Posta kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s:s:230)
Bursa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 83. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Nisan 2009 · 929 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmet Büyükataman (MHP), 29 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: POSTA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S:S:230)); konuşma 929 kelime.
İsmet Büyükataman (MHP, Bursa). “Posta kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s:s:230)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-buyukataman-23-2009-04-29-posta-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-230 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA İSMET BÜYÜKATAMAN (Bursa)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 230 sıra sayılı Posta Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce, bugün Diyarbakır’da kaybettiğimiz aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum, ailelerine ve aziz milletimize başsağlığı dileklerimi sunuyorum. Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğümüzü, huzurumuzu ve bin yıllık kardeşliğimizi bozmaya yönelik bu terör örgütünün eylemelerini de bu vesileyle bir kez daha şiddetle kınadığımı ifade etmek istiyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, 230 sıra sayılı Posta Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi “PTT İdaresi postaların ayrım ve dağıtım işlerini ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürebilir.” hükmünü ihtiva etmektedir. Yasa tasarısına eklenen bu madde ile PTT’nin esas görevi olan postanın ayrım ve dağıtım hizmetlerinin taşeron şirketler aracılığıyla yapılması amaçlanmaktadır. Hiçbir sosyal tarafa danışmadan ve görüşlerini almadan halkın haberleşme hakkını sağlayan tek kamu kurumu olan PTT’nin hizmetlerinin taşeron şirketler eliyle yapılması ve özelleştirilmesi amaçlanmaktadır. PTT, sessiz sedasız özelleştirilmektedir. Bu tasarı, Anayasa’ya ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na aykırıdır. Bu Yasa’ya göre adli tebligatların dağıtımı kamu çalışanları eliyle yapılmak zorundadır.
Değerli milletvekilleri, Sayın Ulaştırma Bakanı, bir soru önergesine verdiği cevapta, Posta Kanunu’nun 2’nci maddesinde yer alan açık ve kapalı mektupların ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 41’inci maddesine göre tebliğ evrakının PTT personeli tarafından posta tekeli kapsamında kabul ve dağıtımının gerçekleştirildiğini, bunun dışındaki tüm posta maddelerinin ayrım ve dağıtım işlerinin ise taşeron firmalara ihale yoluyla yaptırıldığını söylemiştir. Sayın Bakan, elli iki PTT başmüdürlüğünün taşeron firma çalıştırdığını belirtmiştir. Yine Sayın Bakan, PTT Genel Müdürlüğünde posta ayrım ve dağıtım hizmetlerinde çalıştırılmak üzere uzun yıllar personel ataması yapılamaması, emeklilik, ölüm ve istifa, nakil gibi nedenlerle boşalan kadroların yerine yeni alımın yapılmadığını ve PTT’nin kargo hizmetlerine başlamasından dolayı posta tekeli dışında kalan gönderilerin ayrım ve dağıtım hizmetlerinin ihale yoluyla firmalara yaptırıldığını söylemiştir. Yani, taşeron firmalara bu işler zaten yaptırılmaktadır. Bu yasayla, yapılmakta olan hukuksuz uygulamanın hukuka uygun hâle gelmesi sağlanmış olacaktır.
Değerli milletvekilleri, ülkemizin en eski kurumlarından olan, yüz altmış sekiz yıldır insanlarımıza hizmet veren PTT, halkımıza, özel ve resmî kurumlara hizmet çeşitliliğini artırarak evde emekli maaşı teslimi, kredi kartı, telefon, elektrik, su ve doğal gaz faturaları tahsilatı, para transferi, telgraf, koli, kargo, mektup ve diğer tüm gönderilerin ilçe, köy, mahalle, sokak dağıtımını ve teslimini sağlamaktadır.
PTT bu yoğun hizmetlerini olağanüstü personel sıkıntısına rağmen sürdürmeye çalışmaktadır. Her gün emeklilik dilekçesi veren, iş yoğunluğundan dolayı stres, sıkıntı ve bunalım yaşayan dağıtıcılar her türlü fedakârlığa katlanmaktadırlar. Postacımız görevini yerine getirirken bazı vatandaşlarımız tarafından adli, icra tebligatları ve benzeri görevleri sırasında darp, silahla mukavemet, sözlü ve fiilî saldırılara maruz kalmaktadırlar.
Bir an önce PTT’nin personel açığının giderilmesi ve en az 5 bin yeni personel alınması gerekmektedir. Posta dağıtıcılarının, gişe memurlarının ve PTT çalışanlarının sorunlarının giderilmesi zaruret hâline gelmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri, 55 milyonluk Fransa’da 300 bin PTT çalışanı ve 90 bin dağıtıcı bulunmasına karşılık ülkemizde 70 milyon nüfus varken 29 bin PTT çalışanı içerisinde sadece 12 bin PTT dağıtıcısı bulunmaktadır. Bu eksik personelle 3 kişinin çalışması gereken alanda 1 dağıtıcı, en az 30-40 kilo yük ile hizmet vermekte, bel ve boyun fıtığı, romatizma, mafsal ağrısı, omurilik kayması, topuk dikeni gibi çeşitli meslek hastalıklarıyla karşılaşmaktadırlar. Dinî ve millî bayramlarda, yılbaşında çalışan PTT çalışanları ağır kış şartlarına rağmen Edirne’den Kars’a, Rize’den Bursa’ya kadar ülkemizin her yerinde kara kışa rağmen gece gündüz çalışmaktadırlar.
Değerli milletvekilleri, özelleştirme taraftarları, sürekli olarak devletin küçülmesini, buna bağlı olarak da kamu harcamalarının kısılması gerektiğini vurgulamaktadırlar. Ancak, sosyal devlet, genel bir tanımla, dar gelirlilerin ve emeğiyle geçinenlerin çıkarlarını koruyan, bunun için ekonomiye doğrudan ya da dolaylı olarak müdahale eden, bireylere fırsat eşitliği sağlamakla görevli devlettir. Kısacası, bireylere insan onuruna yaraşır bir hayat seviyesi sağlamak da devletin bir görevidir. Sosyal devlet bu işlevini yerine getirebilmek için kamu harcamaları yapmak zorundadır. Kamu harcamalarının kısılmasıyla sosyal devlet, özünü yitirecek, muhtevası boş bir kavram hâline gelecektir.
Dünyada tüm ülkelerde kamu kesiminde sendikal örgütlenme oranı özel sektöre göre daha yüksektir. Bunun nedeni, kuşkusuz, kamu kesiminde siyasi iktidarların sendikal örgütlenmeye daha hoşgörülü bakmasıdır. Özelleştirmeyle birlikte kamu kesimindeki işyerlerinde sendikalaşma oranı düşmekte, sendikalar üye kaybetmekte, cılız tabela kuruluşları hâline gelmektedir. Sendikaların bu duruma gelmesi ise ücret ve sosyal hakların aşağıya çekilmesine neden olmaktadır.
Saygıdeğer milletvekilleri, özelleştirmeyle ekonomide piyasa kurallarına işlerlik kazandırmak ve devlet tekellerinin kırılması amaçlanmaktadır. Fakat özel sektördeki bir işletmenin tekel olma avantajını kötüye kullanma ihtimali daha fazla bulunmaktadır. Devletin çekildiği iktisadi bir alanda en büyük payı bulunduran veya tek başına kalan özel firma bu avantajını kötüye kullanabilmektedir. Özelleştirmede işletme kaynaklarını en etkin biçimde kullanacak fakat tüketici yararı da mutlaka gözetilecektir. Çünkü özel sektörün varlık nedeni kârdır. Dolayısıyla, özelleştirilen bir firmanın kâr amacı taşımayan mal veya hizmet üretmesi düşünülemez. Onun için, özelleştirme neticesi, kamunun, kamu iktisadi teşebbüsler aracılığıyla gerçekleştirdiği sosyal amaçlı kamu hizmeti yara almaktadır.
Özelleştirilen işletmelerdeki fazla iş gücünün tazminatlarının ödenerek işten çıkarılmaları veya başka kamu iş yerlerine gönderilmeleri de bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu tasarının yasalaşması hâlinde kayıtlı ve kayıtsız gönderilerin dağıtımı taşeron firma elamanları eliyle yapılacaktır. Ülkemizdeki taşeronlaştırma uygulamalarının sonuçlarını yaşayarak hep birlikte gördük. PTT’de kısmi olarak uygulanan taşeron firmalara yaptırılan posta dağıtımı nedeniyle yakılan ve kaybolan mektuplar geçtiğimiz günlerde basında yer almıştır. Çünkü taşeron firmalar istihdam politikalarını en az ücretle en çok işi yaptırmak üzerine kurmuşlardır. Taşeron firmaların birinci önceliği, yapılan işin niteliği, çalışanların hakları, hizmetin kalitesi değil, şirketin kârıdır.
Sayın milletvekilleri, taşeronlaşma, özünde ekonomik verimlilik ve işletmecilik anlayışı nedeniyle ortaya çıkan bir çalışma biçimidir. Bir malın üretilmesi ya da bir hizmetin sunulması için gerekli tüm işlerin aynı iş yerinde yapılması bazı ek yatırımların yapılmasına, bu da işletme veriminin düşmesine neden olabilir. Bazı ek işler özel uzmanlık gerektirebilir. Bu gibi durumlarda işin bir alt işverene, yani taşerona yaptırılması daha ekonomik olabilir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 29 Nisan 2009