İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 130. BİRLEŞİM · SALI

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 130. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Temmuz 2008 · 1.296 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 15 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.296 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 130. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-07-15-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP grup önerisi hakkında aleyhte söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Şimdi, İç Tüzük o kadar açık ki. 52’nci madde diyor ki: “Hükûmet ve esas komisyon isteyebilir.” Şimdi, AKP Grubu ne hükûmettir ne komisyondur. Bu artık… İlkokul talebesinin anlayabileceği bir lisanla yazılan bir şeyi yorumlamak kadar ilkel bir kafa kimse taşıyamaz. Böyle bir şey olur mu ya! 52’nci madde çok açık. Diyor ki: “Esas komisyon ve hükûmet isteyebilir.” Bunun kabul edilmemesi lazım.

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, geçen hafta AKP grup önerisi getirdi. Aslında, ben, üç tane muhalefet partisi grubunun yerinde olsam her gün bir grup önerisi de biz getiririz, kırkar dakika, en azından, Mecliste, biz de burada düşüncelerimizi söyleriz. Ama, maalesef, AKP her hafta istediği gibi grup önerisini getiriyor ve bu Meclisi istediği gibi yönlendiriyor.

Şimdi, bakın, yirmi beş maddelik bir kanun tasarısı, teklifi temel kanun olmaz beyler. Siz Meclisi susturmak istiyorsunuz. Yani, temel kanunun, İç Tüzük’ün 91’inci maddesindeki temel ilkesi çok geniş bir halk kitlesini ilgilendiren, çok uzun bir inceleme yapılmış, komisyonlardan geçmiş bir kanun tasarısı, orada enine boyuna tartışılmış, burada da büyük bir kabul görmüş ve burada da tekrar bunu Genel Kurula getirip de madde madde görüşülmesinin pek fazla bir anlamı da kalmaz. Ama, siz, artık, Türkiye Büyük Millet Meclisini çalıştırmak istemiyorsunuz ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde bunların konuşulmasından vazgeçiyorsunuz. Bu, İç Tüzük’ün 91’inci maddesine aykırı.

Burada, zaman zaman gelmiyorsunuz, karar yeter sayısını istediğimiz zaman bize kızıyorsunuz, söz hakkımızı elimizden almak için her türlü hilelere başvuruyorsunuz. Yani bu Meclisi çalıştırma kararını aldınız. Niye aldınız? Ortada bir sebep yok, ortada çıkması acil bir kanun yok. Varsa getirin deyin ki: “Şu kanunlar acil.” Biz bunları bir an önce çıkaralım, bir tatile girelim. Şimdi, milletvekiliyiz, politikacıyız, gidip de kendi seçim bölgelerimizde gezmemiz lazım, insanlarla temas kurmamız lazım. Şimdi, siz burada kendi partinizden bir korkunuz var, “Milletvekilleri acaba partiden kopar mı, gidip de halkla içli dışlı olursa kopar mı?” diye böyle bir endişe taşıyorsunuz. Bu da sizin kendi probleminiz, bizim problemimiz değil ki.

Şimdi, değerli milletvekilleri, gerçekten AKP Hükûmeti yani halkın hiçbir problemiyle ilgilenmiyor. Bakın, biraz önce burada Tayyip Erdoğan’ın okunan yazıları var. Efendim, geziye gidiyor, yanında 10 tane, 12 tane AKP’li milletvekili götürüyor, devletin bütçesinden bunlara harcırah veriyor, her birisine belki 3 - 5 milyar para veriyor. Bakın, benim ilimde… Geçen sene 2007’nin yedinci ayında terör zararları diye bir kanun çıktı. Bu terör zararlarının vatandaşlara ödenmesi için, işte gidiliyor, onların terörden zararları tespit ediliyor. Evi yanmış, ağaçları yanmış, malını mülkünü kaybetmiş. Orada da komisyonlar bunlara çok cüzi -3 milyar, 5 milyar, 10 milyar- para verme kararını alıyor. Daha Tunceli ilinde 2007’nin yedinci ayından beri bekleyen alacaklılar var. Maliye Bakanı Kemal Bey diyor ki: “Ya, torbada para var.” E varsa ver.

