İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Sosyal sigortalar kurumu kanunu tasarısı (s.s. 247)

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 111. Birleşim · 1. yasama yılı · 24 Temmuz 2003 · 784 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 24 Temmuz 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR KURUMU KANUNU TASARISI (S.S. 247)); konuşma 784 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Sosyal sigortalar kurumu kanunu tasarısı (s.s. 247)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 24 Temmuz 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2003-07-24-sosyal-sigortalar-kurumu-kanunu-tasarisi-s-s-247 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan değerli milletvekilleri, Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu Tasarısı üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, tabiî, oldukça ilerleyen bir saat. Biraz önceki bölümde, özellikle Bağ-Kur yasa tasarısı görüşmeleri sırasında, sosyal güvenliğe ilişkin bazı düşüncelerimi açıklamıştım. Gerçekten, bir ülkede sosyal refah ve sosyal adaletin sağlanmasında en önemli araçlardan biri de sosyal güvenlik sistemidir. Sosyal güvenlik sisteminin, ülkemizde büyük sorunları vardır. Bu sorunların ana kaynağının da, kanaatimce, sosyal güvenliğin bir yük olarak algılanması olduğunu düşünüyorum.

Değerli arkadaşlarım, Türkiye'de sosyal güvenlik kurumunun, özellikle sistemin büyük sorunları var, Sosyal Sigortalar Kurumunun büyük sorunları var. Bu sorunları tartışıyoruz gecenin bu saatinde.

Şimdi, Parlamentoda, bu Yüce Mecliste 550 milletvekili varız. Ben herhalde, bu Parlamentonun tarihinde, hiç, bu yasanın görüşülmesi gibi sıkıştırılmış bir görüşme düzeni olduğunu tahmin edemiyorum. Gerçekten, İçtüzüğümüz, bir yasanın nasıl hazırlanacağını, hangi süre içerisinde milletvekillerine verileceğini, milletvekillerinin konuşmalarının usul ve esaslarını düzenlemiş. Vazgeçtik İçtüzükteki 48 saat önce verilmeden; ben, tüm uğraşılarıma rağmen, saat 21.16'da -gelişini özellikle not aldım- temin edebildim.

Şimdi, bu Yüce Parlamentoda görev yapan, yasa yaptığını zanneden... Çalışanların, işverenlerin, emeklilerin gözünün burada olduğunu düşünmek isterdim; ama, gecenin bu saatinde, ne işçilerin haberi var ne emeklilerin haberi var ne işverenlerin haberi var. Âdeta onlardan kaçırılırcasına, âdeta milletvekillerinden kaçırılırcasına, yasayı milletvekilinin okumasına bile fırsat vermeyecek şekilde "IMF istedi, Bakanımız söz verdi, biz o sözü yerine getiririz" anlayışını, IMF'ye verilen sözü yerine getirmek için, böylesi, tarafların, belki, üzerinde tartışarak, konuşarak, Türkiye'deki bu ana sıkıntıyı, ana sorunu birlikte aşabilecekleri bir kanun tasarısını, milletvekillerinin okumasına bile fırsat vermeyecek şekilde, gecenin bu saatinde görüşmeye açmazın, herhalde, sosyal devlet anlayışına, sosyal güvenlik kurumlarına ve Sosyal Sigortalar Kurumuna bakış açınızı ortaya koymaya yeter diye düşünüyorum.

Gerçekten, olağanüstü hallerde ya da sıkışılmış durumlarda Mecliste gündeme alınabiliyor; pek çok yasayı da bu şekilde gündeme aldık; ama, bu yasa -üzerine bakıldığı zaman- 1 Mart 2000 tarihinde 57 nci hükümet döneminde hazırlanmış; yani, üç yıldan fazla zamandan bu yana bu Meclisin raflarında bu yasa tasarısı var. Hükümet olduğunuz günden bugüne kadar, programınızda olduğu için; ki, bizim programımızla karşılaştırmalı baktığım zaman, hemen hemen, sosyal güvenlik kurumuna, kuruluşlarına bakış açımız, diğer politikalardan farklı olarak burada bütünleşmesine rağmen, hiçbir şekilde bu tasarıyı sıkıştırmayı gerektirmiyor; yani, Allah'ın günü sadece bugün müydü, gecenin bu saati miydi?! 550 kişiden, saysak, 100 kişi yok. Şimdi, soruyorum; kaldırın elinizi, kaç taneniz tasarıyı temin edebildi? Yok; verilmedi çünkü. Gecenin 21.16'sında tüm uğraşılarımla alabildim. Dışarıda oturan arkadaşların ellerinde de yok.

