi bir gün hazırlamak için uğraştılar; ama, bakıyoruz ki, AKP Hükümeti, yüzde 3, Ocak 2006; yüzde 3 de temmuz ayı…

Değerli arkadaşlar, biraz önce, değerli bir arkadaşımız, Hükümet Partisinden değerli arkadaşımız, 480 000 000… Soruyorum arkadaşım; 480 000 000 ile, gel, seninle birlikte inelim şu Kızılay'a da, bir dolaşalım. Bir gecekonduya gidelim; kaç lira su parası ödüyorsun, kaç lira elektrik parası ödüyorsun, kaç lira telefon parası ödüyorsun, kaç lira kira ödüyorsun, kaç tane çocuğun var, öğrenim durumları nedir diye soralım. Yirmibeş otuz yıl, sırf emeklilik için, birikimlerinden, yaşamlarından kesen bu emekli arkadaşlarımızın durumları gerçekten 21 inci Yüzyıl Türkiyesine yakışıyor mu?! Bunlarla övünmeyelim; gelin, bu emeklilerimize sahip çıkalım. Bu birikimlerini geçmişte nasıl biriktirdilerse, geleceğinde, bu emeklilere saygı olarak, yaşam koşullarını daha fazla iyileştirmek için, muhalefetiyle iktidarıyla, hep birlikte, çalışanlarımıza, emekli olanlarımıza sahip çıkalım diyoruz.

Değerli arkadaşlar, deniliyor ki; "Fiş toplamalarına gerek yok, biz nasıl olsa yüzde 4 veriyoruz." Neden fiş toplanmasın?! Sonra da deniliyor ki "Hayır, biz demedik." Eğer sen mecbur bırakmazsan… Zaten, vergi kaçırmak isteyenlerin fiş vermekten kaçtıklarını görüyoruz. Kayıtdışı ekonominin yüzde 50 civarında olduğunu söylüyoruz; bunu kayıt içine almanın yolu, iyi bir denetimle, bu insanların fiş toplamaları için, vergilerini vermeye gayret ettirmek için uğraşmamız gerekir. Değerli arkadaşlar, serbest bıraktığımızda bakıyoruz ki, her geçen gün, birsürü kaçakçı türemiş; petrolünden, doğalgazından -çeşitli nedenlerle dışarıdan mallar getirmeye başladılar- yiyeceklerine kadar, örneğin muza kadar kaçak getirmeye başladılar. Bu durumda, biz serbest bıraktığımızda, bunlara meydan veririz. Gelin, bu emeklilerimize yüzde 5'i esirgemeyelim. Fişlerimizi de toplayalım. Devlete, zaten, geçmişte bu emekliler vergilerini verdiği gibi, bundan sonra da o fişlerle vergilerini elbette ki vereceklerdir.

Değerli arkadaşlar, biz, köylülerin durumuna, tarımla uğraşan ve serbest olarak kendi sigortalarını ödeyen insanlara baktığımızda, köylülerin durumu da çalışan işçilerden daha farklı değil. Köylüler iyice fakirleşti. Narenciyeci bir arkadaş arıyor: "Ben ne yapayım, üniversitede iki çocuğum var, iki de ortaöğretimde. Benim narenciyem dalında kaldı. Ben ne Bağ-Kurumu ödeyebiliyorum ne vergimi ödeyebiliyorum. Benim ne yapmam lazım; intihar etmem mi lazım" diyor. Artık, köylüyü bu duruma getirdiysek, yazık! Bu köylülere sahip çıkalım. Köylülerin ürettikleri tohumundan, buğdayından, pancarından, tütününden, narenciyesinden ve tavuğundan aldığımızı aldık. Artık, vermemiz lazım bu köylülere; ki, hem Bağ-Kurunu ödesin hem çocuğunu okutsun hem de geleceğine ve hükümetine, devletine daha iyi sarılsın.

Değerli arkadaşlar, bir de emekli olan arkadaşlarımızın bir durumu var. Bunlara emeklilik elbette ki yetmiyor, ek iş yapmak zorunda kalıyorlar. Bunların da sıkıntıları var. Ne için; zaten emekliliğinde daha iyi yaşaması için emeklilik istemiş; ama, yaşayamıyorsa, geçinemiyorsa, sıkıntısı varsa, bu insanlar ek bir iş yapacaklarsa, bunlardan alınan yüzde 10'luk sosyal dayanışmayla ilgili paraların alınmaması gerekir. Emeklileri daha iyi yaşatmanın yollarını aramalıyız.

Biz, Anavatan Partisi olarak 2 tane önerge verdik. Gelin, bu önergelerimizi; ki, reddettiniz… Yüzde 5 olan vergi iadelerinin yüzde 5'te olmasını -ki, yüzde 4'e çektiniz- ocak ve temmuz ayında ödenecek olan yüzde 3'lük oranın da yüzde 6 olması için önerge verdik; maalesef, reddettiniz. Ne fark ediyordu ki?.. Yüzde 12 dahi yetmiyor artık. Bunları emeklilerimizden esirgemeyelim. Yarın hepiniz emekli olacaksınız; o durumları hep birlikte yaşayacağız, göreceğiz. O sıkıntıların, o eziyetlerin, o dolmuş kuyruğunda bekleyip de 25 kuruş nasıl noksan vereceğiz, az vereceğiz diye sırada, bu kışta, nöbet bekleyen arkadaşlarımızın durumlarını görüyoruz. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar) Ve kuyruklarda ölen insanları görüyoruz.

Bugün kredi kartı konusunda sıkıntısı olan, Bağ-Kurunu ödeyemeyen, sigortasını ödeyemeyen birsürü insan var. Gelin, bunları bir an önce Meclise getirelim. Bunların dertlerine de çare bulmak zorundayız, kaçacak yerimiz yok; çünkü, biz halkın içerisindeyiz, halka saygılıyız, onların yanında olmak zorundayız.

Değerli arkadaşlar, bizim emeklilerimiz nasıl emek verdilerse, biz onların emeğine saygı duyarak, onları sahiplenmeliyiz, onların yaşam koşullarını iyileştirmeliyiz diyor; bütün emeklilere sağlık, esenlik ve mutluluklar diliyoruz.

Biz, Anavatan Partisi olarak, emeklilerin, işçilerin, köylülerin, tüm çalışanların yanında olacağımızı bildirir, saygı ve sevgilerimi sunarım. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 7 Şubat 2006

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook