İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 111. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Genel Kurul konuşması

İzzet Çetin

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 111. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Temmuz 2004 · 498 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

İzzet Çetin (CHP), 7 Temmuz 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu; konuşma 498 kelime.

İzzet Çetin (CHP, Kocaeli). “Genel Kurul konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 7 Temmuz 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/izzet-cetin-22-2004-07-07-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

İZZET ÇETİN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli arkadaşlarım; verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, komisyonun bu önergeye katılmayışını anlayışla karşılıyorum; ama, Sayın Bakanın "katılmıyoruz" demesini anlayabilmenin olanağı yoktur; çünkü, bu görüşmekte olduğumuz tasarıyı, Plan ve Bütçe Komisyonunun görüşleri doğrultusunda tartışıyoruz. Hükümetin tasarısına, Bakanlar Kurulunun sunduğu metne bakarsak, burada, aynen, personelin her türlü alacakları zamanında ve öncelikle ödenir hükmü var; ama, komisyonda, her ne hikmetse, herhalde, tavşana kaç, tazıya tut mantığı içerisinde, komisyonda da çoğunluğunuz olduğu için, biz, hükümet olarak böyle şirin gözükmek için bunu yazalım, siz komisyonda değiştirin talimatı verilmiş olacak ki, burada yer almamış. Şimdi, Sayın Bakan buna katılmıyor.

Değerli arkadaşlarım, iki parti içerisindeki pek çok arkadaşım belediye başkanlığından geldi. Hepimiz kentlerde yaşıyoruz, belki köy kökenliyiz, belki Anadolu'nun ücra köşelerinden geldik; ama, hepimiz, hemen hemen büyük bir bölümümüz, belediyelerin hizmet ürettiği alanlardan geldi. Oralarda çalışan işçilerin, memurların, aylarca, hatta yıllarca, kırk aya, kırkbeş aya varan sürede ücretlerinin ödenmediğine, maaşları her ne kadar "657 sayılı Yasaya tabi çalışanların maaşları aybaşında ödenir" ibaresine dayalı olarak aybaşında ödeniyor ise de zorlanılarak, özellikle memurlar ya da o zavallı geçici işçilerin aylarca, yıllarca ücretlerini alamadıkları için zaman zaman eylemlere başvurduklarına tanık oluyoruz.

Belediye başkanları beş yıl için göreve geliyor. Burada, eğer, böyle bir hüküm görmez ise... Zaten, belediyeler, malî açıdan güçlendirilmiş değil, hizmetleri görmekte zorlanıyor, onun, müteahhitlere, çıkar çevrelerine, baskı gruplarına gücü yetmiyor. Kime gücü yetiyor; işe aldığı işçisine ya da eskiden beri çalışan -sözleşmeli değil ama- işçisine gücü yetiyor. Sözleşmesi var, çalışan personelin sendika aidatını ödeyemiyor belki belediye, sözleşmeyi uygulamıyor, ücretini vermiyor; ondan sonra bakıyorsunuz, şehirler, ilçeler, beldeler çöp yığını.

Değerli arkadaşlarım, geçtiğimiz yıl bu aylarda 1475 sayılı Yasayı 4857 sayılı Yasayla değiştirdik; yeni getirilen düzenleme, ücretlerin ödenmemesi halinde, işten kaçınma hakkını, iş görmeme hakkını çalışanlara verdi. Biz, Anayasanın 90 ıncı maddesinde de değişiklik yaptık; diyoruz ki orada da, bir çelişki varsa uluslararası sözleşmeler geçerli. Şimdi, biz, bile bile, belediye başkanlarına sen, müteahhitlerin parasını öde, diğer ücretleri öde; ama, çalışana geldi mi vur kafasına... Bu mantıkla ne belediye yönetilir ne ülke yönetilir... Yapılması gereken, ücretlerin zamanında ödenmesini sağlamaktır ve eğer, zamanında ödenmiyor ise, buna bir hüküm, cezaî müeyyide getirmektir ya da İller Bankasından belediyelerin payının bir kısmının, ücretlere ilişkin bölümünün sadece ücretlere tahsisli olarak verilmesi gerekir ki kentlerimiz huzurlu olsun. Hatta, bu madde yine eksik; bu maddede -çalışanlarının örgütlü olduğu- sendika aidatlarının ödenmesi de belediye başkanlarına hatırlatılmalı. Eğer, biz, bir yasa yapacak isek, tartışmalardan uzak, işleyebilir, okuyanın anladığı ve anlaşılanın da uygulanabileceği biçimde yazmamız gerekir.

Sayın Bakan -bundan sonraki madde görüşülürken, yine cevap vereceğim- bazı konuları gerçekten çarpıtarak açıklıyor; yani "en iyi hazırlanan yasa tasarısı" diyor; ama, neresini tutsak, tel tel dökülen bir tasarıyla karşı karşıyayız.

Değerli arkadaşlarım, o nedenle, personelin her türlü alacaklarının zamanında ödenmesine ilişkin bu düzenlemeye paralel, yakın bir düzenleme de, bir öneri de AKP Grubunun var. Burada, iki önerge arasındaki tek fark, bizim önergemizde, cezaî müeyyide, yani, belediye başkanının ve muhasebe müdürünün sorumluluğu da gösterilmektedir.

O nedenle, bu önergenin kabulü doğrultusunda oy kullanmanızı istiyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

60 konuşma daha · 7 Temmuz 2004

60 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook