İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Malatya'da yaşanan tabii afet ve don olayı hakkında

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Mart 2010 · 579 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 24 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MALATYA'DA YAŞANAN TABİİ AFET VE DON OLAYI HAKKINDA); konuşma 579 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Malatya'da yaşanan tabii afet ve don olayı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 24 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-03-24-malatya-da-yasanan-tabii-afet-ve-don-olayi-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 485 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın son oylamasında oyumun rengini belirtmek üzere aleyhte söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.

“Lehte hiç oldu mu?” dediniz. Çok haklı söylüyorsunuz çünkü AKP’nin hiçbir icraatının lehinde konuşmam mümkün değil. Yani şimdi, burada üç seneye yakındır şu kürsülerde konuşuyoruz, getirdiğiniz hiçbir yasa tasarısında fakirin, fukaranın, işsizin hakkını korumadınız, memlekette ne kadar zenginin hakkını korudunuz, ne kadar sömürü düzeni varsa onu korudunuz, ne kadar ihale yolsuzlukları varsa onun üzerini örttünüz, devletin ne kadar malı mülkü varsa onu satmak için her türlü kişilerle anlaştınız, bankaların büyük bir kesimini özel kesime devrettiniz. Ondan sonra, kurumlar vergisini yüzde 30’dan da yüzde 20’ye indirmek suretiyle Telekom’a senede 1 katrilyon lira vergi avantajını getirdiniz, TÜPRAŞ’a 1 katrilyon lira vergi avantajını getirdiniz. Tabii, onun için bunları gördükçe, bu memlekette bu kadar işsizlik, sıkıntı olunca bunların halli konusunda bir icraat ortaya gelmeyince bizim desteklememiz mümkün değil. Ben zaten şimdi bağımsız milletvekiliyim. İktidar peşinde koşmuyorum, servet peşinde koşmuyorum. Ne için koşuyorum? Bu milletin menfaati neredeyse onun peşinde koşuyorum.

Bakın, dün de burada söyledim, bugün yine Libya’dan bir vatandaş telefon ediyor, diyor ki: “Burada 350 tane işçi ortalıkta kalmışız.” Birileri kandırmış, götürmüş buraya, adamların müteahhitler paralarını vermiyorlar. Orada tabii ki birtakım güvenlik kuvvetleri de geliyor, adamlar cehennem hayatını yaşıyor, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının hakları korunmuyor. Geçenlerde bir vatandaş gelmişti, Kosova’dan bir genç geldi, beni ziyaret etti, “Efendim biz Kosova’daki Türkler olarak, orada Başbakan Arnavut ama bizim Tayyip Bey’in iyi arkadaşı ama Türkler orada çok eziliyor. Arnavutlar her türlü üst makamlara geliyor ama Türklere bir hak verilmiyor.” dedi. Bunları korumak sizin hakkınız yani bu iktidarın hakkı yani bizim istediğimiz, Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları ve Türk ve bu ülkenin soyundan gelen insanların yurt dışında menfaatlerinin korunmasıdır.

Ayrıca, işte, bu yurt dışı işçileri en büyük sömüren kişiler en başta İlyas Holding. İlyas Holdingi siz…

MEHMET EMİN TUTAN (Bursa)İhlas Holding…

KAMER GENÇ (Devamla)Tasarruf Mevduat Fonu’na alındı, burada kanun geçti. Ben o zaman Mecliste değildim ama son anda Tayyip Bey müdahale etti, Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’ndan çıkarıldı ve bu insanlar alacaklarını alamıyorlar. Yani sizin anlayışınızdaki bir iktidar eğer sizin de bir maddi, bir kişisel maddi bir çıkar unsuru varsa, onun en haksız işlemlerini bile bir yasayla lehine çevirebiliyorsunuz ama en haklı davaları da yasayla ortadan kaldırıyorsunuz.

Onun için, ben bu kanuna aslında karşı değilim. Bu kanunun hazırlanmasına katkıda bulunan MHP Grubuna da teşekkür ediyorum. Yalnız, bunda yetersizlik var; bir defa bakanlık kurulması lazım burada, bir. İkincisi, yurt dışında çalışan işçilerimize ayrı olarak, onlara bir milletvekili kontenjanının verilmesi lazım. Bana göre, Anayasa değişikliği yapıyorsanız, işte, yurt dışındaki işçilere ait, 550 milletvekilinin üzerine ilave edilebilir veya 550 milletvekili içinde bir 50 milletvekili yurt dışında çalışan işçilere tahsis edilebilir. Orada, işte vize kolaylıkları sağlanması lazım, Hükûmetin bu konuda çaba sarf etmesi lazım. Yine, yurt dışında çalışıp da paraları birtakım insanlar tarafından gasbedilen insanların da ceza kanunlarına en ağır hükümler konulmak suretiyle bunların tahsilini kolaylaştırmak ve şu anda zimmetine geçiren o kişileri de en ağır şekilde cezalandırmak lazım ama nerede? Bir bakıyorsunuz, geçmişte Cemil Çiçek’le bir KOMBASSAN’da mahkûm olmuş kişi yan yana yürüyorlar, işte, cuma namazındalar. Böyle olunca tabii vatandaşlar, kim bunların üzerine gidebilir? İşte, hakları bu kadar gasbedilmiş vatandaşlarımızın maalesef Türkiye’de menfaatleri korunmuyor. İşte, Erdoğan… Ören’le özel ilişkiler var, ekonomik ilişkiler var. Onun vatandaştan haksız olarak topladığı paralar maalesef bu AKP İktidarının çıkardığı kanunlar sırasında üzerine bir servet olarak yatırılması sağlanıyor. Böyle bir zihniyetin olduğu bir iktidarın hazırladığı bir kanun tasarısının özünde hedeflenen, korunması gereken kitle kim?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

51 konuşma daha · 24 Mart 2010

51 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook