Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile suriye arap cumhuriyeti hükümeti arasında süleymaniye külliyesinin korunması hakkında işbirliği protokolünün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı (s.s.:336)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 90. Birleşim · 3. yasama yılı · 14 Mayıs 2009 · 917 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 14 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA SÜLEYMANİYE KÜLLİYESİNİN KORUNMASI HAKKINDA İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:336)); konuşma 917 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile suriye arap cumhuriyeti hükümeti arasında süleymaniye külliyesinin korunması hakkında işbirliği protokolünün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun tasarısı (s.s.:336)”. TBMM Genel Kurulu, 90. Birleşim tutanağı, 14 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-05-14-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-hukumeti-aras-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii gündemin 2’nci maddesindeki kanun tasarısını atladık 8’inci sıraya geldik. Bu bir defa Parlamento çalışmalarına uymayan bir durum. Neymiş? Abdullah Gül yarın Suriye’ye gidecekmiş!
ALİ KOYUNCU (Bursa)Cumhurbaşkanı…
KAMER GENÇ (Devamla)Senin Cumhurbaşkanın kardeşim, ben kabul etmiyorum ya! Allah Allah!
ALİ KOYUNCU (Bursa)Ayıp yahu! Nezaket içerisinde kalmanız lazım. Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil eden bir insan.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim Suriye’ye gidecekmiş de, efendim bir jest yapalım da buna bu kanunu çıkaralım.
Şimdi, değerli milletvekilleri, bu memlekette, insanlar inim inim açlık altında, işsizlik altında inleyen bir memleketteyiz.
Bugün, şu sırada, bakın, Meclis Başkanı belki yurt dışındadır.
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Yoo, burada efendim.
KAMER GENÇ (Devamla)Tayyip Erdoğan yurt dışındadır. Ondan sonra bakanların büyük bir kısmı yurt dışındadır. Bu devletin… Bakın, daha üçüncü ayına gelmişsiniz, üçüncü ayına, bütçeniz -yıl başında öngördüğünüz, bütçeyi çıkarırken- öngördüğünüz 10 katrilyon liralık açığın 3 mislini vermiştir. Şimdi, böyle hoyratça bir devlet yönetilmez. Bir devletin evvela tasarruf etmesi lazım. Bu, sokakta aç gezen insanlar, işsiz gezen insanlar, iş bulmayan insanlar neyle geçinecek?
AKP yedi senedir iktidarda. Türkiye Cumhuriyeti devletini tavuğun tüylerini yolar gibi yoldunuz. Bir yatırım var mı yahu? Allah rızası için söyleyin, bir yatırım yaptık da bu memlekette işte şu kadar adama iş bulduk… Yaptığınız bir şey var mı? Türkiye Cumhuriyeti devletini bir tavuğa benzetirseniz, tüylerini söktünüz, söktünüz, söktünüz, çırılçıplak bir deri kaldı, şimdi deri sökülüyor.
BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)Ayıp oluyor!
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, hiç ayıp mayıp olmuyor.
Şimdi, Türkiye Cumhuriyeti devleti… Yahu yöneticiler eğer sorumsuz olursa değerli milletvekilleri… Yani Meclis Başkanı her gün yurt dışında, Abdullah Gül yurt dışında, Tayyip Erdoğan yurt dışında, milletvekilleri yurt dışında, bakanlar yurt dışında. Böyle bir şey olur mu yani yahu, böyle bir şey olur mu?
Ben şimdi soruyorum: Beyler, bu Parlamento kurulduğundan bugüne kadar Meclis Başkanı, Abdullah Gül ve Tayyip Erdoğan kaç defa yurt dışına gittiler ve ne kazandırdılar bu memlekete?
Şimdi, Azerilerle Ermeniler arasında arabuluculuk yaptılar, ne kahramanlıklar yaptılar. Azeri milletvekilleri geldi buraya. Tayyip Erdoğan ne dedi? “Fitneciler geldi memleketimize.” dedi. Şimdi de gitti, efendim, Azerbaycan’ın o fitnecileri karşısında gitti, boynunu eğdi.
Bakın, bir devlet bu kadar yönetilmez, bir devletin haysiyetiyle onuruyla bu kadar oynanılmaz. Bu Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetme kabiliyetine bu insanlar sahip değil. Türkiye Cumhuriyeti devleti… Şimdi ne bulmuşlar? Bir Batı ülkelerine gidebiliyorlar mı? Çünkü davet etmiyorlar kendilerini. Ondan sonra ne yapıyorlar? Bulabildikleri Arap ülkelerine gidiyorlar. İşte, Katar’a, Suriye’ye, İran’a, ondan sonra Lübnan’a, oraya gidiyorlar. Gitmelerinin bir de temel nedeni var: Biraz da hediye var orada, yani biraz da hediye var. (CHP sıralarından gülüşmeler) Şimdi, ben bunları çok iyi biliyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Sayın milletvekilleri, bence, bakın, bu memleket çok sıkıntıya gidiyor, bu memleket sıkıntıya gidiyor. Şimdi, Abdullah Gül diyor ki: “Kürt konusunda çok iyi şeyler olacak.” E ne olacaksa söyle kardeşim ya! Ne olacaksa söyle, ben de bileyim ya! Ben parlamenterim ve o bölgenin milletvekiliyim. Ne olacaksa söyle! Eğer hakikaten iyi bir şey olacaksa biz de diyelim ki ya kardeşler, arkadaşlar, iyi şeyler olacak da bu memlekette artık ne asker ölecek, ne polis ölecek, ne dağa çıkan insanlar ölecek… Ya bu memleketi yönetmek için belli bir bilgiye sahip olmak lazım, belli bir birikime sahip olmak lazım, belli bir karaktere sahip olmak lazım. Efendim, işte, gidiyorsunuz, ondan sonra, efendim, Suriye… Suriye, tamam, dostumuz bir ülke, komşumuz bir ülke ama yıllarca çok sıkıntılarını da çektik bunların. Şimdi, Suriye’deki eserleri, tamam, onaralım da hangi, kaç lirayla onaracağız, kim bunları onaracak, kim bu parayı verecek bunlara? Ben sizin İktidarınızı biliyorum. Sizin İktidarınızda yine birkaç tane sizin adamlarınız gidecek, ondan sonra orada ihaleyi alacak, Kamu İhale Kanunu’na tabi olunacak, artırma eksilme, 2886 sayılı Kanun’a tabi olmayacak, yine yandaşlarınız şey edecek.
Ben geçen hafta Viyana’daydım. Viyana’da bir Türk’ü içeri almışlar biliyor musunuz? Bir Türk’ü içeri almışlar. O Türk’ün evinde çok külliyetli miktarda para bulunmuş, çok külliyetli miktarda para bulunmuş. Şimdi miktarını söylemiyorum. Parayı götüren kim biliyor musunuz? Türkiye’de belediye seçimlerini kaybetme ihtimali olan bazı anakent belediyeleri parayı TIR’larla taşımışlar oraya, ondan sonra -bakın, işte, arayın şu anda- Türkiye’den de 2 tane avukat gitmiş ve Viyana’da da en meşhur avukatı tutmuşlar, hâlâ içeride. O para gitti Türkiye’den. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Şimdi, bakın, AKP’liler, sizin devri iktidarınızda denetim sistemi kalktı, devlet iflas ettirildi. Devletin ihale sisteminde devletin kaynakları çarçur edildi, talan edildi ama siz burada çıkıyorsunuz, efendim, bizim söylediklerimizi kale almıyorsunuz. Şurada var mı bir hükûmet ya? Böyle bir sorumsuz bir hükûmet olur mu? Nerede bu adamlar, nerede? Bunları soruyorum ya. Biz burada, arkadaşlar, Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri olarak burada bazı sorunları dile getiriyoruz. Şu Bakanlar Kurulu sırasında Allah rızası için bir bakan olmaz mı? Şimdi burada bir kişi oturmuş. Yani bir kalp krizi geçirse veya bir tuvalet sıkıntısı çıkarsa bu arkadaşımız, ne olacak? Haydi ishal olmuşsa, sıkıntıya düşerse ne olacak? Yani, bakın…
MEHMET DANİŞ (Çanakkale)Temiz bir dile davet etmeniz lazım, gülmeniz değil. Temiz bir dile davet etmeniz lazım!
TANSEL BARIŞ (Kırklareli)Otur! Otur!
KAMER GENÇ (Devamla)Senin aklın ermez buna. Senin aklın ermez buna.
MEHMET DANİŞ (Çanakkale)Böyle bir konuşmaya müdahale etmeniz lazım!
TANSEL BARIŞ (Kırklareli)Otur! Otur!
KAMER GENÇ (Devamla)Senin aklın ermez buna.
MEHMET DANİŞ (Çanakkale)Müdahale etmiyorsunuz, bir de gülüyorsunuz!
TANSEL BARIŞ (Kırklareli)Otur! Otur!
KAMER GENÇ (Devamla)Evet, şimdi…
MEHMET DANİŞ (Çanakkale)Böyle bir yönetim olmaz!
TANSEL BARIŞ (Kırklareli)Otur! Otur!
MEHMET DANİŞ (Çanakkale)Kim o? Kim o “Otur!” diyen?
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, bakın, siz bu memleketi dürüst yönettiniz de biz çıktık da size karşı mı çıktık.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 14 Mayıs 2009