İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:110)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 77. Birleşim · 2. yasama yılı · 13 Mart 2008 · 585 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 13 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEÇİMLERİN TEMEL HÜKÜMLERİ VE SEÇMEN KÜTÜKLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:110)); konuşma 585 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:110)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 13 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-03-13-secimlerin-temel-hukumleri-ve-secmen-kutukleri-hakkinda-kanunda-degisi-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Ben söz istiyorum Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 110 sıra sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri Yasa Tasarısı’nın 4’üncü maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, getirilen tasarı, aslında, tabii bana göre, uygulamada çok sıkıntı yaratabilecek. Şimdi, Ankara İl Seçim Kuruluna bağlı Yurt Dışı Merkez İlçe Seçim Kurulu... Yani ne oluyor? Ankara İl Seçim Kuruluna bağlı olunca, mesela, nasıl Çankaya ilçe ise, Altındağ ilçe ise, burada sanki bir ilçe seçim kurulu statüsünde bir seçim kurulu oluşturuluyor. Şimdi, bunun başında da bir hâkim olacak tabii. Ben biraz önce sordum. Sanki, öyle bir düzenleme yapılmış ki, yurt dışında merkez seçim kurulu oluşturulacak. Orada demek olmayacak. Bana göre, burada, bu il seçim kuruluna bağlı, yurt içi ilçe seçim kuruluna bağlı olarak nasıl ki bir ilçenin köylerinde sandıklar kuruluyor, yurt dışındaki her memleket bir sandık kurulu olması lazım. Yani, bana göre sistemin öyle gitmesi lazım. Ama, tabii, Sayın Bakan biraz önce “İşte 2’nci maddede bu hallediliyor.” dedi.

Aslında, değerli milletvekilleri, bana göre, Türkiye’de seçimi Yüksek Seçim Kurulu sağlıklı yönetmiyor. Maalesef, Türkiye’de, Yüksek Seçim Kurulu görevini hakkıyla yapmıyor. Gerek 2002 seçimlerinde gerekse 2007 seçimlerinde çok keyfî kararlar veriyorlar. Yani, burada bir arkadaş dedi ki, işte, bu, yargı… Yüksek Seçim Kurulunun verdiği kararlar yargısal kararlar değildir, nevi şahsına münhasır bir karardır, yargısal bir şeyi de yoktur. Ama, hele o 2002 seçimlerinde Siirt seçimlerini iptal etmeleri, hiç hakkı yokken iptal etmeleri, oradan aday olmayan Tayyip Erdoğan’ın oraya getirilip aday gösterilmesi seçim tarihinde emsali görülmemiş bir faciadır. Mevcut Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi lazım. Kim bunu yapacak, seçim takvimimi başlatacak? Yüksek Seçim Kurulu. Yüksek Seçim Kuruluna başvuruyorum, diyorum ki: Sayın Yüksek Seçim Kurulu, bu senin görevin. Şimdi, Anayasa’mızın 102’nci maddesine göre Cumhurbaşkanını halk seçer, bugün Çankaya’da oturan kişiyi Meclis seçmiş. Ne oluyor? Bu, mevcut Anayasa’ya göre aykırı. Dolayısıyla görevini başlat. Cumhurbaşkanının seçim startını başlat diyoruz. 6’ya 1 isteğimiz reddediliyor. Bu kadar hukuktan uzak bir seçim kurulu olmaz.

Değerli milletvekilleri, Türkiye’nin en büyük sorunu sağlıklı bir seçim yapılmamasından kaynaklanıyor. Sağlıklı bir seçim yapılmaması da siyasi partilerin yapısından kaynaklanıyor. Siyasi partiler bugün genel başkanların diktası altındadır, yani hep, bütün partiler öyle. Sıkıysa bir milletvekili genel başkana “Kaşının üzerinde göz vardır.” desin, ondan sonraki seçimde seçilemez. Böyle de olunca milletvekilleri Türkiye Büyük Millet Meclisinde vicdanlarının sesiyle değil genel başkanlarının sesi ve ambargosuyla hareket ediyorlar; Türkiye’de en büyük sıkıntı bu. Bana göre bunu en kısa zamanda halletmemiz lazım. Bunu en kısa zamanda halletmediğimiz zaman genel başkanların şahsi keyfîlikleri daima bu Parlamentonun gündemine hâkim olur ve bu Parlamentoda ülke yararına kanun çıkmaz, hep genel başkanların, özellikle iktidarda bulunan kişinin yararına kanun çıkar, bence buna el atmamız lazım.

Bakın, hepimiz bu memleketin insanlarıyız, bu memlekette hiç olmazsa ya bir ön seçim sistemini zorunlu kabul edelim Anayasa’ya koyalım bunu veyahut da tercihli oy getirelim. Yani tamam, bir listede 30 kişi, 40 kişi gitsin halk karşısına, halk tercihli milletvekili seçsin. Halk, tercihli milletvekili seçtiği zaman Parlamentoya gelen kişiler artık genel başkanlara değil halka hizmet için buraya gelirler, artık genel başkanlara değil memlekete hizmet etmek için gelirler buraya, bunun tek çıkar yolu budur. Bu seçim sistemiyle, bu sistemle devam ettiğimiz takdirde inanınız ki Türkiye ekonomik batağa da gider, yolsuzluk bataklığına gider, Türkiye yolsuzluklar cenneti olur, soyguncuların cenneti olur. Gelin, Parlamento olarak bu işe el koyalım, bu Siyasi Partiler Kanunu’na kesinlikle, her hâlükârda seçimlerde bir tercih sistemini getirelim, başka çaresi yok ve isteyen de, yani hangi partiden isterse seçime aday olur. Merkez… Daha doğrusu liste düzenlenirken, burada bir eleme sistemini de getirmeyelim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

39 konuşma daha · 13 Mart 2008

39 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook