Uyuşmazlık mahkemesinin kuruluş ve işleyişi hakkında kanun ile hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:225)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 134. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Temmuz 2008 · 599 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 23 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN İLE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:225)); konuşma 599 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Uyuşmazlık mahkemesinin kuruluş ve işleyişi hakkında kanun ile hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:225)”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 23 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-07-23-uyusmazlik-mahkemesinin-kurulus-ve-isleyisi-hakkinda-kanun-ile-hakimle-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 225 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 1’nci maddesiyle ilgili olarak verdiğim değişiklik önergesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Benim önergem, mevcut maddede, işte Uyuşmazlık Mahkemesine seçilecek, hukukla ilgili seçilecek bölümde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda 2, Danıştay Genel Kurulunda 2 ve Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Genel Kurulunda da 2’dir. Ben bu Askerî İdare Mahkemesi Genel Kurulundaki 2 üyenin 1’e inmesini öneriyorum çünkü daha önce de buna ait uygulamalar var. Yani, Danıştay ve Yargıtay çok geniş bir dava kitlesine hitap eden, daha büyük davaları inceleyen, Askerî İdare Mahkemesi ise daha dar bir sahada görev yapan bir kurum. Dolayısıyla bunun da aynı, eşit sayıda Uyuşmazlık Mahkemesine üye vermesinin pek adil olmayacağı, dolayısıyla bu üç ayrı kurumun eşit sayıda Uyuşmazlık Mahkemesine vereceği üyelerin pek dengeli düşmeyeceği düşüncesiyle Askerî Yüksek İdare Mahkemesince verilen 2 üyenin 1’e indirilmesi konusunda önerge verdim. Önergemin mahiyeti bu.
Tabii, aslında maalesef AKP İktidarı başa gelir gelmez ilk hedef yargı oldu. İşte, bir dava açıldı, “Efendim, yargı darbesi yapıldı.” dedi. Cemil Çiçek çıktı, Hükûmet adına açıklama yaptı, “Efendim, açılan dava kutsallaştırıldı.” dedi. Hâlbuki Yargıtay Başkanlar Kurulunun kararında “Bu, kurumsal bir davadır.” dendi. Yani, kurumsal davanın anlamı nedir? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bir kurumdur, dolayısıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı kendisine Anayasa ile verilen yetkiyi kullanarak bir dava açmıştır. Dolayısıyla bu kurumsal bir davadır ama Cemil Çiçek hep işte “Hanya’yı Konya anlar” türüyle, ondan sonra bunu “kutsal bir dava” olarak ilan etti, çıktı kamuoyunun karşısında.
İSMAİL BİLEN (Manisa)Önerge üzerinde konuşacak bir şey kalmadı mı?
KAMER GENÇ (Devamla)Yani, yargıya bu gözle bakan, yargıyı küçümseyen, yargıyı darbe gibi kabul eden, yargı kararlarını tanımayan bir hükûmet şimdiye kadar görülmemiştir. Ben soruyorum şimdi: Kaç tane Danıştay ve idare mahkemesi kararlarını uygulamadınız? Bu uygulamadığınız Danıştay ve idari yargı kararlarından dolayı kaç bürokratınız hüküm giydi? Kaç bürokratınız para cezası, tazminat ödedi?
Şimdi, eğer bir memlekette hukuk devleti varsa sayın milletvekilleri, hukuk devletinin en baş özelliklerinden birisi bağımsız yargının olmasıdır. Bağımsız yargıyı o kadar idareye bağımlı yaptınız ki, bir defa, hâkimlerin göreve alınmasındaki ilk seçim sırasında Adalet Bakanlığında seçilen 5 bürokrat, bir de Yüksek Adalet Kurulundan seçilen 2 kişi…
İSMAİL BİLEN (Manisa)O sistem kaç yıldır uygulanıyor?
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, o sistem… Yani, birisi delilik yapıyorsa sen de mi delilik yapacaksın? Yani, birisi kayadan kendisini atarsa sen de mi kendini kayadan atacaksın?
Şimdi, bakın, o sistemin şimdiye kadar çok rahat, iyi işlemesinin sebebi buydu. Çünkü, orada yargıya saygı vardı, yargı bağımsızlığına saygı vardı. Ama bakın bugüne kadar kaç tane Tuncelili çocuk gelmişse, hâkimler imtihanını, yazılısını en üst seviyede kazanmış ama sözlüde kaybediyor kardeşim!
İSMAİL BİLEN (Manisa)“Tabii ki CHP’lileri alacaktım.” diyen kim?
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, CHP’yle ilgisi yok, CHP’yle ilgisi yok.
HAKKI SUHA OKAY (Ankara)CHP’yi ne karıştırıyorsun, CHP’nin ne alakası var! Kendi işine bak sen ya, sana ne CHP’den!
KAMER GENÇ (Devamla)Bunun bir tek yolu var arkadaşlar, bunun bir tek yolu var, burada bu imtihanı yapacak kişilerin tarafsız olması lazım.
Şimdi, hangi bürokrat bakanın emrini dinlemez? Yani, sayabilir misiniz? Ben soruyorum burada oturan Hükûmet temsilcisine, Adalet Bakanlığının üst bürokratlarına getirdiği kaç kişi kendisinin mahkemedeyken davalarını kabul etti, çıksın söylesin. Ben biliyorum ama kaç tane davasını…
AHMET KOCA (Afyonkarahisar)Sen söyle!
KAMER GENÇ (Devamla)Kendisi söylesin efendim, kendisi söylesin. Yani, AKP’liler aleyhinde açılan tazminat davalarında kabul kararını veren kaç tane bürokratı, özellikle Adalet Bakanlığının üst seviyedeki bürokratlarını aldı? Sizin anlayışınız bu, sizin hukuk anlayışınız bu. Hukuka yaklaşımınız… Her şeye bir menfaat ilişkisi kuruyorsunuz. Yani “Birisinin bana menfaati yoksa arkadaş, ben buna hayat hakkı tanımıyorum.” düşüncesi var sizde. Böyle olmazsa biz tabii ki…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
54 konuşma daha · 23 Temmuz 2008