Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 98. Birleşim · 3. yasama yılı · 3 Haziran 2009 · 621 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 3 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ İLE SURİYE ARAP CUMHURİYETİ DEVLETİ ARASINDAKİ KARA SINIRI BOYUNCA YAPILACAK MAYIN TEMİZLEME FAALİYETLERİ İLE İHALE İŞLEMLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:263)); konuşma 621 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Türkiye cumhuriyeti devleti ile suriye arap cumhuriyeti devleti arasındaki kara sınırı boyunca yapılacak mayın temizleme faaliyetleri ile ihale işlemleri hakkında kanun tasarısı (s.s.:263)”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-06-03-turkiye-cumhuriyeti-devleti-ile-suriye-arap-cumhuriyeti-devleti-arasin (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yine bir grup önerisiyle karşı karşıyayız ve bu grup önerisinin aleyhinde söz almış bu-lunuyorum ve hepinize saygılar sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, tabii, Türkiye Büyük Millet Meclisi çok saygıde-ğer, ülkenin gözbebeği bir kurumudur. Bu kurumun çok sağlıklı işlemesi lazım. Ülkenin menfaatlerini en iyi sezmesi, görmesi, tespit etmesi ve problemleri çözmesi gerekir. Türkiye Büyük Millet Meclisine gelen insanların hepsi, buraya geldikleri zaman Anayasa’da belirlenen ilkeler üzerine, namusu ve şerefi üzerine yemin ederler. Şimdi, böyle olunca da, burada, artık, benliklerini kaybetmemeleri lazım, köle olmamaları lazım; tek hedefleri, ülkenin birlik ve bütünlüğü, laik cumhuriyetin temel ilkelerini korumaları lazım. Bana göre, bunun dışına çıkan her kim olursa olsun, o zaman o yeminine ihanet etmiş oluyor.
Şimdi, maalesef, yedi senedir Türkiye'de AKP iktidarda ama bu iktidar o kadar büyük bir zulüm yaptı ki, o kadar büyük haksızlıklar yaptı ki bu memlekette. Bakın, geçen gün Tayyip Erdoğan Brüksel’e gidiyor. Orada “Büyük Buluşma” diye bir toplantı yapıyor, diyor ki, orada şu sözü veriyor: “Yeşil sermayeye para kaptıranlar, bu parayı verdiklerine dair belgesi olanlara, ben talimat veririm, bu parayı ödetirim.” Ben, bir Denizlili ailenin size bir… Denizlili bir aileyi anlattılar. Üç tane, Almanya’da okuyan, tıpta, bilgisayarda ve hukukta okuyan, bir ailenin 600 bin markını almışlar. Tabii bu parayı tahsil etme imkânı yok olunca, çocukların hepsi de okullarını bırakmış; şimdi birisi zihinsel özürlü hâle gelmiş, 200 kilo ağırlığında, çıkamıyor, ötekisi hukuku bırakmış, öteki tıbbı bırakmış diyorlar. Şimdi, bu kadar zulüm yapan bu yeşil sermayenin koruyucusu kim? İşte AKP Hükûmeti. Çünkü o Yimpaş’la, öteki yeşil sermayenin yanında, camilerde beraber, omuz omuza namaz kılan kimlerdi? Aranıyordu bu adamlar.
Şimdi, Tayyip Bey dün diyor ki… Biz, buradaki mayınlı arazilere karşı olmadığımızı, mayının temizlenmesi gerektiğini her vesileyle söyledik yani bunu artık herhâlde sağır sultan da duydu. Efendim “Bunların zihinleri mayınlı.” diyor, “Sığ dünyalarında şey ediyor…” Ya Tayyip Bey, bizim mi zihnimiz mayınlı, senin mi zihnin mayınlı? Biz gidip de devletin iki bankasından 750 milyon doları alıp da kendi damadımızın şirketine verdik mi? Bunun mu zihni mayınlı, yoksa bu memleketin menfaatini koruyanların zihni mi mayınlı?
Bizim burada yüzlerce soru önergemiz var Tayyip Bey. Senin, oğlunun bacanağının babası Ziya Karaman, İstanbul Belediyesinde 260 trilyon liralık ihaleler almış mı, almamış mı? Daha bu bir tanesi. Eğer sen hakikaten dürüstsen, ülkenin menfaatini düşünüyorsun, gel bakalım, bunları çıkaralım ortaya. Niye kaçıyorsun, niye? Niye kaçıyorsun Tayyip Bey? Bir de çıkıp da “Efendim, bu devletin, milletin bir akçesine dil uzatanlara ben gönül bağlarım.” diyor. Yahu, sen milyonlarca akçesini yandaşlarının zimmetine geçirdin. Şimdi, politikacıların, sözüne güvenilir insan olması lazım.
İşte, dün size burada bir gazete gösterdim. Size dört sene Başbakan Yardımcılığı yapan en yakın arkadaşınız diyor ki: “AKP dönemi en karanlık ve en kirli dönem.” Şimdi, bunu eğer birisi söylüyorsa, Başbakan Yardımcılığını yapan birisi söylüyorsa o zaman sizin ya ona hesap sormanız lazım ya da bu lafın altında ezilmeniz lazım ve iktidardan çekilmeniz lazım.
Şimdi, ne diyor arkadaşımız: “Efendim, Özelleştirme İdaresinde en önemli ihalelere Tayyip Bey gidiyor da başta… Özelleştirme Yüksek Kurulu kurallarına göre en son Başbakanın imza atması lazımken gidiyor, daha bazı ballı, kaymaklı ihalelerin, özelleştirmelerin altına imzayı atıyor ki ondan sonraki bakanlar artık buna itiraz etmesinler. Ben şimdi soruyorum size Tayyip Bey: Acaba o ballı, kaymaklı ihaleler hangileridir? Senin Başbakan Yardımcın söylüyor. Çık, bunu kamuoyu karşısında konuş kardeşim. Şimdi, böyle çıkıp da kuru gürültüyle, laflarla, “Ben dürüstüm.” demekle insanlar dürüst olmuyor. Sen İstanbul Belediye Başkanıyken hakkındaki soruşturma önergelerine hesap verdin mi? Belediyeden aldığın ihalelerin hesabını verdin mi?
Bakın, devri iktidarınızda, özellikle bu son dönemde İstanbul Belediyesinde 5 bin tane yeşil alana, kamu arazilerine tahsisi olan imar planlarında değişiklik yaparak özel rantlara teşekkül etmiş ve 250 milyon dolar para almışsınız. Bu paralar nereye gitti? Gel, bunun hesabını ver. Çıkıp da “Bunların zihinleri mayınlıdır.” demek bir şey ifade etmez. Bizim zihinlerimiz mayınlıysa senin vicdanın mayınlı. Sen…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
97 konuşma daha · 3 Haziran 2009