Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 91. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Mayıs 2009 · 729 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 20 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)); konuşma 729 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 20 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-05-20-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin-3 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 263 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 2’nci maddesi üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılarımı sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, tabii, müzakere ettiğimiz kanun çok önemli bir kanun. Türkiye’nin çok önemli bir toprak parçasının belirli bir süre için -ki bu kanunda kırk dört yıllık süre için- burada söylendiğine göre ve Hükûmet tarafından da reddedilmediğine göre, özellikle İsrail’e verileceği, burada işte tarım yapılacağı şeklinde bir tasarıyla karşı karşıyayız.
Şimdi, değerli milletvekilleri, bu ülkenin topraklarının birtakım yabancı devletlere peşkeş çektirilmesi yurtseverlik duygusuyla bağdaşan bir davranış biçimi değildir. Bir toprağı kırk dört yıl başka bir devletin işgaline verdiğiniz zaman artık o toprağın sizinle aidiyeti kalmaz, orada onlar istediği gibi tasarruf da yapar, bir daha da kolay kolay ona sahip olamazsınız. Tabii, bu ileride çok çeşitli sorunlar da yaratabilir.
Şimdi, burada Hükûmet çok net değil. Evvela, Genelkurmay Başkanlığı hakikaten burada bu arazileri temizleyecek güce sahip midir, değil midir, bunu açıkça söylemeli. Bize gazetelerden intikal eden şeylerde, 45 veya 46 milyon dolarlık bir para karşılığı bu arazinin temizleneceği… Millî Savunma Bakanlığı veya Genelkurmay Başkanlığı istemiş ama Hükûmet demiş ki “Benim param yok.” Param yok ama 61 milyon dolar verilip -efendime söyleyeyim- yeni uçaklar alınıyor ama 35 milyon dolar bulunmuyor. Yani burada bu memleket bu kadar horca yönetilemez.
Şimdi, öyle ifadeler getirmiş ki, (3)[okunamadı]’üncü fıkrasında: “Temizlenecek mayınlı alanların öncelik sırası, Genelkurmay Başkanlığı, Millî Savunma Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve Maliye Bakanlığının mutabakatı ile belirlenir.” Buradaki öncelik sırası nedir? Bunu açıklaması lazım komisyonun. Yani hangi öncelik sırası, neye göre öncelik sırası? Burada maden mi arama öncelik sırası olacak, tarım mı? Yani burada o kadar muğlak bir ifade ki… Sonra diyor ki Maliye Bakanlığı… Bu bölgede bulunan başka kurumlara ait arazileri de aynı yöntemlerle kiraya veriyor. Yine sormak istiyorum Sayın Bakanlığa veya Komisyona: Aynı alan içinde -diğer bakanlıklara- hangi bakanlıklara ne kadar bir alan var? Yani o alan içinde mayınlı olmayıp da o geniş alanın çevrelediği veya ona komşu olan çeşitli kamu kurumlarına ait araziler de buna göre verilecek mi? Bir kanun çıkarıyoruz. Bu kanunun net olarak sınırlarının belirlenmesi lazım yani kaç dönüm, nerede, nasıl, hangi usullerle verileceğinin belirlenmesi lazım.
Değerli milletvekilleri, bu bir vatan toprağıdır. Bu vatan toprağının üzerinde hele hele yabancılara tasarruf yetkisini verdiğiniz zaman bunun gerçekten açıkça belirtilmesi lazım.
Ben hafta sonunda Turgutlu’ya gittim. Orada nikel çıkaran bir İngiliz şirketine “Çal Dağı” diye bir dağı uzun dönem için kiraya vermişler, maden arama ruhsatını vermişler, Gediz Ovası’nı kullanılamaz hâle getirmiştir. Şimdi, bu memleketi savunmak bu memleketin her vatandaşının görevi. Yani olur mu? Orada asit fabrikasını kurma izni veriliyor! Koskoca Gediz Ovası’nı, dünyada emsali olmayan, tarımı en yüksek seviyede, yani insan ekseniz dahi insanı… Yani mahsul elde edilebilecek nitelikteki verimli bir araziyi sen getir, bir İngiliz şirketine… Ondan sonra asit fabrikasını yapsın, o Gediz Nehri’ni kirletsin, ondan sonra o ovaları, orada yaşayan insanları yaşamaz hâle soksun, o güzelim tarım arazilerini çöl hâline çevirin!
Yahu sayın milletvekilleri, bir yurtseverlik duygusunu taşıyan hiçbir kişi, hiçbir kurum böyle, bu memleketi kötü kullanamaz. Yani işte gittik, Turgutlu’da 5 bin tane vatandaşla beraber yürüdük. Bana da telefon etmişlerdi, gittik. Yani arkadaşlar, herkes bu memleketin birliğini, bütünlüğünü ve bu memleketin doğal kaynaklarını korumak zorundadır. Yani 3-5 tane hileli, 3-5 tane satılmış… Ondan sonra yabancıdan aldıkları 5-10 milyon dolarla bu ülkeyi satanların suç ortağı olmamak lazım. Yani bu memleketin Parlamentosunun olaylara el koyması lazım, bu memleketin yurtsever bürokratlarının bu işlere engel olması lazım.
Bize orada söylendiğine göre, Turgutlu Belediye Başkanı diyor ki: “Efendim, maalesef, İngiliz elçisi bastırdı ve bakanımız bu baskıya karşı koyamadı. Onun için bu ruhsatı verdik, maden arama ruhsatını.” ve orada bir de asit fabrikası kuracaklar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız.
KAMER GENÇ (Devamla)Yani bu nasıl bir Hükûmet ki bir bakanı, bir İngiliz baskısı altında kalarak… Türkiye Cumhuriyeti’nin en mümbit toprakları bu kadar kullanılamaz. O toprakları çöl hâline getirecek, orada yaşayan milyonlarca insanın yaşamlarını tehlikeye sokacak, ondan sonra tasarruf yapacak! Sizler İngiliz hükûmetinin bakanları mısınız, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hükûmetinin bakanları mısınız? Evvela… Bunu orada bize söyleyen Turgutlu Belediye Başkanı, AKP’nin belediye başkanı ve orada toplumda söylüyor bunları. Yani arkadaşlar, bu memleket gerçekten, özellikle AKP İktidarı zamanında çok kötü kullanılıyor, çok kaynakları yok ediliyor. Ya bu kadar, bu memleketin değerlerini kaybettiği bir iktidar Türkiye’de olmamıştır. Görüyoruz işte vatandaşların içine düştükleri sıkıntıları. Yani görünen köy kılavuz istemez. Gediz Ovası’nı siz getirip de 3-5 milyar dolar için, birileri aracılık yapıyor, para alıyor diye bunu hunharca kullanamazsınız.
Ben, bu kanunun çekilmesini diliyorum, saygılar sunuyorum efendim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 20 Mayıs 2009