Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)
Erzurum Milletvekili ·
Genel Kurul, 53. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Ocak 2006 · 880 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
İbrahim Özdoğan, 24 Ocak 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KALKINMA AJANSLARININ KURULUŞU,KOORDİNASYONU VEGÖREVLERİ HAKKINDA KAN.TAS.(SS.920)); konuşma 880 kelime.
İbrahim Özdoğan (Erzurum). “Kalkınma ajanslarının kuruluşu,koordinasyonu vegörevleri hakkında kan.tas.(ss.920)”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ibrahim-ozdogan-22-2006-01-24-kalkinma-ajanslarinin-kurulusu-koordinasyonu-vegorevleri-hakkinda-kan-3 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA İBRAHİM ÖZDOĞAN (Erzurum)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Tekrar, Yüce Heyetinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Bölgesel Kalkınma Ajansları, merkezî hükümetten bağımsız bir idarî yapıda, sınırları çizilmiş bir bölgenin sosyoekonomik koşullarını geliştirme amacıyla, 1930'lu yıllardan itibaren, dünyada kurulmuştur. Önemli bir bölümü Avrupa'da olmak üzere, pek çok bölgesel kalkınma ajansı mevcuttur. Bu konuda ilk örnek, 1930'lu yıllardaki girişimiyle Amerika'dır; daha sonra, Avusturya, Almanya, Brezilya, Belçika, İspanya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya'da birçok bölgesel kalkınma ajansı kurulmuştur. İkinci Dünya Savaşının ardından, bu konuya verilen önem artmıştır. Savaşın yıkıcı etkileri ve hızlı teknolojik gelişmeler, Avrupa'nın batı ülkelerinde farklılıklar yaratmıştır. Fransa'da Paris ve çevre bölgelerinin, diğer bölgelerin toplamından daha fazla gelişme göstermesi, İtalya'da kuzey-güney ayırımının iki farklı dünya yaratacak düzeye çıkması sonucu bu bölgelerde yeniden yapılanma probleminin olması, diğer Avrupa ülkelerinde bölgesel kalkınmaya yönelik politikaların oluşturulmasına yol açmıştır.
Batı Avrupa ülkelerindeki bölgesel politikalar, elli yıla yakın bir süredir geliştirilmektedir. 1950'li ve 1970'li yıllar arasında, bölgesel politikalar, sosyal ve ekonomik müdahaleler önplandayken, 1970'li yıllarda bölgesel politikalar değişmeye başlamış, içsel kalkınma politikaları önem kazanmıştır. 1970'lerde, Batı Avrupa'da iki farklı yaklaşım bir arada uygulanmaya başlanmıştır. Bu ülkeler, bölgesel politika olarak anlık tepki vermek üzere kurulan programlar yerine, ulusal stratejinin parçası olan bölgesel kalkınma planları geliştirmiştir. Ayrıca, yeni oluşturulan bölgesel farklı kurumlar, bölgesel kalkınmaya yönelik çalışmalar yapmaya başlamışlardır. Birinci yaklaşım tavandan tabana politik bir yaklaşım içerirken, diğeri tabandan tavana bir yaklaşımdır. Bu süreçte, bölgesel kalkınma ajansları farklı içerikler kazanmıştır. Bugün Avrupa ülkelerinin genel politikası, bölgelerin ekonomik bakımdan gittikçe özerkleşmesi ve dışarıdaki girişimcileri bölgelerine çekmek amacıyla bölgelerarası kalkınma yarışına katılmaktır.
Batı Avrupa ülkelerinde 1950'li yılların başında kurulan bu kurumlar, Doğu Avrupa ülkelerinde 1990'lı yılların başında kurulmaya başlamıştır. Bugün bölgesel kalkınma ajansı olmayan geçiş ülkesi yoktur ve bu ülkelerin ajansları, farklı deneyimler yaşayarak oluşturulmuştur.
AB'nin görevlendirdiği uzmanlar tarafından kurulan kalkınma ajanslarının finansmanları başlangıçta AB tarafından sağlanmıştır. 1990'lı yıllar, bu kurumların geçiş ülkelerine yerleştiği yıllardır.
Türkiye'de bölgesel politikalar ilk olarak 1960'lı yıllarda kalkınma planlamasıyla başlamış, 8 kalkınma planında da yer almıştır. Kalkınma planlarının temel amacı, bölgelerarası gelişmişlik farkının kapanmasıdır; ancak, kalkınma planlarında öngörülen hedeflerin gerçekleşmesi için uygulanan politikalar bölgesel dengesizlikleri giderememiş, aksine daha da artırmıştır.
Türkiye'de bağımsız yerel kurumların olmaması, merkezî kurumların yerel düzeydeki birimlerinin işlevlerinin sınırlı olması, uygulanan politikaların etkinliğini azaltmaktadır.
Türkiye'de, AB tarafından bölge planlamasının yeni bir anlayışla yeniden ele alınması gerektiği, bu aracın da bölgesel kalkınma ajansları olduğu ifade edilmiş ve konu ilk kez AB'ye tam uyum müzakere sürecindeki Katılım Ortaklığı Belgesinde "orta vadede yapılması gereken işler" kapsamında belirtilmiştir. Bu nedenle, bölgelerin sosyoekonomik uyum analizlerinin yapılması, bölgesel politikaların belirlenmesi, AB bölgesel istatistik sistemiyle karşılaştırılabilir veri tabanı oluşturulması amacıyla ülke genelinde üst düzeyde istatistikî bölge birimleri oluşturulmuştur.
