İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 20. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Kasım 2009 · 568 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 18 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 568 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 18 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-11-18-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 427 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 1’inci maddesiyle ilgili olarak verdiğim önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Önergemin birinci kısmında, otuz bir yaşın otuz beş yaşına çıkarılmasını istiyorum. Daha önce, bana, hâkimlik sınavına giren, müfettişlik sınavına giren birçok üniversiteli genç geldi. Hakikaten otuz bir yaşın çok küçük bir yaş olduğunu, çünkü üniversiteyi bitirdikten sonra master yapmak durumunda kalan arkadaşların olduğunu, sonra askerlik yapmak durumunda kalan arkadaşların olduğunu, otuz bir yaşın çok az olduğunu ve bu otuz beş olarak tashih edilirse daha birçok insanın bu gibi imtihanlara girmesini önerdiler. Ben de bunu çok mantıki buldum. Bence, tabii, üniversiteyi bitirdikten sonra işte askerlik meselesi var. Master yapma, doktora yapma gibi birtakım şeyler dolayısıyla gençler bu gibi yaş haddini geçmeleri nedeniyle bu imtihanlara giremiyorlar. Bu itibarla bunun sağlanması bence yeni yetişen gençler için faydalı bir durum olacağını inanıyorum. Bence otuz beş yaş da çok fazla büyük bir yaş değil. Türkiye’de yaş ortalaması da arttığına göre bence otuz biri otuz beşe çıkarmamız lazım.
Burada “mülakat”ın “sözlü” olarak düzeltilmesini istiyorum. Değerli milletvekilleri, şu ana kadar bu iş sözlüdür, zaten bütün yazılı imtihanlardan sonra sözlü imtihan yapılır. Bunu “mülakat” olarak çevirmenin de bir anlamı yok.
Burada, önergenin bir kısmında “Bunun dışında mülakat ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz.” diyor. Şimdi burada, esas zaten bu kanunun, teklifin verilmesinin tek nedeni buradaki ibarenin kullanılmasıdır. İşte biliyorsunuz Danıştay bu konularda yapılan sözlü imtihanlarda, sözlüyü kaybeden adayların Danıştaya dava açması sonucunda, birçoğu yazılı sınavda çok yüksek puan aldığını, sözlüde kendilerine doğru dürüst soru sorulmadığını, idarenin imtihan heyetinin keyfî bir uygulamayla kendisini elediği yolunda bir dava açmış. Dava sonucunda biliyorsunuz Danıştay diyor ki: “Sözlü de bir idari işlemdir.” Yani idarenin hiçbir eylem ve işlemi yargı denetimine tabi tutulamaz Anayasa’nın temel hükmüdür ya. “Sözlü de idari işlemin bir parçasıdır.” diyor. “Sözlüde sen idare olarak öğrenciye ne sordun, ne cevap verdi, benim bunu denetlemem lazım. Bunu denetlemenin de yolu, ne yapacaksın? O sözlüde sorduğun soruyu filme alacaksınız, görüntüleyeceksiniz; öğrenci ne cevap verdi, hangi cevabı verdi. Ben, seni hakikaten bu yolla denetleyebilirim, yoksa ki sen sözlüde öğrenciye veya adaya ne sordun, aday ne cevap verdi ben bilemeyeceğim için, böyle bir denetim de olmaz. Dolayısıyla, yargı denetiminin yapılabilmesinin koşulu budur.” diyor ve getirilen bu teklifle “Yok, ben görüntülü sözlü yapmam. Ben istediğim keyfî uygulamayı yaparım, bu konuda da yargı denetleme yapmasın.” İyi, yani hukuk devleti varsa, eğer şeffaflık varsa, gerçekten dürüst bir imtihan yapmıyorsanız ve yaptırıyorsanız, bu, çok akla, mantığa ve hukukun genel ilkelerine uygun bir Danıştay kararıdır ve Danıştay kararına uygun da bunun uygulamasının böyle yapılması lazım.
Daha önce hâkimlerin imtihanında da bu yol seçilmiştir, kaymakamların imtihanında da yargı bu yola gitmiştir. Bence, bu, insanların hak arama özgürlüğünü kısıtlayan bir tekliftir.
Burada biraz önce denildi ki: “Anayasa’ya aykırı değil.” Bilakis Anayasa’nın 138’inci maddesine göre yargı yetkisinin kullanılmasını imkânsız hâle getiriyorsunuz ve yargının bu konuda verdiği kararı değiştiriyorsunuz. Bu itibarla Anayasa’ya aykırıdır.
Ben Sayın Başkan Vekiliyle bahse girdim. Anayasa Mahkemesine gider, bu karar iptal edilirse Anayasa’ya aykırılık nedeniyle, birer kat elbiseye iddiaya girdik çünkü burada kayıtlara geçsin. O zaman göreceğiz elbiseyi siz mi alacaksınız ben mi alacağım!
SAFFET KAYA (Ardahan)Bu iddia 550 milletvekiliyle mi?
KAMER GENÇ (Devamla)Onun için, değerli milletvekilleri, eğer hakikaten hukuk denetiminden kaçmak istenmiyorsa, idarenin keyfî işlem tesis etmesi istenmiyorsa, gerçekten nitelikli, kaliteli adayların bu imtihanlarda imtihan heyetindeki birtakım yandaşlarının olmaması nedeniyle, torpillerinin olmaması nedeniyle kaybedilmesi istenmiyorsa bence burada bu görüntülerin alınması zorunludur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 18 Kasım 2009