İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 86. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması ile tütün ve tütün mamullerinin üretimine ilişkin (s.s.125)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 86. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Nisan 2008 · 611 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 3 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN, TÜTÜN MAMULLERİ, TUZ VE ALKOL İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE TÜTÜN VE TÜTÜN MAMULLERİNİN ÜRETİMİNE İLİŞKİN (S.S.125)); konuşma 611 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Tütün, tütün mamulleri, tuz ve alkol işletmeleri genel müdürlüğünün yeniden yapılandırılması ile tütün ve tütün mamullerinin üretimine ilişkin (s.s.125)”. TBMM Genel Kurulu, 86. Birleşim tutanağı, 3 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-04-03-tutun-tutun-mamulleri-tuz-ve-alkol-isletmeleri-genel-mudurlugunun-ye-4 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 125 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin tümünün oylamasından önce yasa aleyhinde -oyumun rengi aleyhte- oyumun rengini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum.

Biraz önce Sayın Bakan, tabii, birtakım şeylerden söz etti: İşte, “Özelleştirmeden mağdur olan işçiler olmadı.” dedi. “Sizin zamanınızda, 2002’den önce özelleştirilenlerden 13 bin kişi kaldı. Biz bunları işe aldık.” Şimdi, herhâlde bu 2002’yi unutmayacaksınız. Bence “2002” değil “milattan önce” derseniz daha iyi olur. Şimdi artık 2002’nin de pek bir anlamı kalmadı.

Şimdi, Sayın Bakan, bu eskiden özelleştirilen müesseselerden açıkta kalan 14 bin veya 15 bin kişi var. Bunlar senede on ay çalıştırılıyor, hiçbir güvenceleri yok -o da, işte, Maliye Bakanının keyfine kalmış, isterse sözleşmeyi tekrar imzalıyor, imzalamıyor- ve 500 civarında bir para alıyorlar. Bu insanlar, tabii, mağdur edildi. Önemli olan, bu özelleştirmede mağdur edilen insanların eski haklarına kavuşturulmasıdır.

Ayrıca, bu da… “Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu” diye söylüyorsunuz. Zannedersem, devletin elinde alkol piyasası kalmadı; var mı, bilmiyorum da. Mesela, bu Elâzığ Şarap Fabrikasını özelleştirdiniz, Elâzığ ve civarında -Elâzığ, Tunceli, o civarlarda- üzüm diken müstahsiller, maalesef, bu sene çok büyük mağdur oldular. Bunların ürettikleri üzümler ya ellerinde kaldı veyahut da yok pahasına satıldı. Dolayısıyla, tabii, böyle, üreticiyi düşünmeden, işte, sırf, birkaç tane sermayedarı düşünmek ve birkaç tane yandaşa büyük rantlar sağlamak için yasalar hazırlanırsa, tabii bunun sonucunda en büyük zararı vatandaş görür. Zaten “Vatandaşın canı çıksın.” diyorlar. Ne olacak, vatandaşı düşünen kim var ki? Önemli olan, işte “Biz ne yapsak, bize oy veriliyor. Dolayısıyla, bize oy verildiğine göre, yüzde 47 de oy aldığımıza göre biz istediğimizi yaparız.” Bakalım, bu kanunları getirdikten sonra, önümüzdeki sene oy alacak mısınız, yoksa bu salonun dışına mı çıkacaksınız, onu hepimiz beraber göreceğiz.

Şimdi, tabii bu kanunda üreticiler lehine getirilmiş bir hüküm var. O da, işte, üreticilerle sözleşmeyle üretim yapılması uygulaması bir sene uzatılıyor. O da -bundan önceki arkadaşlardan da bazıları belirtti, önümüzde mahallî seçimler var- işte, mahallî seçimlerde de bu tütün üreticilerini de hadi mağdur etmeyelim, onların da oyunu almak için bunlara bir sene avantaj verelim…

Aslında, arkadaşlar, tütün bu memleketin çok temel bir üretim maddesidir. Bu üretimi yapan çiftçinin devamlı korunması lazım. Özelleştirme yaparken, bana göre, bu Tekelle ilgili fabrikalar özelleştirilirken, yine bunların tütün almasını zorunlu kılan yasal düzenlemeleri buraya koymak lazım. İşte, Tekel fabrikasındaki arkadaşlarımız greve gittiler. Ben kendilerinin bu soylu davranışlarını tebrik ediyorum. Ama bu insanların grevden de bir sonuç alması gerekiyor.

Dolayısıyla, ülkenin yararına, eğer, kanunlar çıkarılırsa… Ülkenin yararı tektir, bunların üreticinin menfaatine olan, üreticinin gelirini artıran, üreticiye iş imkânı sağlayan düzenlemeler olması lazım. Ama bu kanunla ne getirmişsiniz? Kendinize düzenleyici ve denetleyici kurullar getirdiniz. Eskiden de tabii vardı ama siz tabii çok bol keseden, düzenleyici ve denetleyici kurullara, çok büyük avantalar getiriyorsunuz, çok büyük arpalık kadrolar getiriyorsunuz. İşte, 322 tane yeni kadro ihdas ediyorsunuz Sayın Bakan. Bu 322 kadronun aşağı yukarı 70-80’i birinci derecede ve bu birinci dereceye atanacak insanların çoğu da tamamen siyasi iktidarın takdiriyle buraya atanacak kişiler. Bol miktarda ücret alıyorlar, harcırah alıyorlar, altlarında makam arabaları var.

Bu AKP İktidarının bir durumunu daha size söyleyeyim: Bütün resmî arabalara sivil plakalar takıyorsunuz. Yani bu tamamen sizin karakterinizi aksettiren bir görüntü biçimidir. Sokaklarda bu resmî plakalı arabalar nereye gitti? Hepsi de özel plakalı arabalar. Bakanlar dahi halkın arasında resmî plakalı arabalarla gezmiyor. Tabii ki, yani bu sizin bir görüntünüzü, halktan neyi gizlediğinizi, halkın içine çıkma cesaretini göstermediğinizi göstermesi bakımından önemli bir şey.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Kanunla ne ilgisi var, maddeyle ne ilgisi var?

KAMER GENÇ (Devamla)Ama bir yanda da şu var: Yani devletin kullandığı bu resmî arabaları kendi eşleri, çocukları, o ille ilgili bürokratlar pazara da gidiyorlar, her türlü özel yerlerde de kullanıyorlar, sırf milletten gizlemek için. Bu ikiyüzlülükle, milletten bunları saklamakla bir yere varamazsınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 3 Nisan 2008

69 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook