Sayıştay kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.427)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 19. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Kasım 2009 · 888 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 17 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.427)); konuşma 888 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Sayıştay kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.427)”. TBMM Genel Kurulu, 19. Birleşim tutanağı, 17 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-11-17-sayistay-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-427-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu teklifle ilgili olarak Anayasa’ya uygun mudur değil midir konusunda açılan, 63’üncü maddeye göre açılan tartışmada Başkanlığın lehinde söz almış oldum. Tabii biraz burada karıştırıldı.
Şimdi, bir defa bu teklif Komisyonda müzakere edilirken, Plan ve Bütçe Komisyonunun getirdiği metne bakıyorum, şurada teklif sahibi beş madde vermiş, Komisyon bunu dört maddeye getirmiş ama 1’inci madde ile 2’nci maddeyi birleştirmiş fakat getirdiği metinde bunu göstermemiş. Yani bir defa Plan ve Bütçe Komisyonu bu teklifin… Burada bakın, üç tane… Şimdi getirmiş 1’inci madde, teklif sahibinin 1’inci maddesi, 2’nci maddesi var, 3’üncü maddesi var. 1’inci maddeyle aslında raporun ilk müzakeresine başlanıldığı zaman orada iki maddeyi birleştirmemiş ama burada göstermemişsiniz. Bunları gösterin yani. Biz gidip de içini… Yani doğru dürüst bir rapor düzenleyip getirin. O bakımdan, hakikaten çok baştan savma bir rapor düzenlemesi oluyor.
Değerli milletvekilleri, Anayasa’mızın 125’inci maddesine göre “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” deniyor. İdari eylem ve işlemlerin de yargı denetimi, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’na göre “İdari eylem ve işlemler yetki, sebep, konu ve maksat yönü ile hukuka aykırılık yönleriyle incelenir.” diyor.
Şimdi, burada Anayasa’mızın yine 138’inci maddesine göre yargı yetkisinin kullanılmasıyla ilgili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde müzakere açılamaz ancak burada bir durum var. AKP, iktidara geldiği günden beri yargıyı çekemiyor, “Ben yargı yetkisini kullanacağım.” diyor.
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Sapıtma, doğru konuş!
KAMER GENÇ (Devamla)Danıştay bir karar vermiş, demiş ki: “Kardeşim, sen Sayıştay denetçilerini sözlüye tabi tutarken sözlüde bu adaylara ne soru sordun; bu sorulan sorulara adaylar nasıl bir cevap verdi; sen bunları bana bir tutanakla belirtmen lazım, hatta tutanak da yetmez, bunları görüntülü al.” Kaymakamların imtihanında da bunu öne sürüyor, hâkimlerin imtihanında da bunu öne sürüyor, diyor ki: “Arkadaş, senin sözlü işlemin bir idari işlemdir. Anayasa’ya göre, sözlü işlemine karşı da idari yargı yolu açıktır. İdari yargının kullanılması için benim elimde bir done olması lazım. O done de nedir; işte, sen hangi soruyu sordun bu adaya, aday sana ne cevap verdi, benim bunu bilmem lazım.” Yoksa “İşte, efendim, bu sözlüyü geçememiştir.” Memleketinin doğum yerinden dolayı mı geçememiştir, bilmediğinden dolayı mı geçmemiştir, fiziki yapısından dolayı vermemiştir, inancından dolayı mı vermemiştir? Yok ortada bir şey.
Onun için, objektif hukuk kurallarına göre yargı denetiminin yapılabilmesi için orada yargı denetimini yapacak organın önüne onu kontrol edebilecek bir sistemle gitmesi lazım. Danıştay ne demiş, demiş ki: “Sen bu şartlarla sözlü yapabilirsin.” Bunda bir anormallik var mı? Siz Danıştay yerine hâkimsiniz, karşınıza bir dava geldi. Sözlü soru sormuş. Aday diyor ki: “Efendim, ben yazılıda en yüksek puanı aldım, sözlüde bana sorulan soruların hepsine de cevap verdim ama bana çok düşük puan verdiler.” Peki, neyle kanıtlayacak bu kişi? İşte, diyor ki yargı: “Arkadaş, benim bunu kontrol edebilmem için sen bunu filme al. Hangi soruyu sordun, hangi cevabı verdi, ben de denetleyeyim o zaman. Hakikaten sen keyfî mi bu adamı sözlüden geçirmedin yoksa, gerçekten mi denetlemedin…” İşin özü bu.
Şimdi getirilen teklifle ne diyor: Danıştayın verdiği bu kararı ortadan kaldırıyor. Ne diyor: “Arkadaş, sözlüde, mülakatta bir tutanak, bunlar düzenlenmez.” Tabii, Danıştay ve idari yargı yargı yetkisini kullanırken neye bağlı olacak? Kanuna bağlı olacak. Kanun da bu olunca, artık, bu kanuna dayanarak Danıştay veya idari yargı diyemez ki: Arkadaş, sen bana bunu görüntülü olarak tespit et. İşte, yargı yetkisini burada ortadan kaldırıyorsunuz, buradaki öz bu. Onun için, siz kendinizi yargı yerine kullanın. Dersiniz ki, arkadaş biz yargıyı istemiyoruz. İşte, Tayyip Bey diyor ki, ya bu yargı margı ne, bu tek seçici benim, her şeyde ben karar veririm…
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Öyle bir şey söylemiyor.
KAMER GENÇ (Devamla)Cumhurbaşkanını ben seçerim, milletvekilini ben seçerim.
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Tayyip Bey öyle bir şey söylemiyor.
KAMER GENÇ (Devamla)Siz kimsiniz ya diyor, siz kimsiniz.
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Çarpıtma.
AHMET YENİ (Samsun)Öyle bir şey demiyor, yalan konuşuyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)Eğer bu düşüncede iseniz tamam, dersiniz ki, ben iktidarım, ondan sonra yargı da benim işime karışamaz, hukuk da karışamaz ama eğer hakikaten hukuk devleti denilen kavrama inanıyorsanız ve bundan sonra da…
Ya bugün siz iktidarda varsınız, yarına yoksunuz. Bakın, sizden önce hep bu kürsülerde şu şikâyet yapılırdı: Efendim, imam-hatip mezunları maalesef kamu hizmetine alınamıyor deniliyordu. Ama imam-hatipliler şimdi iktidarı ele geçirince, bu defa, onlar, başka inançtaki insanları hiçbir göreve almıyorlar. İşte, kaymakamlık imtihanına giren… Geçen gün bir CHP’li milletvekili arkadaşımız, Tekirdağ Milletvekilimiz, hâkim imtihanına giren bir arkadaşın burada durumunu dile getirdi. Nedir? Yani, Tuncelili olduğu için, Alevi inançta olduğu için, defalarca, bunlar, imtihandan…
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Sen çarpıtıyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)Beyler, ben bunları söylerken rahatsız oluyorum ama sizin yaptığınız işlem o. Yani, sizin devri iktidarınız zamanında Alevi inançlı bir vatandaş hâkimliği kazanmamıştır, kaymakamlığı kazanmamıştır, bu kurumlara gelmemiştir. Ben de diyorum ki, işte, burada getirdiğiniz bu teklifle…
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Çarpıtıyorsun, çarpıtıyorsun. Alevileri kullanıyorsun.
KAMER GENÇ (Devamla)Ben kimseyi kullanmam.
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Kullanıyorsunuz.
KAMER GENÇ (Devamla)Siz doğru hareket edin, ondan sonra…
MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Provoke ediyorsun. Aleviliği kullanma.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sayın Başkan, süre bitti.
KAMER GENÇ (Devamla)Ben provoke etmiyorum, provoke eden sizsiniz.
Bakın, Tayyip Erdoğan, burada çıktı, o genel görüşmede, tuttu Diyap Ağa’yla ilgili, Atatürk’le ilgili birtakım şeyler söyledi. Ya, Atatürk’ü ve Diyap Ağa’yı bugüne kadar neredeydin de hiç diline, ağzına almadın? Diyap Ağa’nın bugün köyünün yolu yok, mezarı çok köhne…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 17 Kasım 2009