İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 83. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 83. Birleşim · 1. yasama yılı · 22 Mayıs 2003 · 1.085 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 22 Mayıs 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 1.085 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 22 Mayıs 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-05-22-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, tasarının üzerinde çok tartışıldı, çok konuşuldu. Keşke -demin de söylemeye çalıştım- bu tekriri müzakere yolu seçilmişken, arkadaşlarımızın, burada, konuşmaları sırasında belirttiği, bazı maddeleri de içerecek şekilde düzenlemeler yapılabilseydi. Keşke, bu 4-5 madde içerisindeki düzenlemeler, yeni getirilen düzenlemeler, işçi lehine olsaydı. Bakınız, ödünç iş ilişkisi içerisinde, biraz evvelki maddede görüştüğümüz, metinden son fıkranın çıkarılmasıyla, ödünç işçinin, bir başka holdingin, bir başka yerine gönderilmesi suretiyle çalıştırılıyor olması ya da dama taşı gibi o işçiyle istenildiği şekilde oynanabilmesi, madde geçti, bundan sonra grev hakkını holdinglerde fiilen kullanmayı tam olarak ortadan kaldıran bir düzenleme.

Şimdi, 107 nci maddedeki düzenlemeyi o gün burada bulunan arkadaşlarım hatırlayacaklar...

Değerli arkadaşlarım, tabiî bizi bütün yurttaşlarımız ilgiyle izliyor; yani yeni dönemde, bu yedi ayı geride bıraktık, yeniliğimiz de kalmadı, yedi ayda çok şey olabilir, siyasette 24 saatin ne kadar uzun ve önemli olduğunu siyasî tecrübesi yüksek olanlar hep söylerler. Biz, AKP Grubu olarak sizin verdiğiniz, getirdiğiniz ilk 73 sıra sayılı kanun tasarısının metninde 107 nci maddedeki para cezası 5 milyar lira idi, daha sonra, iki gün görüştükten sonra uzun süre ara verildi, İçtüzükte değişiklik yapmak suretiyle bu yasayı iki ya da üç bölüm halinde geçirmeyi düşünmüşsünüz, Anayasa Mahkemesinin bu konudaki iptal kararından sonra, yeniden görüşmeye başladık, 73'e 1 inci ek sıra sayılı tasarıda 107 nci maddedeki para cezasını 1 milyara düşürdünüz, bilahara bir önerge verdi AKP Grubu, önergede bu para cezasını 500 000 000'a indirdi. Biz de, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, para cezalarının, düzgün, dürüst, yasal ve tüzüksel kurallara uygun hareket eden işverenler açısından hiçbir anlamı olmadığını biliyoruz, bu, daha çok yasadışı işlem yapan, kanuna uymayan, yönetmeliklere uymayan işverenlere getirilen bir müeyyide olduğu için, parasal cezaların yeterli olmadığını, caydırıcı etkisi bulunmadığını anlattık ve Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak bunların sık sık güncelleştirilmesinin ya da yeniden değerleme oranlarına göre belli bir düzeye çekilmesinin yeterli olmadığını bildiğimiz için, parasal cezaları asgarî ücretle eşleştirmek, ona koşut olarak yükselmesini sağlamak için bir önerge verdik ve önergemizde 107 nci maddedeki para cezasının, asgarî ücretin 5 katı olmasını talep ettik; yani 1 500 000 000; aynı anda, AKP Grubu olarak sizin verdiğiniz bir başka önergeyle 5 milyara çıkarıldı; yani, bir maddede, birkaç gün içerisinde, 5 milyar, 1 milyar, 500 000 000, yeniden 5 milyar... Eh, gecenin ilerleyen bir saatinde de, gerek Komisyon Başkanı arkadaşımızın, işverenleri belki biraz daha himaye edip bizi işçi düşmanı gösterebilme ya da işçiler aleyhine hüküm ihdas ediyor olmakla suçlayabilme malzemesi alabilmek için, hemen "kabul ediyorum" demesi, bir sayın bakanımızın da "kabul" deyip, Meclis Başkanımızın da oylamasıyla kabul ettik. Şimdi, tekriri müzakere diye, yeniden 5 milyara çıkarıyoruz.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, yasa yapma tekniği açısından da Meclise hiç yakışmayan bir durumu, yine, Mecliste, bizler düzeltmeye çalışıyoruz.

HALUK İPEK (Ankara)Bir de işçi açısından...

İZZET ÇETİN (Devamla)Değerli arkadaşlarım, işçi açısından bir hüküm ihtiva etmiyor. Bakınız, 1475 sayılı Yasanın 107 nci maddesi var, 107 nci maddesinde, bu yasada müeyyidesi düzenlenmemiş hükümlerle ilgili olarak, bu hükümlere aykırı hareket eden işverenlere şu kadar ceza verilir denilmiş. Öyle tahmin ediyorum ki, gerek bilim adamları gerek Bakanlık, Komisyon dikkat etmemiş, dün fark ettik, bugün uyardım, vakit geçmemişti, gelin, müeyyidesi olmayan bir konu varsa, böyle bir genel hüküm koyalım diye, onu da gerçekleştiremedik.

Değerli arkadaşlarım, bir başka konu -yani, bunu bir sataşma olarak veyahut da herhangi bir şekilde ortamı gerginleştirme açısından söylemiyorum- gerçekten, İş Güvencesi Yasasındaki "10 ve daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde uygulanacak" hükmünü, oylarınızla 30'a çıkardınız. Buradan, kendi içinizdeki milletvekili arkadaşlar, bunun haksızlık olduğunu dile getirdiler ve bunun mutlaka düzeltilmesi gerektiğini söylediler.

Dün, istemeden kulak misafiri olduğum, kulisteki bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Orada TİSK Genel Sekreteri vardı, ismini bilmediğim 2 AKP'li milletvekili arkadaşım vardı, 2 de benim yanımda arkadaş vardı. Sayın Kafkas, "eğer, 30 işçi 10 işçiye geri çekilmezse istifa ederim" demiş olacak ki, konu aynen şöyle geçti: O arkadaşlardan birisi "bunu düzenlemezsek, Sayın Kafkas istifa ederim dedi" diyor. Diğeri de aynen -içinizden birisi- diyor ki: "Ederse etsin, bu partide sadece Kafkas mı var."

Değerli arkadaşlarım, evet, somut olarak, TİSK Genel Sekreteri ile 2 milletvekili arasında, dün akşam bu saatlerde geçen konuşmayı aktarıyorum size.

Şimdi, bakınız, şu elimde gördüğünüz metni, Sayın Kafkas'ın hazırladığını zannediyorum, gerçekten bu kürsüden de söyledi, şu, şu, şu maddeler düzenlenmezse ben de karşı oy vereceğim, dedi; ama, sözünü unuttu herhalde, şimdi o sözünde durmaz oldu.

Burada gerekçesini hazırlamış, feshin geçerli sebebe dayandırılması da, bu tekriri müzakere sırasında görüştüğümüz maddelerle ilgili gerekçeler gibi hazırlanmış; ama, tekriri müzakere kapsamına alınmamış. Sayın Kafkas'ın hazırladığını düşündüğüm için söylüyorum ve şimdi o metni okuyorum :

"Her ne kadar, düzenlemede, görünüş itibariyle, iş güvencesi düzenleniyor gibi görünüyor ise de, bunun uygulanmasını 30 işçi gibi çok yüksek bir baraja tabi tutmak, maddeyle amaçlanan iş güvencesini sağlamadığı gibi, Avrupa Birliği normlarına da, ILO Sözleşmesi hükümlerine de aykırılık teşkil etmektedir."

Tekrar, en son paragrafta "Bu 30 işçi sayısının, akademisyenlerin hazırlamış olduğu taslaktaki 10 sayısına çekilmesi, hedeflenen AB üyeliği açısından ve uluslararası anlaşma ve taahhüt edilen iş güvencesi hükümleri açısından da bir zorunluluktur" diyor. Yani, bunu, gerçekten iş güvencesinde 30 iken 10 olmuş, isterseniz 1'e indirin. Biraz sonra oylarınızla -yürürlüğe girmek üzere- bu Meclisten geçireceğiniz bu tasarıyla, iş güvencesini işletebilmenin, uygulayabilmenin olanağı yoktur.

Bakınız değerli arkadaşlarım, Türkiye'de çalışma yaşamının çivileri yerinden oynamıştı. Zaman zaman biz, bazı kayıt dışından çalışan işverenlerimizin uygulamalarından örnekler verdik.

Şimdi, çok yeni iki tane faks geldi, bunları sizlerle paylaşmak istiyorum. Bir tanesi, bir bilim yuvasından, Orta Doğu Teknik Üniversitesinden geldi. Toplam 450 işçi; geçici işçi sayısı 230, kadrolu işçi sayısı 220. Aldıkları bordrolar burada. Her birisinin 7 ilâ 18 yıl hizmeti var. 6 yıllık marangozun aldığı ücret 260 000 000 lira. Yine, 17 yıllık bir başkasının aldığı ücret 284 000 000 lira; yani, ücretleri bunlar; ama, geçici çalışıyorlar; nerede; bir bilim yuvasında, bir üniversitede. Burada, yine, belki bir insaflı durum var. Başka üniversitelerimizde çalışan işçilerimizin çalışma süreleri yılını doldurmuyor; 6 ay, 8 ay çalışıyor, arkasından, eşinin adına çalışmaya başlıyor, 2-3 ay geçiyor, oğlunun ya da kızının adına çalışmaya başlıyor; ama, işçi aynı işçi. Çalışma Bakanlığı, görevi, bu tip yasaya aykırı çalışmaları engellemek iken, müfettişlerini gönderip, tespitleri yapıp, cezalar uygulamak iken, bu çalıştırma biçimlerini yasallaştırıyor.

Yine, bir başka faks, bugün -22.5.2003- saat 11.10'da geldi. Sakarya Ziraî Donatım Kurumu; Sümer Holding almış ya da zannediyorum, ona verilecek. 151 kadrolu, 151 geçici işçi var. Orada da, sadece bekçi, itfaiyeci gibi 65 işçinin dışındaki işçilere denilmiş ki: Evinize gidin yatın. Ne olacak; biz, sizin ücretinizi eve göndereceğiz; niye; burası özelleştirilecek de onun için... Arkasından -tekrar eskiye, bir saat önceye dönmek istemiyorum- işçiye suçlama başlayacak; niye, yatarak para alıyorlar... İşçi, ülkesi için...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

36 konuşma daha · 22 Mayıs 2003

36 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook