T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)
Bursa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 59. Birleşim · 4. yasama yılı · 7 Şubat 2006 · 885 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Mustafa Özyurt (CHP), 7 Şubat 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: T.C EMEKLİ SANDIĞI, SOSYAL SİGORTALAR KURUMU VE BAĞ-KUR'DAN AYLIK VEYA GELİR ALMAKTA OLANLARA EK ÖDEME YAPILMASI HK. (S.S 1076)); konuşma 885 kelime.
Mustafa Özyurt (CHP, Bursa). “T.c emekli sandığı, sosyal sigortalar kurumu ve bağ-kur'dan aylık veya gelir almakta olanlara ek ödeme yapılması hk. (s.s 1076)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 7 Şubat 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/mustafa-ozyurt-22-2006-02-07-t-c-emekli-sandigi-sosyal-sigortalar-kurumu-ve-bag-kur-dan-aylik-veya (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA ÖZYURT (Bursa)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekili arkadaşlarım; görüşmekte olduğumuz 1076 sıra sayılı kanun tasarısı hakkında, Cumhuriyet Halk Partisinin ve kişisel görüşlerimi sizlerle paylaşmak için söz almış bulunuyorum; öncelikle, sözlerime başlamadan hepinizi en içten saygılarımla selamlarım.
Değerli arkadaşlarım, emekli yaşamının en güzel yılları, devletine hizmet sunduktan sonra emeklilik yıllarında bunun keyfini çıkarmanın tadını tatmak için geçen yıllardır; ama, ne yazık ki, ülkemizdeki emeklilerin hiçbirisi bu tadın zevkine varamamaktadır. Sizler de, bu kırmızı koltuklar hiçbirinize baki değil, bir gün emekli olacaksınız ve sizlerin de, zaman zaman dışarıya gelen milletvekili arkadaşlarım gibi, bazı yakınmalarınız olacaktır.
Emeklilerin yaklaşık olarak yüzde 95'i, maaşlarının yetersiz olduğunu söylemektedir arkadaşlar; yapılan bir ankette, yüzde 95'i "maaşlarımız yetersiz, geçinemiyoruz" demektedir. Bunun en iyi göstergesi, emekli olduktan sonra, emeklilerimizin mutlaka ikinci bir iş peşine koşmalarıdır. Sağ olun (!), sizin oylarınızla, 2005 bütçesinde, kamu kuruluşlarından emekli olup da yine bir kamu kuruluşunda çalışmak isteyenlerin emekli maaşlarını kestiniz. Halbuki, bu, onların yıllardır emek verdiği kurumdan alacakları doğal haklarıdır. İhtiyacı olan emeklinin bu maaşları kesilmiştir. Bu da şunu gösteriyor: Sizin düşünceniz; işte birkaç kişi bu görevi almazsa, onun yerine bazılarını tayin ederiz, hiç değilse işsizliğin önüne geçeriz.
Arkadaşlar zaman zaman burada, AK Partinin şöyle olduğunu, AK Partinin böyle olduğunu söylüyorlar. Arkadaşlar, iktidara geldiğinizden beri işsizlik oranında binde 1 oranında bile bir düşüklük olmamıştır. Bunu, lütfen bir yere yazın; öğrenin yani artık; işsizlik oranında -yani istihdam oranında- binde 1'lik bir düşme olmamıştır.
ŞÜKRÜ ÖNDER (Yalova)Var Hocam, var!
MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Nerede bunun?!. Yani, AK Parti şöyle yaptı, AK Parti böyle yaptı, biz geldiğimizde şöyle oldu diye, ortalığı güllük gülistanlık göstermeyin arkadaşlar. Bir laf vardır; derler ki: "Rakamlar kötüdür; ama, gerçekleri söylerler." Lütfen, hiç değilse rakamları görün.
Değerli arkadaşlarım, bir de fakir fukara, garip gureba edebiyatınız var. Nedense, bir kelimenin çoğulunu yapmakla, sanki edebiyat yaptığınızı zannediyorsunuz. Fakir fukara, garip gureba; ikisi de aynı kelimenin çoğulu. Bununla edebiyat mı yaptığını zannediyor arkadaşlar?!.. İki kelimeyi, aynen, tekrar tekrar söylemekle, sanki, edebiyat yapıyor; ama, işin kötüsü, ne garip gurebanın yanındasınız ne fakir fukaranın yanındasınız arkadaşlar. Yapmayın… Söyleyeyim işte… Artık, insanlarımız emekli olmak istemiyorlar, bir gün daha fazla nasıl çalışırım diye; çünkü, emeklilikte çekeceği eziyeti biliyor.
Yine, son yaptığınız değişikliklerle, sosyal sigortalar hastanesini, işte, Sağlık Bakanlığıyla birleştirdiniz. Sanki, bununla, çok büyük bir değişiklik mi oldu?! Buraya takdim ettiğinizde, dediniz ki, işte, şöyle iyi yapıyoruz, böyle iyi yapıyoruz… İşte, gerçi, Sosyal Güvenlik Bakanımız burada değil; ama, keşke burada olsaydı; yüzüne karşı da söylerdim; şu anda, emeklilerin, devlet hastanelerinde ve eski sosyal sigortalar hastanelerindeki gördükleri eziyeti, lütfen, gitsin, bir görsün. Ben hekimim, yaşıyorum, işin içindeyim.
Bu arada, şunu da söyleyeyim arkadaşlar: Bir taraftan, işte, şöyle iyiyiz, böyle iyiyiz diyorsunuz; ama, bugün, hastalarımdan bir tanesi telefon etti; dedi ki: "Efendim, ben kanser hastasıyım. Kan şeyimi artırmak için -tıpta eritrosit sayısını artırmak, "stimüle etmek" dediğimiz bir madde vardır- bu maddenin, bu kan yapıcı maddenin, almama izin vermiyorlar efendim, parasını ödeyeceksiniz diyorlar" diyor ve "her seferinde, kemoterapi görürken, 1 milyar para ödüyorum ben bunun için" diyor ve bu hasta emekli. Hadi bakalım, ödesin… Nereden ödeyecek?.. Ondan sonra, diyorsunuz ki, işte, emeklilere şöyle iyi yapıyoruz, böyle iyi yapıyoruz… Arkadaşlar, bu iş edebiyatla olmaz.
Birkaç tane şey okumak istiyorum; aslında, böyle, hani, arka arkaya güzel cümleler düzerek değil de, bir gazete kupürü okumak istiyorum arkadaşlar. Bir emekli, diyor ki: "2006'da emekli aylığımıza yüzde 7, yüzde 3 zam yaptılar; ama, kira, yakıt, tüpgaz, dolmuşa, son bir yılda yapılan zam oranı yüzde 30. Patates, soğan, salatalık fiyatı ise, son bir yılda yüzde 100 artmıştır. Makarna yüzde 50, peynir yüzde 46 artmıştır. Özellikle mutfaktaki zam, bize yapılan zammın çok çok üstünde oldu. Hayat pahalılığı, açıklanan enflasyonun kat kat üstünde gerçekleşmiştir. Emekliye yapılan zam, kızgın sacın üstüne konulan yağ gibidir, erimiş ve uçup gitmiştir." İşte, bir emeklinin yazdığı.
Diğer bir emeklininkini okumak istiyorum: "Ben, 82 yaşında, huzurevinde yaşayan bir emekliyim" diyor arkadaşlar. "Benim gibi yaşlı ve kimsesizlerin huzurevi parasından her ay yüzde 18 KDV alındığını herhalde hükümet bilmiyor" diyor. Bilmiyorum Sayın Bakanın haberleri var mı yüzde 18 KDV alındığından huzurevlerinden. Bir emeklinin feryadı…
"Peki, bu partinin adındaki adalet nasıl bir adalettir ki, pırlanta, elmas, yakut ve incinin KDV'sini yüzde 18'den sıfıra indirirken, huzurevindeki yaşlı ve kimsesizlerden yüzde 18 KDV alınmasına göz yummaktadır?! Neresi bunun Adalet ve Kalkınma Partisi?!" Bunlar benim değil arkadaşlar, halkımızın göndermiş olduğu evraklardır. Bilginize sunmak istiyorum.
Diğer önemli bir konuya değinmek istiyorum arkadaşlar, bu tasarıyla. Biliyorsunuz, bu sene, devlet hastanelerinin yaklaşık olarak 3,5 milyar lirasını Maliye sildi, alacaklarının 3,5 milyar lirasını sildi, dedi ki; bu parayı alamazsınız. Ondan sonra devlet hastanelerine deniliyor ki; siz, hizmet vereceksiniz. Buranın hekimleri dışarıya karşı borçlanmışlar, kendilerine hizmet almışlar. O zaman, o hizmetleri de silin, deyin ki: Sizin borcunuzu siliyorum; ama, alacaklarınızı da siliyorum. Öyle değil; parayı vermiyorsunuz -3,5 milyar lirasını hastanelerin- siliyorum diyorsunuz.
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Tamamı ödendi efendim onların.
MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Hayır efendim, ne ödendisi… İşte, 750 milyar bir para göndermişsiniz, üç ayda peyderpey…
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Bakana sorun, hepsi ödendi…
MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Üç ayda bir, üç ayda bir 750 milyar lira göndereceğim diyorsunuz ve bundan dolayı…
CAVİT TORUN (Diyarbakır)Ödenmiyor diye bir şey yok…
MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Efendim, ödenmiyor değil; ama, bir taraftan 3,5 milyar lirayı kesiyorsunuz, ondan sonra diyorsunuz ki, 750 000 000 para gönderiyorum veya 750 milyar gönderiyorsunuz.
ALİM TUNÇ (Uşak)Hayır, hepsi ödenecek.
MUSTAFA ÖZYURT (Devamla)Efendim, buyurun, işte buyurun; gazete burada efendim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 7 Şubat 2006