İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu (s.s.237)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 111. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Temmuz 2003 · 475 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 24 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU (S.S.237)); konuşma 475 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Esnaf ve sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar sosyal sigortalar kurumu kanunu (s.s.237)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-07-24-esnaf-ve-sanatkarlar-ve-diger-bagimsiz-calisanlar-sosyal-sigortalar-ku-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, Bağ-Kur, gerçekten, esnafımızın, çiftçimizin, ev kadınlarının, SSK ve Emekli Sandığı dışında kalan çalışanlarımızın bağlı bulunduğu bir sosyal güvenlik kurumumuz. Tabiî, bugün, ülkemiz zor bir dönemeçten geçiyor. Özellikle son yirmi yıldır uygulanan yanlış ekonomi politikaları ve sosyal politikalar sonucunda, ülke olarak yoksullaştık, dışa bağımlı hale geldik. Sosyal güvenlik kurumlarımız, yanlış yönetimler ve yanlış siyasal kararlar sonucunda, zarar eder konuma geldi. Bütçe açıkları alabildiğine genişledi ve finansmanı karşılayamadığı için, zor günler yaşanıyor. Özellikle son günlerde, son yıllarda, esnafımızın, siftah yapmadan kepenk kapattığı dönemler oldu. Sadece kasım ve şubat krizlerinde, hepimiz biliyoruz ki, 2 000 000'dan fazla insan işini kaybederken, yüzbinlerce esnafımız işyerini kapatmak zorunda kaldı. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin sahipleri zor günler geçirdi. Çeşitli dönemlerde, çeşitli yaklaşımlarla, esnafımız güçlendirilmek istendi; bunların, primlerini ödeyemedikleri dönemler, günler oldu. Daha iki gün önce, Sayın Başbakan, işsizliğe çözümü esnafla bulmaya çalıştı ve "ülkemizde 5 000 000 esnaf var, o 5 000 000 esnaf 1'er kişi istihdam ederse, Türkiye'de işsizlik diye bir şey kalmaz" diyerek, âdeta hem esnafla hem işsizle alay etti.

Şimdi, bu düzenlemeye bakıyorum, o zor koşullarda varlığını sürdürmeye çalışan, ayakta durmaya çalışan esnafımızın; topraktan aldığını toprağa yatıran, her dönemde güç koşullarda üretimini sürdürmeye çalışan, bir yandan banka borçlarını, faizlerini ödeyemeyen çiftçimizin, Bağ-Kura prim borcu olduğu aklının köşesinden bile geçmez. Yani, çiftçimiz de esnafımızdan farklı değil. Kendi rızasıyla bu kuruma prim ödeyenlerin -onların da ya eşleri esnaftır ya çiftçidir ya sanatkârdır- bile, primlerini ödeyemedikleri bir gerçektir.

Şimdi, sosyal sigortacılıkta ana kural, gerçekten, üyelerin aidatına primlerine dayalı ise, bunu almak devletin görevi, kurumun görevidir. Eğer, bu üyeler, ekonomik kriz nedeniyle yoksullaşmışlar, millî gelirleri, kişisel gelirleri düşmüş ve sigortaya olan yükümlülüklerini yerine getirememişlerse -ki, öyledir; zaman zaman vergi barışı ya da prim affı diye, birtakım yaklaşımlar önermeye çalışıyoruz- yani, bu kişiler primlerini ödeyememişlerse, prim borçlarının bir kısmını affetmeyi düşünüyoruz. Şimdi, buradaki düzenlemeye bakıyoruz: "Sigortalılığı sona erenler sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren üç ay içinde kuruma başvurarak kayıtlarını sildirmek zorundadırlar. Kuruma tescili yapıldığı halde 5 yıl ve daha fazla süreyle prim ödememiş olan sigortalıların, sigortalılıkları; bu Kanunun ek 19 uncu maddesi hükmü saklı kalmak şartıyla, prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının sigortalılığı ise,ş tescil tarihi itibariyle Kurumca resen sona erdirilir."

51 inci maddeye baktığımız zaman, durum aynı şekilde tekrar edilmiş: "1479 sayılı Kanunun ek 19 uncu maddesi hükmü saklı kalmak şartıyla, prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının sigortalılığı ise tescil tarihi itibariyle, kurumca resen sona erdirilir."

Değerli arkadaşlarım, bir kere, Bağ-Kurda verilen sağlık hizmetleri yetersiz, emekli aylıkları yetersiz. Bağ-Kurlular, diğer sosyal güvenlik kurumlarından hangisine gidip hizmet alacaklarını şaşırmış vaziyetteler. Devlet, alacağına geldiği zaman, gidiyor, bir biçimde alıyor; ama, burada, tahsil etme yoluna gitmeyerek, doğrudan doğruya, onlara, hizmetin dışına çıkmalarını, Bağ-Kur'un dışına çıkmalarını öneriyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 24 Temmuz 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook