İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu (s.s.237)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 111. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Temmuz 2003 · 618 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 24 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU (S.S.237)); konuşma 618 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu (s.s.237)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-07-24-esnaf-ve-sanatkarlar-ve-diger-bagimsiz-calisanlar-sosyal-sigortalar-ku (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 237 sıra sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanun Tasarısının 7 nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum; Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, Türkiye'nin ihtiyacı olan, özellikle son iki üç yıldan bu yana büyük sıkıntı içinde çalışan sosyal güvenlik kurumlarımızdan ikisinin tasarılarını bugün görüşüyoruz. Bu tasarıların, gerçekten, bir ihtiyacı gidermek, kurumları daha dinamik hale getirmek ve de sosyal devlet anlayışının, ülkemizde, toplumumuzda yerleşmesine katkı yapmak amacıyla son derece iyi hazırlanmış olması, planlı, programlı bir şekilde eksikliklerinin giderilmesi, bu kuruma üye olanların, aidat, prim ödeyenlerin "evet, benim kurumum da bana hizmet sunabiliyor" diyebilecekleri bir yapıda olması arzu edilir.

Tabiî, kurumun, her ne kadar, bir hafta evvel çıkardığımız Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına ilişkin temel kanuna bağlanarak idarî ve malî açıdan özerkliği zedelenmişse de, yine de, bu kurumun, eksik de olsa, aksak da olsa, temel yasasının bir an önce çıkarılması gerekiyordu. Hepiniz çok iyi biliyorsunuz ki, sosyal güvenlik kurumları özerk kurumlardır ve yönetim kurulları, genel kurullarının almış olduğu kararları icra eden, ilgili bakanlığa karşı sorumluyken, şimdi bağlı bulunduğu başkanlığa hesap vermesi gereken bir kurum.

İcra organına bakıldığında, kurumda, özellikle diğer sosyal güvenlik kurumlarından ve diğer özerk kuruluşlardan farklı bir yapı görüyoruz. Burada, her ne kadar, 6 kişilik bir yönetim kurulu, bu kurumu taşıyacak gibi görünüyorsa da, icraatta, biz biliyoruz ki, bu sosyal güvenlik kuruluşları, bakanlıkların, hükümetlerin arka bahçesi olmaya devam edecekler. Nitekim, sosyal güvenlik kuruluşları içerisinde en genç kuruluş olan Bağ-Kur'un yirmi yılda geldiği nokta, hem Sayın Bakanımızın hem de konuşmacı arkadaşlarımızın ifade ettikleri gibi, üzüntü verici bir durumda. Bir taraftan primlerini toplayamıyor, diğer taraftan sistemin dışına kaçmak isteyenler var, sisteme dahil olmak yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, sistem içerisindekiler primlerini ödemekte güçlük çekiyor; çünkü, bu yasanın içerisinde kendini gören, başta esnaflarımız, çiftçilerimiz, muhtarlarımız, yurt dışında çalışanların borçlanmadan doğan hakları, yine, kendi istekleriyle Bağ-Kur sigortalısı olup hiçbir ticarî faaliyet icra etmeyen ev hanımları ve serbest olarak çalışan sigortalılar; yani, bunların hiçbirisi memnun değil.

Yönetim kurullarına bakıldığı zaman, görüyoruz ki, biz, ülkemizde, yanlış yönetimler sonucu ülkemizi borç batağına, borç tuzağına düşürmüşüz, hortumları engelleyememişiz, banka soygunlarını engelleyememişiz, devlet olanaklarıyla kişisel zenginleşmeye engel olamamışız. "Biz iyi yönetiriz, siz yönetilin. Siz çiftçisiniz, bilmezsiniz; siz muhtarsınız, anlamazsınız; siz esnafsınız, dükkânınızla uğraşın; ama, biz sizi yönetiriz, sizin kurumunuzu da yönetiriz" demişiz bugüne kadar; fakat, yönetememişiz bu kurumları.

Yönetim kurullarına bakıldığı zaman, hükümetlerin ağırlığı kendini ezici bir şekilde hissettiriyor. Bakınız, burada da, yönetim kurulu, bir genel müdür, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının atayacağı, 1'i genel müdür yardımcılarından olmak üzere 2 kişi, Maliye Bakanlığı temsilcisi ve bu yasa kapsamındaki kuruluşlardan 2 temsilci olmak üzere 6 kişi.

Değerli arkadaşlarım, biraz evvel Sayın Bakanımız rakamlarını verdi, 3 320 000'i aktif, 1 390 000'i pasif emeklisi olan Bağ-Kur çalışanları ve buradaki hak sahipleri olan 3 320 000 kişi adına 2 temsilci var, hükümet adına 4 temsilci var, 1 390 000 emekliye "kardeşim, ben, senin adına idare ederim" demişiz.

Biraz sonra önünüze gelecek bir önergemiz var bu maddeye ilişkin. Gerek Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu Tasarısında gerek İş Kurumu Kanunu Tasarısında ve diğer özerk kuruluşlarda, oradaki aktif çalışanların olduğu gibi, pasif olan, yani emeklilerinin de temsilcileri var. Burada, emekliler de, benim kurumum niye batmış, beni yönetenler ülkemi nasıl yönetiyor, bana bakış açıları ne, karar mekanizmalarına katılımıma içten davranıyorlar mı; yoksa, sözümona genel seçimlerde bize bir parmak bal çalıp sonra sırtlarını mı dönüyorlar, bir göreyim diyebilsin. Burada emeklilerin olmaması, 1 390 000 emeklinin yönetim kurulunda temsil edilmemesi, katılımcı demokrasi açısından son derece büyük bir eksiklik, özerk kurumlar açısından büyük bir dışlanmışlık. O nedenle, yönetim kurulunda Bağ-Kur emeklilerinin de temsilinde büyük yarar var.

Bu nedenle, tasarının bu maddesine ilişkin olarak vermiş olduğumuz değişiklik önergemizi kabul edeceğinizi umuyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 24 Temmuz 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook