Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)
Tunceli Milletvekili · Bağımsız
Genel Kurul, 30. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Aralık 2009 · 752 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç (Bağımsız), 11 Aralık 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇEK KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.445)); konuşma 752 kelime.
Kamer Genç (Bağımsız, Tunceli). “Çek kanunu tasarısı hakkında (s.s.445)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2009-12-11-cek-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-445 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 445 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 4’üncü maddesinin son fıkrasında geçen “en geç bir hafta”nın “on beş gün” olarak değiştirilmesini talep ettim.
Burada, “Bankalar, hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenlendiğini tespit etmeleri hâlinde, mevcut delilleriyle birlikte durumu, tespit tarihinden itibaren en geç bir hafta…” Bir haftayı on beş güne çıkarıyorum. Bunu bir hafta içinde de bildirebilir ama on beş gün… Çünkü bir hafta içinde bildirmediği takdirde bir hak düşürücü durum olmasın diye, ben bunu on beş güne çıkardım.
Değerli milletvekilleri, bakın, Parlamento ciddi bir kurumdur. Bu kurum maalesef AKP zamanında çok tahrif edildi. Şu Hükûmetin bir cenaze namazını kılalım. Burada bir tane bakan var mı? Yani bu çok ayıp, bu çok ayıp. Bakın, şimdi, Sayın Ulaştırma Bakanımız burada. Sayın Bakanımız bu konuları bilmez ki. Öteki, Bülent Arınç olsa, o Adalet Bakanı olsa… Burada zaten yüzü yok ki çünkü Türkiye’de çok büyük hatalar yapıyorlar.
Şimdi, ben özellikle yine kendi ilimle ilgili bir söyleme gelmek de istiyorum: Şimdi Genelkurmay Başkanlığı da bugün yayın yaptı, basında da yayın yaptı, efendim, Tokat’ta şehit edilen erlerimiz Tunceli’deki bir PKK grubunun eylemiyle olmuş. Ya, arkadaşlar, Türkiye’de bir PKK var, bu PKK Türkiye'nin her tarafında var. Niye Tunceli’yi ön plana çıkarıyorsunuz?
SUAT KILIÇ (Samsun)Kim söyledi, onu kim söyledi?
KAMER GENÇ (Devamla)Burada, bakın, son zamanlarda… Bu tamamen PKK’nın oyununa gelen bir söylem ve zihniyettir. Şimdi, son zamanlarda Tunceli halkı PKK’daki ilgisini kesti ve çok …
AHMET AYDIN (Adıyaman)Ya, onu kim söyledi?
KAMER GENÇ (Devamla)Yani tek tük belki olabilir ama nedir? Şimdi, PKK da bunu bildiği için, Tunceli’yi sırf kamuoyunda kötü düşürmek için, işte burada her acı olayın arkasında sanki “Tunceli” ismini geçirerek buna bir özdeşleştirme yapmak istiyorlar, bu çok büyük bir hata.
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Kim yapmış?
KAMER GENÇ (Devamla)Yani şimdi Türkiye’de…
AHMET AYDIN (Adıyaman)Kim yapmış onu?
KAMER GENÇ (Devamla)Ya, PKK yaptı işte, git yakala.
AVNİ ERDEMİR (Amasya)Bizi itham etme.
KAMER GENÇ (Devamla)Tamam, senin genel başkanın “yapmadı” diyor, Bülent Arınç “yapmadı” diyor, Adalet Bakanın… Sanayi Bakanın “yapmadı” diyor, Abdullah Gül “yapmadı” diyor. Bunlar şimdi normal demokratik bir ülkede olsa bunların hepsi istifa eder ve devletin ordusunu zan altında bırakıyorlar, devletin güvenlik kuvvetleri sanki yapmış gibi zan altında bırakıyorlar. Yani bu böyle palyaçoluk olmaz arkadaşlar, böyle bir şey olmaz. (CHP sıralarından alkışlar)
ASIM AYKAN (Trabzon)Kim yapıyor palyaçoluğu?
HAYDAR KEMAL KURT (Isparta)Biz söylemiyoruz ki.
KAMER GENÇ (Devamla)Burada, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bir kişiliği var, devletin bir şeyi var. Yani sen, devletin başındaysan onu bir tarafa itiyorsun, ondan sonra… Bunları niye söylüyorum arkadaşlar: Bakın, Tunceli halkının Türkiye’de yani bu türlü söylemlerle devamlı itibarı kaybediliyor. “Ya, işte sizin memleketinizde PKK eylemi var.” Türkiye'nin her tarafında var ama amaç, o halka devamlı bir terörle iş birliği içinde olduğu izlenimini aşılamak için yapıyorlar.
Şimdi, bakın, 1938’le ilgili burada bir söylemde bulunuldu, çok sahip çıktınız. 1938’de bir askerî harekât yapılmıştır Tunceli’de, çok büyük bir masum insan kitlesi öldürülmüştür. Şimdi, eğer siz, hakikaten yani gerçekten, bir haktan, hukuktan yanaysanız, hemen bir kanun çıkaralım, 1938 yılında haksız yere öldürülen ve zarara uğrayan o insanların zararlarını tazmin ettirelim. Mesela, özellikle o sırada basında çok şey olan Diyap Ağa ve bazı kişilerin haksız olarak asılmasıyla ilgili olayları var. Bunların mezarları nerede tespit edelim, verelim Tayyip Erdoğan’a, çıksın… Gidiyor… Üç tane, dört tane ordu komutanını getirip de yargılayacak gücü kendinde bulduğuna göre, o zaman bu kişilerin de cenazelerinin nerede olduğunu askerî birliklerden sorsun, millete söylesin.
Değerli arkadaşlarım, aynı zamanda, Tunceli halkının üzerinde durduğu, bir Munzur Vadisi’nin tahrip edilmemesi, Munzur’a baraj yapılmaması meselesi var. Oraya da bunu “Dersim” diye eğer il olarak değiştirmeyi siz tasvip ettiniz, değiştirecekseniz, oraya o kanunla olacak. O kanunda da o Munzur üzerine, hiçbir doğal güzelliğini tahrip etmeyecek, baraj dâhil hiçbir yapı yapılmaması konusunda da bir hüküm koyalım. İşte, Tunceli halkının istediği bu.
Yalnız, bu tip, yani her yerde meydana gelen bir silahlı eylemde, bir acı, şehit olaylarında Tunceli isminin geçmesi, gerçekten hem Tunceli halkını yaralıyor hem bizi yaralıyor. Bingöl’de olay oluyor, Tunceli diyorlar; Tokat’ta oluyor, Tunceli diyorlar. Ya, olay belli, yapan belli, Tunceli’yle ne ilgisi var? Onun için, yani, bu insanları bu kadar haksız yere itham etmenin de bir anlamı yok.
Şimdi, gerçekten eğer, hakikaten bir iktidarsanız, o geçmiş meselelerdeki, ben istiyorum ki artık, bu Tunceli olaylarının, 1938 olaylarının kapanması gerekir çünkü yeni yetişen gençlerimize hep acı, hep ıstırap… Özellikle bazı art niyetli insanlar, her kürsüye çıktıklarında o olayları dile getiriyorlar. Bunun da hatta, bir daha dile getirilmemesi için de…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 11 Aralık 2009