İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Malatya mv.ferit mevlüt aslanoğlu'nun (6/444,1019), gaziantep mv.yaşar ağyüz'ün (6/486,865,903,1332), tokat mv. reşat doğru'nun (6/587), istanbul mv.necla arat'ın (6/597), karaman mv.hasan çalış'ın (6/628,691,799), kastamonu mv.mehmet serdaroğlu'nun (6/690), van mv.özdal üçer'in (6/714), adana mv.kürşat atılgan'ın (6/819), niğde mv.mümin inan'ın (6/827,858,1081), tunceli mv.kamer genç'in (6/1010,1321), bursa mv.necati özensoy'un (6/1186,1187), ordu mv.rıdvan yalçın'ın (6/1323,1324) sözlü soru önergeleri ve adalet bakanı sadullah ergin'in cevabı

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 91. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Mayıs 2009 · 719 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 20 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALATYA MV.FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU'NUN (6/444,1019), GAZİANTEP MV.YAŞAR AĞYÜZ'ÜN (6/486,865,903,1332), TOKAT MV. REŞAT DOĞRU'NUN (6/587), İSTANBUL MV.NECLA ARAT'IN (6/597), KARAMAN MV.HASAN ÇALIŞ'IN (6/628,691,799), KASTAMONU MV.MEHMET SERDAROĞLU'NUN (6/690), VAN MV.ÖZDAL ÜÇER'İN (6/714), ADANA MV.KÜRŞAT ATILGAN'IN (6/819), NİĞDE MV.MÜMİN İNAN'IN (6/827,858,1081), TUNCELİ MV.KAMER GENÇ'İN (6/1010,1321), BURSA MV.NECATİ ÖZENSOY'UN (6/1186,1187), ORDU MV.RIDVAN YALÇIN'IN (6/1323,1324) SÖZLÜ SORU ÖNERGELERİ VE ADALET BAKANI SADULLAH ERGİN'İN CEVABI); konuşma 719 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Malatya mv.ferit mevlüt aslanoğlu'nun (6/444,1019), gaziantep mv.yaşar ağyüz'ün (6/486,865,903,1332), tokat mv. reşat doğru'nun (6/587), istanbul mv.necla arat'ın (6/597), karaman mv.hasan çalış'ın (6/628,691,799), kastamonu mv.mehmet serdaroğlu'nun (6/690), van mv.özdal üçer'in (6/714), adana mv.kürşat atılgan'ın (6/819), niğde mv.mümin inan'ın (6/827,858,1081), tunceli mv.kamer genç'in (6/1010,1321), bursa mv.necati özensoy'un (6/1186,1187), ordu mv.rıdvan yalçın'ın (6/1323,1324) sözlü soru önergeleri ve adalet bakanı sadullah ergin'in cevabı”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 20 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-05-20-malatya-mv-ferit-mevlut-aslanoglu-nun-6-444-1019-gaziantep-mv-yasar (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; burada tabii 205 bin dönümlük arazi çıkıyor ortaya. Bu arazileri, tabii, yani kırk dört yıllığına, bana göre, yabancı bir şirkete vermekle satmak arasında bir fark yok.

Şimdi, evvela, dün, İstanbul’da rahmetli Türkan Saylan’ın cenazesine katıldım. Hakikaten çok saygıdeğer bu yüce insanın cenazesine yüz binlerce insan katılmıştı. Kendisine Tanrı’dan rahmet diliyorum. Ama, AKP’li bir bakanın, orada, bir yetkilinin olmamasından da üzüldüm. Bir tarikat şeyhi olsaydı bütün Hükûmet sırayla oradaydı, ama Türkan Saylan gibi Türk eğitimine, Türk tıbbına bu kadar büyük bir hizmet etmiş ve dünya çapında çok saygıdeğer bir kişiliği olan hele bu kişinin giderken bir cenazesine katılmamak bence hakikaten Türkiye’yi yönetenler için çok büyük ayıp ve hakikaten Türkan Saylan Türkiye için çok yüce bir değerdi ve sizin zamanınızda da kendisine yapılan o gerçekten insanlık dışı muameleden dolayı bence AKP Hükûmetinin Sayın Türkan Saylan’ın ailesinden de özür dilemesi lazım ve beyler, bir cenazeye yüz binlerce insan katılıyorsa, eğer bir memleketin Hükûmeti ona hiçbir ilgi duymuyorsa zaten o memleketi yönetecek bir hükûmet yok. Bunu böyle anlamak lazım. Ama hakikaten Türkan Saylan’a Türk halkı o verdiği saygıdeğer hizmetten dolayı meydanlarda karşılığını verdi. Yeri cennettir, ben inanıyorum. Yani çok taraflı bir Hükûmet olamaz. Ben işte dediğim gibi Bolu’da bir tarikat şeyhi ölüyor, oraya Tayyip Bey gidiyor. Vali gelip de tarikat şeyhinin, efendim, cenazesine gitmedi diye vali görevinden alınıyor. Ama burada bu kadar büyük bir, halkın sevgilisi olmuş bir yüce insanın cenazesine hiç kimse katılmıyor.

Neyse, değerli milletvekilleri, yani şimdi Türkiye hepimizin. Aslında insanların heyecanlarının da, sevinçlerinin de, kederlerinin de müşterek olması lazım. Ancak böyle bir memlekette barış olur, huzur olur, insanlar birbirini sever. Bunun baş sorumlusu da Hükûmeti yöneten insanlara ait olması lazım, bunun göstergesi ona ait olması lazım. Ama işte “sen ve ben”, “onlar ve bizler” kelimesi maalesef şey ediyor.

Şimdi Sayın Başkan dedi ki: “Burada satış yok da…” Şimdi burada tabii yüklü bir arazi çıkıyor ortaya. Bu yüklü arazinin -ileride bu Hükûmetin ne yapacağı belli olmaz- efendim, satabilir de. Diyoruz ki: “Efendim, eğer satılırsa bu, hiç olmazsa yüzde 10’undan fazlası yabancılara satılmasın.” İşte demin de dedim, biraz önceki yaptığım konuşmada. İşte Turgutlu’ya gittim. Orada işte Çal Dağları gibi, çok, gerçekten hele o Yunanlılar oraları işgal ettiği zaman o Manisa halkının sığındığı o güzelim dağlar bir İngiliz şirketine kiraya veriliyor maden aramak için, uzun dönemli ve aynı zamanda da sülfürik asit fabrikası kurma yetkisi veriliyor oraya. O fabrika oraya kurulduğu zaman, oraya o ruhsatı vermek, oraya o fabrikayı kurmak, o madenleri İngilizlere vermek kadar memleket duygusundan yoksunluk ifade eden bir şey olmaz değerli milletvekilleri.

İşte böyle bir hükûmet karşısında, elbette ki, kanunları yaparken biz de bu Hükûmetin ileride yapabileceği şeyleri de düşünerek bunun önlemini almak durumunda kalıyoruz. O nedenle bir önerge verdim. Hakikaten, Turgutlu’daki o meydandaki o 5 bin tane vatandaşın o heyecanını, o geleceğinin sürükleneceği o çölleşmeyi görerek o meydanlara dolmasını gerçekten çok büyük bir, sevindirici bir olay gördüm. Çünkü, değerli milletvekilleri, ülkenin toprakları parayla satılmaz. İnsanların haysiyetleri ne kadar parayla satılmıyorsa, ülkenin toprakları da parayla satılmaz. İngiliz şirketine birileri birkaç tane tabii ki dolarlar verebilirler ve bunun arkasında da, işte biraz önce de söyledim, Turgutlu Belediye Başkanı mecliste diyor ki: “Efendim, ne yapalım, Bakanımız tepkiler karşısında dayanamadı, mecburen de seçimden sonra ruhsatı verdi.” Yani böyle milleti kandırarak, seçimden önce ruhsatı verme verme, ondan sonra, seçimden sonra çık, milleti kandır. Bunlar iyi şeyler değil. Memleketi yöneten insanların sağduyulu olması lazım, vatansever olması lazım, bunun zamanı, hiçbir zaman seçimle veyahut da herhangi bir olayla değişmemesi lazım.

Onun için, maalesef, devri hükûmetiniz zamanında Türkiye Cumhuriyeti devleti çok kötü yönetiliyor, Türkiye ekonomisi batağa gidiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

KAMER GENÇ (Devamla)Sayın Başkan, bir dakikam var herhâlde.

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız efendim.

KAMER GENÇ (Devamla)Devri hükûmetinizde, yani Allah rızası için, yani bir tane fabrika yaptınız mı arkadaşlar? Bir tane fabrika, işsizliği önleyen bir fabrika yaptınız mı?

NURETTİN AKMAN (Çankırı)Binlerce…

KAMER GENÇ (Devamla)Yatırımı artıran, üretimi artıran, ülkeyi dış güçlerin denetiminden ve emperyalizmin denetiminden kaldıran bir hizmet yaptınız mı? Bir gösterin bana.

K.KEMAL ANADOL (İzmir)Sattılar, sattılar.

KAMER GENÇ (Devamla)Yani tamam, bir yol, belki bir duble yol yapmışsınız. Mesele değil ki duble yol yapmak. İşte, geçen gün, ekonomiyi teşvik adı altında, efendim, Jaguar arabalarının ÖTV’sini kaldırdınız. Yani böyle bir memleket bu düşünceyle yönetilemez.

Ben önergemin kabulünü istiyorum.

Sayın Başkan, yalnız karar yeter sayısını da istiyorum efendim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

37 konuşma daha · 20 Mayıs 2009

37 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook