Usul hakkında
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 73. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Mart 2008 · 645 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 5 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: USUL HAKKINDA); konuşma 645 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Usul hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 73. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-03-05-usul-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan geçici maddenin son fıkrasının madde metninden çıkarılması hususunda önerge verdik. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, kırk dört tane belediyeyi köy hâline çeviriyorsunuz. Tabii, bugün bu kırk dört belediyede ve her tarafta büyük bir üzüntü var. Onlar diyorlar ki, “Bu belediyeleri köye çevirenlerin -bizim köyümüze, hudutlarımıza geldiği zaman- yüzlerine çok büyük bir dolu seviyesinde yağmur yağdıracağız.” Onu da bilesiniz; bana da söylediler bunu zaten.
Şimdi, bakın, o kadar muğlak bir fıkra ki, “Birinci fıkra hükmü uyarınca köye dönüştürülen belediyeler, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde 5393 sayılı Belediye Kanununun 8 inci maddesindeki usule bağlı olmaksızın, belediye meclisinin kararı ile bağlı olduğu il veya ilçe belediyesine mahalle olarak katılma talebinde bulunabilir.”
Şimdi, mevcut mevzuata göre, bir köyün belediye olabilmesi için evvela orada referandum yapılması lazım, Belediye Kanunu öyle. Şimdi, siz bunu kaldırıyorsunuz, onun yerine, dokuz kişilik belediye meclisi kararıyla, diyorsunuz ki, bu köyü şu ilin belediyesine bağlıyoruz veyahut şu ilçenin belediyesine bağlıyoruz. O kadar çok muğlak yazılmış ki.
“Katılma işleminin gerçekleşebilmesi için katılacak belediye ile katılınacak olan il veya ilçe belediyesinin sınırları arasında başka bir belediye veya köy bulunamaz.”
Yani “arasında” ifadesi neyi ifade ediyorsa, Komisyon anlıyorsa lütfen açıklasın. Zaten, her ilin sınırları içinde, her ilçenin sınırları içerisinde bir tek belediye bulunuyor. Yani, bu “arasında” derken, bu köyle o il veya ilçenin arasını mı kastediyor, o da tam anlaşılmıyor.
Ayrıca da, şimdi, değerli milletvekilleri, peki, iki aynı hudutta, köyde, yani, o kadar bu köyde bir ihtilaf yaratacak bir şey ki. Köyün bir kısmı ben şu belediyeye katılacağım, öteki de ben bu belediyeye katılacağım diyor. Yani, burada, kâğıt üzerinde kanun çıkarmak kolay da biraz, uygulamayı bilmek lazım. Siz, niye peki köy halkının menfaatini, onun iradesini göz önünde tutmuyorsunuz? Mademki burası bir köy, yani belediyeyi kaldırıyorsunuz köy hâline dönüştürüyorsunuz, o köyün başka bir belediyeye katılması için referandum alın.
Ben, Antalya’ya gittim, orada belediye başkanları vardı. Panelisttim, orada birisi bana bir kâğıt göndermiş. “Referandumla doğdu, Tayyip’le öldü, çok işkence gördü, ruhuna Fatiha.” diyor. Yani, kendi belediyesinin ismini, mezar taşına bunu yazacağız diyor. Yani, zaten, işte bu kırk dört belediye, mezar taşına böyle diyecek “Referandumla doğdu, Tayyip kararıyla öldü, ruhuna Fatiha.”
Şimdi, yani, halkla alay ediyorsunuz. Bir köyün iradesini nasıl beş kişilik bir belediye meclisi üyesi belirler? O zaman, bütün köylerde belediye kurma işini bu usule çevirin. Yani, gerçekten… Sonra, katılınacak belediye…
Bakın “Katılım işlemi katılınacak belediye meclisinin olumlu kararı ile sonuçlanır.”
Peki, hangi hâlde, bu belediye meclisi bunu kabul edip etmeme ihtiyarına mı sahiptir, yoksa ki katılma kararını kabul etmek zorunda mıdır? Yani bunların hepsi çok önemli. Yani şimdi bunları düşünmeden burada Komisyon da zaten bunu ciddi müzakere etmemiş. İnanmanızı istiyorum, bakın, ben on beş sene Danıştayda hâkimlik, savcılık yaptım, şu kanuna göre çıkacak ihtilafı çözmek mümkün değil. O kadar muğlak ifadeler var, o kadar anlaşılması zor ifadeler var ki. Tabii Komisyon Başkanı doğru dürüst Komisyonda bunu müzakere etmiyor, enine boyuna tartışmıyor, sanki yangından mal kaçırırcasına, işte hemen -o kadar tuzak da hükümler var ki- bunu çıkarmış burada. Bu kanun, gerçekten kavga çıkaracak, kargaşa çıkaracak, kaos çıkaracak bir kanun. Yani söylesin işte, burada çıksın Hükûmet de şey etsin, Komisyon da şey etsin. Yani bir köyün yarısı derse ki kardeşim ben şu ilçe belediyesine bağlanacağım, ötekisi hayır ben bu ilçeye… Bunun kaderini getiriyorsunuz 9 kişilik belediye meclisinde 5 kişinin iradesine bağlıyorsunuz. Bunlar olmaz sayın milletvekilleri. Hiç olmazsa bunların bu karar alması konusunda, katılmak istedikleri belediyenin de buna katılması konusunda bir mecburiyet koyun o zaman. Yani niye? O köy gidecek bir belediyeye katılma kararını alacak, öteki belediye ben kabul etmesem der. Onlar için de onur kırıcı bir şey olur veyahut da bu konuda hiç olmazsa bunu bunlara empoze edecek yetkili bir merci tayin etmek lazım. Onun için, getirilen kanun hakikaten her yönüyle problem doğuracak bir şeydir.
Burada biraz önce AKP’nin Grup Başkan Vekili diyor, burada bilgi veriliyor, bilgide virüs var. Yahu, şimdi, virüsü yaratan sizsiniz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
73 konuşma daha · 5 Mart 2008