İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Haziran 2009 · 623 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 3 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 623 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-06-03-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; benim önergem, hani araziyi veriyorlar ya kırk dört yıllığına bir yabancı veya yerli şirkete, diyoruz ki hiç olmazsa bu kırk dört yıl içinde bu araziyi veriyoruz bunlara, kırk dört yıl içinde öyle tabii işlemler yapacak ki artık Türkiye sınırını kapatacak, büyük tesisler yapacak. Orada ne yaptığı belli değil. Diyecek ya “Ben burada mayın temizliyorum.” Hiç olmazsa kırk dört yıllığına…Aslında hayalî bir şey düşünüyoruz, kırk dört yıl sonra teslim edilir mi, edilmez mi? Kırk dört yıl sonra da teslim ettiği zaman araziyi aldığı gibi, yani tarıma elverişli bir şekilde, üzerinde arazinin kullanılmasını engelleyecek hiçbir tesis bırakmadan devlete teslim etmek zorundadır, hiçbir bedel de talep etmeden. Yani bir nevi bir şey teslim ediyorsunuz birisine ve bu teslimin süresinin sonunda da “Efendim, ben şunu yaptım bedel talep edeceğim, şunu yaptım talep edeceğim.” dememesi lazım, yani bunun enine boyuna düşünülmesi lazım. Böyle bir geçici madde eklenmesi için verdim. Ama tabii, kanun hakikaten çok rahatsız edici bir kanun.
Şimdi, değerli milletvekilleri, Türkiye'nin birçok bölgesinde mayın vardır; benim Tunceli’de var, Bingöl’de var, Elâzığ’da var, yani silahlı eylemlerin olduğu her yerde mayın var. Şimdi, Türkiye Cumhuriyeti devletine düşen: Evvela bir mayın temizleme şirketi kurmak zorunda. Yani şimdi burayı veriyorsunuz da, farz edelim İsrail şirketi…Deniliyor da verilir mi verilmez mi bilmiyorum. Şimdi ne yapacağız, yani yarın her ildeki silahlı eylemler bittiği zaman “Gelin, şunu bir yabancı bir ülke… Bilmem Tunceli’deki, bilmem Ağrı’daki, bilmem Van’daki mayını temizleyelim.” mi diyelim? Türkiye Cumhuriyeti devleti büyük bir devlet. Evvela, yani şimdi bu işi bence Silahlı Kuvvetlere vermek lazım veya Silahlı Kuvvetlere yan bir kuruluş kurmak lazım. Bu mayın temizleme işi Türkiye'nin ciddi bir meselesi. Bunu hiç olmazsa…
Yani burada Tayyip Bey diyor ki: “Bunların beyinleri mayınlı.” Böyle bir şey yok. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir devletse bu devletin evvela kendi görevini bilmesi lazım. Eğer iktidar etme gücünü bulmuyorsanız siz, birileri, iktidardakiler kendilerinde, bırakın şu iktidarı, bu iktidarı devam ettirecek insanlar var. O bakımdan, burada bence çok önemli bir karar vermek zorundayız. Hiçbir surette… Yani sınırdaki mayın dışında Türkiye'nin her yerinde mayın var, bunu her yerde temizleyecek yeterli, aslında, teknoloji gelişmiş Türkiye’de. Geçen gün ARGE’de çalışan bir vatandaş “Biz mayın temizleme makinesini yapıyoruz.” diyor. Şimdi, bir tane emekli albay “İşte, bana şu kadar asker verin ben temizleyeyim.” diyor, Tayyip Bey küplere biniyor. Yani başbakan makamında oturan bir kişi, bir vatandaş böyle dedi diye bu kadar da konuşmaz. Yani bence Tayyip Bey’in ciddi bir dinlenmeye ihtiyacı var. Her şeye kızıyor, ondan sonra, köpürüyor. Ya, şimdi, arkadaşlar, belli bir makamda olan insanların çok sabırlı olması lazım, çok dayanıklı olması lazım, çok hoşgörülü olması lazım. Böyle bir şey olur mu yani? Efendim, onu geliyor, suçluyor; bunu geliyor… Hele grupta bu kanuna karşı çıktığımız için bize söylenmeyen laf kalmadı. E, şimdi biz söylediğimiz zaman, siz niye o zaman kızıyorsunuz? Bizim beyinlerimiz öyle mayınlı falan değil. Biz Türkiye Cumhuriyeti devletinin menfaatini düşünüyoruz. O bakımdan, bu kanunun öncelikle bu yönüyle yönlendirilmesi lazım ve her hâlükârda Türkiye Cumhuriyeti devletinde mayın temizlemek için bir birim oluşturulmalıdır. Bunun için gerekli olan ödenek -ne kadarsa- verilmelidir ve buna Türkiye'nin neresinde başlanacaksa başlamak lazımdır. Yoksa böyle bir kanun çıkararak bunu halledemeyiz.
Bizim anladığımız kadarıyla, Tayyip Bey bu kadar hiddetli olduğuna göre, bu, perde arkasında bir yabancı şirketle anlaşmıştır. İşte, İsrail de olabilir, hatta o “one minute” midir, nedir, o olaydan sonra bu işlerin organize edildiği meselesi ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, bunları birileri, yöneticiler, birtakım insanlara söz verebilir ama sizler parlamentersiniz, benliğinize sahip insanlarsınız, kişisel iradeniz var. Dolayısıyla ülkenin menfaatini düşünmek zorundasınız. Bugün Tayyip gider, başkası gelir; Ahmet gider, Mehmet gelir; onlar önemli değil ki. Yani, biraz vicdanlarımızın sesini dinleyerek bazı meseleleri halletmemiz lazım. O bakımdan, yani birileri böyle istiyor diye bu kanunu böyle çıkarmamamız lazım.
Şimdi, Sayın Başkanın biraz önceki uygulaması da hatalı. Bakın, sayın milletvekilleri…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 3 Haziran 2009