İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)

Hüseyin Tanrıverdi

Manisa Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 88. Birleşim · 4. yasama yılı · 13 Nisan 2006 · 593 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti), 13 Nisan 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL GÜVENLİK KURUMU KANUNU TASARISI VE SAĞLIK, AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER HK. (S.S.1102)); konuşma 593 kelime.

Hüseyin Tanrıverdi (AK Parti, Manisa). “Sosyal güvenlik kurumu kanunu tasarısı ve sağlık, aile, çalışma ve sosyal işler hk. (s.s.1102)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/huseyin-tanriverdi-22-2006-04-13-sosyal-guvenlik-kurumu-kanunu-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sos (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN TANRIVERDİ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; sözlerime başlarken, hepinize saygılarımı, sevgilerimi ve selamlarımı sunuyorum.

Biraz önce, gerçekten, Meclisin mehabetine yakışabilecek bir konuşma izlemedik. Hele hele, kendisini bir parti lideri olarak gören bir şahsa, böylesi beyanların hoş olmadığını ifade etmek zorundayım.

Sayın Hatip buraya çıktı, çok değerli milletvekili arkadaşlarımı bir yürek testinden geçirmeye çalıştı. Halkımız ve milletvekili arkadaşlarımız, burada, kimin nereye kadar yüreğinin yeteceğini, soluğunun nereye kadar yetebileceğini görüyor, biliyor ve bu konuda yüreğinin ve soluğunun nerede yarım kaldığını, herkesin nereye kadar koşabildiğini görmektedir.

SELAMİ UZUN (Sivas)Nasıl döküldüklerini gördük.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Doğrusu, biz, AK Parti olarak, bir sanal partiyi muhatap alarak konuşmak istemiyoruz; ama, bir insan olarak, bu toplumda yaşayan birileri olarak, katkıları varsa, hepsinin katkısını tek tek alıyoruz.

Bugün görüşmekte olduğumuz Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu üzerinde de aynı şey yapılmıştır. Bütün siyasî partilerimizin, sivil toplum örgütlerimizin, her birinin, hem alt komisyonlarda, hem de üst komisyonlarda görüşleri alınmıştır; yetmemiştir, bizzat, kurumlara, sivil toplum örgütlerine gidilmiş, orada, kurumlar nezdinde, bütün temsilcilerinin hazır bulunduğu ortamda brifing verilmiş ve onların talepleri dinlenmiş, sonunda dikkate alınarak yasa tasarısına derç edilmiştir.

Böylesi önemli çalışmalar yapılmış ve tasarı ortaya çıkmışken, bunun maddeleri görüşülmüyor ve burada Genel Kurulda konuşmalar yapılamıyor şeklinde bahanelerle ve hele hele ön kesmek adına son günlerde bir yafta oluştu, bunu IMF istiyor, öyle çıkarıyorsunuz… Hayır...

ÖMER ABUŞOĞLU (Gaziantep)İstemiyor mu IMF?

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Biz, halkımız istiyor diye, halkımızın ihtiyacı var diye Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununu çıkarıyoruz ve peşinden, Sigortalar Kanunu ile Genel Sağlık Sigortasını halkımızın ihtiyacı olduğu için çıkarıyoruz.

Bu ülkede herkes sosyal devleti tarif ediyordu, Anayasanın 2 nci maddesini tarif ediyordu, Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir diye tarif ediyordu; ama, maalesef, bugüne kadar, sosyallik kavramının içini kimse dolduramadı ve içi boş kaldı, eksiklikler var; bu boşluğu, eksiklikleri, büyük bir yüreklilik örneği vererek AK Parti İktidarı ortaya koydu. Bugüne kadar herkes bunların edebiyatını yaparken, kürsüden, Genel Kuruldan hamasi nutuklarını atarken, halka gidip kahvelerde, meydanlarda hamisi nutkunu atarken "kimse açta, açıkta kalmayacak" derken, işte, biz bu kanunlarla, kimsenin açta, açıkta kalmayacağını gerçekleştiriyoruz. Böylesi önemli bir kanunu görüşüyoruz. Elbette Genel Kurulda da buna katkı verilmesini arzu ediyoruz; ancak, sudan bahanelerle ve "böylesi yürekli bir adımın önüne nasıl geçeriz, AK Partinin önünü keseriz, böylesi bir çalışmayı bunlar gerçekleştiriyor, yarın biz halka ne deriz" şeklinde bir ifadeyle Meclisi terk etmek, doğrusu demokrasiyle bağdaşmıyor, Meclis içinde bulunanların da demokrasi gereği katkılarını ortaya koyması gerekiyor.

Burada, doğrusu, benim aklım ermiyor. Demokrasiyi, uzlaşma rejimi olarak kabul edeceksiniz; ama, benim dediğim olmadı, benim istediğim şekilde bu iş gerçekleşmiyor diye, bir bahaneyle, Genel Kurulu terk edeceksiniz!.. Doğrusu, bu, demokratik bir anlayış değil, demokrasiyle uyuşan bir yönünü ben hâlâ bulamadım, göremedim, diğer arkadaşlarımın da bu noktada bulamadığını, göremediğini müşahede ediyorum.

Burada "çamur at, izi kalsın" kabilinden konuşma yapmak, kürsüde böyle bir davranış içinde bulunmak da çok yanlış. Konuşacaksınız; ama, arkasından size cevap verileceğini düşündüğünüz için, buradan, hemen salonu terk edip, gideceksiniz; bu, yanlış.

HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)Biz buradayız.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)- Eğer, yüreğiniz yetiyorsa, oturursunuz burada, konuşmaları dinlersiniz. (AK Parti sıralarından alkışlar)

HÜSEYİN ÖZCAN (Mersin)- Senin Başbakanın dinleme şeyinde bile bulunmadı.

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla) -Şimdi, siz yokken, biz ne konuşacağız?!. Yüzünüz varsa, yüz yüze geldiğimiz zaman konuşuruz. Elbette yüreğiniz yetmeyecek, kalbiniz buna dayanmayacak, cevaplar verildiği zaman konuşmalara bu noktada direnciniz olmayacak, atacaksınız çamuru, izi kalsın kabilinden; kaçacaksınız; yok böyle bir şey.

Eğer söyledikleriniz doğruysa, işte, hükümet adına Sayın Bakanımız çıkıyor burada konuşuyor, Partimizin Grup Başkanvekili çıkıyor konuşuyor ve bir milletvekili olarak ben konuşuyorum.

MİRAÇ AKDOĞAN (Malatya)Sadece konuşuyorsunuz, icraatlarınızı görelim!

HÜSEYİN TANRIVERDİ (Devamla)Bizim icraatlarımızı halkımız görüyor.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

35 konuşma daha · 13 Nisan 2006

35 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook