İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 29. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · Bağımsız

Genel Kurul, 29. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Aralık 2009 · 687 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (Bağımsız), 10 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEK KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.445)); konuşma 687 kelime.

Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-12-10-cek-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-445-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 445 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 3’üncü maddesiyle ilgili olarak verdiğim önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

Benim önergem, diyoruz ki 100 milyar liralık çek veren de, bin lira ödeyecek, banka 1 milyar ödeyecek, 10 milyar liralık çek veren de banka 1 milyar ödeyecek. Hiç olmazsa buna nispi bir şey getirelim. Yani, çek bedelinin yüzde 15’ini banka ödesin. Benim önergenin mahiyeti bu.

Şimdi, Sayın Başkan, burada, biraz önce arkadaşlar, Tokat’taki katliamı “Dersim’deki PKK kolu” dediler. Bakın, bir ilin milletvekiliyim ve maalesef, PKK içinde, öyle, Dersim kolu, Bingöl kolu, bilmem başka bir kollar yok, Elâzığ kolu yok. Burada PKK yapmıştır denilmesi lazım. Maalesef, Türkiye’de, özellikle Tunceli halkını kötülemek için kamuoyunda hep böyle iftiralar atılıyor Tunceli halkına. Hâlbuki Tunceli halkının bu işle ilgisi yok. Buyurun, güç sizde, iktidar sizde, gidin dağdaki PKK’yı etkisiz hâle getirin. Kim kolunuzu tutmuş? Ama iftira atmaya gelince de hemen Tunceli halkına rahat iftira atıyorsunuz. Bugün Tunceli gençleri içinde PKK’nın içinde çok az insan var, son zamanlarda da, yani o gençler bu işlerden çekildiler, ama o insanları, bu Hükûmet, maalesef, sözlü imtihana girildiği zaman, “Nerelisin?” dediği zaman, “Tunceliliyim”, “Git kardeşim” diye sözlüye bile almayan zihniyet var sizin içinizde.

Şimdi, Bülent Arınç, biraz önce, burada, televizyondaki konuşmasını getirdi, okudu. Getirip o bandı dinleyeceğiz Sayın Bülent Arınç. Burada böyle değiştirmeye gerek yok. Zoru gördünüz mü “Biz yanlış anlaşıldık.” dediniz. Siz, o beyanatınızda, esas, askerlerimizi şehit edenlerin üzerinden suçu aldınız, güvenlik kuvvetlerine sanki bir ithamda bulundunuz. Devletin bazı organlarına şey ettiniz. Bunun bedelini ödeyeceksiniz. Burada, böyle olmaz. O söylediğiniz beyanları buraya getireceğiz ve burada, halk dinleyecek bunu. Öyle olur mu? Ben söyledim, ondan sonra zora gelince dönüş yapıyorsunuz. Başta Abdullah Gül, siz, Tayyip Erdoğan, Hüseyin Çelik ve öteki bakanınız da vardı, Nihat Ergün arkadaşımız, bunların istifa etmesi lazım. Devlet sorumluluğu bu. Bir memlekette 7 tane er şehit ediliyor, 7 tane can alınıyor ve o canın acısını birtakım yerlere çekmek için tutuyorsunuz faili başka yöne çevirmeye çalışıyorsunuz. Böyle devlet yönetilir mi? Devletin organlarına karşı böyle düşmanlık yapılır mı? O zaman bu devletin organlarına karşı düşmanlık yapıyorsanız niye o makamlarda oturuyorsunuz? O zaman oturulmaz.

Beyler, bu Türkiye Cumhuriyeti devletinin korunması lazım. Kim tarafından korunacak? Organların korunması lazım. Kim tarafından korunacak? Hükûmetsiniz, varsa bir suçu, onları getirir yargılarsınız, ama böyle devletin çeşitli… Efendim, bunu bazı Ergenekoncular yapmış… Kim yapmışsa söyle kardeşim. Böyle olur mu? Yani bu işin suçunu başka tarafa at. Bu devlet yönetiminde ciddiyet de olmaz. Yani o kadar çok şeyler söylüyoruz ki. Burada, maalesef şu salonda kendimizi güven içinde hissetmiyoruz. Başta Başkanlık Divanı çok taraflı hareket ediyor. Yani orada “Söz isteyen var mı?” diyor, “Yok” diyor, ben oradan çıkınca hemen söz isteyeni çağırıyor. Böyle bir şey olur mu?

Bakın, dün ben size anlayış gösterdim, 11 maddede konuşmadım. Hadi, peki, şey edelim. Ama, böyle yaparsanız, bundan sonra biz de kendimize düşeni yaparız beyler. Ben, tek kişi olduğumdan da o kadar fazla cesaretlenmeyin, çünkü benim arkamda halk var, sizin arkanızda hiçbir şey yok. Yarına bu iktidardan düştüğünüz zaman da halkın içine çıkamazsınız.

Bakın, Hüseyin Çelik diyor ki: “Efendim, 33 eri yine Ergenekoncular yaptı.” Arkadaşlar, olayların içinde olanlar biliniyor. Yani yazıktır, günahtır şu devlete. Bu devleti bitirmeye getirmeyin. Bu devletin itibarını her yerde sarsıyorsunuz. Ya devlet adamı olun veya da buradan çekin gidin. Bu devletin bu şekilde dayanması mümkün değil.

ÜNAL KACIR (İstanbul)Sen mi getirdin de…

KAMER GENÇ (Devamla)Memleketi iç savaşa doğru götürüyorsunuz. Bunun sonu iç savaştır. Bakın, bu iç savaşta siz kendinize göre birtakım güçler yerleştirdiniz ama, yani Fethullah Gülen’in yönlendirmeleri paralelinde hareket ediyorsunuz, onların talimatlarıyla birtakım olaylar yaratıyorsunuz, bazı yerlere iftira atıyorsunuz, ama bunun sonunda da bunun altında da siz kalırsınız. Ben sizi bugünden ikaz ediyorum. Böyle bir şey olmaz. Bu işi ciddiyetle ele almak lazım. Bu memlekette çok ciddi meseleler bir şeyler olmak üzere. İnsanlar bir anda ekonomik çöküntü içindeyken…

AHMET YENİ (Samsun)İftira dolu konuşmalar!

KAMER GENÇ (Devamla)… sizin bir yandan Başbakanınız, Cumhurbaşkanınız, milletvekilleriniz, Meclis Başkanınız her gün uçaklarla yurt dışında ve şu anda araştırsanız, yine her gün, en azından bir 15-20 tane parlamenter yurt dışına gidip, keyiflerine bakıp, harcırah alıyorlar. Böyle bir devlet yönetimi de olmaz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

68 konuşma daha · 10 Aralık 2009

68 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook