Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
Rize Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 55. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Şubat 2004 · 539 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
İlyas Çakır (AK Parti), 19 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 539 kelime.
İlyas Çakır (AK Parti, Rize). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 55. Birleşim tutanağı, 19 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ilyas-cakir-22-2004-02-19-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
İLYAS ÇAKIR (Rize)Sayın Başkan, kıymetli milletvekili arkadaşlarım; görüşülmekte olan Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 8 inci maddesinde, görüşlerimi açıklamak üzere şahsım adına söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygılarımla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, çok önemli bir tasarı görüşülürken iktidarıyla muhalefetiyle verilen destek, dünyadaki değişmeler ve gelişmeler, ülkemizin ihtiyacı doğrultusunda yapılan düzenlemeler ve muhalefetin -amaç maddesinde verdiği önergeyle- bizimle mutabık olduğu tasarının "Amaç" maddesindeki durum gösteriyor ki, hakikaten ihtiyacımız olan bir tasarıyı görüşüyoruz.
Ben, burada, bir polemiğe girmeden, sadece, şahsım adına söz aldığım 8 inci madde üzerinde hazırladığım notları size okumak istiyorum.
Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısının 8 inci maddesi üç temel hususu içermektedir: Bunlardan birincisi, mahallî müşterek nitelikli her türlü görev ve yetkinin yerel yönetimlere ait olduğu. "Mahallî müşterek" terimi -CHP'den konuşan arkadaşımızın "mahallî müşterek" teriminin muğlak ve müphem olduğuna dair iddiası var- esasında, anayasal bir terim olduğunu hepimizin bildiği ve içeriğinin de ne olduğunu herkesin bildiği bir terimdir. İkincisi, mahallî idarelerin bu görev ve yetkileri, idarenin bütünlüğü içinde, ulusal düzeyde belirlenen standartlara uygun olarak yürütülür. Üçüncüsü, 8 inci madde, herhangi bir hizmetin ciddî ölçüde aksatılması halinde, merkezî idarenin müdahalede bulunma hakkının olduğunu düzenlemektedir.
Esasen, 1930'lu yıllarda hazırlanan 1580 sayılı Belediye Kanununa baktığımızda, mahallî idarelerin bugünkünden çok daha geniş görev ve yetkilerle donatıldığını; ancak, zaman içinde bu yetkilerin birçoğunun merkezî idare tarafından fiilen üstlenildiğini görmekteyiz. Arkadaşlar, bu yeni düzenlemeyle, merkezî idare kuruluşlarının mahallî müşterek hizmetlere girerek aşırı ayrıntıya boğulması engellenmektedir.
Biraz önce, arkadaşlar da söylediler, Sayın Başkan da söyledi; günde 10 000 kişinin ziyaret ettiği bir Meclis kampusunda, işlerin düzenli yürütülerek, memleketin ihtiyacı olan düzenlemeleri, çalışmaları yapmanın mümkün olmadığını hepimiz yaşıyoruz arkadaşlar.
Merkezî idare, ulusal ve bölgesel nitelikli alanlarda yoğunlaşarak, daha etkin bir yapı kazanırken, mahallî idareler halka en yakın birimler olarak, ilgili mahalli ilgilendiren konularda daha etkin bir konuma yükseltilmektedir. Bu yolla, mahallî müşterek ihtiyaçların daha sağlıklı bir şekilde tespiti ve karşılanması sağlanacağı gibi, bu hizmetlerin planlanmasında ve uygulanmasında katılımcılığın ve demokratik karar alma süreçlerinin önemi de artacaktır.
Dünyadaki genel eğilimlere ve ülkemizin ihtiyaçlarına dayanarak yapılan bu düzenleme, mahallî idarelerde başıbozukluk anlamına da gelmemektedir arkadaşlar. Tam aksine, gereksiz yüklerden arınmış merkezî idare, idarenin bütünlüğü ilkesi çerçevesinde, mahallî idareleri daha sağlıklı bir şekilde yönlendirecek ve denetleyecek bir konuma kavuşturulmaktadır.
Ayrıca, kuruluşundan bu yana üyesi olduğumuz Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartını da 1998 yılında onaylamış bulunmaktayız; merkezî idare tarafından görülecek görev ve hizmetler dışında kalan mahallî müşterek nitelikli ve tüm hizmetlerin mahallî idareler tarafından yerine getirilmesi esasını benimsemiş bulunmaktayız.
Bu maddede ortaya konulan anlayış, bu kanunla bütünlük arz eden ve inşallah, yakında Meclis gündemine gelecek olan büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve il özel idareleri kanunlarıyla da birlikte düşünülmesi gerekiyor.
Bu madde kapsamında, görev ve yetkileri sağlıklı bir şekilde tanımlanan mahallî idarelerimizin, kamu hizmetlerinde etkinliği artıracağı ve hizmetten yararlananlara odaklı bir anlayış içerisinde, kaynakları mahallinde en uygun ihtiyaçlara yönlendireceği beklenmektedir.
Ülkemizin, 21 inci Yüzyılın yönetim vizyonuna ve mekanizmalarına uygun bir şekilde yeniden yapılanmasını öngören bu önemli kanun tasarısının, iktidarı ve muhalefetiyle siyasetin ve diğer bütün ilgili tarafların desteğiyle başarıya ulaşmasını diliyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İLYAS ÇAKIR (Devamla)- Son cümlem...
BAŞKAN- Buyurun Sayın Çakır, 1 dakikalık eksüreniz var.
İLYAS ÇAKIR (Devamla)- Teşekkür ederim.
Hepinizi, sorumlu bir siyaset anlayışı içinde bu değişim sürecine liderlik yapmaya davet ediyor ve hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 19 Şubat 2004