İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 11. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kadının statüsü genel müdürlüğü teşkilat va görevleri hk.(s.s.654)

İnci Özdemir

İstanbul Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 11. Birleşim · 3. yasama yılı · 27 Ekim 2004 · 1.075 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

İnci Özdemir (AK Parti), 27 Ekim 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLAT VA GÖREVLERİ HK.(S.S.654)); konuşma 1.075 kelime.

İnci Özdemir (AK Parti, İstanbul). “Kadının statüsü genel müdürlüğü teşkilat va görevleri hk.(s.s.654)”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 27 Ekim 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/inci-ozdemir-22-2004-10-27-kadinin-statusu-genel-mudurlugu-teskilat-va-gorevleri-hk-s-s-654 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA İNCİ ÖZDEMİR (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısının 1 inci maddesi üzerinde Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Türkiye, kadın-erkek eşitliğini Anayasa ve yasalarına geçirmiş olan ilk devletlerden birisidir. Cumhuriyet döneminde hazırlanan tüm Anayasa ve yasalarda ülkede yaşayan herkesin dil, din, ırk, renk, cinsiyet ve siyasî düşünce farkı gözetilmeksizin yasalar önünde eşit olduğu hükmüyle kadın-erkek eşitliği garanti altına alınmıştır; ancak, evrensel bir olgu olarak karşımıza çıkan karar mekanizmalarında ve güç paylaşımında kadınların dezavantajlı konumu yasal alandaki bu gelişmelerin toplumsal, siyasal yaşama tam olarak yansıtılamamasına neden olmaktadır. Bu nedenle, kadının her alandaki dezavantajlı konumundan dolayı ülkeler bir araya gelerek ortak politikalar geliştirmiş, eylem planları hazırlamış ve bunların takipçisi olmuşlardır. Ülkemiz bu uluslararası oluşumların içinde yer almış ve kadınlara yönelik ayırımcılığın önlenmesi için tüm önlemleri alma taahhüdünde bulunmuştur. Bu oluşumlardan, biraz önce arkadaşlarımızın da söz ettiği Pekin'de yapılan 4 üncü Dünya Kadın Konferansı, kadın konusunu 21 inci Yüzyıla taşıyan en önemli organizasyonlardan biridir. Söz konusu konferansta kabul edilen Pekin Deklarasyonu ve Pekin Eylem Platformunun tam olarak uygulanması amacıyla, beş yılda edinilen kazanımların, karşılaşılan engellerin, son beş yılda dünyada meydana gelen değişimlerin kadın gündemine yansımaların ve geleceğe yönelik eylem ve girişimlerin ele alındığı Birleşmiş Milletler Genel Kurul özel oturumunda, ülkemiz açısından, konferans sonrası beş yılın değerlendirmesi yapılmış bulunuyor. Bu özel oturumun devamı niteliğinde olan Pekin + on oturumu da 2005 yılının mart ayında New York'ta yapılacaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yaşadığımız dünyada, çağdaşlığın temel göstergelerinden biri, katılım, temsil, eşitlik ilkelerinden kadınların ne ölçüde yararlandığı ve o ülkede kadının insan haklarına ne ölçüde saygılı olunduğudur. Bu anlamda, yazılı metinlerde hak sahibi olmak yasalar önünde eşitlik için yetmemekte, bu hakların toplumsal yaşama yansıtılması, mutlaka gerekmektedir. Bugün, halen okuma yazma dahi bilmeyen, haklarının bilincinde olmayan kadınlarımızın, ilköğretim olanaklarından dahi yararlandırılmayan kız çocuklarımızın sayıları azımsanamayacak boyutlardayken, Türkiye genelinde, halen 5 kadından 1'i okuma yazma bilmezken, kadınların işgücüne katılım oranları yıllar itibariyle düşüş gösterip, maalesef, yüzde 26'lık bir orana gerilerken, keza, Meclisteki dağılıma bakıldığında, kadınların siyasî yaşama katılımlarının ne kadar düşük olduğu ortadayken, kadının ilerlemesine yönelik mekanizmalarının oluşturulmasının ve destek politikalarının hızla geliştirilmesinin önemi açıkça ortaya çıkmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; kadının durumuna dair temel göstergelere ilişkin bu birkaç rakam bile kadınların toplumumuzda hak ettiği yeri henüz elde edemediğini bize çok açıkça göstermektedir. Peki, kadının hak ettiği yeri elde edebilmesi için ne yapmak gerekir? Her şeyden önce, eğitim faaliyetlerinin okuryazar olmayan birey kalmayıncaya kadar yoğunlaştırılması, hayat boyu eğitime öncelik verilmesi, anne ve babaların kız çocuklarının eğitimi için duyarlı davranmaya yönlendirilmesi, kadınların eğitim, beceri geliştirme, istihdam potansiyellerini desteklemek suretiyle, kadınlar arasındaki yoksulluk ve cahilliğin ortadan kaldırılması, geleneksel meslekler dışında, kadının gelir elde etme becerisini geliştirici, ekonomik alanlarda kendine güven sağlayıcı, işgücü ve sosyal güvenlik sisteminden eşit yararlanmalarını sağlayacak önlemler alınması, kadına karşı şiddetin kesinlikle önlenmesi, kadının karar mekanizmalarına etkin katılımının sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması gerekir.

Bu saydığım tedbirler, kadının toplumda hak ettiği yeri kazanması için ancak küçük bir özet olabilir. Tabiî, bu işleri, tek başına, şu anda, teşkilatlanması konusunu görüştüğümüz Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü yapacak demiyorum. Bu bahsedilen işleri, görev alanları itibariyle kendi bünyesinde yapmaya çalışan birçok kamu kurum ve kuruluşu zaten mevcut. Bizim, burada, teşkilatlanmasını görüştüğümüz Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü zaten icracı bir genel müdürlük değil, politika üreten bir koordinasyon kuruluşudur. Bu kuruluşun işlevi, kadına yönelik eşitsizlikleri gözönünde bulundurarak, toplumun sorunlarını bütüncül bir yaklaşım içinde ele almak, bütüncül politikalar üretmek, kadına yönelik eşitsizlikler hakkında farkındalık yaratmak, gerekli tedbirlerin alınması için kaynakları mobilize etmek, yapılan çalışmalar arasında eşgüdüm sağlamak, yasal düzenlemelere yer vermek, uluslararası gelişmeleri ülkemize taşımak, bu gelişmelerden ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını haberdar etmek ve projeler üretmek, uygulamaktır. Kısaca, kadın ve erkek arasında temel göstergeler açısından var olan eşitsizliklere ilişkin hukukî, fiilî, eğitsel veya toplumsal engelleri ortadan kaldırmak üzere politikalar üretmek ve bunların uygulanması için gerekli takibi de yapmaktır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; gerek uluslararası camiadaki gelişmeler, ülkemizin taraf olduğu sözleşme ve kararlar gerekse temel göstergeler açısından ülkemizde kadının içinde bulunduğu durum, Anayasamızın 10 uncu maddesindeki eşitlik ilkesi çerçevesinde Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğünün kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Genel Müdürlük, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımlarının artırılarak her alanda statülerinin yükseltilmesi amacıyla çalışmalar yapmak, politika üretmek ve bu alanda kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak üzere 1990 yılında kurulmuş, uluslararası sözleşme ve kararlar ile diğer ülke örnekleri doğrultusunda bu koordinasyonun daha etkin bir şekilde gerçekleşebilmesi için 1991 yılında Başbakanlığa bağlanmıştır.

1993 ve 1994 yıllarında Başbakanlığa bağlı Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığının kurulmasıyla müsteşarlık çatısı altına alınan -ki, biraz önce arkadaşlarım da aynen ifade ettiler- bu genel müdürlüğün, bu yapılanmaya imkân veren kanun hükmünde kararnameye mesnet teşkil eden yetki kanununun 1994 yılında iptali nedeniyle, teşkilat yasası da hukuken geçersiz hale gelmiştir. Aradan geçen on yılı aşkın sürede bu kurumun teşkilat yasasının çıkarılamamış olması, Türk kamu yönetiminde örneğine hiç rastlanmayan bir durumu da ortaya çıkarmıştır. Bu boşluğun giderilmesi için kurumun teşkilatlanmasına ilişkin yasa tasarısı, defalarca Türkiye Büyük Millet Meclisine sevk edilmesine rağmen bir türlü Genel Kurulda görüşülememiştir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; insan haklarıyla ilgili uluslararası belgelerde ve Anayasamızda ifade edildiği gibi, insanlar, doğuştan, devredilemez, vazgeçilemez haklara sahiptirler. Bu haklar, bütün insanlar için aralarında hiçbir ayırım yapılmaksızın -tabiî ki, kadın-erkek ayırımı da yapılmaksızın- geçerlidir. 59 uncu hükümetimizin programında kadın konusuna "kadınlar, sadece toplumun yarısını oluşturdukları için değil, birey ve toplumun gelişimi ile sağlıklı nesillerin yetiştirilmesinde özel bir konuma sahiptirler" ifadesiyle yer verilmektedir.

59 uncu hükümetin görev başında bulunduğu süre içinde, Türkiye'de kadınlara ilişkin düzenlemeye ihtiyaç duyulan çeşitli konular, yasama sürecinin değişik evrelerinden geçmiş, bir kısmı yasalaşmayı beklerken, önemli bir kısmı yasalaşmıştır. Bütün bu yasal çalışmalar ve şu anda görüşmelerini yaptığımız Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün teşkilatlanmasına ilişkin bu yasa tasarısı, Türkiye'de kadın hakları konusunda ciddî bir zihniyet ve anlayış değişikliğinin gerçekleşmeye başladığının açık bir göstergesidir. Kadının, insan haklarının evrensel ölçülerde korunması ve geliştirilmesinin gerekliliği, sanırım, hiç kimsenin itiraz etmediği, herkesin paylaştığı ortak bir düşünce haline gelmiştir.

Bu çerçevede AK Parti olarak 59 uncu hükümet programında kadın konusuna ilişkin olarak vurgulanan, yılların ihmali sonucu biriken sorun değerlendirmesi bu kurum için de geçerlidir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; toplum ve hükümet olarak yapacak çok işimiz olduğunu biliyor ve kadınlarımızın hak ettikleri toplumsal ve sosyal statüye kavuşturulmaları için çaba gösteriyoruz. İşte, destekleriniz, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüne yasal dayanak kazandırılması, ülkenin sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlarının çözümünde önemli birçok sektör ve bilimsel disiplin alanına giren kadın konusuna verilmesi gereken önem ve değerin göstergesi olacaktır.

Yasalaşma süreci çok sancılı olan Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün yasa çalışmalarına katılım, katkılarınız ve yasalaşması sürecinde verdiğiniz destekler için sonsuz teşekkür ediyor, en derin saygılarımı sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

10 konuşma daha · 27 Ekim 2004

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook