Sağlık hizmetleri temel kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.72)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 76. Birleşim · 2. yasama yılı · 12 Mart 2008 · 759 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 12 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAĞLIK HİZMETLERİ TEMEL KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.72)); konuşma 759 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Sağlık hizmetleri temel kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.72)”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 12 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-03-12-saglik-hizmetleri-temel-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-7 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 72 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin geçici 1’inci maddesinin teklif metninden çıkarılmasına ilişkin olarak verdiğim önergeyle ilgili olarak söz aldım. Hepinize saygılarımı sunuyorum. Ayrıca da, İstiklal Marşı’mızın kabulünün yıldönümü dolayısıyla, bu, İstiklal Marşı’mızı yazan büyük şaire şükranlarımı arz ediyorum ve bunu kabul eden Türkiye Büyük Millet Meclisinin bütün üyelerine Tanrı’dan rahmet, yerlerinin cennet olmasını diliyorum.
Değerli milletvekilleri, şimdi, bu Meclise geldiğimiz, özellikle AKP zamanından beri, Allah rızası için, şu memleketin rejimini dürüstlüğe götürecek, bu memlekette sağlıklı, ülkenin hizmetlerine en iyi hizmet verebilecek bir yasal düzenlemenin getirilmesi konusunda bir şeye şahit olmadık.
Şimdi, kanun teklifini… Daha önce Cumhurbaşkanına gidiyor, bu yöndeki düzenlemeler Cumhurbaşkanına gidiyor, Cumhurbaşkanı bunu veto ediyor. Arkasından, virgülüne dokunmadan, aynısını getiriyorsunuz, Cumhurbaşkanı mecburen bunu onaylıyor ve Anayasa Mahkemesine gidiyor. Anayasa Mahkemesi bu konuda karar veriyor, diyor ki: “Kardeşim, sen evvela, bir yerlere atamak için, hukuk devletinin bir gereği olarak bir kriter getir. Bu kriteri getirmeden, sen buraya atama yapamazsın.” Ondan sonra, Anayasa Mahkemesi daha işin esasına girmeden, yeniden bir kanun teklifi getiriliyor. Kanun teklifinin 1’inci maddesi, AKP Grup Başkan Vekillerinin burada verdikleri bir önergeyle tamamen değişti.
Şimdi, değerli milletvekilleri, bu, kanun yapma tekniğine de aykırı. Yani siz burada, grup olarak getiriyorsunuz, burada tartışılmadan, esası anlaşılmadan eğer önergeyle bunu kabul ederseniz, o zaman Meclisin fonksiyonunu da kaldırın. İşte, verilen önerge burada, gerçekten, ne değişiklik getirdiği de belli değil.
Şimdi, burada, biz bu Bakanlığı biliyoruz. Daha önce, işte, 176 klinik şefini atamışlar, iptal edilmiş. Diyor ki: “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte görevinde olan kişilerin, bunlar müktesep haklarıdır.” Böyle müktesep hak olmaz. Şimdi, eğer siz liyakat ve ehliyeti esas alıyorsanız, buraya atanacak insanların belli bir liyakat, bilgi ve beceriye sahip olduğunun en azından bir heyet tarafından onanması lazım. Bunun şeyi kimdir? Biz biliyoruz, Pursaklar’dan bu Bakanlığa ne kadar etki edildiğini de biliyoruz. Burada, birtakım tarikatlarla, bu bakanlıklarda ne kadar etkili olduğunu da biliyoruz. Efendim, son zamanlarda Türkiye çapında büyük özel hastaneleri faaliyete geçirdiği büyük sermaye sınıflarının bu hastaneleri satın aldıkları, Türkiye’nin her tarafında… Bu hastaneler hangilerinin parasıyla, hangi tarikatların parasıyla kurulduğunu da biliyoruz. Bu hastaneler bu gücü kimden alıyor? İşte, bu bazı kadroların kendisine devletin kaynaklarını aktarmak suretiyle burada haksız kazançlar elde edeceğini de biliyoruz.
Ee, şimdi böyle bir olgu içinde, böyle bir kişilik içinde, böyle bir sicil içinde bulunan bir bürokrasinin ve idarenin, biz nasıl senin merhametine dayanarak, senin iki dudağının arasından çıkan söze inanarak insanların -oraya atanan kişilerin- belli bir bilgiye, belli bir birikime, belli bir mesleki liyakate sahip olduğunu nasıl anlayacağız? Çünkü, siciliniz düzgün değil. Dolayısıyla bu sicilinizin düzelebilmesi için…
Zaten bir tek kişinin de emriyle, hele Hükûmetin emriyle, bir siyasi iktidarın emriyle bir yere bir atama yapılıyorsa muhakkak orada bir kusur vardır. Orada liyakatten ziyade siyasi bir kadronun, siyasi bir düşüncenin kölesi olma düşüncesi vardır, adamı olma düşüncesi vardır. Biz diyoruz ki: Bunları silelim. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir. Hukuk devletinde bir yere atanacak insanlarda aranacak niteliklerin, liyakatin, bilginin de hukuk devletinde bunun belirli prosedürleri vardır, bu prosedürler nelerdir? İşte, orada tarafsız insanlar imtihan yapacak. E, kimdir bu tarafsız insanlar? İşte, profesörlük unvanını almış, YÖK üyesi… En azından burada bir, iki, üç, dört tane imtihan heyetinde belirli bir tarafsızlık ilkesini koruyacak insanların burada yer alması lazım.
Ben geçmişte birtakım AKP’li milletvekilleriyle gezdim, profesör unvanını almış arkadaşlar… Vallahi okuma yazması doğru dürüst olmayan arkadaşlar var ya, ben gördüm yani. Şimdi, Türkiye’de hangi koşullarda profesör olan insanları biliyoruz. Yani belki okuma yazması, çok ileri gitti ama, mesela bir yabancı dil bilmiyor. Yani gidiyoruz, işte, Avrupa Konseyinde, yabancı dil bilmiyor. Ee, sen nasıl profesör oldun? Olmuş işte! Arkadaşlar, profesör… İşte, bir YÖK Başkanını atamışsınız. YÖK Başkanının, Allah rızası için, yahu YÖK Başkanlığı yapacak…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Genç, tamamlayınız.
KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, bu kişiyi YÖK Başkanlığı yapacak bir şey var mıdır? Evvela, öyle şeyler yaptı ki, kendisini oraya atayanların ipini çektirecek her türlü gaflar yapıyor, hatalar yapıyor. Böyle bir şey olur mu? İşte, YÖK Başkanlığına atadığınız kişinin kişiliği, niteliği, kavramları, davranışları, konuşmaları, sizin bürokraside bir yerlere getirdiğiniz kişilerdeki niteliği anlamak mümkün. Yani böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Yani ondan sonra, bu durumda…
Yani diyoruz ki, şu Türkiye Cumhuriyeti devletinin artık partizanca düşüncelerin dışına çıkması lazım. Bu memlekette insan sağlığını yakından ilgilendiren hastanelere atanacak klinik şeflerinin çok objektif kriterlerle gelmesi lazım ve en sağlıklı hizmet yapabilecek insanlardan olması lazım.
Onun için, bunun önünü kesmek için diyoruz ki, bunu belirli kriterlerle getirelim. Yani sen bakan olabilirsiniz, siyasi iktidar olabilirsin, yüzde 47 oyla gelebilirsin ama bunun da belli ilkeleri vardır. Bundan, dürüstlükten sapmayalım arkadaşlar. Eğer bu sizi rahatsız ediyorsa deyin ki: “Bizi rahatsız ediyor dürüstlük.”
Saygılar sunuyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 12 Mart 2008