İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Grup önerisi

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 10. Birleşim · 4. yasama yılı · 22 Ekim 2009 · 1.260 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 22 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GRUP ÖNERİSİ); konuşma 1.260 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Grup önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-10-22-grup-onerisi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; CHP’nin grup önerisinin lehine söz aldım. Hepinize saygılar sunuyorum.

Ben şimdi hayret ediyorum bu AKP’li arkadaşlara. Siz Türkiye’nin hangi meselesini hallettiniz? Yani Osmanlı Devleti’nin parçalanması sırasında o “muazzam devletler” diyorlar ya… “Devleti muazzama” dedikleri kişiler geldiler, Damat Ferit Paşa’nın arkasında durdular, Osmanlı Devleti’ni parçaladılar. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar) Şimdi, sizin de arkanızda kim geldi? Amerika, Fransa, Rusya geldi. Dışişleri Bakanınızı oraya gönderdiler, onları alkışladınız çünkü laik Türkiye Cumhuriyeti devletinin cenazesini kaldırmak için getirdiler. Devletin haysiyetini yok ettiler.

Ne diyor Amerikan Dışişleri Bakanı? “Sen muhalefeti dinleme Sayın Bakan.” diyor. “Sen bu sözleşmeyi imzala, anlaşmayı imzala.” diyor. “Sen muhalefeti dinleme, bizi dinle.” diyor. Bir devletin, bağımsız bir devletin dışişleri bakanı bir başka bir devlet, “Sen kendi memleketindeki muhalefeti dinleme, bizi dinle.” derse ve o bakan susarsa, burada bir bakanlık olur mu, bir bakanlık sıfatı olur mu değerli milletvekilleri?

Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, burada vicdanımız sızlayarak, her gün insanlar bize büyük dertler getiriyorlar. Ben Tunceli Milletvekiliyim. Bakın bin defa söyledim burada. Bak benim ilimde bir üniversite açıldı ama yurt yok, yurt yok. Bırakın şimdi üniversite öğrencileri için, lisede okuyan kız öğrencilerin yurdu yok. Ya bunlar niye yok? Çünkü, Tunceli’de millî eğitimi öldürmek için sistemli bir politika izlediniz. Bir sene içinde 5 tane Millî Eğitim Müdürünü atadınız, bunun 3’ü vekâleten, 2’si de imam-hatip mezunu. Ben imam-hatiplere karşı değilim. O arkadaşlarımız da şeyde ama onların mesleği başka. Dolayısıyla, orada eğitimin seviyesini düşürdünüz. Taşımalı eğitimi Tunceli’de yok ediyorsunuz. Yani o kadar keyfî uygulamalarınız var ki.

Şimdi bu önergemiz de tabii işsizlik sorununu araştırmak için verilmiş önerge.

Aslında bakın değerli milletvekilleri, bir meclisin önemli görevi denetim görevidir. Dün sizin Devlet Bakanınız Cemil Çiçek benim yedi tane soruma cevap verdi. Ben soruyorum kendisine, diyorum ki: “Ya, her sene bu askerî şûraya irticai faaliyette bulunanlarla ilgili kararlar geliyordu, bu sene niye gelmedi o askerî şûraya? Bu kararlarla ilgili siz askerlere telkinde mi bulundunuz?” Buradan bana cevap veriyor: “Efendim, bunlarla ilgili muamele tekemmül etmemiş.” Bundan önce tekemmül ediyordu da, ondan sonra irticai faaliyette bulunanlar, ülke yararına bunlar buraya geliyordu da ama bu sene… Niye? Çünkü Abdullah Gül Köşke çıktı. Tayyip Erdoğan da buna muhalefet “Aman bizi bu durumda bırakmayın…”

Şimdi “Askerî şûra kararlarını yargı denetimine tabi tutalım.” diyorsunuz. Buyurun getirin, Anayasa’yı değiştirin, tutalım. Cumhurbaşkanlığı işlemlerini de yargı denetimine tabi tutalım. Bunlar demokrasiye hizmet için atılacak en önemli adımlar.

Maliye Bakanlığında katrilyonlarca vergiler uzlaşmada yok ediliyor. Uzlaşma Komisyonunun kararları denetim dışı yani yargı dışı. Getirin bunları da yargıya götürelim. Niye getirmiyorsunuz? Çünkü siz yandaşlarınızdan vergi almıyorsunuz, karşı taraftan da hasbelkader 1 tane mükellefin eğer hesabı inceleniyorsa, ona bir şey diyorsa, getiriyorsunuz vergi aslının aşağı yukarı yüzde 40’ını ve hatta bazen yüzde 100’ünü siliyorsunuz. Bu haksızlık, bu kanuna ve Anayasa’ya aykırı.

Şimdi, bu memleket niye işsiz, niye bu memleketin kaynakları heba ediliyor?

Şimdi, değerli milletvekilleri, devamlı burada söyledim. Bakın, o soru önergemin birisi de şu, diyorum ki: “TMSF’den Nazlı Ilıcak’a, Fehmi Koru’ya, birtakım ATV ve…” Bakın, ATV ve Sabah gazetesi TMSF’ye geçti. TMSF kimdir? Devletin kaynaklarını kullanan bir kuruluştur. Ne yaptı? AKP’nin yandaşı gazetecileri aldı, çok yüklü miktarda para ödedi bunlara yani 20 milyar-25 milyar aylıklar ödedi. Diyorum ki “Hangisine ne ödediniz, bunu açıkla?” Şimdi, burada Cemil Çiçek diyor ki: “Efendim, bunlar özel şirket.” Yahu, özel şirket olur mu? Sen bunu getirmişsin, devletin denetimine koymuşsun! Bunun parasını, maaşını kim veriyor? TMSF veriyor. TMSF kime bağlı? Devlete bağlı bir kuruluş. O niye kurulmuş? Devletin alacaklarını tahsil etmek için.

Yine öyle şirketler var ki, TMSF’nin mahiyetine geçen şirketlerde AKP’nin yandaşları, özellikle parti yöneticilerinin, bakanların, başbakanların, Cumhurbaşkanının yakınları orada 20 milyar-25 milyar lira maaş alıyorlar. “Nereden biliyorsun?” Denetleyelim, gelin denetleyelim işte, burada çıkaralım.

Şimdi, bakın sayın milletvekilleri, devletin kaynakları eğer sizin İktidarınız zamanında hakikaten sağlıklı kullanılsaydı bu memleket böyle olmazdı.

Şimdi, geçen gün gazetede yazıyor: Türkiye’de çelik yelek üretimi yapılacak. Çelik yelek üretimi ihalesi yapılıyor. Oraya bir şart koyuyorlar, diyorlar ki: “Efendim, şu madde ithalatına izinli olan şirket ihaleye girer.” Araştırıyorsunuz, o madde ithalatı olan kim? Tayyip Bey’in gidip otelinde kaldığı Uyar Şirketi. Yani, 5-6 trilyon liraya verilmesi gereken ihaleyi 19 trilyona oraya veriyorsunuz. Bu olur mu yani şimdi? Bu olur mu?

Ayrıca, bakın geçen gün İstanbul’a gittim. Pendik’te 1 milyon metrekarelik bir alan fuar alanına ayrılmış, İstanbul fuar alanına. Bunun 150 bin metrekaresi Bayraktarlar’a verilmiş. Bayraktarlar kim? Kayserili. Kim? Abdullah Bey ile Tayyip Bey’in yakın arkadaşları. 150 bin metrekarelik alan, fuar alanı -aslında vermemesi lazım, plana aykırı- otuz seneliğine 34 milyon dolara verilmiş ama bunun rayici 900 milyon dolar! Devletin kaynakları böyle heba ediliyor.

Yine orada bir marina ayrılmış. Marinanın 60 bin metrekaresi yine yandaş firmalara çok değersiz paralarla verilmiş. Orada devasa inşaatlar yapılıyor. Bunları İstanbul milletvekilleri görüyor. Sizin vicdanınız sızlamıyor mu? Bunları niye böyle şey ediyorsunuz?

Şimdi, yine, mesela Göcek’te Etibank’a ait 110 dönümlük bir yeri getirdiniz Albayraklar’a verdiniz. Yahu bu Albayraklar’ın sahibi kim? Hakiki sahibini öğrenmek istiyorum. Hakikaten, bunun yani bugünkü iktidarın başıyla bir ilgisi var mı, yok mu? Devletin bütün kaynakları buna gidiyor. Niye vermişsiniz 110 dönüm? Bir de 35 dönümlük orman arazisini de buraya katmışlar. Aşağı yukarı çok düşük bir fiyatla vermişler ama adamlar, şimdi katrilyonlar kazanıyorlar.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Gel de sana öğretelim Göcek’i, alakası yok!

KAMER GENÇ (Devamla)Milletvekilliğinden istifaya var mısın?

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Varım.

KAMER GENÇ (Devamla)Var mısın, bak bu milletin huzurunda veriyorum. Bakın, 110 dönümlük araziyi, hem de kime ait araziyi, Etibank’a ait araziyi Albayraklar’a vermişsiniz.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)İhalesi yapılmış, verilmiş.

KAMER GENÇ (Devamla)Efendim ne ihalesi! Dönümünü kaça vermişsiniz? 20 milyara vermişsiniz ama bunun şimdi, bir inşaatı orada 1,5 milyon dolara satılıyor.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Kamu İhale Kurumu yok mu?

KAMER GENÇ (Devamla)Kamu İhale Kurumunda zaten gireceklerden saklıyorsunuz, kendi adamlarınıza göre şartnameyi şey ediyorsunuz. Sözünde varsan, gidelim ben o fiyatın 5 mislini veriyorum size.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Sözünü ispat et!

KAMER GENÇ (Devamla)Yahu, bu kadar hırsızları korumayın.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Hırsız sizsiniz!

KAMER GENÇ (Devamla)Bu hırsızlıkları korumak bu Meclisin görevi değil arkadaşlar. Bu Meclisin çatısı altına gelenler, yemin ediyorlar. Bu yeminin değerini bilin.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Gel kürsüye, at babam at bol keseden!

KAMER GENÇ (Devamla)Değerli arkadaşlarım, şimdi, bakın Manisa’da ne oldu? Gittiler devletin bir arazisini 3 milyon dolara verdiler birilerine. Altı ay sonra 3 milyon dolara verilen o arazinin yarısı 15 milyon dolara satıldı, yarısı duruyor! Şimdi, devletin neresine el atarsak… Maalesef, sizin zamanınızda devletin her türlü kıymetli arazisi yok pahasına satıldı. Kime satıldı? Yandaşlarınıza satıldı. Şimdi, devlet bu kadar fakirleştirilir mi?

Şimdi, getirelim bir de şu maliye hesaplarına bakalım. Şimdi, Tayyip Bey diyor ki: “Vergi idaresi özerkleşemez.” Yahu, vergi idaresinin özerkleşmediği bir memlekette maliye politikası sağlıklı işler mi? Şimdi, gitti Aydın Doğan’a 3,5 katrilyon liralık ceza kesti. Aslında kendi kararları var ama sırf işte, haciz uygulamak için, onları korkutmak için… Bugün bana bir vatandaş geldi. Bu nedenle birçok vatandaş da oradan atılmış. Ne olacak? Gidecek vergi mahkemesinde davayı kazanacak ama yine de ne olur? İşte, bir tehdit unsuru. Şimdi, o gün uçağa gidiyorum, vatandaşın birisi bana “Bu Gölbaşı’ndaki o Kalyoncu’dan kimler, hangiler ne almış bir söyle, bir onları araştır.” dedi. Karısı “Aman sus, bizi dinliyorlar uçakta.” diyor yani millette böyle korku yaratmışsınız. Böyle bir korkulu memlekette ne gerçekler ortaya çıkar… Yine, biz çıkarmaya çalışacağız ama siz vergi idaresini özerkleştirseniz… Bugün Albayraklar’ın, bugün Bayraktarlar’ın, bugün Tayyip Bey’in çocuklarının ortak olduğu şirketlerin, Abdullah Bey’in çocuklarının ortak olduğu şirketlerin, eski Maliye Bakanının sahip olduğu şirketlerin katrilyonlarca vergisi çıkacak ama bunların hesaplarını incelemiyorsunuz ki! Bunları koruyorsunuz. Öte tarafta, işte, vergiyi de alamıyor, gidiyor, vatandaşa diyor ki: “Sen şu kadar fatura keseceksin.”

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

53 konuşma daha · 22 Ekim 2009

53 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook