Çalışma saatleri ve konuları hk.
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 93. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Mayıs 2009 · 1.250 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 26 Mayıs 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 1.250 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 93. Birleşim tutanağı, 26 Mayıs 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-05-26-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; MHP grup önerisinin aleyhine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce, Bursa’da meydana gelen yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Tanrı’dan rahmet diliyorum. Ama Türkiye’de tabii kaç tane adam ölse de ortada bir hükûmet yok, sorumluluk duygusu yok. İşte böyle bir, maalesef acayip bir siyasi oluşumla karşı karşıyayız.
Şimdi MHP’nin önergesinde “Efendim işte işsizlik sorunu var, bunu beraber Meclis incelesin, buna bir hâl çaresini bulalım.” diyor. Şimdi AKP sözcüsünü dinledik: “Devri iktidarımızda tarım dışı sahalarda 1,5 milyondan fazla istihdam sahasını yarattık. O zaman gerek yok bu önergeye.” diyor. Ben de destekleyeyim dedim. Gerek yok zaten! Niye gerek yok, biliyor musunuz? Bugün Türkiye Cumhuriyeti devleti diye bir devlet yok. Devlet işlemiyor. Var mıdır? Türkiye Cumhuriyeti devleti diye bir devlet var mı arkadaşlar? (AK PARTİ sıralarından “Var, var” sesleri)
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Ne demek Kamer Bey!
MEHMET ŞANDIR (Mersin)Devlet var Sayın Genç.
KAMER GENÇ (Devamla)Bakın, olmadığını ben size ispatlayacağım. Tepesinde oturan kişi şüpheli. Kimin kararıyla şüpheli? Mahkeme kararıyla, mahkeme. Sincan mahkemesi “Şüphelinin yargılanması lazım.” diyor. Bakın. Şimdi, bu şüpheli denilen kişi nedir? Zamanında Refah Partisinde iken, devlet bunlara, Refah Partisine… (AK PARTİ sıralarından “Ayıp, ayıp” sesleri)
AHMET YENİ (Samsun)Sayın Başkan… Sayın Başkan…
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, Meclisin çalışmasını söylüyorum, Meclisin çalışmasını.
AHMET YENİ (Samsun)Meclisi tahrik etmenin anlamı yok!
KAMER GENÇ (Devamla)Devletin olmadığını size ispatlayacağım. Evvela devlet olacak ki burası şey etsin.
Efendim, Refah Partisi, devletin hazinesinden aldığı 1 trilyon lira parayı, kapanma tehlikesiyle karşı karşıya gelince, bunu tutmuşlar, 81 ilde hiç bitmemiş gibi sahte belge düzenlemek suretiyle birileri bunu almış, cebine atmış. Bunu kim diyor? Mahkeme kararı diyor ve bu partinin Genel Başkanı ve birkaç kişisi, il başkanları mahkûm olmuş. Neden mahkûm olmuş? Devletin hazinesinden çıkan parayı devlet hazinesine iade etmesi gerekirken etmemiş, sahte belge düzenlemek suretiyle o paralar ceplere gitmiş. Şimdi bu böyle.
Şimdi, Abdullah Bey o zaman neredeydi? Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısıydı. Şimdi, bu şeyden ceza alan Necmettin Erbakan mahkûm oldu. Sizin işte, yine Abdullah Bey “Yahu, sen, devletin parasını devlete iade etmeyen Necmettin Bey’i mahkeme hapsetti ama ben affediyorum.” dedi ve tuttu kendisini affetti.
Şimdi, sayın milletvekilleri, normal, hukukun işlediği bir yerde devletin en tepesine sütten çıkmış ak kaşık gibi tertemiz insanlar gider, arkasında hiçbir ayıbı olmayan, hiçbir kusuru olmayan… Ee ama Abdullah Bey gitsin yargılansın.
AHMET KOCA (Afyonkarahisar)Gündeme gel.
KAMER GENÇ (Devamla)Gündeme geliyorum işte. “Meclis” diye, yok kardeşim… Meclis… Sen neyi şimdi… Senin bugün mahkemen diyor ki: “Arkadaş, şu milletvekillerini getir, ben yargılayacağım.” Gönderiyor musun? Gönderiyor musun? Diyor ki: “Ben yargılanmam.” Hadi bakalım! Sen hükûmet misin değil misin? Yahu, hükûmet olan hükûmet eder.
Eğer bir devlet işlemiyorsa… Yani bugün memleketimizde mahkemeler işlemiyor. Mahkemelerin işlemediği bir parlamentonun varlığından söz edilebilir mi? İşte, Abdullah Gül diyor ki, efendim, şimdi deniliyor ki… Bakın, o Sincan’daki hâkim, Genel Başkanınız Tayyip Erdoğan’la ilgili olarak 14 defa lehe karar vermiş. 14 defa lehe karar vermiş ama sizin için çok güzel karar vermiş ama Abdullah Gül için diyor ki: “Arkadaş, yani senin hakkında verilmiş bir karar var, ama bu Anayasa’ya sığmıyor, bu bir mahkeme kararıdır. Efendim, sen gidip yargılanacaksın.” Efendim, emsali gitmiş, beraat etmiş… Yahu! Emsali beraat edebilir, evvela mahkeme kararı önemli, mahkeme kararı.
Şimdi, demin dedim ya, yani çağdaş devletlerde, sorumluluk duygusu teşekkül eden ülkelerde orada oturan insanlar kusursuz olacak. Şimdi hakkında “şüpheli” diye mahkeme kararı var. Şüpheli kişi, gel şüpheli, git şüpheli… Olur mu böyle şüpheli? Yani, devletin, bakın, başında oturan kişinin, dedim ya, bir defa gidip yargılanması lazım. Ama yani isnat edilen suç da çok ağır bir suç; devletin hazinesinden gelen parayı -milletin parası millete iade edilmemiş- sahte belgelerle harcanmış gibi göstermiş. Sizin vicdanınıza, bakın… Siz, bu AKP milletvekili olmasaydınız, acaba başka bir kişi böyle bir suçla karşı karşıya kalsaydı ne derdiniz? Kıyametleri koparırdınız, beyler, kıyametleri koparırdınız.
ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay)Darbe çağırıyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)Çünkü bu memlekette… Eğer bir memlekette mahkeme işlemiyorsa, yani birileri “Biz mahkemede yargılanmıyoruz.” diyorsa o memleket bitmiş. Onun için, biz burada havanda su dövüyoruz. Yani böyle bir şey olur mu? Türkiye’de kanun işlemiyor, Anayasa işlemiyor, hukuk işlemiyor... Ondan sonra çıkmışız burada birbirimize karşı, efendime söyleyeyim, yok sen böyle yaptın… Yok arkadaş ya, işlemiyor. Evvela, Abdullah Gül’ün, hemen en kısa zamanda, oradan istifa ederek, gidip mahkemede yargılanması lazım.
AVNİ ERDEMİR (Amasya)Hayır efendim.
KAMER GENÇ (Devamla)Efendim, diyor ki geçen gün: “Yahu! İşte, her şey Türkiye Cumhuriyeti’ne oluyor. Yahu! devletin itibarı sarsılıyor.” Ne münasebet. Devletin itibarı, orada o makama layık olmayan insanların oturmasıyla zedelenir. Yani, hakkında şüpheli iddiası -mahkeme kararıyla şüpheli- kayıtlara geçmiş bir kişi orada oturursa o zaman Türkiye'nin itibarı sarsılır. Çağdaş ülkelerde, demokrasinin kabul ettiği ülkelerde ne oluyor? Kim suç işlerse, o suçlu veya zanlı gidip yargılanmak… O, devletin, demokrasinin işlediğini gösterir.
Onun için, değerli milletvekilleri, bakın bu memleket artık sizin devri zamanınızda çok itibar kaybetti. Türkiye bölünme sahasına geldi. Her gün televizyonlarda bakıyorsunuz, Türkiye neredeyse bölünmüş ve bölünecek. Burada birileri çıkıyor, birtakım oy peşinde, bu devleti parçalamak için her şeyi yapıyor. Laik Türkiye Cumhuriyeti devleti denilen bir kavram ortadan kalkmış. Sokaklarda, yani işte kaymakamlarınız “Ben, efendim, plajlara bilmem mini etekli adam sokmam.” diyen kaymakamlarınız var, “Bira içirmem.” diyen kaymakamlarınız var. Böyle bir yönetici, böyle bir zihniyet Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetmeye layık bir zihniyet değil. Türkiye’de insanları ikiyüzlülüğe alıştırmışsınız. Artık arkadaşlar burada yıllarca politika yapıyoruz. Ben AKP’nin kökeni olan Refah Partilerini, Saadet Partilerini bilemez miyim? Bu kürsülerde neler söylediklerini, nasıl burada kıyametler kopardıklarını bilmiyor muyum? Getirip o sözleri burada söylersem burada oturamazsınız. Niye de, ne oldu da, siz o eski tavrınızdan vazgeçtiniz de, yani bir iktidar partisine geçtiniz de neyiniz değişti, karakteriniz değişti mi?
ABDÜLHADİ KAHYA (Hatay)Sen kendi karakterine bak. Böyle hakaret etme.
KAMER GENÇ (Devamla)Arkadaşlar, ikiyüzlü olmaya gerek yok. Türkiye Cumhuriyeti devletinde insanlar siyasi menfaatleri uğruna her şeyi değiştirmemeleri lazım, benliklerini kaybetmemeleri lazım. Türkiye’de hukuk birdir, hukuk devleti ilkeleri birdir, insanların dürüstlüğü birdir. “Efendim, benden olursa benimkisi gidip mahkemede yargılanamaz!” Niye yargılanmasın ya? Türkiye’de hukuk varsa herkes yargılanır, efendim, hukuk varsa herkes yargılanabilir. Efendim, Anayasa değiştirmek istiyorsunuz. Yahu Anayasa’yı değiştirmek için, daha Anayasa’yı değiştirmeye gelince çok şey var. Sizin amacınız Türkiye Cumhuriyeti devletinin bütünlüğünü tartıştırmak. Sizin amacınız bu. Yani sizin amacınız şu Türkiye Cumhuriyeti devletinde laik sistemi tartıştırmak.
AHMET YENİ (Samsun)Yalan konuşuyorsun, yalan!
KAMER GENÇ (Devamla)Sizin amacınız bu, yoksa Anayasa’yı manayasayı değiştirmek meselesi değil.
AVNİ ERDEMİR (Amasya)Bizim amacımızı biz biliriz, sen bilemezsin.
KAMER GENÇ (Devamla)Onun için, maalesef, bakın, sayın milletvekilleri, inanmanızı istiyorum.
AHMET YENİ (Samsun)Sana inanmıyoruz, yalan konuşuyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)Türkiye çok ciddi sıkıntılar içindedir, çok çok tehlikeli sıkıntılar içindedir. Türkiye’de ben görüyorum, siz…
AHMET YENİ (Samsun)İnanmıyoruz, yalan konuşuyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)Bakın, Türkan Saylan’ın cenazesine katıldım. O insanların heyecanlarını, o insanların tepkilerini, o insanların size karşı olan tepkilerini gördüm. Gelin sokaklara gidelim…
KEMALETTİN GÖKTAŞ (Trabzon)Cenaze namazını kıldın mı?
KAMER GENÇ (Devamla)Arkadaşlar, bakın, akıl ve mantık birdir. Türkiye çok ciddi sıkıntılar içindedir. Eğer parlamentoysak buna bir tedbir bulalım, bir çare bulalım.
Şimdi, Türkiye’de yargı işlemiyor, “Ben yargılanmam.” diyor. Nasıl yargılanmıyorsun kardeşim? O zaman mahkeme yok demektir. O zaman mahkemelerin, arkadaşlar, kapısına kilit vuralım ve diyelim ki: “Hadi ya, mahkemeye gerek yok. İşte AKP İktidarı yasamadır, yürütmedir, yargıdır, bunlar memleketi yönetsin.” Böyle bir düşünceyle, böyle bir sistemle Türkiye’yi yönetemezsiniz.
Şimdi, insanlar, hakikaten, eğer beceremediği bir makama gelmişse, o makamları terk etmek de bir fazilettir. Bakın, size bir tavsiyede bulunuyorum: Hemen bir erken seçim kararını alın. Şimdi Abdullah Gül’ü yargılama kararını aldı ya mahkeme, hemencecik çıkarsınız, işte, biz efendim…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
21 konuşma daha · 26 Mayıs 2009