Avrupa Birliği Uyum Komisyonu toplantısındaki konuşma
Eskişehir Milletvekili · CHP
Avrupa Birliği Uyum Komisyonu · 5. yasama yılı · 13 Ekim 2026 · 937 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Jale Nur Süllü (CHP), 13 Ekim 2026 tarihinde TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: Tutanak Metni); konuşma 937 kelime.
Jale Nur Süllü (CHP, Eskişehir). “Avrupa Birliği Uyum Komisyonu toplantısındaki konuşma”. TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu tutanağı, 13 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/jale-nur-sullu-2026-10-13-tutanak-metni (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=90359
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.
Öncelikle Sayın Bakan Yardımcım ve Dışişleri Bakanlığımızın değerli temsilcileri; Komisyonumuza yapmış olduğunuz bilgilendirmeden dolayı teşekkür ederiz.
Tabii, biz aslında son üç-dört yıldır hep aynı şeyleri dinliyoruz, ne yazık ki Ali Bey de söz etti, Lütfü Bey, Cengiz Vekilim de söz etti. Evet yani biz bir çifte standart olduğunu kabul ediyoruz zaten, ona söyleyecek bir şeyimiz yok.
ALİ ŞAHİN (Gaziantep)Onu da aşmalıyız değil mi, onu da aşmalıyız?
JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir)Ama biz siyasi muhalefet partileri olarak çifte standarda Türkiye koşulları içinde de o kadar alışkınız ki hep ikili hukuk uygulanmasına...
ALİ ŞAHİN (Gaziantep)Hakemi de yenmeliyiz...
JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir)Yok, sadece Avrupa Birliği...
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Sadece orada değil, içeride de çifte standart...
JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir)İçeride de var, çifte standarda biz alışkınız. Yani bunu böyle bir mazeret olarak...
ALİ ŞAHİN (Gaziantep)Baktığınız yere göre değişebiliyor.
JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir)Yok, yok, vallahi hiç öyle değil biz yaşadığımız gerçekleri bildiğimiz için.
Dolayısıyla yani biz ona alışkınız, artık onu mazeret olarak kabul etmiyoruz, açık ve net olarak söyleyeyim. Yıllardır da aynı şeyi söylüyoruz, ben de Sayın Bakan Yardımcımız her geldiğinde de aynı şeyi söylüyorum. Artık Avrupa Birliğiyle ilişkilerimiz zaten bir üyelik şeyinden çıkmış bir al vere, işte "transactional" bir ilişkiye dönmüş durumda. Bunu aslında ne yazık ki biz de kabul etmiş... Yani "biz" derken iktidar da kabul ediyor yürütme de kabul ediyor Avrupa Birliği de kabul ediyor. İşte mesela en son gelişmeleri ele alırsak... 9 Ekimde Marta Kos bu Çerkezköy Tren Hattı'nın, AB tarafından finanse edilen hattın açılışına geldiğinde demokrasi yönünden kaygıları olduğunu anlattı, anlattı ama sonunda da ne dedi? Değişen jeopolitik koşullar nedeniyle Türkiye'yle karşılıklı faydaya dayalı bir ilişkinin, iş birliğinin öneminden söz etmeye çevirdi konuşmayı ve ondan sonra onun üzerine ilerledi. İşte, biz yine bakıyoruz, 99'dan beri 21 aday ülkeden statüsü hep aynı kalan neredeyse biziz, müzakereler durmuş durumda falan ve işte her yıl açıklanan Türkiye raporları ortada. Yani hep aynı cümleler, "Bir gelişme kaydedilmedi, şu olmadı, bu olmadı." Evet, yargı konuları Sayın Bakanın alanında değil ama herhâlde Adalet Bakanlığından da bir temsilciler heyeti gelecek, dolayısıyla onlara soracağız belki bunu ama mesela daha dün, sanıyorum 8 Ekimde miydi? Anayasa... Ya, bırakın, hani Cengiz Vekilim Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden söz etti. Anayasa Mahkemesi Tayfun Kahraman'la ilgili 8 Ekimde bir karar verdi. O bile uygulanmıyor yani hep böyle son gelişmeler bile ele alındığında tabii, demokrasiden gittikçe uzaklaşma, otoriterleşme, otokrasinin artması gibi hep biz dayak yiyoruz yani Türkiye raporlarında da. Tamam, başka ülkelerde de birtakım şeyler oluyor olabilir ama ben hep şunu söylüyorum: Ya, biz ev ödevlerimizi yapalım. Bakın, yıllardır bir vize serbestîsi konusunda 6 tane kriterden söz ediyoruz ya! Yani o kadar kriterden hepsini yapmışız, bir 6'ya kalmışız. Yani o 6'da da aman aman çok önemli şeyler yok. Hani Terörle Mücadele Kanunu çerçevesinde işte şimdi zaten bu açılım süreci var. Yani orada düzeltilecek şeyler var. Yani birtakım şeylerde artık ben de diyorum ki biz ev ödevlerimizi yapalım, diyelim ki: "Bakın, biz bunları, bunları, bunları yaptık." Artık o raporlarda hep aynı cümleleri duymayalım. Yani her yıl bıktık o cümleleri duymaktan. İşte şunları, şunları, şunları Nacho Sanchez Amor yazıyor, "Hiçbir gelişme kaydedilemedi; şunlar, şunlar önerildi." Aynı! Her sene aynı şeyleri o raporda görüyoruz ama hani çifte standart ama kimi doğru, kimi belki daha fazla abartılıyor ama yani bunlar var. Ben de onu söylüyorum çünkü vatandaşlarımız artık Avrupa'yı bir umut olarak ne yazık ki görür oldu ülke koşulları nedeniyle. Bakın, yani bugün biz hep şeyden söz ediyorduk "Gençler artık Avrupa'ya gitmek istiyor, Avrupa'da yaşamak istiyor, okumak istiyor." diye ama artık ekonomik gücü olan, entelektüel seviyesi yüksek insanlar yurt dışında çifte vatandaşlık için başvurular yapıyorlar, şirket açıyorlar, konut alıyorlar. Yani benim bir sürü tanıdığım var böyle. Yani ülkede geleceğini göremeyen herkes Avrupa Birliğini artık bir umut olarak görmekten de vazgeçti hiçbir gelişme olmayınca artık yani vatandaş olmak için başvurular yapıyor. Ben bunları dediğim gibi Lütfü Vekilim de söyledi, biz bunları yurt dışına gittiğimizde -hep birlikte kaç toplantıya gittik- söylemiyoruz, hep onları suçluyoruz, işte Kıbrıs'a bağlıyoruz, Yunanistan'a bağlıyoruz ama hani bunları da biz içimizde konuşmazsak bir ilerleme kaydedemiyoruz. Bakın, mesela...
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Bunlar doğru değil yani dışarıda söylediklerimiz.
JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir)Efendim...
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Dışarıda söylediklerimiz doğru değil yani, onu söylüyorum.
JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir)Evet yani biz de o kadar şey yapıyoruz, yani ülkemizi kolluyoruz açıkçası.
Ama mesela geçtiğimiz hafta yine son gelişmelerden, Avrupa Birliği Komisyonu AB'nin gelecek dönemlerde yeni üyelerle genişlemesine hazırlanması amacıyla yönetim, politika ve bütçe anlamında gerekli düzenlemeler üzerine bir tebliğini sundu Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyine. Orada da işte Avrupa Birliğinin geleceği ve Türkiye-AB ilişkileri açısından tebliği değerlendirmek çok önemli. Yani bizim bunlarla ilgili ne şeyimiz var? Mesela Komisyonun mevcut anlaşmalar çerçevesinde genişlemenin mümkün olduğunu belirtmesi ve karar alma süreçlerinde oy birliği yerine nitelikli çoğunluğu yaygınlaştırmayı önerdiler. Birliğin genişleme kapasitesini artırmaya yönelik olarak arayışını bu ortaya koyuyor aslında ama biz de -dediğim gibi- bu süreçte neler yapacağız? Yani uzun süredir fiilen ilerlemeyen katılım müzakerelerinin yeniden canlandırılması için Başkanlığınızın öncelikli yol haritaları neler? Belirlenmemiş somut takvim ve ölçülebilir hedeflerimiz var mı? AB de aslında bu durumdan memnun gibi duruyor al ver ilişkileriyle yürümesinden bu ilişkilerin. İşte mesela tam üyelik müzakerelerindeki tıkanıklığa karşı Gümrük Birliği gerçekten sanayicimiz için bu son derece önemli bir süreç. Bu konuda mesela vize serbestîsi diyaloğunda hangi somut adımları atacağız? Onlar önem taşıyor. Avrupa Komisyonunun yeni genişleme hazırlıkları çerçevesinde Türkiye'nin konumuna ilişkin nasıl bir değerlendirme yapılmakta ve Türkiye Birliğin gelecekteki genişleme ve kurumsal reform tartışmalarında aktif bir biçimde yer alıyor mu? Bakanlıkların yürüttüğü çalışmalar bunu sağlamaya yönelik gibi gelmiyor biz dışarıdan baktığımızda.
Teşekkür ediyorum yine de sunumunuz için.
AYNI TOPLANTIDA
Aynı gün bu komisyonda konuşanlar
11 konuşma daha · 13 Ekim 2026