İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kahramanmaraş mv.veysi kaynak ve antalya mv.mevlüt çavuşoğlu'nun; çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; antalya mv.sadık badak ve 5 milletvekilinin; kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi; antalya mv.osman kaptan ve 4 milletvekilinin; türk ceza yasasında değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:272)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 62. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Şubat 2009 · 795 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 25 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAHRAMANMARAŞ MV.VEYSİ KAYNAK VE ANTALYA MV.MEVLÜT ÇAVUŞOĞLU'NUN; ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ; ANTALYA MV.SADIK BADAK VE 5 MİLLETVEKİLİNİN; KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ; ANTALYA MV.OSMAN KAPTAN VE 4 MİLLETVEKİLİNİN; TÜRK CEZA YASASINDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:272)); konuşma 795 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Kahramanmaraş mv.veysi kaynak ve antalya mv.mevlüt çavuşoğlu'nun; çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi; antalya mv.sadık badak ve 5 milletvekilinin; kadastro kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi; antalya mv.osman kaptan ve 4 milletvekilinin; türk ceza yasasında değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:272)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 25 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-02-25-kahramanmaras-mv-veysi-kaynak-ve-antalya-mv-mevlut-cavusoglu-nun-cesi-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın milletvekilleri, 272 sıra sayılı “devlet mallarını talan etme kanunu”nun son oylamasından önce oyumun rengini belirtmek üzere söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman)Sayın Başkan, bu şekilde çarpıtamaz. Kanunun adını bilmiyor, olmaz efendim, öğrensin öyle çıksın!

KAMER GENÇ (Devamla)Neyse, şimdi, bir atasözü var: “Devletin malı deniz, yemeyen domuz.” diyorlar. Tabii, şimdi, domuz olmamak için devletin malını yemek lazım değil mi arkadaşlar? Tabii, yemek lazım…

İSMAİL BİLEN (Manisa)Sen öyle mi yapıyorsun?

KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, bakın, bu kanunda…

İSMAİL BİLEN (Manisa)Sen öyle mi yapıyorsun?

KAMER GENÇ (Devamla)Getirdiğiniz kanun… Getirdiği kanunun manasını bilmeden…

İSMAİL BİLEN (Manisa)Görevini öyle mi yaptın?

KAMER GENÇ (Devamla)…bağıran cehaletle mücadele etmek benim görevim değil.

Şimdi burada, getirdiğiniz kanunlarla, getirdiğiniz bu iki tane kanunla devletin hazinesine ait, hazineye ait malların korumasını kaldırıyorsunuz.

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Yok canım!

KAMER GENÇ (Devamla)Yani insanlar gidecek, hazinenin malına el konulacak. Bu Türk Ceza Kanunu’nun 154’üncü maddesinde bunu işgal edenlere ceza vardı; bu cezayı kaldırıyorsunuz “Ee, alın, kullanın.” diyorsunuz. Tabii, Komisyon sırasında oturan arkadaş avukat, hükûmet sırasında oturan avukat, ondan sonra gidip de dava böyle, işte, gayrimenkul davalarıyla uğraşıp da kaybedince “Ee, ne yapalım, buna çare kanunla bulalım.” derler.

FEHMİ HÜSREV KUTLU (Adıyaman)Yine avukatlara çatmaya başladın!

KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, bunun bir benzerini, rahmetli Özal zamanında bir mali müşavir vardı -şu anda ismini unuttum- o arkadaşın da büyük vergi davaları vardı; tam o sırada büyük bir vergi af kanunu çıkarıldı, devletin katrilyonları gitti.

Şimdi şunu size söyleyeyim: Değerli milletvekilleri, bu devlet savunmasız bir devlet. Bu devletin geleceği çok karanlık. Bu devleti, eğer, yönetenler, bu kadar devlete sahip çıkmazsa, bu devlet ekonomik iflasa giderse, bu insanlar bu kadar aç, çıplak, yolsuz, yoksulluk içinde olur ama buna rağmen siyasi gücü elinde bulunduran insanlar eğer o devlette devlet malını korumazsa -eğer o devlette yapılan suistimalleri- onu ayakta tutmak çok zor. Siz zannediyorsunuz ki yani insanları böyle bir sadaka ekonomisine alıştırdık, işte, ne yapacağız, herkesi yoksullaştıracağız, sadakaya alıştıracağız, yarına bunları bir disiplin altına alacağız. Bunu bilesiniz, bu memlekette üniversiteyi bitiren insanlarımızın yüzde 80’i aç, çıplak, işsiz, güçsüz ve bunlar yarın öbür gün aç kalınca ne yapacak? Ya gidecek işte kendisini intihar edecek veyahut da o malına mülküne yani o devlette hakça bir bölüşümü önleyen siyasi güçlere karşı mücadele edecek. Bunun başka çaresi yok.

Şimdi, böyle olunca, bu kanunların ne acelesi var? Ne acelesi var? Siz devletin hazinesini… Devlet malına tecavüz eden insanlar gitsin, cezasını çeksin arkadaşlar. Yani böyle bir şey olur mu? İşte görüyoruz sizin AKP İktidarınız zamanında, Allah rızası için, bütçe korunuyor mu, devletin malları korunuyor mu? Tayyip Erdoğan bir yere gidiyor uçaklarla, arabalarla, elli tane yüz tane özel arabalarla, 500 tane koruma polisiyle. Ya, bir halkın içine bir sade vatandaş gibi çıkın ya. Bunun bir şeyi var mı? Bir yurt dışına gidiyor, bir bakıyorsunuz Türkiye’de 50 tane polis onu dışarıda korumaya gidiyor, böyle bir şey olur mu? Böyle bir şey olur mu arkadaşlar? Böyle bir şey olmaz.

Devlet bu kadar hileli, bu kadar hunharca yönetilmez. Bu devletin malında, mülkünde, bir kuruşunda başında tüyü bitmemiş yetimin hakkı var. E, şimdi, bunları, biz, bu Parlamento korumazsa, her sıkıştığınız zaman, “Efendim, bir devlet malına konmak için bir kanuni af getirelim…” Kolaylıklar getirirseniz, o zaman birileri de yarın çıkacak “Şu Türkiye’yi bize satın.” diyecek yani. Böyle bir şey olmaz ki. Böyle bir şey olmayacağını da hepimizin bilmesi lazım. Burada kanunları getiriyorsunuz, “Efendim, ne olacak? Şezlonga af getiriyoruz.” Yok bunda şezlong affı arkadaşlar. Türkiye'nin her tarafındaki hazine arazisini talan etme şeyi vardır. Talan etme kanunudur bu, bu kanundur. Yani şimdi Boğaz’daki trilyonluk villaları… Bu hazinenin trilyonluk arazilerini işgal eden insanlara bu kanunla getirilen cezayı kaldırıyor musunuz, kaldırmıyor musunuz? Diyorsunuz ki: “Efendim, kadastro yapılmış.” Devletin malını gitmiş hileli olarak üzerine kaydetmiş. “E, buna af getiriyoruz on sene geçmişse.” Yahu, kardeşim, devlette, bugün devletin en üst makamına gelen adamlar rüşvet alıyorsa bir memlekette burada yani bir kadastro memuru mu almaz?

VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Almaz, almaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, devam edin, sürenizi verdim.

KAMER GENÇ (Devamla)Yahu, şimdi, tamam, almaz, almaz da… Alıp almayacağını biliyoruz.

Hele şu belediyelerde yapılan yolsuzluklara bakın. İstanbul Belediyesinde on beş gün lale getiriyorlar, 552 trilyon para harcıyorlar. Ondan sonra çiçek yapıyorlar, 700 küsur trilyon şey ediyorlar. E, Belediye Başkanı Topbaş, getiriyor kendi gelinine 1 milyar dolar reklam ücretini ödüyor. Ankara, zaten yıllarca tarumar edilmiş bir şehir. Ee, şimdi eğer sizin İktidarınız zamanında, şurada yedi senede bu kadar soygun olduğu bir kişinin üzerine gittiniz mi, gitmediniz mi? Bir söyleyin arkadaşlar. Gitmediniz. Demek ki bakın, eğer, bir devlet soyguncuların üzerine gitmezse, soyguncular cesaretlenir, cesaretlenince… Bakın, ben burada yaptığım bir konuşmada “İnsanları dürüst görev yapmaya getiren iki tane şey var.” dedim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla)Sayın Başkan…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 25 Şubat 2009

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook