İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 134. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Uyuşmazlık mahkemesinin kuruluş ve işleyişi hakkında kanun ile hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:225)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 134. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Temmuz 2008 · 796 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 23 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: UYUŞMAZLIK MAHKEMESİNİN KURULUŞ VE İŞLEYİŞİ HAKKINDA KANUN İLE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:225)); konuşma 796 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Uyuşmazlık mahkemesinin kuruluş ve işleyişi hakkında kanun ile hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:225)”. TBMM Genel Kurulu, 134. Birleşim tutanağı, 23 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2008-07-23-uyusmazlik-mahkemesinin-kurulus-ve-isleyisi-hakkinda-kanun-ile-hakimle-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Ben konuşacağım.

BAŞKANBuyurun Sayın Genç.

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 225 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Bu maddenin yazılışında bana göre bir hata var. “Başkanlığın boş veya Başkanın özürlü veya izinli olması…” Burada “özürlü” kelimesi bence hatalı. “Başkanlığın boş veya bulunmaması hâlinde” olması bence daha makul. Yani “özürlü” kelimesi, bizde biraz, işte, bir tarafı sakat olan veyahut da ne bileyim veya bir sakatlığa maruz bir hastalığa tutulmuş bir insan için söylenebilir. “Özürlü”den raporlu mu kastedilmek isteniyor, onu da bilmiyorum.

Tabii, burada edebiyat konusunda kendilerini çok yetkili sayan arkadaşlarımız var. İnşallah… Değil mi Hocam?

NECAT BİRİNCİ (İstanbul)Hiç kimse kendini yetkili saymaz.

KAMER GENÇ (Devamla)Hayır, neyse yani…

NECAT BİRİNCİ (İstanbul)Onu toplum belirler.

KAMER GENÇ (Devamla)Neyse yani, sırası geldiğinde ortalığa, kimseye söz bırakmıyorsunuz da onun için. Bir de bir eğitimci olduğunuz için, yani benden önce sizin bunu…

NECAT BİRİNCİ (İstanbul)Biz iddia sahibi değiliz.

KAMER GENÇ (Devamla)Neyse, ben iddia sahibiyim.

Yani bence bu ifade güzel olmamış.

Sayın milletvekilleri, aslında bu madde Anayasa’ya aykırı. Çünkü Anayasa’nın 146’ncı maddesine göre, Anayasa Mahkemesi üyeleri kendi asli görevleri dışında resmî veya özel bir görev kabul edemezler. Burada “Başkanlık” kelimesi Anayasa’nın kendisinde var. “Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığına tayin edilir.” diye Anayasa’da hüküm var, 158’inci maddede de. Fakat burada getirilen bu madde Anayasa’nın 146’ncı maddesine aykırı çünkü Anayasa… Burada diyor ki, işte, boş bulunması hâlinde Anayasa Mahkemesinin kendi asil ve yedek üyeleri arasından orayı yönetecek kişi seçilir. Bence, bu, Anayasa’ya aykırı bir maddedir. Dolayısıyla, bizim istediğimiz, buraya gelen kanunların Anayasa’ya uygun hâlde çıkması. Ama AKP iktidara geldiğinden beri Anayasa’yı manayasayı pek öyle önemsedikleri yok. Onlar 1 kişinin ağzına bakarlar, oradan ne gelirse ona göre işte İç Tüzük’ü de hesaba katmazlar.

Bizim görevimiz, burada ikaz etmek. Yani ileride “Yahu, 550 milletvekilinin olduğu yerde böyle bir kanun geçmiş de birisi bunun farkına varmamış.” denilmesin diye biz bu görevi yerine getirmek için bu ikazlarımızı yapıyoruz.

Değerli milletvekilleri, tabii, yargı çok önemli bir görev. Yani kanunlar, tabii, müzakere edilirken maddeye bağlı da konuşulabilir, aynı zamanda buna bağlı olarak bazı olayların da dile getirilmesinden bazı arkadaşlarımızın rahatsız olmaması lazım. Biraz önce fındık memleketinden gelen arkadaşımızın kendi memleketinin çok ciddi bir sorunu var ise ve bunu çeşitli vesilelerle dile getirmiyorsa, bir vesileyle kürsüye çıkıp da bunu dile getirmesine bence çok fazla, öyle, tepki göstermemek lazım. İçinizde bu konularda en dertli insan benim. Kendi ilimin çok büyük sorunları var, inanmanızı istiyorum. Hatta size bir teklifte de bulunuyorum: 31 Temmuzda benim ilimde Munzur Festivali var, buyurun gelin. Sizi davet edelim Tunceli’ye ve görün orada “Hakikaten, yahu, bu Kamer Genç’in acaba bu Tunceli’yle ilgili söylediği şeyler doğru mudur yanlış mıdır?” diye.

Türkiye hepimizin, her il bizimdir, gidelim görelim. Siz de bizi kendi ilinize davet ederseniz, eğer böyle bir yoksulluğun varlığından bahsediyorsanız, sevine sevine gelip oralarda onları görürüz.

Gerçekten -bunu defalarca söylüyorum- bizim -özellikle AKP iktidara geldiğinden beri- Tunceli’de, idari ve adli yargı imtihanını kazanan ve çok üst puanlarla kazanan hiçbir arkadaşımız sözlüde başarıya ulaştırılmamıştır. Bu bence çok keyfî, çok işte bölgecilik yapılan bir davranış biçimidir. Bence bu imtihan sistemini kaldırmak lazım. Bu kanunu siz çıkardınız ama, bu kanun Türkiye'nin gerçeklerine uygun değil. Bu kanun, böyle giderse, ülkeye, hakikaten… Zeki, hukuku benimsemiş, hukuk konusunda otorite sayılabilecek bilgiye, beceriye, niteliğe sahip olan insanlar yerine, birtakım, işte tarikat mensupları, birtakım yandaş, kendi düşüncenize yakın insanlar, iktidara yakın insanlar alınır ki, bu, yargı sistemine verilebilecek en büyük zarardır. Biz istiyoruz ki, Türkiye, bütün kurumlarıyla dünyada saygı duyulan bir ülke olsun. Herkes görev yaptığı zaman tarafsızlık ilkesi içinde görev yapsın ve tarafsızlık ilkesi içinde görev yaptığı zaman da insanlar, herkes, her kurum birbirine saygı duyar. “Efendim, ben seçimle geldim, bu kadar oy aldım, en büyük benim.” fobisinden ve hastalığından…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun konuşmanızı tamamlayınız.

KAMER GENÇ (Devamla)“Seçimle ben geldim, en fazla oyu ben aldım.” fobisinden ve hastalığından insanların kendisini kurtarmaları lazım.

Şimdi, bu davranış, bu düşünce biçimi Türkiye’yi selamete götürmez, Türkiye’ye sıkıntı yaratır. O bakımdan, şu Türkiye’yi, gerçekten… Bakın çoğunluk sizde, gelin, akıl, mantık, tarafsızlık olgusunun gerektirdiği objektif kurallar koyalım.

Şimdi, arkadaşlarımız işte Ergenekon’dan bahsediyorlar. Eğer hakikaten bu konuda ciddi bir şey varsa -bakın, memlekette çok ciddi bir sorun bu- eğer faili meçhul cinayetler konusunda hakikaten elinizde deliller varsa açıklayın; bakın, sizi tebrik edelim, hepimiz size destek olalım, ama yoksa, sadece AKP yöneticilerine karşı bir davranış içinde, düşünce içinde olanlara eğer böyle bir terör havasını estirirseniz, bu sizin de sonunuzu kötüye götürür, bunu herkesin bilmesi lazım. Hak ve adalete saygı duymayan bir toplum hiçbir zaman başarıya ulaşamaz.

Teşekkür ederim efendim.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Mahkemeler bizim memurumuz değil.

ERTEKİN ÇOLAK (Artvin)Bir de hukukçu olduğunu söylüyorsun! Mahkemelere sanki biz talimat veriyoruz.

KAMER GENÇ (Tunceli)Ya, işte senin Başbakanın diyor ya “Ben savcıyım.” diye!

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 23 Temmuz 2008

54 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook