Cumhuriyeti ile arnavutluk cumhuriyeti arasındaki serbest ticaret anlaşması ile kurulan ortak komitenin anlaşmaya ek menşeli ürünler kavramının tanımı ve idari işbirliği yöntemlerine ilişkin protokol ıı'nin değiştirilmesi hakkındaki 1/2009 sayılı kararının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s: 580)
Bursa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 70. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Şubat 2011 · 843 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmet Büyükataman (MHP), 23 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CUMHURİYETİ İLE ARNAVUTLUK CUMHURİYETİ ARASINDAKİ SERBEST TİCARET ANLAŞMASI İLE KURULAN ORTAK KOMİTENİN ANLAŞMAYA EK MENŞELİ ÜRÜNLER KAVRAMININ TANIMI VE İDARİ İŞBİRLİĞİ YÖNTEMLERİNE İLİŞKİN PROTOKOL II'NİN DEĞİŞTİRİLMESİ HAKKINDAKİ 1/2009 SAYILI KARARININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (S.S: 580)); konuşma 843 kelime.
İsmet Büyükataman (MHP, Bursa). “Cumhuriyeti ile arnavutluk cumhuriyeti arasındaki serbest ticaret anlaşması ile kurulan ortak komitenin anlaşmaya ek menşeli ürünler kavramının tanımı ve idari işbirliği yöntemlerine ilişkin protokol ıı'nin değiştirilmesi hakkındaki 1/2009 sayılı kararının onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun (s.s: 580)”. TBMM Genel Kurulu, 70. Birleşim tutanağı, 23 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-buyukataman-23-2011-02-23-cumhuriyeti-ile-arnavutluk-cumhuriyeti-arasindaki-serbest-ticaret-anla (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA İSMET BÜYÜKATAMAN (Bursa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlamadan önce bugün talihsiz bir kaza neticesinde yaralanıp hastaneye kaldırılan Çanakkale Milletvekilimiz Sayın Mustafa Kemal Cengiz Bey’e Allah’tan şifalar diliyorum. Bir an önce iyileşip aramıza dönmesini yüce Allah’tan niyaz ediyor, geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti ile Arnavutluk Cumhuriyeti Arasındaki Serbest Ticaret Anlaşması ile Kurulan Ortak Komitenin Anlaşmaya Ek Menşeli Ürünler Kavramının Tanımı ve İdari İşbirliği Yöntemlerine İlişkin Protokol II'nin Değiştirilmesi Hakkındaki 1/2009 Sayılı Kararının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle heyetinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye ile Arnavutluk arasındaki ilişkilerin özel bir niteliği vardır. Ortak tarihî ve kültürel değerlere dayalı köklü bağlar, ülkelerimiz arasındaki sağlam dostluğun temelini oluşturmaktadır. Bu bağların etkilerini ve izlerini dillerimizdeki ortak sözcüklerde, tarihî ve kültürel eserlerde, mutfağımızda, edebiyatımızda ve müziğimizde, velhasıl her alanda görmekteyiz. Kültürlerimizin karşılıklı etkileşimini günlük yaşamda en belirgin biçimlerde görmek mümkündür.
Osmanlıda sadrazamlık makamına 215 kişi gelmiştir, bunlardan 35’i Arnavut’tur. Baktığımız zaman Türk dilinin en büyük üstadı Şemsettin Sami’nin Arnavut asıllı olduğunu görmekteyiz. Türkiye’de büyük yankıları, etkileri olan Jön Türk hareketinin ideologları arasında Arnavut asıllı Osmanlı aydını İbrahim Temo’yu, millî Kurtuluş Savaşı’mızı simgeleştiren İstiklal Marşı’mızın şairi olarak Arnavut asıllı Mehmed Âkif Ersoy’u görmekteyiz. Yine Osmanlı tarihine baktığımız zaman, en uç noktada Budin Kalesi’ni, Budin vilayetini koruyan, yetmiş yaşının üzerinde elinde kılıçla düşmana teslim olmadan şehit olan son Budin Valimiz Arnavut asıllı Abdurrahman Abdi Paşa’yı görmekteyiz. Hatta, Balkan Harbi’nin sonlarında Selanik’i savunan son Vali olarak da yine Arnavut asıllı Hasan Tahsin Paşa’yı görmekteyiz.
(x) Açık oylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağa eklidir.
(xx) 580 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Arnavutların Osmanlı idari kadrolarının içinde bulunmalarının dışında ekonomik nedenlerle de, Arnavutluk’un dağlık oluşu ve tarıma elverişli olmamasından veya tahsil amacıyla da Anadolu’ya bu dönemlerde birçok Arnavut gelmiştir. Hâlen ülkemizde ve özelde Bursa ilimizde çok sayıda Arnavut kökenli vatandaşımız yaşamaktadır.
Kısaca, Arnavutlarla ortak bir tarihimiz, ortak değerlerimiz vardır. Bunun da etkisiyle milletimiz Arnavutları dost ve kardeş olarak benimsemiştir. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün dönemin Arnavutluk Kralı Ahmet Zogu’ya 1930’larda gönderdiği bir mesajı Türk milletinin Arnavutluk halkına bakış açısını anlatması bakımından burada paylaşmakta fayda görüyorum. Şöyle diyor Sayın Paşa: “Biz, Arnavut halkını severiz, onu kardeş sayarız, bize uzak görmeyiz. Onun devlet ve millet olarak güçlenmesini, Balkanlar’da hak ettiği konumu bağımsız ve güvenilir bir şekilde almasını samimiyet ve kesinlikle isteriz. Arnavut halkı bize güvensin.” Bu, Arnavutluk ile Türkiye arasındaki siyasi ilişkilerin temelini teşkil etmektedir. Türk milleti, Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün bu mesajındaki sıcak duyguları içtenlikle taşımaya devam etmektedir.
Değerli milletvekilleri, dost Arnavutluk ile Türkiye arasında serbest ticaret alanında iş birliğinin onaylanması esasen kültürel ve köklü bir maziyle bağlı bulunduğumuz bu topraklar ile yeniden köprülerin kurulmasına vesile olacaktır. Söz konusu anlaşma sadece ticaret alanında kalmamalı, kültür ve turizm alanında da bu ilişkiler geliştirilmelidir.
2009 yılında Türkiye'yi yaklaşık 60 bin Arnavut turist ziyaret etmiştir. Arnavutluk Cumhurbaşkanı geçen yaz tatil için eşi ve çocuklarıyla Türkiye'ye gelmiştir. Bu ve bunun gibi örnekler çoğaltılıp turizm alanında da benzer çalışmalar yapılmalıdır. Özellikle kültürel alanda iş birliği imkânlarının bulunduğu Arnavutluk ile ortak geçmişimizi ortaya çıkaracak projelerle de böyle anlaşmaların desteklenmesi gerekmektedir.
Esasen, bu anlaşmanın tüm bölge ülkelerine de örnek olacak şekilde geliştirilmesinde fayda vardır. Bu vesileyle, ülkemizde öğrenimlerini görerek ülkelerine dönen Arnavut gençlerinin de birer kültür ataşesi olduğu düşünülerek bu gençlerin üzerinde hassasiyetle durulmasında büyük fayda vardır.
Ancak burada önemli gördüğüm ve ısrarla vurgulamak zorunda olduğum başka bir hususu belirtmeden geçemeyeceğim. Arnavutluk ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi beklenenin çok altındadır. Arnavutluk’un ithalat yaptığı 3’üncü ülke konumundayız. 2007 yılından itibaren Arnavutluk’ta artmaya başlayan Türk yatırımları 2008 yılları sonlarında 600 milyon dolara ulaşmıştır. Üstelik bu ülkede yatırım yapmak özellikle Türkiye açısından oldukça zor bir süreçtir. Türkiye'nin Arnavutluk’taki yatırımları özellikle madencilik, ulaşım, turizm ve bankacılık sektörlerinde yoğunlaşmaktadır. Buna rağmen, Enver Hoca dönemi sonrasında coğrafi yakınlığa binaen yakın ilişkiler kurulan İtalya’nın varlığı bugün Arnavutluk halkı için önemli bir alternatif olarak görülmektedir. Bunun en önemli nedeni, karasal yayınla seyredilebilen İtalyan televizyonları marifetiyle halkın yüzde 90’ına yakın bir kısmının İtalyanca bilmesidir. Bu sebeple, Arnavut gençlerinin çoğu İtalya’ya çalışmak amacıyla gitmektedir.
Tarihî yakınlığımızın ticari ilişkilerimize de yansıması gerekmektedir, ancak altmış yıla yakın süren Enver Hoca döneminde yapılanlar bu ilişkilerin gelişmesine engel olmaktadır; çünkü, bugün Arnavutluk’ta okutulan ilk ve ortaöğretimdeki kitapların pek çoğunda, Osmanlı dönemiyle Türk tarihine ilişkin hakaret ve küçümseyici ifadeler bulunmaktadır. Bu kapsamda başta TİKA olmak üzere bölgedeki kurumlarımız tarafından projeler hazırlanmış ancak çeşitli nedenlerle uygulanmamıştır. Yeni yetişen nesiller Türkiye’ye karşı uzak durmayı yeğlemektedirler.
Öte yandan, Türk kültürü ve tarihinin Arnavutluk’ta yeterince tanıtılmasına da büyük oranda ihtiyaç vardır.
İşte, bu nedenlerden dolayı söz konusu bu protokolün uygulamaya girmesi sonrası Arnavutluk ile Türkiye arasında geniş çaplı eğitim, kültür ve sosyal iş birliği anlaşmasının yapılmasına büyük ihtiyaç bulunmaktadır.
Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; gönüllü kuruluşlar marifetiyle birçok güzellik yaşanabilecektir. Bu anlaşma, bu bakımdan bir fırsat olarak düşünülebilir. Ayrıca, ülkemizle Arnavutluk arasında muhaceret sonucu Türkiye’ye yerleşmiş Arnavut vatandaşlarımızın katkıları ilişkilerimizin geliştirilmesi için son derece önem arz etmektedir.
Sözlerime burada son verirken, anlaşmamızın hayırlı olmasını temenni ediyor, Milliyetçi Hareket Partisi Grubu olarak olumlu yönde oy kullanacağımızı ifade ederek, yüce heyetinizi tekrar en derin saygı ve hürmetlerimle selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 23 Şubat 2011