Değerli arkadaşlarım, bu tasarıya katkı yapmak istedik, katkı yapmak istiyorduk. Elbette, komisyonlarda tartışıldı. Elbette, Sağlık, Aile, Sosyal İşler ve Çalışma Komisyonunda tartışıldı; Plan ve Bütçe Komisyonunda tartışıldı; ama, komisyonlardaki arkadaşlarımız bile yok, komisyon yerinde yok; biz, burada, Türkiye'nin en önemli sosyal güvenlik kurumunun yasasını tartışacağız, konuşacağız!

Değerli arkadaşlarım, bu sosyal güvenlik sistemi ciddî bir iş; çok büyük sorunları var. Özellikle, bu sistemin içinde olan çalışanların kurumdan hizmet alabildiğini söyleyebilmek mümkün değil. İşverenlerimiz, tabiî, kurum, öz itibariyle, varlığını, işçilere ve işçiler adına işverenlerimizin ödediği primlere borçlu; ama, hangi işverenlere; dürüst ve namuslu işverenlere, kayıtlı ekonomiye; yani, ben, bu ülkede yaşıyorum, bu ülkede çalışıyorum, bu ülkede kazandığımı bu ülkede yatırıma çevirmeliyim diyenlere borçlu. İstihdam yapımız belli, işsizlik had safhada; kayıtdışı ekonomi kayıtlı ekonomiyi geçmiş. Kayıtdışı demek, kanundışı demek. Kanundışı çalışmayı engelleyememişiz, kaçak çalıştırmayı engelleyememişiz. Çalışma Bakanlığının istatistiklerine göre, bakanların açıklamalarına göre, 1 500 000'e yakın yabancı kaçak işçi bu ülkede, güzel ülkemizde çalışıyor; 10 000 000'dan fazla açık işsizimiz var. Biz, bu sorunları, burada, bir arada tartışarak sistemin sorunlarını ortadan kaldırmak, Sosyal Sigortalar Kurumunun sorunlarını tartışarak güzel bir kanun yapmak varken, tartışılmasın, konuşulmasın diyerek böyle bir yasayı gündeme getiriyoruz.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten üzülüyorum; yani, bir yurttaş olarak üzülüyorum. Biz, burada, sosyal güvenlik harcamalarının sağlıklı bir plana göre zaman içerisinde azaltılmasına yönelik yeniden yapılandırma planı, projesi ortaya koyabilirdik. İdarî kararlarla yapılan sosyal güvenlik harcamaları, IMF'nin talebi, direktifi doğrultusunda bir rakama bağlandı üç yıldır; sorunlar çözüldü zannettik; ama, sorunlar giderek büyüdü, yumak haline geldi.

Ben, bir haftadan bu yana Yüce Meclisin çalışmalarını izlediğim zaman, Mustafa Kemal'in açmış olduğu bu Parlamentoda görev yapan bir milletvekili olarak ıstırap çekiyorum, üzüntü duyuyorum. Benim ülkemde, ABD istedi diye, topluma kazandırma yasası bir gece yarısı görüşülmeye kalkılıp, yarıya gelince geri çekilmemeli; benim ülkemde, IMF istedi, bakanımız söz verdi diye, bu Yüce Meclis, gece yarısı, böylesine önemli bir yasayı gündeme getirip burada tartışmaya açmamalı; benim ülkemde, AB istedi diye bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, on tane uyum paketi peş peşe getirilip, milletvekilinin burnunun dibine sokulmamalı. Bu Parlamentonun çalışma kurallarına herkes saygı göstermeli..

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)SSK'nın da, Bağ-Kur'un da...

AHMET YENİ (Samsun)Özgürce oy kullanıyorsunuz.

İZZET ÇETİN (Devamla)Evet, özgürce değil; ben bu tasarıyı okuma fırsatı bulamadım.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Nasıl bulamadın; komisyonda görüşüldü!..

İZZET ÇETİN (Devamla)Komisyonda değilim. Komisyonda 60 milletvekilinin okuduğunu düşünseniz bile 490 milletvekilinin bu tasarıdan haberi yok.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 24 Temmuz 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook