Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)
Mersin Milletvekili ·
Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Mart 2006 · 1.032 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Özcan, 21 Mart 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEĞİŞİK ADLAR ALTINDA İLAVE ÖDEMESİ BULUNMAYAN MEMURLARA VE SÖZLEŞMELİ PERSONELE EK ÖDEME YAPILMASI HAKKINDA (S.S.1103)); konuşma 1.032 kelime.
Hüseyin Özcan (Mersin). “Değişik adlar altında ilave ödemesi bulunmayan memurlara ve sözleşmeli personele ek ödeme yapılması hakkında (s.s.1103)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 21 Mart 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-ozcan-22-2006-03-21-degisik-adlar-altinda-ilave-odemesi-bulunmayan-memurlara-ve-sozlesmeli (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 1103 sıra sayılı kanun tasarısının 9 uncu maddesi hakkında söz almış bulunuyorum; Anavatan Grubu adına Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, günlerdir, Sıhhiye'de nakliyatçı kamyon esnafının sıkıntıları… Çadır kurmuşlar; sıkıntıları olduğunu dile getiriyorlar ki, gerçekten de büyük bir sıkıntı içerisindeler. Ben, Mersin Milletvekili olarak bölgemde limanın da olması, taşımanın da bu bölgeden, özellikle, Irak'a gitmesi konusunda sıkıntılar olduğunu, ihracatımızı olumsuz yönde etkilediğini görüyoruz.
Biliyorsunuz, nakliyatçı arkadaşlarımızın, esnafımızın K-1 belgesi almak için milyarlarca para C-2 taşıma belgesi almak için firmalar kurulması gerekiyor. Oysa, bir kamyonu olan esnafın bu parayı verecek durumu olmadığını, sıkıntı içerisinde olduğunu görüyoruz.
Mersin Sanayi ve Ticaret Odasının bize göndermiş olduğu bir yazıyı Yüce Meclisimizle paylaşmak istiyorum: "Ülkemizde Irak'a karayoluyla yapılan ihracata ilişkin taşımaların, 2-C yetki belgesine sahip firmalarla yapılmasına başlamasıyla beraber nakliye sektöründe ve ihracatta ciddî sıkıntılar yaşanmaktadır."
Değerli arkadaşlar, bu belgeleri alamayınca, tabiî, kamyoncular, ihracatta yük alıp Irak'a gidemiyorlar. Haliyle, sıkıntıda… Doğu ve güneydoğudaki milyonlarca kamyoncu esnafı, bir tek kamyonu var, haliyle, belirli bir tonajda yük alamayınca, sıkıntı içerisinde olduklarını; hatta, borçlarını ödeyemez duruma geldiklerini ve icralarla karşı karşıya olduklarını beyan ediyorlar. Özellikle, Irak'a sevkıyat konusunda C-2 belgesinin istenmemesinde, kamyon esnafının, kamyoncularımızın, burada, serbest bırakılarak, savaş halinde olan Irak'a nakliye yapmalarında yarar vardır. Eğer, bu olmazsa, bu insanlar açlıkla baş başa kalır düşüncesindeyiz. Bir an önce hükümetin bu konuda daha toleranslı olmasını istiyoruz.
Değerli arkadaşlar, diğer bir konuysa, biliyorsunuz, memurlarımıza verdiğimiz 40 + 40 ve bazı memurlarımıza, kurumlara verdiğimiz +100 YTL. Elbette ki, bütün memurlarımızın almış oldukları bu farklı uygulamanın yanlış olduğunu söylüyoruz. Herkesin insanca yaşayabileceği, sosyal imkânlardan faydalanabileceği bir maaşının, bir gelirinin olması gerektiği inancındayız. Verilmiş olan bu ekücretlerin daha az olduğunu savunuyoruz ve özellikle, orman KOMSAN ve orman çalışanlarıyla ilgili elimize bir iki tane yazı gönderdiler. Orman Haftası dolayısıyla bütün orman çalışanlarını kutluyoruz, ülkemiz için bu Orman Haftasının hayırlı olmasını diliyoruz.
Değerli arkadaşlar, buradan alıntı olarak: "Çevre ve Orman Bakanlığı çalışanları tüm ulusun ortak değerleri olan çevrenin ve ormanların korunması, planlanması, geliştirilmesi ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda önemli görevler üstlenmişler ve bu uğurda da yüzlerce meslek şehidi vermişlerdir." Bugün, çıkarılacak bu yasada bunları eğer ayırıyorsak, bu meslek şehitlerimizin ruhunu da rahatsız etmiş oluruz.
Değerli arkadaşlar, bir kurumda veyahut da farklı kurumlarda 40'ın üzerindeki kuruma farklı davrandığınızda, elbette ki, çalışanlar arasında farklılık doğacaktır; bu da, çalışanları üzmektedir. Eğer, yapılacaksa, bütün çalışanlara, emeklilere, işçilere, köylülere, Bağ-Kurlulara, SSK'lılara ve Emekli Sandığında olan, gerek çalıştıkları süre içerisinde gerekse emekliliklerinde, artı, yaşayabilecekleri, ihtiyaç duyabilecekleri miktarda eködenekler verilmesinde, tazminat verilmesinde, para verilmesinde büyük yararlar olduğunu savunuyoruz.
İşte, çıkıyorlar arkadaşlar, diyorlar ki, Türkiye'de biz şunları yaptık; muhtara 208 000 000 verdik, Bağ-Kurlu olan köylülere 220 000 000, Bağ-Kur esnafına da, emeklisine 310 000 000 verdiklerinden… Soruyorum Allah lillah aşkına, bu paralar, bir ekmek parası, bir kira parası, bir telefon parası, bir yakacak parası, bir eğitim giderleri parası mı da, siz, Türkiye'de insanların çok mutlu olduğunu, gerçekten mutluluk içerisinde yaşayarak, tozpembe gösteriyorsunuz? Bunlar doğru değildir.
Değerli arkadaşlar, bu insanlar, bizim ülkemizin insanlarıdır. Yıllarca emek vermiş, yıllarca vergi vermiş, yıllarca çalışmış, otuz, otuzbeş yılını bir ülkeye harcayan bu insanlara, emekli olduklarında ikinci bir iş aratmaya hiçbirimizin hakkı var mı?! Yaşamlarını daha mutlu yaşamaları için biz bunlara destek olmak zorundayız. Siz, çıkıyorsunuz, öğretmenleri farklı düşünüyorsunuz… Öğretmenler, elbette ki, meslek icabı bazıları ekders ücreti alır, bazıları almayabilir. Zaten, ekders ücretine de verdiğiniz… Bizler, biliyorsunuz, önergelerimizle 10 YTL istememize rağmen 5 YTL'de bıraktınız.
Bütün öğretmenlerimizin, çalışanlarımızın, astsubaylarımızın, subaylarımızın, memurlarımızın, polislerimizin daha mutlu yaşamaları, görevlerine daha bağlı kalmaları, ülkede daha fazla verim alabilmemiz için bu insanlara yardımcı olmak zorundayız. Zaten, köylüler gözden çıkarıldı, köylüler perişan, tarlalarını satıyor… Traktör aldı diyorlar; kaç tane traktör satıldı, biliyor musunuz?
FAHRİ KESKİN (Eskişehir)2 000…
HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla)Daha fazladır, 2 000'lerde değil, daha fazladır, 40 ile 50'nin üzerinde. İcra kanalıyla tarlasını satıp da borcunu ödeyen köylüleri görüyor musunuz? Hiç onların yanına gittiniz mi? Durumlarını, ellerindeki mahsullerinin para etmediğini, alıcı bulamadığını, hatta, pazara götürecek paralarının dahi olmadığını biliyor musunuz değerli milletvekilleri?
Değerli arkadaşlar, biz, bu köylülerin sıkıntılarını yakından takip ediyoruz, bu memurların sıkıntılarını yakından takip ediyoruz; çünkü, onların içerisindeyiz. Esnafın, bir çekini ödemediği günler gece sabaha kadar yatmadığını biliyor musunuz? İcra depolarının önünde mallar dolu. İcra deposunun kirasını vermeyip de, icra depoları kanalıyla o esnafın malının satıldığını biliyor musunuz? Memur, birikimleriyle almış olduğu televizyonunu, buzdolabını o icra memurunun arabasına yüklerken o insanların sıkıntılarını hiç gördünüz mü, tattınız mı? Bizler tattığımız için görüyoruz, yaşıyoruz. O duyguları yaşadığımız için de, biz, bu insanların, bu ülkenin insanlarının refah seviyesinin daha fazla yükseltilmesi, daha mutlu olunması, daha güler yüzlü insanlar olmaları gerektiğini düşünüyoruz.
Bakıyoruz ki, insanlar, artık, intihar ediyor; yolları kesiyor, gasba uğruyor; yaşamları tehlikede. Hani bu AKP İktidarının mutlu Türkiyesi? Hani?.. 2 500 dolardan 5 000 dolara çıktığını övünerek bağırdığınız nerede bu kazançlar? Soruyoruz; o memurlara sorun; geçen seneki maaşı 3+3'le mi yüzde 100 arttı geliri, millî geliri? O emekliye soruyoruz; sizin maaşınız geçen seneye göre, geliriniz geçen seneye göre millî hâsıladan 2 500'den 5 000'e çıktı… "Nerede… Ben, geçen senekinden daha aşağıda yaşıyorum. Geçen sene 3 kilo ayda zeytin alıyorsam şimdi 2 kiloya düştü" diyor. Bu mu mutluluk?! Bu mu sizin ülkeye vaat ettiğiniz çağdaş, gerçekten refah içerisinde olan bir ülke?! İnan edin ki, insanların gözüne baka baka doğru şeyleri söyleyin. Yazıktır bu insanlara! Umut verdiniz, umutlarını aldınız; artık, bu umutsuzluk, onları, gelecekte sizlere gerekli cevabı verecektir, inanıyoruz. Memurlarımıza, emeklilerimize, çalışanlarımıza, teknik elemanlarımıza, hiç kimseyi ayırmadan, dul ve yetimlerimiz de başta olmak üzere, herkese, mutlu yaşamaları için, gerekli yardım yapılmalı, onlara güvence verilmelidir.
Soruyoruz, bu kaynak nerede? İşte, kaynak nerede dediğinizde… Rüşvet var mı şimdi ülkemizde, soruyorum, var mı; evet, AKP'lilere soruyorum, var mı yok mu?
MEHMET SARI (Osmaniye)Azaldı, azaldı.
ÜNAL KACIR (İstanbul)Sen işine bak; konuşmana devam et.
HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla)Burada, bakanlarınızın imzasıyla, 280 000 000 Yenlik, Japonya…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET YENİ (Samsun)Rakamlarla konuş, rakamlarla!
HÜSEYİN ÖZCAN (Devamla)Rakamlar burada; 288 000 000 yenlik uluslararası hibe konusunda nasıl imza atıyor Türkiye Cumhuriyetinin Bakanlar Kurulu, madem, Türkiye'de, rüşvet yoktu, iltimas yoktu?! Bakın, görüyorsunuz ki, kendinizi ele veriyorsunuz. Yapmayın, Türkiye Cumhuriyetinin onuruyla oynanılmasın. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlet. 91 inci yılını kutladığımız Çanakkale'deki şehitlerimizin ruhlarını bile rahatsız ediyorsunuz, eğer bu ülkede bu yabancılara karşı rüşvet vardır diye imza atıyorsanız.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 21 Mart 2006