İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 79. BİRLEŞİM · SALI

Çalışma saatleri ve konuları hk.

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili ·

Genel Kurul, 79. Birleşim · 4. yasama yılı · 30 Mart 2010 · 572 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç, 30 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇALIŞMA SAATLERİ VE KONULARI HK.); konuşma 572 kelime.

Kamer Genç (Tunceli). “Çalışma saatleri ve konuları hk”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 30 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-03-30-calisma-saatleri-ve-konulari-hk (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

KAMER GENÇ (Tunceli)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Ben de bugün şehit olan üç değerli yavrumuza Allah’tan rahmet diliyorum, ailelerine sabır diliyorum, yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Bu acılar, gerçekten bizim içimizi kanatıyor ama ne yapalım ki bu memleketin birliği ve bütünlüğü üzerinden hainler hâlâ ellerini çekmediler. Diliyorum ki en kısa zamanda, bu memleketin insanlarına bu acıları bir daha yaşatmamak için herkes elinden gelen görevi yapar.

Değerli milletvekilleri, bugün, yine gündem düzenlemesiyle ilgili bir öneri geldi. Şimdi, gelen gündemde seçimlerin temel hükümleri ve milletvekili seçimiyle ilgili bir düzenleme getiriliyor. Şimdi, getiriliyor da ne yaptı komisyonlar? Seçimlerin temel hükümlerinde değişiklik yaparken, milletvekili seçimlerinde değişiklik yaparken Türkiye Büyük Millet Meclisinde sağlıklı bir milletvekili oluşumuna meydan veren bir düzenleme var mı? Türkiye’de milletvekilliğinin kişilik sahibi olmasını sağlayan bir düzenleme var mı? Genel merkezlerin diktasını önleyen bir düzenleme var mı? Yok. Aynı tas, aynı hamam! Tek kişi çıkacak, 550 milletvekili seçecek; ondan sonra, gelecek 340 milletvekili, tek kişi ne derse onu yapacak, ne hakka bakacak ne hukuka bakacak ne memleketin sevgisine bakacak. Tek kişi, kendisi zengin olacak, ötekiler “Daha, az zenginleşmişsin, buyur biraz daha yap.” diyecek. Şimdi, bu memleketin temel sorunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin milletin iradesi doğrultusunda hareket etmemesinden kaynaklanan bir demokrasi sakatlığıdır.

Değerli milletvekilleri, bugün, AKP Grubu Anayasa teklifini verdi. Şimdi, bu Türkiye Büyük Millet Meclisinde, eğer hakikaten bağımsız, tarafsız bir kişi ise -Anayasa Mahkemesinin verilmiş kararları vardı geçmişte- bu teklif Anayasa’nın 2’nci maddesine aykırıdır ve bunu hemen iade etmesi lazımdır.

Bakın, hesabına geldiği zaman Abdullah Gül’le ilgili olarak verdiğimiz önergeleri bize iade ediyor –ki usulsüz iade ediyor- ama kendisini Anayasa’da yaptığı yemine saygıya davet ediyorum. Ey Şahin Bey, sen bu teklifi iade et, etmezsen altında ezilirsin. Meclis Başkanı seçilmek önemli değil, parti genel başkanının emirlerine karşı çıkmak önemli. O kişiliği göstermek lazım, o davranışı göstermek lazım. Burada, ne emirler geliyorsa, o emirler doğrultusunda hareket ediliyorsa o makamlar, mevkiler hiçbir şeyi ifade etmiyor değerli arkadaşlar.

Bugün, bir Adalet Bakanınız var, Hâkimler - Savcılar Kurulunu çalıştırmıyor, diyor ki: “Biz, Hâkimler - Savcılar Kurulunu çalıştırmayı askıya aldık.” Arkadaşlar, Anayasa’nın 159’uncu maddesine göre hâkimlerin, savcıların atamalarını, her türlü işlemlerini Hâkimler - Savcılar Kurulu yapıyor ve bu anayasal bir kurumdur. “Ben bunu askıya aldım.” diyor. Böyle bir şey olur mu sayın milletvekilleri? Bunları biz söylemeyelim, sizin bunların kulaklarını çekmeniz lazım, o görevlerden almanız lazım.

Şimdi, YARSAV, hakkında bir suç duyurusunda bulunmuş. Bakın, Erzincan savcısını ne yaptı Ceza İşleri Genel Müdürünün bir genelgesine istinaden? Birinci dereceye ayrılan hâkim ve savcıların yargılanma yeri Yargıtaydır, bakanların da yargılanma yeri Anayasa Mahkemesidir. Erzincan savcısı birinci derecede hâkimdir ama Adalet Bakanlığının verdiği özel bir direktifle Yargıtayda değil, Erzurum’da yargılanıyor. Şimdi, YARSAV da Adalet Bakanına ve Müsteşarına bugün diyor ki: “Sen Anayasa’yı ihlal etmişsin.” Çünkü Hâkimler-Savcıları çalıştırmıyor “Askıya aldın.” diyor, Anayasa’nın 159’uncu maddesini ihlal ediyor. Şimdi, hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunmuş “Bunu da al, sorgula.” diyor. Eğer onu şey ederse bakalım nereye gidecek.

Değerli milletvekilleri, hukuk varsa herkes için geçerlidir. Yani siz, tutuyorsunuz da kendinize göre bir yargıyı nasıl yönlendirebilirsiniz? Şimdi, Tayyip Bey diyor ki: “Biz, Anayasa’yı yapacağız, Mecliste tek tek oylayacağız, bir tablet hazırlayacağız.” Tayyip Bey, senin hazırladığın tableti ya insanlar yutamazsa ya yutarsa aşağıdan çıkaramazsa ne olacak? Yani böyle bir şey olur mu? Meşhur bir şey var, bir maymuna getirmişler bir tane şeftali vermişler. Maymun şeftaliyi yutmadan önce arkasına tutmuş. “Yahu niye tuttun?” demişler.

HALUK İPEK (Ankara)Sayın Başkan, uyarman gerekir.

KAMER GENÇ (Devamla)“Valla geçen gün bir şeftali yuttum, çekirdeğini çıkaramadım.” demiş. Dolayısıyla, çekirdeğini çıkaramayan, tableti kimseye yutturma.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

29 konuşma daha · 30 Mart 2010

29 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook