2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında
Bursa Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 36. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Aralık 2010 · 936 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmet Büyükataman (MHP), 19 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 936 kelime.
İsmet Büyükataman (MHP, Bursa). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismet-buyukataman-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA İSMET BÜYÜKATAMAN (Bursa)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; 2011 Mali Yılı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bütçesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisinin görüşlerini arz etmek üzere söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce heyetinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, devletin hangi alanlara ne kadar kaynak ayıracağını, hangi alanlardan ne kadar kaynak toplayacağını gösteren bütçenin kuşkusuz en önemli özelliği nimet ve külfetin vatandaşlarımız arasında katkıları ölçüsünde hakça ve adil dağıtılıp dağıtılmadığıdır. 2011 yılı programında temel amacın küresel krizden çıkış sürecinde büyümeye istikrar kazandırılması, istihdamın artırılması, kamu dengelerinin iyileştirilmesi, fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik olarak enflasyonun daha düşük seviyelere indirilmesi ve cari açığın kontrol altında tutulması olduğu ifade edilmektedir. Ancak, daha program uygulamaya başlamadan, henüz görüşülme aşamasındayken programda revizyonlar başlamış, fert başına gayrisafi yurt içi hasıla değiştirilmiş, kamu dengelerinde daha bütçe uygulamaya başlamadan önemli değişiklikler olacağı ortaya çıkmış, cari işlemler açığı kontrolden çıkmış, istihdamın problem olmaktan çıkarılacağına dair hiçbir emare görülememiştir. Kriz döneminde Türkiye’nin gayrisafi yurt içi hasılasının ne ölçüde küçüldüğü, buna rağmen 2010 yılının ilk yarısında gerçekleşen yüksek oranlı gayrisafi yurt içi hasıla büyümesinin geçmişteki kayıpları bile karşılayamadığı açıkça ifade edilebilir.
Hükûmet hiçbir yapısal ve radikal tedbir hedeflememektedir. İç ve dış makroekonomik gelişmelere ve belirsizliğe seyirci kalarak iş âlemini sıcak paraya ezdirecek, kurları ve faizleri, maliye ve para politikasını etkin bir biçimde kullanmayacaktır. Ayrıca, ekonomiyi mevcut dış risklerden korumak için ne Orta Vadeli Program’da ne de bütçede herhangi bir tedbir bulunmamakta, büyümenin özel sektör tüketimi ve yatırımlarına dayalı olarak kendiliğinden ortaya çıkması beklenmektedir. Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmeti tarafından hazırlanan bütçelerde, gelir politikaları açısından büyüme, yatırım ve istihdamın desteklenmesi ve kayıt dışılığın azaltılmasına yönelik somut uygulamalar yer almamaktadır, bu amaçlar doğrultusunda aktif bir vergi ve gelir politikası uygulanmamaktadır; vergi sisteminde dile getirilen etkinlik, basitlik ve adalet ilkeleri hep geri planda kalmaktadır; vergi kanunlarında yer alan istisna ve muafiyetler vergi adaletiyle uyumlu değildir; yeterli olmayan vergi denetiminde adil davranılmamaktadır; yerli yatırımcılar özendirilmemektedir; bunun sonucu olarak ne yazık ki ithalat patlaması yaşanmaktadır.
Saygıdeğer milletvekilleri, devleti var eden en önemli organlardan biri olması hasebiyle tapu kadastro teşkilatı oldukça önemlidir. Bu teşkilat, Türkiye’nin bütün ilçelerine kadar yayılmış, binlerce çalışanıyla ve tapu teşkilatları yanında kadastro teşkilatıyla oldukça tecrübe kazanmış çalışanlardan oluşan bir teşkilattır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, merkez ve taşrada yaklaşık 17 bin personelle, 22 tapu ve kadastro bölge müdürlüğü, 1.018 tapu sicil müdürlüğü, 325 kadastro müdürlüğü olarak ülkemizin en küçük ilçelerinde dahi yılda ortalama 6 milyon işlem yaparak 20 milyon vatandaşımıza hizmet vermektedir.
Tapu ve Kadastro Modernizasyon Projesi’yle eski yıllarda üretilmiş tapu kadastro bilgilerinin günümüzdeki ihtiyaç ve şartlara uygun olarak bilgisayar ortamına aktarılarak kullanıma sunulması son derece önemlidir.
Bunların yanında, gayrimenkul değerlerinin belirlenmesi ve kayıt altına alınması alanında hukuki, teknik ve idari yapının oluşturulması çerçevesini ve politikasını belirlemek amacıyla başlatılan çalışma önemli bir boşluğu dolduracaktır.
e-Devlet Projesi’nin temel bileşenlerinden birisi olan TAKBİS Projesi’nin hayata geçirilerek yerel yönetimlerin ve ilgili kuruluşların, teknik anlamda, Tapu ve Kadastroyla ilişkileri bağlamında doğru, güvenilir ve güncel bilgilerin zamanında sunulması amacıyla yaygınlaştırma çalışmaları devam etmektedir.
Farklı standartlarda üretilen mükerrer haritaların ve kaynak israfının önüne geçilmesi için ülke genelindeki tüm haritaların belli bir standartta yapılması amacıyla Harita Bilgi Bankası oluşturulmuştur. Türkiye’de kadastrolama işinin bir an önce bitirilmesi için teknik altyapının buna uygun olarak geliştirilip, daha sonra Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne bağlı birimlerin fonksiyonlarını icra edebilmesi için en son teknolojiyle donatmak, bilgili elemanları oraya yerleştirmek ve bunu koordine etmek gerekir.
Millî Emlak Genel Müdürlüğünün fonksiyonu ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün fonksiyonları birbirine çakışır vaziyettedir. Bu çok başlılığı bu noktada ortadan kaldırmak son derece önemlidir. Bunu ortadan kaldırmak için Millî Emlak Genel Müdürlüğünün bir biçimde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü gibi Bayındırlık ve İskân Bakanlığıyla ilişkilendirilmesi zaruret hâline gelmiştir.
Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye’de mortgage uygulanması nedeniyle ev alım satım işlemleri yoğunlaşmış ve bu yoğunluk nedeniyle çalışanların yaptığı işler düne göre katbekat artmıştır. Bu itibarla, çalışanların Medeni Kanun’un 1007’nci maddesi gereğince sorumlulukları da bu nispette artmıştır. Bu sebeple, tapu sicil müdürlüklerinde işlerin daha hızlı yapılabilmesi için TAKBİS yazılım uygulamasına geçilmiş, TAKBİS yazılımının uygulamaya konulmasının üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hâlâ aksaklıklar tamamlanmamıştır. Bu sistem İnternet üzerinden çalışmakta olup İnternet ağında problem olduğunda, vatandaş, memurun işleri aksattığını düşünmekte ve çalışanlarla münakaşaya girmektedir. Dolayısıyla, bu güzide teşkilatın adı maalesef hep kötü anılır olmuştur. Buna mutlaka bir çare bulup tapu sicil müdürlük çalışanlarının bu şaibeli durumlardan kurtarılarak rahatlatılması son derece önemlidir.
Türkiye’de kadastro çalışmalarının tamamlandığı yönünde başarı açıklamaları yapılsa da mevcut kadastro çalışmasının büyük bölümü yeni teknolojiyle bağdaşmamaktadır. Bu bölümün yeni teknoloji sistemine geçirilmesi gerekmektedir ve bu işi yapacak yetişmiş personel kadastro müdürlüklerinde mevcuttur. Bir an önce, ikinci kadastro çalışması başlatılmalıdır ve bu çalışmanın dünya standartlarında yapılması gerekmektedir.
“Lisanslı Harita ve Kadastro Bürosu” diye ifade edilen, kısa adı LİHKAB olan uygulamayla kadastro müdürlüklerinin vatandaşa yapmış olduğu hizmet özel sektöre aktarılmıştır ve bu uygulama devleti küçültmektedir; bu uygulama, vatandaşın 100 ila 200 lira ödemesiyle yapılan işleminin LİHKAB sistemiyle 400 liraya yapılması noktasına gelmiştir. Bu, vatandaşa yüzde 100 yeni bir yük getirmek demektir. Ayrıca, bu uygulama, kadastro müdürlüğü çalışanlarının ayda 400 ila 500 lira civarında ücretlerinin düşmesine sebebiyet vermektedir. Bir an önce, bu LİHKAB uygulamasının durdurulması, vatandaşın ve kadastro çalışanlarının mağduriyetlerinin giderilmesi icap etmektedir.
Değerli milletvekilleri, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün tapu sicil müdürlüklerini üvey evlat gibi görmekten vazgeçip bu kurumun eleman eksikliğini kapanan kurumlardan gelen elemanlar ile kapatmaya çalışmak yerine, bir yıllık kurslar açıp burada her türlü bilgi donanımı ile yetiştirerek tapu sicil müdürlüklerine göndermesinde büyük yarar vardır. Bu, tapu sicil müdürlüklerinin kalitesini artıracaktır. Tapu sicil müdürlüğü çalışanları, dünyada benzeri olmayan sorumluluk sistemiyle çalıştırılmaktadır. Çalışanların yapacağı hata sonucu doğacak mali sorumluluk, ölse dahi Medeni Kanun’un 1007’nci maddesiyle varislerine intikal edecek şekilde düzenlenmiştir. Bu da çalışanları stres altına almaktadır. Medeni Kanun’un 1007’nci maddesinin on yıl ile sınırlandırılması gerekmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
82 konuşma daha · 19 Aralık 2010