İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 83. Birleşim · 1. yasama yılı · 22 Mayıs 2003 · 1.036 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti), 22 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 1.036 kelime.
Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti, Manisa). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 22 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-tanriverdi-22-2003-05-22-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tasarının, 121 inci maddesi olarak değiştirilen 120 nci maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; öncelikle, Grubum ve şahsım adına saygılar sunuyorum.
Biraz önce, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına bir arkadaşımız burada konuştu ve sözlerini, doğrusu "yazıklar olsun" diye bitirdi, "yazık olsun" diye bitirdi; ne yazık ki, böyle bir talihsiz konuşma yaptı. Ben de kendisine "yazıklar olsun, yazıklar olsun, yazıklar olsun" diyorum. (AK Parti sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Çünkü, Cumhuriyet Halk Partisinin içerisinde bir ses yükselmişti; o ses kulağımda yankılanıyor. O ses diyordu ki, maalesef, Cumhuriyet Halk Partisi, hâlâ, 1930'ların Cumhuriyet Halk Partisi. (AK Parti sıralarından alkışlar; CHP sıralarından gürültüler)
HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale)Onunla iftihar edin!..
HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Hâlâ, 1930'ların mantığıyla, kafasıyla, düşüncesiyle hareket ederseniz, sadece bizleri değil, tüm kamuoyumuzu ürkütürsünüz; ki, şu anki konuşmayı izleyen kamuoyu, bundan ürkmüştür, size haber veriyorum. (CHP sıralarından gürültüler)
Değerli dostlarım, yine, konuşmacı, "AKP=IMF veya IMF=programları" gibi sözler söyledi. Doğrusu, bunda bizim gocunacak hiçbir yönümüz yok. Biz, düne kadar, IMF programlarını hükümet içerisinde bulunduranları kabinemize almadık ve grubumuzda da IMF'nin temsilciliğini yapan bir milletvekilimiz yoktur; açıkça ifade ediyorum! (AK Parti sıralarından alkışlar)
Doğrusu, sayın konuşmacının bu metnini kimin yazıp eline tutuşturduğunu da, hâlâ, anlamış değilim. Çünkü, bu konuşmanın onun tarafından yapılacağına inanmıyorum; ama, birileri eline tutuşturdu, geldi, burada, kürsüde konuştu. Kim yazdıysa o yazıyı burada çıkıp açıkça söylesin! (AK Parti sıralarından alkışlar)
ENVER ÖKTEM (İzmir)Sayın Başkan...
HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Değerli arkadaşlarım, bugüne kadar, gerçekten, İş Yasası Tasarısıyla ilgili güzel konuşmalar yapıldı ve İş Yasası Tasarısının son maddelerine geldik, yürürlük maddesini konuşuyoruz ve bu tasarı, gerçekten, bugün, Türkiye için, daha önceki konuşmalarımda da belirttiğim gibi, çalışma hayatının, ekonominin ve hatta demokrasinin sinir sistemini oluşturan bir yasa tasarısıdır. Bu tasarı, Türk çalışma hayatını düzenlediği gibi, Türkiye'nin önünü açacak da bir yasa tasarısıdır.
Daha önceki konuşmalarımızda, içimize sinmediğinden bahsettiğimiz birkaç madde vardı. O maddeler üzerinde de, sağ olsun, gruplar belli bir noktaya geldiler. Dün akşam konuşmalar yapıldı. Bugün, sabah, Danışma Kurulunda da, 5 madde üzerinde, hem Cumhuriyet Halk Partimiz Grubu hem de AK Partimiz Grubu uzlaştılar ve bugün, birazdan, o anlaşılan maddeler üzerinde, mutabakata varılan maddeler üzerinde tekriri müzakereler yapılacak.
Görülüyor ki, bundan da anlaşılıyor ki, AK Parti, toplumun içine sinecek bir yasanın çıkmasını istiyor; bundan da anlaşılıyor ki, kesimlerin, içine sinecek bir yasanın çıkmasını istiyor. Yani, AK Partinin, biraz önce konuşmacının söylediği gibi, içi kara değil; dışı da ak, içi de aktır! (AK Parti sıralarından alkışlar)
Burada, insanî duygularını kaybetmiş gibi itham edici ağır ifadelerde bulunmak yanlıştır. Bununla, AK Partinin "insanı yücelt ki devlet yücelsin" sloganından, ifadesinden ve bu programından habersiz olduklarını bir defa daha ortaya koymuş oluyorlar. AK Parti, insanı yüceltmek için gelmiştir, değerlerini yüceltmek için gelmiştir, demokrasinin yerleşmesi için gelmiştir; muhafazakâr demokrat olduğunu her platformda, her konuşmasında ifade etmektedir. O açıdan, bu kadar insafsız, bu kadar acımasız bir saldırının içine girmenin anlamını hâlâ bulmuş değilim değerli dostlarım.
Burada biraz ahlakî davranmak gerekiyor, burada biraz insanî davranmak gerekiyor, burada biraz emekten yana ve burada biraz Türkiye'den yana tavırlar koymak gerekiyor. Aksi halde, insanî duygulardan uzaklaştığınız zaman, ahlakî duygulardan uzaklaştığınız zaman, vehimlerinizle hareket edersiniz ve kuşku kumkumasına takılır, ona göre hareket edersiniz; bu da yanlış olur. O açıdan, bu yanlışlara düşmemek için, daha yolun başında, şahsım adına, Grubumuz adına bir defa daha hatırlatıyorum: Bugün Türkiye bizden çok şey bekliyor, insanlarımız çok şey bekliyor ve hatta, dünya bizden çok şey bekliyor. Bize yakışır bir şekilde, Türkiye Büyük Millet Meclisine yakışır bir şekilde burada konuşmaları yapmak, herhalde, Türkiye'nin kazanımı olur ve bu konuşmaları yaptığımız zaman, yıllardır ihmal edilen -her defasında söylüyorum- "egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ifadesinin içini doldururuz. Bugüne kadar ihmal edildi, boş kaldı; biz bunu doldurmak için, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunu göstermek için çalışmalar yapıyoruz, programlarımız buna dayalıdır. O açıdan, hiç kimse kuşkuya kapılmasın, kuşku kumkuması içerisine girmesin.
Benim esas söylemek istediğim konular, elbette, geçici madde üzerindeydi; yani, kıdem tazminatı maddesiyle ilgiliydi.
MUSTAFA ÖZYÜREK (Mersin)Geçti o madde.
HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Burada uzun uzun bu maddeye girecek değilim; ancak, dün Sayın Meral burada bir konuşma yaptılar ve o konuşmaya baktığımız zaman, sanki kıdem tazminatı hükmü, yeni, yasaya derç ediliyor, sanki Kıdem Tazminatı Fonu yeni oluşturuluyor gibi bir anlam çıkıyor. Oysa, değerli milletvekilleri, kıdem tazminatı maddesi, daha önceki, 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesinde aynen ifade edilmekte, yerini bulmakta ve bizim şu an kabul ettiğimiz geçici 6 ncı maddede de, kıdem tazminatına ilişkin hüküm, 14 üncü madde aynen korunuyor. Yani, kıdem tazminatına bir saldırı yok, kıdem tazminatına ilişkin bir değişiklik yok, kıdem tazminatı fonuna ilişkin de bir öneri yok. Kıdem Tazminatı Fonuyla ilgili olarak bir önceki yasada, yani 1475 sayılı Yasada aynen şöyle deniliyor: "İşveren sorumluluğu altında ve sadece yaşlılık, emeklilik, malullük, ölüm veya toptan ödeme hallerine mahsus olmak kaydıyla, devlet veya kanunla kurulu kurumlarda veya yüzde 50 hisseden fazlası devlete ait bir bankada veya bir kurumda, işveren tarafından kıdem tazminatıyla ilgili bir fon tesis edilir. Fon tesisiyle ilgili hususlar kanunla düzenlenir." Yani, mevcut hüküm aynen korunuyor.
Sayın Meral dün dediler ki: "Efendim, 9 kişilik Bilim Kurulundan sıkça söz ediliyor. 9 bilim adamı dediğimiz arkadaşlarımızın hazırladığı yasa tasarısında böyle bir şey yok." Sayın Meral'in tutanaklardan aldığım konuşması.
Evet, bu konuda Bilim Kurulunun raporuna baktığınız zaman, burada, kıdem tazminatına ilişkin 24 üncü madde var. Bu maddeye baktığınızda, yine, bu maddede, fon oluşumu ortaya konulmaktadır. Bunu, o satırı okuduğumuzda "Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulur. Fon kurulması ve işçilerin kıdem tazminatları ile fonun yönetimi ve işleyişi, çıkarılacak bir kanun ile düzenlenir" deniliyor. Bu konuya, bilim adamları, üniversite, bu konuda ihtisas yapmış bu insanlar, kıdem tazminatına, madde 24'te yer vermişler.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Sayın Başkan, 1-2 dakika eksüre verir misiniz?..
BAŞKANBuyurun Sayın Tanrıverdi.
HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Ancak, bu konuda sosyal taraflar arasında ihtilaf söz konusu olunca -yani, sosyal taraflar dediğimiz, bildiğiniz gibi, işçi, işveren ve hükümettir- Bilim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Sayın Metin Kutal'ın üst yazısıyla aynen ifade şudur: "Kıdem tazminatı konusunda komisyonumuzun ilk tercihi olan, bu tazminatın bir fondan karşılanması önerisi üzerinde sosyal tarafların bazılarının olumlu yaklaşımına karşın, aralarında mutabakat sağlanamamıştır. Bu durum karşısında, Bakanlığınızın bu hususta nihaî tercihi yapması ve buna göre taslağı Bakanlar Kuruluna sevk etmesi gereği ortaya çıkmıştır." Yani, burada, takdir hakkını tamamen Bakanlığa bırakmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
36 konuşma daha · 22 Mayıs 2003