Avrupa birliği genel sekreterliği teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:412)
Balıkesir Milletvekili ·
Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2009 · 839 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Pazarcı, 24 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AVRUPA BİRLİĞİ GENEL SEKRETERLİĞİ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:412)); konuşma 839 kelime.
Hüseyin Pazarcı (Balıkesir). “Avrupa birliği genel sekreterliği teşkilat ve görevleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:412)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-pazarci-23-2009-06-24-avrupa-birligi-genel-sekreterligi-teskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanun (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
HÜSEYİN PAZARCI (Balıkesir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde Demokratik Sol Parti ve şahsım adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Avrupa Birliğine tam üyelik için başvurmuş bir Türkiye'nin böyle bir yasayı çıkarması kesin bir gereklilikti. Bunda, aşağı yukarı herkes hemfikir zaten ancak bu biraz gecikmeli geldi. Buna rağmen, bugün bu yasanın Meclisimize sunulabilmiş olması memnuniyet vericidir ve dolayısıyla, bunu olumlu karşılıyoruz.
Avrupa Birliği Komisyonunda görüşlerimizi, kişisel görüşlerimizi bildirmiştik ve bu çerçevede Sayın Bakanın, özellikle bazı görüşleri, bazı telkinleri tasvip ettiği ve bunu yeni kanun tasarısına koyduğunu memnuniyetle gördük; kendisine teşekkür ediyoruz.
Bu memnuniyet verici tasarının özellikle bazı unsurlarını size kısaca söylemek istiyorum. Bunlardan bir tanesi, bu yasa tasarısında… Daha önceki Yasa’da Dışişleriyle olacak veyahut da öteki kurumlarla olabilecek ilişkiler arasında ne tür bir bağ olacağı, yetkilerin nasıl paylaşılacağı ifade edilmemişti. Bunun bu yeni tasarıda son şekline katıldığını görüyoruz ve Dışişleri Bakanlığının özellikle yetkilerini belirleyen 1173 sayılı Yasa’nın hükümlerinin saklı kaldığının ifade edilmesi Dışişleri ile Genel Sekreterlik arasında ortaya çıkabilecek uyumsuzlukları da silmeye matuf bir nitelik taşımaktadır.
Bunun dışında, yine Avrupa Birliği Komisyonunda Maliye Bakanlığınca ifade edilen bir unsur vardı. Daha önceki yasa tasarısında adli ve idari davalarda kurumun kendisini hukuk müşavirleri aracılığıyla savunacağı ifade edilmişti. Hâlbuki hazineyi ilgilendiren adli konular itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti Maliye Bakanlığı yetkilidir ve dolayısıyla bunun yeni tasarıya son şekline dercedilmiş olması da yine memnuniyet vericidir.
Bu arada, elimizdeki yasa tasarısında özellikle birtakım yeni başkanlıkların kurulmasının çok yerinde olduğunun altını çizmek istiyorum. Avrupa Birliği hukuku konusunda bir başkanlığın kurulması, çeviri konusunda bir başkanlığın kurulması bu konulardaki çok büyük gereksinmelerimizi karşılayacak bir nitelik arz etmektedir.
Dolayısıyla bu açılardan elimizdeki kanun tasarısı memnuniyet vericidir ancak elimizdeki kanun tasarısının bazı, endişeye mahal veren hükümleri de yok değil. Bunların da önemli bir bölümünü Avrupa Birliği Komisyonunda ifade etmiştik. Örneğin, bir 17’nci maddede 657 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesinin birinci fıkrasına birtakım eklemeler yapılması öngörülmüş ve bu çerçevede Genel Sekreterliğe istisnai memur alınması yolunun açıldığını görüyoruz. Bu, uygun şekilde kullanıldığında… Çünkü bu konuda gerçekten uzman kişilere, kadrolara ihtiyaç vardır ve Türkiye’de bu konuda da her zaman devletin mekanizması içinde gerekli kişileri bulmak olanaklı olmamaktadır. Ancak bu istisnai memuriyet unsurunun bir partileşme, kendi partisi adına olumsuz kullanılmaması Türkiye'nin istikbali, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin daha olumlu çalışmalar yapabilmesi bakımından çok büyük önem arz etmektedir. Buna Sayın Bakanın ve ekibinin tevessül etmeyeceğini, Hükûmetin buna tevessül etmeyeceğini ifade etmek istiyorum. Bu endişemizi bu çerçevede ifade etmek istiyorum.
Onun dışında, geçici 3’üncü maddede, yine, hâlihazırda kadrolu bulunan bütün üst kadronun görevden alınması gibi bir yola gidiliyor. Bu çerçevede de aynı temennileri, aynı beklentileri ifade ediyoruz ve dolayısıyla bu konuda da Hükûmetimizin bizi rahatlatmasını, bu endişeleri ortadan kaldırmasını bekliyoruz.
Bu çerçevenin dışında, Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin bu şekilde düzenlenmesine ilişkin olarak bir unsuru -belki bizlerin gözünden biraz kaçtı, Avrupa Birliği Uyum Komisyonunda; anlaşılan, Dışişleri Komisyonunda da gözden kaçmış- bu yasa, bu kanun tasarısı Plan ve Bütçe Komisyonundan geçseydi, kadrolarla ilgili, birtakım bakanlıklara atamalarla ve bakanlık sistemine veya devlet kurumlarına atamalarla ilgili birtakım sorunları da çözmüş olarak önümüze gelecekti ve bazı tereddütleri de ortadan kaldırmış olacaktı.
Şimdi, bu yasa tasarısının birçok memnuniyet veren ama endişe veren yanlarını da ifade ettikten sonra bir temel sorunla karşılaşıyoruz, Avrupa Birliği Genel Sekreterliği ne yapacak, ne işe yarayacak ister istemez, işlevi ne olacak? Normalde Avrupa Birliğine tam üyeliğe başvurulmuş bir Türkiye bakımından bu Genel Sekreterliğin işlevi çok önemli idi, çok büyüktü. Ancak, hâlihazırda Avrupa Birliği temsilcilerinin değişik vesilelerle veya değişik forumlarda ifade ettiği gibi, ucu açık -bu, müzakere belgesinde de yer alıyor- görüşmeler yapılması unsuru bir ayrıcalıklı, imtiyazlı ortaklık şeklinde bir sonuca da götürebilir gibi Türkiye’de çok büyük tereddütler uyandıran, Avrupa Birliği üyeliğimiz konusunda bizleri çok rahatsız eden birtakım durumlarla karşı karşıya bulunuyoruz.
Bunun dışında, yine, müzakere belgesi çerçevesinde birtakım unsurların Türkiye bakımından dayatılması bizim için çok umut verici olmayan bir ortam yaratma yoluna giriyor. Bu konuda, özellikle Kıbrıs konusunda Avrupa Birliğinin Türkiye’ye dayattığı veya dayatmak istediği verilerin üzerinde çok dikkatle çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.
Bu Kıbrıs konusunun Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğine etkisi, birinci olasılık, Türkiye tamamen ödün verecektir, bizi, toplumumuzda da çok büyük, derin yaraları açacak sonuçlara götürecektir. Böyle bir davranışı Hükûmetimizden beklemiyoruz.
İkinci olasılık, bazı küçük ödünler vermek suretiyle bu işin halledilmesi yoludur. Bunun da birtakım sakıncaları olacaktır belki ülkemiz bakımından.
Üçüncü olasılık, belki birtakım yapmamız gereken görevleri yerine getirirken Avrupa Birliğinin de bunları yaptığımızı hesaba katarak Kıbrıs konusundaki koşullarını esnekleştirmesi veya ortadan kaldırmasının sağlanması sorunudur.
Bütün bu konularla ilgili eğer gerekli girişimler üzerinde yoğunlaşılmazsa, Hükûmetimiz bu konuda tüm çabaları…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Pazarcı.
HÜSEYİN PAZARCI (Devamla)…elinden gelen her şeyi yapmazsa o zaman Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin bu, iyi yola girme şeklindeki düzenlemesinin de maalesef bir işlevi olmayacaktır veyahut da diplomatik ve siyasi olarak Türkiye’nin çok büyük başka sorunlarla karşı karşıya kalması nedeniyle Avrupa Birliği Genel Sekreterliğinin teknik işlevini kaybetmesi gibi durumlarla karşılaşılması söz konusudur. Bu konuda Hükûmetimizin ve Sayın Başmüzakereci ve Devlet Bakanımızın gerekli ihtimamı göstereceği ve bugünden itibaren üzerinde en fazla durmamız gereken konunun işin bu diplomatik ve siyasi yanı olduğunu hepinizin takdirlerine sunarım.
Saygılarımla. (DSP, CHP ve MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 24 Haziran 2009