Bakın, devlet hiçbir parasını masraf etmiyor, vergi tahsilatını yapmıyor, masraf yapmıyor, “Bütçe fazla veriyor…” Tabii ki sen hiçbir şey yapmazsan, yani sen bir vatandaşın 3 milyar, 5 milyar en zaruri ihtiyacını vermezsen ondan sonra da gidip de “Bütçe fazla veriyor.” mantığı olur mu? Ama öte tarafta kendi milletvekillerini alıp götürüyorsun uçaklarla, her birisine 10 - 15 milyar lira harcırah veriyorsun, para harcıyorsun. Bu hangi adalette var ya, bu hangi adalette var? Ben onu sormak istiyorum.

Abdullah Gül daha dün Çankaya Köşkü’ne çıktı, her ay iki veya üç defa yurt dışına gidiyor, yanında birtakım, bir sürü insanlar getiriyor. Ayrıca da Çankaya Köşkü’ne 45 trilyonluk daha masraf yaptı. Böyle bir şey olur mu, bir devlet böyle kullanılır mı? Devletin ekonomik kaynakları böyle hurdahaş edilir mi, böyle israf edilir mi? Bu hangi dine, hangi imana, hangi ahlaka sığar? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

AVNİ ERDEMİR (Amasya)Amma atıyorsun.

KAMER GENÇ (Devamla)Ondan sonra, vatandaşa, orada kendisinin en haklı, yaşamını devam ettirecek bir parayı vermiyorsunuz. Böyle bir idare biçimi olur mu?

Sayın milletvekilleri, işte bakın, Güneydoğudaki insanlar terörün altında inim inim inliyor. Burada eğer ödeme yapacaksanız zor durumda olan bu insanlara yardım etmemiz lazım. Adamlar aç. Aç kalınca, oradaki gençler işsiz kalınca ne oluyor? İşte, bir alternatifleri doğuyor, dağa gidiyor. Tabii, ben dağı tasvip etmiyorum, her vesileyle burada söylüyorum, “Dağa gitmek problemi halletmez. Dağa gitmek, başkalarına hizmet etmek demektir, ülkeye karşı, kendisine karşı, ailesine karşı en büyük haksızlık ve ihanet etmek demektir.” diyorum. Bunlara karşıyım ama değerli milletvekilleri, bu devletin kaynakları varsa bu işsiz insanlara bir çare bulmak lazım.

İşte, yayınlanıyor: “Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 11.” Sizin zamanınızda cari açık 50 milyar dolara vurdu, dış ticaret açığı 70 milyar dolar. Şimdi, böyle nasıl devlet ediyorsunuz, nasıl devlet yönetiliyor?

Burada çıkılıyor… Efendim, bir “Ergenekon” çıkarmışsınız ortaya. Eğer Ergenekon, hakikaten, Türkiye’de işlenen faili meçhul bu cinayetleri ortaya çıkarırsa ben sizi tebrik ederim, size destek de veririz.

Tabii, Türkiye'nin son zamanlarda en büyük sorunu, maalesef, çok büyük miktarda faili meçhul cinayetlerin olmasıdır. Bu faili meçhul cinayetlerin ortaya çıkarılması, her vicdan sahibi insanın, arkasında, dört elle sarılması gereken bir konudur ama Fethullah Gülen’le, Abdullah Gül’le, Tayyip Erdoğan’ın aleyhine konuşanlar hiçbir sebep yokken cezalandırma yoluna gidilirse bu tamamen olayı rayından saptırmak demektir. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

Efendim, ortada. Bakın, şimdi, içeriye alınanların bir kısmına bakarsanız, adam, zaman zaman, efendim, Fethullah Gülen’le ilgili bir işlem yapmışsa, savcılar gidip onların yakasına yapışıyor. Bunların delilleri ortada. Bunları gazeteler yazıyor, bunları her zaman yazıyor. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

ASIM AYKAN (Trabzon)Savcılara hakaret ediyorsun.

KAMER GENÇ (Devamla)Bakın, bu Türkiye Cumhuriyeti devleti büyük bir devlettir. Bu büyük devletin şanına, şerefine uygun davranışlar içinde olmak lazım. Yoksa ondan sonra…

Sen iktidarsın. İktidarsan halka iyi hizmet et de seni millet desteklesin. Halka iyi hizmet etmeyeceksin, ondan sonra devletin kaynaklarını çarçur edeceksin.

Kanunları getiriyorsunuz, şimdi, biz milletvekili olarak bu kanunları gündemin sırasına göre okuyoruz, ona göre hazırlanıyoruz, bir bakıyorsunuz bugün başka bir kanun çıkıyor. Niye? Efendim, nasılsa kimse incelemesin de biz bu kanunları denetimden kaçıralım. Denetimden kaçırdığınız kanunların birçoğunda devletin trilyonları haksız olarak birtakım çevrelere kanalize ediliyor, onların ceplerine gidiyor. Suistimallerle dolu böyle birtakım işlemler yapılıyor.

Onun için, sayın milletvekilleri, bakın, şimdi, şurada bu memleketin çok ciddi sıkıntıları var. Bakın, çok büyük soygun var. Gelin, bir önerge verelim “Sizin İktidarınız zamanında hangi ihaleler kimlere verilmiş ve hangi usullerle verilmiş, kimler bundan pay almış?”

Geçen gün bir vatandaşım bana bir belge gönderdi, bir yerdeki AKP’li il başkanı on sekiz tane ihale almış. İhaleler hep sizin yandaşlarınıza veriliyor. Ondan sonra, devletin en temel maddelerini sattınız. İşte, Telekom'u sattınız, TÜPRAŞ’ı sattınız. Bakın, Telekom'u geçen gün satarken, işte, esasen maliyetin hesaplanmasını da satan kişiler kanalıyla tespit ediyorsunuz. Aslında, Telekom’un satışa sunulan hisselerinin toplamı -yani çok sabit olarak tespit ediyor- 5 milyar dolar düşük fiyatla tespit ediyor. Bu paralar kime gidiyor?

Ondan sonra, Bakanınız çıkıyor, burada diyor ki: “Biz vatandaşa 750 milyon ton kömür dağıttık.” Ya beyler… Sen kimsin ya! Sen, eğer bir parayı vatandaşa, fakir fukaraya dağıtacaksan buna bir kanun çıkarırsın, bu kanuna göre bütün Türkiye’deki o statüdeki o vatandaşlara dağıtırsın. Ama sen kendine oy toplamak için, kendine yandaş toplamak için devletin kaynaklarını eğer böyle keyfî olarak dağıtırsan bunun ismi… Bu, zimmetine para geçirmek demektir; bu, devlet malına el uzatmak demektir. O devlet malına uzatılan el de kırılır, onu da bilesiniz.

AVNİ ERDEMİR (Amasya)Biz ona “sosyal devlet” diyoruz.

KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, sosyal devlet o değil işte.

AVNİ ERDEMİR (Amasya)Senin aklın ermez.

KAMER GENÇ (Devamla)Gelin, işsizlik parasını, her aileye, çalışmayan her aileye ayda 400-500 milyon lira bir sosyal güvence verelim. İşte işsizlik parası veya yoksulluk parası. Ama siz ne yapıyorsunuz? Siz getiriyorsunuz, yemin ettiriyorsunuz insanlara “Bak, bu kömürü al, bu paketi al, ille oyunu partiye ver.” diyorsunuz. E bunu…

AVNİ ERDEMİR (Amasya)Sen rüya görüyorsun, rüya.

KAMER GENÇ (Devamla)Yahu, kendi bakanınız şey ediyor.

AVNİ ERDEMİR (Amasya)Rüyanda gördün, rüyanda.

KAMER GENÇ (Devamla)Ondan sonra buraya gelen bakanlarınız… Biz kendisine soru soruyoruz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

AVNİ ERDEMİR (Amasya)Yine hayal görüyorsun.

KAMER GENÇ (Devamla)Geçen gün, ibadethanelerde sarf edilen aydınlatma masraflarının Diyanet İşleri Başkanlığı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 15 Temmuz 2008

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook