Çocukların uçucu maddelerin zararlarından korunmasına dair kanun teklifi (s.s.89)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 87. Birleşim · 3. yasama yılı · 7 Mayıs 2009 · 736 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 7 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇOCUKLARIN UÇUCU MADDELERİN ZARARLARINDAN KORUNMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.89)); konuşma 736 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Çocukların uçucu maddelerin zararlarından korunmasına dair kanun teklifi (s.s.89)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-05-07-cocuklarin-ucucu-maddelerin-zararlarindan-korunmasina-dair-kanun-tekli (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Ben istiyorum Sayın Başkan.
BAŞKANBuyurun Sayın Genç.
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 89 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin 1’inci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Yasa, tabii ki bir toplumda sağlıklı yaşam koşullarının sağlanması konusunda, insanların kötü alışkanlıklardan korunması, özellikle yetişen genç çocukların kötü alışkanlardan korunması konusunda, getirilmesi yönünden faydalı bir yasa. Yasanın çıkmasına karşı değiliz.
Tabii, burada, bu yasa vesilesiyle de bazı şeyleri dile getirmek istiyorum, ben özellikle kendi ilimle ilgili bazı şeyleri söylemek istiyorum, okul çağındaki çocukların Türkiye’de çektiği sıkıntıları belirtmek istiyorum.
Şimdi, bizim ilimizde, her yerde taşımalı eğitim sistemi var. Zaman zaman gidiyoruz, maalesef, işte, on iki-on üç yaşındaki çocuklar, Tunceli’de ayrı bir kanun uygulandığı için, bu taşımalı sistemden yararlanmıyorlar. Mesela, öyle bir şey getiriliyor ki, bir ihaleye çıkılıyor taşımalı sistemde, “Efendim, sen, çocuk başına 3 lira para alacaksın.” deniyor. 3 lirayla tabii ki o mahaldeki dolmuşların çocukları sabah köyden alıp okula getirmeleri, okuldan alıp eve getirmeleri mümkün değil. Dolayısıyla ihaleye iştirak eden çıkmayınca “Vay efendim, ihaleye iştirak eden çıkmadı.” diyerek böylece, haince ve… O yöre insanlarına maalesef, işte hizmet etmek istemeyen o bölgede birtakım bürokratların orada yer alması dolayısıyla insanlar büyük sıkıntı içinde.
Yani, her ailede en azından 2 kişi, 3 kişi çocuğunu okula veriyor. Çocuğun işte okula gidip gelmesi… Tabii, bizim bölgede, maalesef, bu silahlı eylemler nedeniyle köy okullarının hepsi kapalı. Köy okullarının hepsi kapalı olunca çocuklar bölge yatılı okullarına gidiyorlar. Bölge yatılı okulları da tabii en azından işte ilçe merkezinde veya belli bölgelerde. Bu belli ilçe merkezinde ve bölgelerde olan okullara insanlar 3 tane, 4 tane çocuğunu okula gönderirken gidip gelmeleri bakımından… Zaten işsizlik had safhada, üretim yok, insanlar muhtaç durumda. Bu kadar kötü şartlara rağmen bölgemizde, özellikle Tunceli’de insanlar çocuklarını okutmak istiyor. Defalarca Tunceli İl Millî Eğitimine söyledim, yani şu taşımalı sistemi Tunceli’de uygulayın dedim. Yani, çocukların tabii ki kötü alışkanlıklara alışmaması için evvela onların sağlıklı bir eğitim sisteminden geçmesi lazım. Yani, Türkiye'nin bu kadar imkânları varken, bu kadar israflar yapılırken, bakanlar her gün yurt dışlarında gezerken, iki tane uçak, üç tane uçak varken 60 milyon dolara yeni uçaklar alınırken, yani, şu ilkokul çocuklarının veya ilköğretim okulunda okuyan çocukların, köyden okula, okuldan köye gelmesi için, aileleri müsait ekonomik güçlere sahip değilse, bunlara bir taşıma sistemi sağlamak bu kadar mı bu devleti aciz duruma düşürüyor?
Bugün Ağrı Valisi beyanat veriyor “Efendim kız çocukları ile erkek çocuklarını ayrı okulda okutalım.” diyor. Ya, böyle bir şey var mı? Nereye gidiyor Türkiye? Yani, bu vali, AKP’nin getirdiği vali. Böyle bir şey olur mu? Yani, siz, Türkiye Cumhuriyeti, laik Türkiye Cumhuriyeti devletinde insanların eşit olduğu… Özellikle ben hanım milletvekillerinin buna şiddetle karşı çıkmasını istiyordum. Yani, niye kız çocukları ile erkek çocuklarını ayıracağız? Yani, hangi devirde yaşıyoruz? Bu hangi zihniyet? Türkiye’yi bu kadar aşağılıkça bir zihniyet yönetebilir mi? Ya neyi yönetiyoruz? Yani, şimdi, kız çocukları ile erkek çocuklarını ayıracaksınız. Nedir bunun ismi? Bunun ismi nedir yani, birileri çıksın bize söylesin. Bu vali kimin adına konuşuyor? Hükûmet adına konuşuyor, devlet adına konuşuyor. Şimdi, Türkiye Cumhuriyeti devleti laik bir devlet olduğuna göre, eğer, hakikaten Türkiye’de çağdaş, aydınlıklı, medeniyeti benimseyen bir ülkenin yöneticileri olsa bu vali hemen ertesi günü merkeze alınır. Ama, tabii, Türkiye’yi yönetenler aynı kafadan olduğu için, onun da, tabii ki, böyle bir düşünceye sahip olması, kendilerini rahatsız etmiyor. Beni şahsen bugün çok rahatsız etti. Ne demek? Yani, şu memlekette kız-erkek ayrımı yok ki. Kadın-erkek eşitliği var. Burada Kadın Erkek-Eşitliği Kanunu çıkardınız daha çok yakın bir tarihte. Şimdi bu Komisyonun Başkanını ve üyelerini görev yapmaya davet ediyorum. Şimdi, böyle bir şey olur mu?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Genç, devam edin.
KAMER GENÇ (Devamla)Bir vali çıkıyor diyor ki… Ya, şimdi devlet bir güçtür. Devlet birtakım zorbalara karşı boyun eğmez. Devlet, kendi kurallarını uygular, o kuralların karşısına gelenleri de çağdaş bir şekilde eğiterek onları yola getirir. Yok efendim, yani bizim bölgemizde, özellikle bakın ben de…
Tunceli ili gerçekten çok yoksul bir il ama okuma-yazma çok yüksek, kadın-erkek eşitliği konusunda da bir sorun yok. Ama maalesef Türkiye’de, özellikle bu Tunceli’ye gönderilen yöneticiler o kadar bu memlekette sıkıntı yaratmak istiyorlar ki işte ilkokul çocuklarına, bölge yatılı okul çocuklarına da eğitimde yeteri kadar ödenek vermiyorlar, o çocukları okula taşıma sistemini uygulamıyorlar, çeşitli bahanelerle bu şeyi yapıyorlar. Ben, tabii bugüne kadar o mahallî yöneticilerle pek uğraşmak da istemedim çünkü benim uğraşacağım kişinin seviyesi belli, ama kendilerini burada ikaz ediyorum, Tunceli’de yaptıkları bu keyfî muameleyi bir an önce sona erdirsinler.
Kanunu ben de destekliyorum.
Saygılar sunarım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 7 Mayıs 2009