2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 38. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Aralık 2007 · 592 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 13 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (MALİYE BAKANLIĞI, KAMU İHALE KURUMU, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI, ÖZELLEŞTİRME İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜTÇELERİ, GELİR BÜTÇESİ İLE 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI'NIN MADDELERİ)); konuşma 592 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (maliye bakanlığı, kamu ihale kurumu, gelir idaresi başkanlığı, özelleştirme idaresi başkanlığı bütçeleri, gelir bütçesi ile 2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı'nın maddeleri)”. TBMM Genel Kurulu, 38. Birleşim tutanağı, 13 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2007-12-13-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-maliye-bakanligi-kam-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2008 Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın en önemli maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bundan önceki bütçeler de geldiği zaman her maddede konuşulmuyordu, ama bu madde devamlı Parlamentoda en öncelikli ve bütün partilerin üzerinde çok konuştuğu, önerge verdiği bir madde. Aslında benim de önerge verme hakkım olsaydı, şu Maliye Bakanlığının bazı ödeneklerini kısıp, memur maaşlarının artırılması için buraya bir aktarma yapılmasını da sağlayacaktım.
Şimdi, burada önce konuşan arkadaşlarımız, özellikle iktidar partisindeki arkadaşlarımız öyle şeyler konuşuyorlar ki, sanki Türkiye cennetmiş, insanlar hâlinden çok memnunmuş, yani alınan ücretlerle insanlar o kadar refah içinde ki… Yahu, gidelim şurada bir öğretmene soralım, bir polise soralım, diyelim ki, “Kardeşim, sen, aldığın maaşla Allah rızası için geçinebiliyor musun?” Mümkün değil arkadaşlar. Bakın seçimden önce tuttunuz polise 200 milyon ile 400 milyon vaatte bulundunuz, sözünüzü yerine getirmediniz. Sözünü yerine getirmeyenlere “münafık” derler. Münafık da çok tehlikeli birisidir, yani İslami kurallara göre.
Şimdi, burada devlet… Diyorsunuz ki, biz dört sene içinde… Pardon, dört değil, artık altıncı senedir iktidardasınız, altı sene, bir millet hayatında çok büyük bir ömürdür ve tek başına iktidardasınız, siz bu memurlara ne verdiniz? Yani, bugün işsizlik sayısı gittikçe artıyor, memurun sefaleti gittikçe artıyor. Bugün işsizler ordusu artarken memleketteki kapkaç olayları artıyor ve bunlar rakamlarla ortadadır.
MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)Rakamlarla konuşun.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, şimdi zaten beş dakikalık sürem var. Bunlar ortadayken sizin burada çıkıp da bu milleti, bu kürsüyü… Bu televizyonu dinleyen insanlar “Allah Allah, bu Millet Meclisindekiler bu memleketin dertlerinden, sorunlarından ne kadar habersiz insanlar.” diyorlar.
Şimdi, tamam, birtakım insanlara -bu düzenleyici ve denetleyici kurumlar var- 15 milyar veriyorsunuz, 20 milyar veriyorsunuz… Mesela, bugün TMSF’dekiler ne yapıyorlar, Özelleştirme İdaresinde çalışan personel kaç lira alıyor? Bunlar ne saltanatlar sürüyor? Makam arabaları altında, lojmanların en kralı altında, daireleri en lüks biçimde döşenmiş, saraylarda oturuyorlar. Şimdi siz saraylara da çok meraklısınız! Tabii sizin bakanlarınız çok safahat içinde. Başbakanınızın iki tane uçağı var, iki helikopteri var, 67 trilyon lira verecek yeniden bir uçak alacak. Öte tarafta… Yani, devletin imkânlarını o kadar yasa dışı kullanıyorsunuz ki. Tabii, siz halkın içine de girmediğiniz için halkın içindeki sefaleti bilmiyorsunuz.
Ayrıca, bu memleketin kaynakları da bol, yeterli. Bakın, 56 katrilyon lira faiz ödüyorsunuz. Siz, tek başına iktidara gelmiş bir partisiniz. Şimdi, daha dört ay oldu, halkın karşısına bir program koyamadınız. Mesela, şu 56 katrilyon faiz alan kaç aile var? Hepsi, çoğu yabancı. Buna bir çekidüzen getirebilirsiniz. Vergi nispetlerini, tuttunuz, bankalarda ve büyük şirketlerde düşürdünüz, devletin buradaki kaybı 10 katrilyon lira civarında. Araştırabilirsiniz.
Doğru dürüst bir vergi incelemesi yapılmıyor, Maliye Bakanlığının ne iş yaptığı belli değil. Bu vergi incelemesinde de çok büyük matrahlar bulunduğu zaman Merkezî Uzlaşma Komisyonuna çekiyorlar. Orada hiçbir sorumluluk yok ve istediklerini silip atıyorlar, sanki babalarının kesesinden devletin malını dağıtıyorlar. Böyle laçkalaşmış bir anlayışla iktidar yapan bir hükûmetin başta bulunduğu bir ülkede gelecekten güven duyulması, oranın düzelmesi mümkün değildir.
Şimdi, dün, bir gazetede bir reklam vardı. Konya’da, bir ilkokul kızımızın başına türban geçirmişler, efendim “Vergini öde servetine haram katma.” Ee niye o çocuğu istismar ediyorsunuz? Onu, mademki, yani din eksenli propaganda yapacaksanız, kendinizden çarşaflı birisinin oraya şeyini koyun da…
İBRAHİM KAVAZ (Erzurum)Demagoji yapma!
KAMER GENÇ (Devamla)…tam dinî kurallara uygun bir reklam yapın, yani yazık değil mi o çocuğa yaptığınız şey. Soruyorum, acaba Maliye Bakanının ve yandaşlarının ve Hükûmet üyelerinin hepsinin paraları hakikaten helal mıdır, haram mıdır? Vergilerini veriyorlar mı, vermiyorlar mı? Geçmişte gördük işte, hayalî ihracatlar, naylon fatura düzenlemeleri yapanların paraları, herhâlde, servetleri helal değildir.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bizim istediğimiz, bu memlekette sağlıklı bir yönetim olmasıdır, aklın yolu tektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
127 konuşma daha · 13 Aralık 2007