Düzey istatistikî bölge birimi ise, düzey 2 istatistikî bölge biriminin gruplandırılması sonucu tanımlanmış olup, 12 adettir. Bağımsız kalkınma ajansları bu sınıflandırmada, merkezleri de belirtilmiş olan düzey 2 kademesinde 26 ayrı bölgede kurulacak birimlerdir. Bu istatistikî bölge birimlerinin oluşturulması, AB'ye uyum kapsamında atılan adımlardan biri olarak düşünülmektedir.
Türkiye'de bölgesel kalkınma ajansının ilk ele alınması, 1990'lı yıllarda başlamıştır. Bu sürecin Türkiye'de başlatılmasındaki amaç, yurt içinde beklenen yerelliklerin kendi içsel kalkınma dinamiklerinin yanı sıra, AB'ye katılma sürecini hızlandırmaktır; ancak, bu örneklerin çoğu, proje aşamasında kalmış ya da uygulamanın başında çıkan sorunlar nedeniyle sona ermiştir. Türkiye'de bu konuda yapılan birkaç uygulama söz konusudur.
GİDEM'ler, GAP Bölgesinde Entegre Bölgesel Kalkınmanın Güçlendirilmesi ve Sosyoekonomik Dengesizliklerin Azaltılması Programı çerçevesinde, 1997'de Adıyaman, Diyarbakır, Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin İllerinde hizmete girmişlerdir. Proje, 2002 yılında tamamlanmıştır. GİDEM'lerin amacı, bölgelerindeki yatırımcılığı ve girişimciliği özendirmek, yerli ve yabancı sermayeyi bölgeye çekebilmek açısından gerekli danışmanlık hizmetini verebilmektir.
Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı ise, 1993 yılında, Ege Bölgesinin ekonomik gelişimini hızlandırmak için yurtiçi ve yurtdışı yatırımların bölgeye ilgisini artırmak amacıyla kurulmuştur. Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı, bu aşamada Fransa'dan ve Avrupa'daki çeşitli kalkınma ajanslarından destek almıştır. Ege Bölgesi Kalkınma Ajansı, Türkiye'yi ve Ege Bölgesini tanıtma amacı gütmektedir. Yabancı firmaların bölgedeki yatırımlarına teknik danışmanlık hizmeti verebilmektedir. Bölge illerinin yatırım olanaklarını tespit etmekte ve bu konuda yabancı yatırımcıya yönelik tanıtım dokümanları hazırlamaktadır.
Mersin Kalkınma Ajansı, 2002 yılında faaliyete geçmiştir. Kuruluş aşamasında Eureda, Info, Murcia, Shannon ve Alsace kalkınma ajanslarından danışmanlık ve bilgi desteği alınmıştır. Bu ajansın temel amacı, Mersin'in ekonomik, sosyal ve kültürel açılardan gelişmesini sağlamak, yaşam kalitesini yükseltmektir.
Türkiye'nin AB'nin bölgesel politika örgütlerini kullanması gerektiği ilk olarak 2001 yılındaki Katılım Ortaklığı Belgesinde empoze edilmiş ve bu doğrultuda, 2002 yılında, AB'nin sistemi bir Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edilmiştir. Bu çerçevede, bölgesel istatistiklerin toplanması, bölgesel düzeyde sosyoekonomik analizlerin yapılması, bölgesel politikaların çerçevelerinin belirlenmesi, Avrupa Birliğinin bölgesel istatistik sistemine uygun ve dolayısıyla, karşılaştırılabilir bir istatistikî veri tabanının da oluşturulması hedeflenmiştir.
Böylelikle, Türkiye'de istatistikî bölge birimleri sınıflandırılması kararı alınmıştır. Sosyal ve coğrafî yönden benzerlik görünen birbirine komşu iller, bölgesel kalkınma planları ve nüfus büyüklükleri de dikkate alınarak, farklı düzeylerde sınıflandırılmıştır.
Tasarıya göre, kalkınma ajanslarının kurulmasıyla gelen yeni düzende, Türkiye'de, bölgelerarasında ekonomik ve sosyal dengesizliklerin azaltılmasına yönelik politikalar merkez tarafından belirlenecek, bu politikaların uygulanması ise ajanslar tarafından gerçekleştirilecektir.
Tasarı, çevresel hizmetler açısından incelendiğinde görülmektedir ki, yerel yönetimlerin yetkisinde olan çevre hizmetleri ile kalkınma ajanslarının sorumlu olduğu çevreyle ilgili konular için sağlıklı ve sürekli bir koordinasyon ve işbirliği ortamının tesis edilmesine ihtiyaç vardır. Kalkınma ajansları, yetkili oldukları bölgelerde doğrudan altyapı ve çevre projesi gerçekleştirmeyecekler; ancak, bu alandaki kaynakları yerel yönetimlere yönlendirmede yetkili olacaklardır. Tasarıda, ajansların, havza ve kıyı koruma ve geliştirme projelerinin, bataklık projelerinin, uygun yer seçimine göre ideal büyüklükte, en uygun şartlarda ve nitelikte ve…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
26 konuşma daha · 24 Ocak 2006