Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)
Tunceli Milletvekili ·
Genel Kurul, 81. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Nisan 2010 · 621 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kamer Genç, 1 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.486)); konuşma 621 kelime.
Kamer Genç (Tunceli). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-23-2010-04-01-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 486 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 5’inci maddesiyle ilgili verdiğim önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinize saygılar sunuyorum.
Sayın milletvekilleri, tabii, ülkemizin çeşitli yerlerinde sorunu olan vatandaşlar her gün geliyor, en kolay ulaştıkları milletvekili ben olduğum için. Geçenlerde Karaman ilimizden Ekinözü köyünden bir grup vatandaş gelmişti. Diyorlar ki: “Bu Alarko Elektrik dağıtımı üzerine almış. Maalesef, şimdi ekim zamanı, kuyuların hepsinin elektrikleri kesik.” Bu aynı zamanda Niğde’de var, Konya’da var, Aksaray’da var, Kırşehir’de var, Nevşehir’de var. Bu vatandaşlara söz verdim “Genel Kurul Salonu’nda bunları dile getireceğim.” diye. Tam tarımın başladığı bu sırada bu insanların kuyularının elektriğini kesmek kadar vicdana sığmayan bir davranış olamaz.
Şimdi, değerli milletvekilleri, AKP’yle beraber Türkiye’de eğitim medrese eğitimine dönüştü. Bunu artık görmemek için kör olmak lazım. YÖK’e bir kişi atadılar. Geldi, sanki adamın işi gücü… Bu memlekete tam medrese eğitimini getirmekten başka bir şey yapmıyor. Yani şurada üniversite eğitiminin seviyesini yükseltme konusunda hiç ciddi bir hareketi var mı? İşi gücü “Danıştayın, Anayasa Mahkemesinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği kararları nasıl aşarım?” diyor. Yahu senin görevin o mu? Niye peki bunu Anayasa değişikliği teklifine koymuyorsunuz?
Ben kendi ilimden özellikle söz etmek istiyorum. Maalesef, AKP İktidarıyla beraber benim ilimde de eğitimin seviyesi çok düştü. Dün konuşan Değerli Arkadaşım Şerafettin Halis Bey de bu konuyu dile getirdi. Bakın, bir batı ilinde din kültürü öğretmeni olan bir öğretmen hakkında soruşturma açılıyor ve suçlu bulunuyor. Tabii, suçlu bulunanlar nereye gidiyor? Efendim, Tunceli’ye. Tunceli’ye gidiyor, vatandaş orada. Soruşturma yapılmış, suçlu bulunmuş. Ondan sonra -zaten Türkiye’de ne kadar kötü kamu görevlileri varsa sürgün yeri Tunceli- hemen oraya gidiyor, üç ay sonra bir liseye müdür yardımcısı olarak görevlendiriliyor, arkasından Anadolu lisesine müdür olarak yetkilendiriliyor, daha üç beş ay sonra da tutuyorlar Millî Eğitim Bakanlığı şube müdürlüğüne atıyorlar.
Bakın, bu kimin zamanında oluyor? Şu andaki Giresun Valisi Mustafa Yaman zamanında. Zaten Tunceli’de en fazla eğitimin darbe gördüğü dönem de onun dönemi.
Şimdi, bu kişi, hakkında işte kendisi tutuyor Samsun’dan “Vurucu Kobra” diye, o aleyhinde, Türkiye’deki eğitim seviyesiyle, Tunceli’deki eğitim seviyesiyle ilgili yazı yazan Tunceli Emek gazetesine bir mail gönderiyor. Bakın, mail’de ne diyor… Sonra, bu mail’in kendisine ait olduğunu söylüyor. Diyor ki: “Benim gelip buraya göreve başlamama çatladınız, hasedinizden patladınız desenize. Nasıl olur da bizim olan bir ilde birkaç da olsa din öğretmeni, 3-5 de olsa yabancı birileri idareci olur. Yüzde 100 bizden, bizim ırkımızdan, inancımızdan olmalıydı desenize... Çekemiyoruz, hasedimizden içimiz içimize sığmıyor desenize. Siz gerçekten faşistsiniz! Irkçısınız yani. Bilinçaltınızda bu var.”
Bakın, Tunceli’de bir… Sonra bunu, isimsiz bir kişi bu mail’i çekiyor fakat sonradan araştırıyorlar, cumhuriyet başsavcılığınca da bu konu araştırılınca bir Millî Eğitim şube müdürü… Ki o, şube müdürlüğüne gelmesi mümkün olmayan birisi. Bunu atayan Vali de işte, sizin çok... Tayyip Bey’in “Ben bunu yedirtmem.” dediği kişi ve tutuyor ondan sonra… Bu Tunceli halkına karşı beslediği duygulara bakın! Böyle bir şey olur mu? Bu hâlâ görevinde. Yine getirmişler, Millî Eğitim şube müdürü ve tayin ve nakilleri de buna şey etmişler.
Şimdi, değerli milletvekilleri, tabii, beş dakikada ne söyleyebilirim ki. Şimdi bakın, geçen gün… O “Mustafa Yaman” dediğiniz Vali var ya, oraya giden o paraları o kadar keyfî harcadı ki bunun çok şeyleri var. Tayyip Bey “Ben bu Valimi yedirtmem.” dedi ama bakın, Tunceli mahkemesi bununla ilgili bir karar veriyor. Tunceli’ye üniversite açıldı. Rektöre bir konut tamiratı yapılıyor. Nereden yapılıyor? Özel İdare parasıyla, köy yollarına, KÖYDES’e göndermek istediğiniz parayla. Böyle bir şey olur mu? Kaç liraya yapılsa iyi, bir lojmanın tamiri kaç liraya olsa? Tam 240 milyar liraya, 240 milyar arkadaşlar, tamirat. Hâlbuki 240 milyar liraya, Tunceli’de, en azından dört tane daire yapılır, yepyeni daire yapılır. Kime veriyor? Oradaki İl Özel İdaresi ve Vali bunu tutuyor AKP’li bir il yönetim kurulu üyesine veriyor. Bakın, işte, Tunceli’ye giden paraların nasıl heba edildiğini, nasıl keyfî harcandığını…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
49 konuşma daha · 1 Nisan 2010